T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/112 Esas
KARAR NO:2025/19
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/02/2024
KARAR TARİHİ: 09/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket hakkında ------ alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, ödeme emri davalı şirkete ---- tarihinde tebliğ edilmiş olup, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, davalı şirkete, 2 hafta içerisinde geri ödemesi yapılmak üzere --- tarihinde, müvekkili şirkete ait ---- iban nolu banka hesabından, ------- iban nolu banka hesabına borç verme açıklaması ---- borç para verildiği, ancak 2 haftalık vade süresi geçmesinden sonra, davalı şirket tarafından borç geri ödemesinin yapılmadığı, borcun bütün görüşmelere rağmen bu güne kadar ödenmediği, davalı şirkete ------ yevmiye nolu ihtarnamesi ile borç olarak gönderilen ------- tutarın 5 gün içerisinde ödemenin gönderildiği müvekkilinin banka hesabına yapılması ihtar edilmiş olup, ihtarname davalıya ---- tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, borcun verilen sürede ödenmediği, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamayarak, anlaşılamadığı, bu nedenlerle, her türlü dava açma hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulüne, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilerek, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevsiz Mahkemede açıldığı, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiği, müvekkil şirket ile davacı şirket arasında ticari faaliyet bulunmasının yanı sıra icra takibine konu paranın ticari faaliyetin dışında borç olarak alındığı, müvekkil şirketin ticari faaliyetleri sekteye uğradığından taahhüt ettiği tarihte borcunu ödeyemediği, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığı, ancak sonrasında müvekkili tarafından dava konusu borcun davacıya elden ödendiği, dolayısı ile böyle bir borcun bulunmadığı, davanın görevli Mahkemede açılmamış olması sebebiyle usulden reddine, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili hakkında açılan davanın esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafça borç olarak verilen bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.Davacı, davalı ile aralarındaki ilişki kapsamında davalıya borç para verildiğini, bunun banka dekontundan açıkça anlaşıldığını, davalının aldığı borç parayı geri iade etmediğini, verilen borç paranın tahsili için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı, davacıdan alınan borç paranın elden ödendiğini, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ----- sayılı İcra Dosyası --- üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş, ----- ödemeye ilişkin dekont örneği celp edilmiş, mersisten tarafların ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış,---- sayılı dosyası ile --- tarihli bilirkişi raporu alınmış, --- tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.---- sayılı dosyası ile alınan bilirkişi tarafından düzenlenen ------- tarihli raporunda özetle, "...Davacı ----- defterlerinin açılış ve kapanış tasdikleri zamanında yapılmış olup TTK ve VUK ‘a göre uygun olduğu, Davacı firmanın incelenen ticari defterlerinde davalı firmaya-----borç gönderilen ödeme’ diye açıklama ile ---- tarihli cevap yazısında ------- kişisinin ----- no.lu hesabı olduğu, ---- kişisi tarafından ----- havaleye ilişkin dekontun görüntüsü yazı ekinde gönderildiği, Davacı ----- ticari defterlerine göre Davalı ------- alacaklı olduğu yani Davalının borçlu olduğu tarafımca görülmüştür..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi tarafından düzenlenen ------ tarihli raporunda özetle, "...Davalı şirketin ticari defterleri ibraz edilmediği için incelenememiş olup, bu konuda takdir ve hukuki yorumun Sayın Mahkemeye ait olduğu, Dava ve icra dosyası ile talimatla alınan ve davacının ticari defterleri incelenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalıdan --- asıl alacak ve ---- işlemiş faiz olmak üzere toplam ------- tutarında alacağının bulunduğu, davacının takipte istediği toplam 96.188,00 TL tutarın tespitlerimizi aşan kısmının yerinde olmadığı kanaatinin edinildiği, her ne kadar davacı tarafından ihtarnamede ihtarname masrafı da istenmiş ise de, davacının takipte ihtarname masrafını talep etmediğinden, bu tutarı isteyemeyeceği kanaati edinilmekle birlikte, bu konuda takdir ve hukuki yorumun Sayın Mahkemeye ait olduğu, tarafların masraf, inkâr tazminatı, vekâlet ücreti ve benzeri diğer taleplerinin, Sayın Mahkemenizin takdirleri içinde kaldığı..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, taraflara inceleme gün ve saatinde ticari defter ve kayıtları incelemek üzere süre verilmiş, davacı ticari defter ve kayıtları incelenmiş ve bilirkişi raporu düzenlenmiştir. İnceleme gün ve saatinin davalıya usulüne uygun tebliğ edilmesine ve gerekli ihtarat yapılmış olmasına rağmen davalı tarafın ticari defterlerini bilirkişinin incelemesine sunmadığı, davalının defter ibrazından kaçındığı anlaşılmıştır. Ayrıca davalı cevap dilekçesinde; davacıya borçlu olunan tüm borcun ödediğini, davacıya ödenmemiş hiçbir borcunun bulunmadığını beyan etmiştir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi bilirkişi raporlarında davacının davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalı cevap dilekçesi ile davacıya ait tüm borçların ödendiğini iddia etmiştir. Bu durumda ispat yükü davalının üzerinde olup, davalı beyan ettiği bedeli ödediğini ispat etmek durumundadır. -------
Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafça ödeme iddiasına ilişkin herhangi bir belge ve delil sunulmadığı gibi tarafına ait ticari defter ibrazından kaçınmıştır. Bu itibarla HMK 222/3 maddesi gereğince davacı ticari defter ve kayıtlarının hükme esas alınması gerekmektredir. Davacı alacağının varlığını, ticari defter ve kayıtları, banka dekontu (dekont açıklama kısmında açıkça "borç verme" yazılı olduğu) ile ispat etmesi, ispat yükü üzerinde olan davalının ise ödeme iddiasını yöntemince ispat edememesi sebebiyle davacının asıl alacağı ilişkin taleplerinin yerinde olduğu, 20/11/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilen işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu, aşan taleplerinin anılan rapor gereğince yerinde olmadığı anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne, davalının ------- sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile 89.000,00-TL asıl alacak, 6.410,47-TL işlemiş faiz ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır. ----- Dosyaya konu alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacak miktarı----- üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
-Davalının ------- sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile 89.000,00-TL asıl alacak, 6.410,47-TL işlemiş faiz ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin DEVAMINA,
-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 6.517,49-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.038,96-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.478,53-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 1.038,96-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 679,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.106,60-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 9.032,99-TL'sinin ve Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11) maddesi gereği davacı üzerinde kalan 73,61-TL'sinin yarısı olan 36,80-TL olmak üzere toplam 9.069,79-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 3.094,78-TL'sinin ve Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11) maddesi gereği davacı üzerinde kalan 25,22-TL'sinin yarısı olan 12,61-TL olmak üzere toplam 3.107,39-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, kalan 12,61-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davanın reddedilen kısmı için davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara ve Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11) maddesine göre belirlenen (777,53-TL/2=388,76-TL) 388,76-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı şirket yetkilisinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.09/01/2025