T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/971 Esas
KARAR NO:2025/23
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/08/2017
KARAR TARİHİ: 09/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketine ---- plakalı aracın ---- tarihinde şarampole yuvarlanması sonucu araç içerisinde ücretli yolcu - müşteri durumunda bulunan müvekkilinin murisi ve desteği ---- vefat ettiğini, geriye --- doğumlu eşi ----kaldığını, meydana gelen kazada ------ hiçbir kusurunun bulunmadığını, müvekkillerinin uğradığı destek zararının sigorta poliçesi limiti ile sınırlı olarak müvekkiline ödenmesi için----- tarihinde sigorta şirketine başvuru yapılmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, muris --- sağlığında net 1.800,00 TL net gelir elde ettiğini iddia ederek; fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak kaydıyla şimdilik---- 5.000,00 TL, ------için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL destek zararı tutarının kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça müvekkili şirkete yapılan başvuruya istinaden şirket nezdinde------- hasar dosyası açılmış ise de ibrazı zorunlu evrakların eksik olması nedeniyle yeterli değerlendirme yapılamadığını, davacı tarafa eksik olan belgelerin bildirildiğini ancak gerekli belgelerin temin edilmediğini, bu sebeple ödeme yapılamadığını, dolayısıyla müvekkili şirkete yapılan başvurunun KTK madde 97 kapsamında geçerli bir başvuru sayılmasının mümkün olmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, kazaya karışan ---- plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde -------- poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigorta poliçesi ile sınırlı olduğunu ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, ayrıca dava konusu kaza sırasında müteveffanın araçta yolcu olarak bulunduğundan dolayı hatır taşıması olup olmadığı hususunun da mahkemece araştırılması gerektiğini, hatır taşıması olması halinde hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğünün dava tarihinde muaccel hale geldiğini, bu sebeple faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olması gerektiğini savunarak; açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, cismani zarar sebebiyle açılan maddi tazminat talebine ilişkindir.Davacı, ---- tarihinde trafik kazası meydana geldiğini, kazaya karışan ---- plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından ----- kapsamında sigortalı olduğunu, davalı sigorta şirketinin KTK 85 vd maddeleri gereğince oluşan maddi zarardan sorumlu olduğunu, bilirkişi marifetiyle hesaplanacak tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dosyanın safahatı incelendiğinde, mahkememizin --------- tarihli kararı ile; "..Davanın kısmen kabulüne; Maddi tazminat talebi yönünden; 1-Davacıların maddi tazminat talebinin (destekten yoksun kalma) kabulü ile, -Davacı---- için 142.356,36 TL, -Davacı -------- 18.350,66 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) ----- temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, -Fazlaya ilişkin talebin (35.911,98 TL) REDDİNE..." karar verildiği, davacı vekili tarafından mahkememiz kararının istinaf edilmesi üzerinde dosya ----gönderilmiş ve yapılan istinaf incelemesi sonucunda----- tarihli ilamı ile; "...1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA..." şeklinde kaldırılmıştır. Kaldırma kararı sonrasında mahkememizin-----esas sayılı dosyasına kaydı yapılmıştır.Mahkememizce yeniden yapılan yargılamada; ----- müzekkere yazılmış muris --- kayıt bilgileri sorulmuş, ---- muris ---- ölmeden önceki kazanç bilgileri celp edilmiş, --- müteveffa----- tüm kayıtları celp edilmiş, emsal ücret bilgileri celp edilmiş, --- tarihli bilirkişi heyeti ek raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi heyetinin ---- tarihli ek raporunda özetle, "...Nihai takdiri sayın mahkemede olmak üzere --- plaka sayılı araç sürücüsü---- dava konusu trafik kazasının oluşumunda KTK Madde 30 Araçların, esasları yönetmelikte belirtilen şekilde ve tarzda teknik şartlara