T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/1047 ESAS
KARAR NO: 2024/1063
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 26.12.2022
KARAR TARİHİ:10.12.2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde ---- numaralı---- ise sigortalı dava dışı -------- ait ---- plaka numaralı araç ile davalı şirket nezdinde kaza tarihinde ---- numaralı ---- ile sigortalı---- adına kayıtlı----plakalı aracın, ------- tarihinde---- maddi hasarlı/yaralanmalı trafik kazasına karıştıklarını, ------ yönlendirilen memurlar tarafından tutulan tutanakta ve çizilen kroki de görüleceği üzere söz konusu kazada müvekkili şirket sigortalısı aracın maddi hasara uğradığını, ilgili tutanakta kazanın oluşumunda davalı şirkete sigortalı ---- plakalı araç sürücüsü -----2918 Sayılı KTK'nın 84/d, 56/1-c maddelerini, dava dışı sürücü----- 84/d, 56/1-c maddelerini, dava dışı sürücü ----- 84/d, 56/1-c maddelerine istinaden kusurlu olduklarının tespit edildiğini, kaza sonrası müvekkili şirkete yapılan başvuru/bildirim sonrası müvekkili şirket tarafından------ tarihli ve dilekçesi ekinde sunulan ekspertiz raporu alındığını ve sigortalı aracın toplam hasar bedelinin tespit edildiğini, belirlenen hasar tutarının ---- tarihinde---- tarihinde ------- tevkifat düşülerek ödeme yapıldığını) olmak üzere müvekkili şirket tarafından ödenmiş olduğunu, bu tutarın ödenmesiyle müvekkili şirketin sigortalısının haklarına TTK 1472. Maddesi hükmü uyarınca ödediği tazminat miktarı kadar halef olduğundan davalı taraf rücu haklarının doğduğunu, olayın oluşumu incelendiğinde müvekkili şirket sigortalısı araca davalı şirkete sigortalı---- plakalı araç ve dava dışı ------ plakalı aracın hasar verdiğini, Kolluk tarafından düzenlenen tutanakta açıkça görüleceği üzere müvekkili şirkete sigortalı araca hasar veren araçların --- ve dava dışı ----- plakalı araçlar olduğunu, Kolluk tarafından kusurlu araçlara atanan kusur maddelerine bakıldığında her iki aracın da asli kusurlu olduğunun görüleceğini, bu nedenle kusur oranlarının %50 kabul edilerek araçların sigorta şirketlerine başvuru yapıldığını, icra takibi başlatılmadan önce dilekçesinde bahsi geçen protokol uyarınca davalı şirkete ve %50 kusurlu olduğu kabul edilen dava dışı şirkete mail yoluyla başvuru yapıldığını ancak protokole aykırı davranılarak ve kusur oranları kabul edilmeyerek taleplerinin reddedildiğini ve müvekkili şirket tarafından icra takibi açılmak zorunda kalındığını, ödenmeyen tazminat miktarı ve davalı şirketin kusur oranına tekabül eden miktar kadar müvekkili şirketin alacağının tahsili için -------- sayılı dosyasından genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine başlandığını, takipten sonra davalı/borçlu ------ davaya konu icra takibine haksız bir şekilde itiraz ettiğini belirterek tüm bu nedenler ve resen nazara alınacak sebeplerle; fazlaya dair diğer tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; icra takibine haksız itirazın iptali ile takibin devamını, haksız ve kötü niyetli itirazları sebebiyle davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurda görülmekte olan davada kaza sebebiyle davacı tarafından----- numaralı poliçe kapsamında müvekkili şirketten davacının uğradığını iddia ettiği ------ plaka numaralı aracın hasarını talep ettiğini, müvekkili şirkete atfedilecek kusur ve sorumluluk bulunmadığından davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde müvekkili şirketten ödediğini iddia ettiği hasar bedelini talep ettiğini ancak davacının bu talebinin haksız olduğunu ve reddinin gerektiğini, davacının talep etmiş olduğu hasar miktarının fahiş tutarda olduğunu, bu miktarda hasar meydana geldiğinin iddia edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, başlatılan icra takibinin herhangi bir hukuki dayanağı olmadığını, haksız başlatılan icra takibinin devamının mümkün olmadığını, sunulan ekspertiz raporunun hükme esas alınması mümkün olmadığından yeni rapor alınarak karar verilmesini, davacı her ne kadar sigortalının kusuru bulunması sebebi ile icra takibinin başlatıldığını iddia etmiş ise de bu beyanları gerçeği yansıtmadığından davacının icra takibinin devamı taleplerinin reddinin gerektiğini, kaza tespit tutanağı ve bilirkişiden alınacak rapordan da anlaşılacağı üzere kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, bir aracın kaza neticesinde oluşan hasarına ilişkin bedel hesaplanırken aracın basit bir onarımla