T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/117 Esas
KARAR NO: 2024/1033
Birleşen -----Esas Sayılı Dosyasında Davalı -
Birleşen ---- Esas Sayılı Dosyasında Davalı Tasfiye Memuru (
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 14.02.2024
KARAR TARİHİ: 04.12.2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ------numarası ile kuruma kayıtlı ----unvanlı iş yerinde geçen ----tarihleri arası fiili hizmet süresinin tespitine ilişkin tespit davası ----- ile açılmış olup devam ettiğini, mahkemece ----- sayılı duruşma tutanağının 1 numaralı ara kararı esas alınarak son adres bilgisinin ---- adresinde olduğu anlaşıldığı, ----- unvanlı şirketin ihyasına, müzekkere giderlerinin dava dosyasına ödenen gider avansından karşılanmasına, karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
SAVUNMA: Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki dava, olağan tasfiye sonucu gerekli prosedürün yerine getirilmesi ve talep üzerine ticaret sicilinden terkin edilen ----- tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğunu, davacının, husumeti yalnızca yasal hasım olan davalı müdürlüğe yönelttiğini, oysa usule ve ------ göre, husumetin aynı zamanda tasfiye memuru ------ yöneltilmesi gerektiğini, bu itibarla, uyuşmazlığa uygulanacak hukuk kuralları ve davacının iddiaları değerlendirilirken anılan hususların göz önünde bulundurulmasının önem arz ettiğini, davalı ----- davaya konu olayın cereyan ettiği dönemde yürürlükte bulunan 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu m.34 ve Ticaret Sicil Tüzüğü m.28 hükümleri çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, davalı davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, yukarıda izah edilen nedenlerle; haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DAVA: Birleşen dava-------- dosyada davacı vekili dava dilekçesine özetle;Davacı vekili 23/11/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle, ---- unvanlı iş yerinde geçen ---- tarihleri arası fiili hizmet süresinin tespitine ilişkin tespit davasının---- dosyası ile açılmış olduğunu ve devam ettiğini, ---- esas sayılı dosyasının ---- tarihli duruşma tutanağının --- nolu ara kararında ------ sigorta numarası ile geçen ------ tarihleri arası fiili hizmet süresinin tespit edilmesi için bu şirketin ihya yapılması gerektiğine karar verildiğini, son adresinin ----- olduğu anlaşılan ----- unvanlı şirketin ihyası için taraflarınca ---- dava açıldığını, ------- tarihli duruşma tutanağının 1 nolu kararı gereği mahkememizde işbu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu, işbu davalarının ----şirketin ihyası talepli davalarının görüldüğü ----dosyası ile birleştirilmesini, birleşen dosyada dava dilekçelerinin ----- unvanlı şirketin tasfiye memuru olarak görünen davalı ----- tebliğ edilerek duruşma gün ve saatinin bildirilmesini, birleşen dosyada yapılacak yargılama sonucunda ------
tarihli duruşma tutanağı ---- nolu ara kararının esas alınarak son adres bilgisinin ------ adresinde olduğu anlaşılan --- şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVA: Birleşen dava ---- sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---- aleyhinde şirketin ihyası davası açtıklarını, mahkemenin davanın aynı zamanda tasfiye memuruna da yöneltilmesi gerektiğinden bahisle bildirimde bulunduğunu, eldeki davanın bu nedenle açıldığını belirtmiş, davanın bahsi geçen dava ile birleştirilmesi talep edilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, TTK'nın geçici 7. maddesine göre terkin edilen şirketin derdest dava dosyası nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.Talep, -----ihyası istemine ilişkindir. Davaya konu ---- TTK'nun Geçici 7.maddesine göre 19/12/2023 tarihinde terkin edilmiştir.TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. 559 sayılı KHK gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilirler.
TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ------------ tarafından şirketin sicil kaydı terkin edilir. Terkin edilmeden önce, TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere ------ aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, ----- hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, 4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11. bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden resen silineceği düzenlenmiştir.Somut olayda; dosya içerisine gelen dava dışı şirketin ----- incelenmesi sonucu şirket ----------ilanına göre ----- şirketin terkinine karar verildiği tespit verilmiştir. Şirketin ticaret sicilden kaydının silinme tarihi----- dosyası ile dava açılması nedeniyle davacı bakımından tasfiyenin usulüne uygun sonlandırıldığının kabul edilemeyeceği ve dava açmakta hukuki yararı olduğu sabittir. Buna göre tasfiye işlemleri eksik yapılmış olup, tasfiye işlemlerinin eksik yapılmasından tasfiye memuru sorumludur.Tasfiye halinde bulunan şirkete dava dilekçesinin tebliğ edilmemiş olması veya şirket kaydı silindikten sonra tebliğ edilmiş olması sonucu değiştirmeyecektir.Dava konusu dosyada; şirketin fesih ve tasfiye işlemlerinden sonra -----sayılı dosyasında davanın görülebilmesi için davaya konu terkin edilen şirketin ihyası zorunlu bulunmakla davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar vermek gerekmiştir.Davacı tasfiye memuru tasfiye işlemlerini eksik bıraktığından dava açılmasına sebep olmuştur. Bu nedenle yargılama giderlerinden davacı tasfiye memurunun sorumlu tutulması gerekir. Tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun HMK'nun 326. maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olup, yasal hasım konumunda olan davalı -------------, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz. TTK'nun 547.maddesi uyarınca, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memuru bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin ticaret siciline yeniden tescilini isteyebilirler. Olayımızda ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından, talebin kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir. -------------
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın TTK 547. maddesi uyarınca KABULÜ ile;
------numarasında kayıtlı iken tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilmiş olan Tasfiye Halinde -------- dosyasının görülmesi ve infaz işlemleri ile sınırlı olmak üzere İHYASINA,
2-Ek tasfiye işlemlerinin yapılaması için eski tasfiye memuru olan davalı --------şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına, ek tasfiye bitinceye kadar memurun görevinin devam etmesine,
3-Karar kesinleştiğinde-------TESCİL VE İLANINA,
4-Harçlar yasasına göre alınması gereken 427,60-TL karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
5-Davacı taraf yararına takdir edilen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davanın açılmasında davalı------- kusuru olmadığı ve yasal hasım olduğu anlaşılmakla davalılar/tasfiye memurlarından müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından sarfedilen 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç, 60,80-TL vekalet harcı, 583,50-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 1.499,50-TL yargılama giderinin davalı ------- kusuru olmadığı ve yasal hasım olduğu anlaşılmakla davalılar/tasfiye memurlarından müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Yasal hasım olması ve sicilden terkin işleminde kusurunun bulunmaması nedeniyle davalı ----------aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
İlişkin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.04.12.2024