uygun durumda bulundurulması zorunludur. -------- KTK Madde 47/d “d)Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere, uymamak, kurallarının İHMAL ve İHLAL edilmesi ve kazanın Kök nedeninin bu kural ihlali olması nedeni ile % 80 kusur oranı ile ASLİ KUSURLU olduğu; Nihai takdiri sayın mahkemede olmak üzere yol yapım ve bakımından sorumlu dava dışı kurum ve kuruluşların dava konusu trafik kazasının oluşumunda KTK Madde 7 a) Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak, KTK Madde 10 /b,1,4 1) Yapım ve bakımından sorumlu olduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak,4) Karayolunda trafik için tehlike teşkil eden engelleri gece veya gündüze göre kolayca görülebilecek şekilde işaretlemek veya ortadan kaldırmak, KTK Madde 13 /c Zorunlu nedenlerle meydana gelen arıza, engel ve benzerlerini en kısa zamanda ortadan kaldırarak karayolunu kullananlara ve araçlara zarar vermeyecek duruma getirmek, KTK Madde 47/d “d)Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere, uymamak, kurallarının İHMAL ve İHLAL edilmesi ve kazanın Kök nedeninin bu kural ihlali olması nedeni ile % 20 kusur oranı ile TALİ KUSURLU olduğu, ------, %10 ARTIRIM %10 İSKONTOLU ---------- DAVALININ %80 KUSURU İLE YAPILAN HESAPLAMA İLE TALEP EDİLEBİLECEK TAZMİNATIN POLİÇE TEMİNAT LİMİTLERİ ÜZERİNDEN GARAMETEN PAYLAŞTIRILMASI SONRASI; -Davacı Eş ---- için talep edilebilir destekten yoksun kalma tazminatının TOPLAM : 196.719,37-TL olduğu, -Davacı ------ için talep edilebilir destekten yoksun kalma tazminatının TOPLAM : 10.050,25- TL olduğu, Hesaplanan maddi tazminata; davalı ------- tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin uygun olacağı takdiri mahkemeye ait olmak üzere tespit edilmiştir, 2017 yılı için geçerli olan sakatlanma ve ölüm poliçe teminat limiti 310.000 TL olup, tüm hak sahipleri için hesaplanan tazminat miktarının poliçe teminat limitini aşması nedeni ile garameten paylaşım yapılması gerektiği takdiri mahkemeye ait olmak üzere tespit edilmiştir..." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Davacı vekilince sunulan ----tarihli dilekçede tazminatının ---- yükselttiği, ıslah harcını yatırdığı görülmüş, ıslah dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği görülmüştür.------- sayılı İçtihadı Birleştirme Kararlarında da açıklandığı üzere, destekten yoksun kalma tazminatı, destek görenlerin desteğin ölümü nedeniyle uğradıkları zararın giderim biçimidir. Kaynağını Borçlar Kanunu’ndan alır. Ancak bu tazminat istemi, Borçlar Kanunu’nun diğer maddelerinde düzenlenen tazminat istemleri ile eş değerde olmadığı gibi eylemin karşılığı olan bir ceza da değildir. Bu hâliyle destekten yoksun kalma tazminatı, ölümün sonucu olarak ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek, yaşamının, desteğin ölümünden önceki düzeyinde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde ve kendine özgü bir tazminat biçimidir.Somut olayda, 14/02/2017 tarihinde meydana gelen kazada davacıların murisleri ---- vefat ettiği, davacıların muris ----desteğini kaybettiği anlaşılmaktadır. Kaza tarihi ve ----- dikkate alındığında davacıların destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin yerinde olduğu, kaza tarihi itibariyle geçerli olan ---- uygulaması sebebiyle muris ----kusuru oranında tazminattan indirim yapılması gerektiği, --- plaka sayılı araç sürücüsü-----meskun mahalde seyir halinde iken trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan mevzuata uygun olarak yola çıkması gerektiği, hava şartları dikkate alarak öncelikli olarak kış lastikleri ile yola çıkması ve zemin durumu da dikkate alınarak araç zincirini önceden takması gerekirken bu kurala uyulmadığı, zincir takmak için araçtan inmesi gerektiğinde zemin durumunu da dikkate alarak kaymayı önleyici tedbirlerin alınması gerekirken tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile sebebiyet vermiş olduğu kazada asli ve %80 oranında kusurlu olduğu, karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşlar, karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlü