T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/303 Esas
KARAR NO:2024/1044
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/04/2023
KARAR TARİHİ: 05/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davalı tarafından ---- ödeme tarihli, ---- düzenleme tarihli bono alacağına ilişkin olarak ------- dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkili yasal süresi içerisinde icra takibine itiraz edememiş ve icra takibi kesinleştiğini, davalı tarafından gerçekleştirilen icra takibi hukuka aykırı olup yapılan işlemlerin iptali gerekmekte olduğunu, davalı ile ---- tarihinde arabuluculuk gerçekleştirilmiş ancak anlaşmaya varılamadığını, müvekkili ---- ile davalı----- arasında hiçbir ticari ilişki bulunmamakta olduğunu, davalı -----aleyhine, ------ sayılı dosyasına istinaden 652.000,00-TL bedelli bono ile icra takibi başlattığını, müvekkili takibin başlatıldığı esnada kanser tedavisi gördüğü için itiraz hakkını kullanamadığını, her ne kadar müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatılmışsa da takibe konu bonoda ki yazı ve imza müvekkiline ait olmadığını, davalı tarafından, müvekkilinin yazı ve imzası taklit edilerek bono tanzim edildiğini, yazı ve imzası müvekkiline ait olmayan ve müvekkili adına sahte bir şekilde doldurularak hazırlanmış olan bono sebebiyle müvekkili aleyhine icra takibi başlatılması hukuka aykırılık teşkil etmekte olduğunu beyanla davanın kabulüne müvekkilinin ---- düzenleme tarihli bonodan borçlu olmadığının tespitine--------- Esas sayılı dosyası ile dava tarihine kadar haksız tahsil edilen 17.922,44- TL'nin istirdadına, müvekkili lehine İİK Madde 72/5 hükmü uyarınca takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere haksız icra tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından,--------- Sayılı dosyası ile tahsil edilen 17.922,44 TL'nin istirdadına karar verilmesi talep edildiğini, davacı tarafından icra dosyasına ödenen meblağın istirdadı talebi haksız ve mesnetsiz olduğunu, başlatılan icra takibi ile alacağına kavuşmak isteyen davalı müvekkili tarafından bu borcun bir kısmı tahsil edilmiş olup bu tahsil edilen borç tutarı davacı tarafın iddialarının aksine haksız bir şekilde tahsil edilmemiş olduğunu, davacı tarafından icra takibine itiraz dahi edilmemiş olduğunu, her ne kadar davacı taraf hastanede olduğunu bu sebeple takibe itiraz edemediğini iddia etmiş olsa da davacı itiraza engel durumun ortadan kalkmasından itibaren 3 gün içerisinde takibe itiraz için mahkemeye başvurmamış olduğunu, buradan da anlaşılacağı üzere davacının iddiaları tamamen süreci uzatmak adına yapılmış kötü niyetli iddialar olduğunu, davaya konu senetteki imza ve yazı davacı tarafa ait olduğunu ve bu husus sayın mahkemenizce yapılacak inceleme ile de anlaşılacak olduğunu, davacı tarafın tüm iddia ve taleplerine itiraz ettiklerini beyanla açıklanan tüm nedenlerle davacı tarafından haksız ve kötü niyetli bir şekilde ikame edilmiş olan bu davanın reddine karar verilmesi ve karşı tarafın güncel faiz ve masraflarla birlikte tüm alacak miktarı üzerinden %20 'den aşağı olamamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, kambiyo senedine (bono) dayalı menfi tespit talebine ilişkindir.Davacı, davalı tarafından-----sayılı icra takip dosyasına konu bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, icra takibine konu senetler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda bait yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, davaya konu ---------sayılı dosyası uyap üzerinden dosya arasına alınmış ve dosya içerisinde bulunan dava konusu ---- düzenleme tarihli bono aslı celp edilerek yazı işleri kasasına alınmış, ------ sayılı dosyasından gelen haciz tutanak asılları, ---- Yevmiye numaralı vekaletname aslı ve ---- Yevmiye numaralı vekaletname aslı, ----- bedelli dekont aslı, ---- gelen adres beyan formları ve kimlik kartı başvuru formu aslı, -----aslı celp edilmiş ve yazı işleri kasasına alınmış, -----tarihli rapor alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.----- tarihli adli tıp raporunda özetle, "...İnceleme konusu senette atılı borçlu imzaları ile ------mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ------eli ürünü olduğu, hususlarını bildirir kanaat raporudur..." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur -------İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun aslında bulunmadığını ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Ancak davalının alacağı kambiyo senedine dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer.---------Usul hukukumuzda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kabul edilmiştir. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, HMK'nin 201.maddesinde düzenlenen miktardan az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir.---------Somut dosya bakımından değerlendirme yapıldığında; davacı/borçlu, davalı/alacaklı ile arasındaki borç ilişkisini ve bonodaki imzayı inkar etmektedir. Bu durumda davacının, imza inkarını ispat etmesi gerekmektedir. Davacı tarafından senetteki imza inkar edildiğinden davacıya ait senedin keşide tarihinden önceki tarihlere ait imza incelemesine esas olacak belge asılları ile takip dosyasında bulunan ve incelemeye esas olan senet asılları ilgili yerlerden getirtilerek mahkememiz kasası içine alınmış, davacının imza örnekleri alınmış, icra dosyasından senet aslı getirtilmiş ve inceleme yapılmak üzere dosya----gönderilmiş, ---- raporu alınmıştır. Dosya kapsamına alınan ------ raporunda, davaya konu senetteki imzaların davacı------- imzaları ile karşılaştırması sonucunda söz konusu imzaların davacının eli ürünü olduğu tespit edilmiş, davacı tarafça imza inkarı ispat edilemediğinden sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.Her ne kadar davacı tarafından ---- raporuna itiraz dilekçesinde; ----- tarafından imza incelemesi yönünden kesin kanaat bildirilmediği, bu sebeple dosyanın grafoloji alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor alınması gerektiği beyan edilmiş ise de; ---- raporunda kesin kanaatin bildirildiği anlaşıldığından davacı itirazlarına itibar edilmemiştir. Belirtmek gerekir ki, ----- tarafından imza incelemesine yönelik benzer dosyalarda "kuvvetle muhtemel", "muhtemel" vb. kanaatle raporlar düzenlenebilmektedir. Bu tarz raporlar yönünden davacının itiraz dilekçesinde belirttiği gibi kesin kanaat bildirir raporların alınması için dosyanın alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmesi gerekir. Ancak dosyamıza konu --- raporunda bu tarz bir ifade olmadığı, kesin kanaatin bildirildiği anlaşılmakla davacının aksi yöndeki itirazları yerinde olmadığından reddedilmiş, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.Menfi tespit davalarında 2004 sayılı İİK 72/IV ve 72/V maddeleri uyarınca tazminata hükmedilebilmesinin ön koşulu; gerek açılmış icra takibinin durdurulması gerekse icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve bu kararın uygulanmış olmasıdır. ---------- Ayrıca İİK 72/V maddesi kapsamında davacı/borçlu tarafından kötüniyet tazminatı talep edilebilmesi için davalı/alacaklı tarafından yapılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunun ispat edilmesi gerekmektedir. Eldeki dosya bakımından yukarıda belirtilen şartlar oluşmadığı anlaşılmakla, davacı tarafın kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE
2-Davalı tarafça talep edilen şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine,
3-Alınması gerekli karar harcı 427,60-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 11.134,53-TL harcın mahsubu ile artan 10.706,93-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halide davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.120,00-TL arabuluculuk ücreti davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 101.800,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde--------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.05/12/2024