olduklarını karayolunda trafik için tehlike teşkil eden engelleri gece veya gündüze göre kolayca görülebilecek şekilde işaretlenip, ortadan kaldırıcı tedbirlerin alınmamış olması sebebiyle meydana gelen kazada dava dışı idarenin tali ve %20 oranında kusurlu olduğu, ---- tarihli bilirkişi raporunundaki kusura yönelik tespitlerin olayın oluş şekline ve dosya kapsamına uygun olması sebebiyle mahkememizce hükme esas alındığı, davalı ----- aracın %80 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketinin dava dışı idarenin kusurundan sorumlu olamayacağı açık olduğundan (İdarenin kusuru yönünden tam yargı davası ile idare mahkemelerinden zararın tazminin talep edilmesi gerekir.) bu yönde hazırlanan ---- tarihli bilirkişi raporundaki davalının kusuru oranına denk gelen tazminat miktarına hükmedilmiştir. ------Her ne kadar dosya kapsamında tanık beyanlarında müteveffanın ayda 15-20 gün gündelikçi olarak 80-100 TL'ye çalıştığı beyan edilmiş ise de; ---- ilamı kapsamında gerekli araştırmalar yapılmış, ilgili kuruma müzekkereler yazılmış, bu doğrultuda bilirkişiden ek rapor alınmıştır. Buna göre müteveffanın yevmiye usulü her ay sürekli olarak bu geliri elde etmesinin ülkemizdeki mevsimsel koşullar gereği mümkün olmadığı (dinlenen tanık beyanlarında murisin köyde gündelikçi olarak çalıştığı beyan edildiğinden), müteveffanın asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiğine yönelik dosya kapsamında elverişli ve yeterli delilin bulunmadığı anlaşılmış, murisin kazanç durumunun asgari ücret olduğu tespit edilerek alınan 28/11/2024 tarihli bilirkişi raporu bu yönüyle hükme esas alınmıştır.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; KTK 85 vd maddeleri ve emsal içtihatlar dikkate alındığında davalı sigorta şirketinin davacıların destek tazminatından sorumlu olduğu, 28/11/2024 tarihli bilirkişi ek raporundaki garameten paylaştırma yapılmasına ilişkin hesaplamaların yerinde olduğu, bilirkişi raporundaki tespitleri aşan taleplerin yerinde olmadığı, davacıların taleplerinin yukarıda açıklanan gerekçelerle bağlı kalınarak usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmış, davacıların maddi tazminat talebinin (destekten yoksun kalma) kabulü ile davacı ---- için 196.719,37-TL, davacı çocuk----- 10.050,25-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) ---- temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, aşağıdaki, şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE;
1-Davacıların maddi tazminat talebinin (destekten yoksun kalma) kabulü ile,
-Davacı ----- için 196.719,37-TL,
-Davacı ------için 10.050,25-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) 03/04/2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Alınması gerekli karar harcı 14.124,43-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 170,78-TL harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 3.620,99-TL olmak üzere toplam 3.791,77-TL'nin mahsubu ile bakiye 10.332,66-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, istinaf kaldırma kararı öncesi verilen hükümdeki 10.807,12-TL bakiye karar harcı davalı tarafça yatırılmış olduğundan bu harcın mahsubu ile fazla alınan 474,46-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafça yatırılan 170,78-TL harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 3.620,99-TL olmak üzere toplam 3.791,77-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 31,40-TL başvuru harcı, 4,60-TL vekalet harcı, 339,75-TL tebligat ve müzekkere gideri, 287,60-TL talimat gideri, 6.800,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.463,35 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 7.175,50-TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 33.083,14-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
7-Davanın reddedilen kısmı için davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 8.300,41-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde----- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.09/01/2025