giderilemeyecek derecede kullanılamaz hale gelmiş parçalarına değişim ve değişim işçiliği bedeli yansıtılmakta; basit bir müdahale (örneğin lokal boya veyahut darbeli düzeltme) ile giderilebilecek parçalarına ise onarım ve işçilik bedeli yansıtılmakta olduğunu, bilirkişinin, bu gibi eski hale getirme usullerini tespit ettikten sonra bir parçanın aracın markasına göre kaza tarihindeki rayiç bedelinin ne kadar olduğu, yeni parçanın araca takılmasının ne kadar işçilik gerektirdiğini, onarım gibi maliyetlerin neler olduğunu, aracın eski hale getirilmesi için gereken sürenin ve harcanacak emeğin ne kadar olacağı gibi birçok unsuru hesaplayarak bir bedele ulaştığını, davacının aracında meydana geldiği iddia edilen hasarların hiçbirinin oluşmadığını, yapılan usule uygun bilirkişi incelemesi sonrasında anlaşılacağını, araçta meydana gelen hasarın başvuruya konu kaza ile illiyet bağı bulunmamakla birlikte, müvekkili tarafından alınan ekspertiz raporu doğrultusunda başvurucuya gerekli ve ilgili ödemelerin tamamının yapıldığını, müvekkili şirketin yapmış olduğu ödemelerin değişen/onarılan parçaların piyasa rayiç değerine uygun olarak düzenlenen rapor uyarınca yapıldığını, başvurucu tarafından sunulan fahiş katsayılarla yapılan ekspertiz hesaplamasına itiraz ettiklerini, müvekkili şirket nezdinde sigortalının ve müvekkilinin kusurunu kabul etmemekle beraber, müvekkilinin sorumluluğunun yalnızca poliçe limiti teminatı ile sınırlı olduğunu ayrıca masraf ve vekaleti ücreti sorumluluklarının da yine poliçe teminat limiti ile sınırlı kaldığını, bu sebeple teminat sınırının dikkate alınmasını, tazminat istemi ile müvekkili şirkete müracaat edildiğini ve başvuru konusu hakkında hasar dosyası açıldığını, yapılan incelemelerde talebin teminat kapsamı dışında kaldığının tespit edildiğini, bu sebeple müvekkili sigorta şirketinin başvuruyu reddettiğini, müvekkili şirketin temerrüt halinden ve faiz sorumluluğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığını, davacının kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını, müvekkili sigorta şirketinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu sebeple davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere %20 kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle haksız davanın sigorta şirketine başvuru yapılmamış olması sebebi ile usulden reddini, ------ başvurulması gerekirken, usul ekonomisine aykırı olarak huzurdaki davanın açılmış olması sebebiyle işbu davanın usulden reddini, takibin iptalini, icra inkar tazminatı taleplerinin reddini, icra takibi konusu meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, taleplerin haksız ve hukuki gerekçelerden uzak olması sebebiyle davanın esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;
Dava; ---- sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali davasıdır.Davacı vekili özetle; davacı şirket nezdinde nolu kasko poliçesi ise sigortalı davadışı -----plakalı araç ile davalı şirket nezdinde kaza tarihinde ---- ile sigortalı ---- plakalı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde, sigortalı araç için yapılan ödemenin davalıdan tahsili gerektiğini beyan ederek, takibe yapılan itirazın iptalini dava ve talep etmiş; davalı vekili özetle; davalı şirkete atfedilecek kusur ve sorumluluk bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, hasar dosyası celp edilmiş, dava konusu araçların trafik tescil kayıtları celp edilmiş, bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Dava konusu uyuşmazlığın; davacı şirket nezdinde ------nolu ---- ise sigortalı davadışı ------- plakalı araç ile davalı şirket nezdinde kaza tarihinde ---- nolu ---- ile sigortalı ---- plakalı aracın------- tarihinde karıştığı trafik kazasındaki kusur durumu, oluşan hasar miktarı, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına yaptığı ödemenin rücu talebiyle davalıdan istenip istenemeyeceği, bu istem nedeniyle başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile icra inkar koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Bilirkişinin ---- tarihli raporunda özetle; -----plaka numaralı aracın sürücüsü ------, 2918 Sayılı K.T.K.’nin
84/d (Arkadan Çarpma ve 56/c (Sürücüler Önlerinde giden araçları, yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izleme zorundadır) maddesini ihlal ettiği, %50 eşit oranda kusurlu olduğu; ----- plaka numaralı aracın sürücüsü ------- 2918 Sayılı K.T.K.’nin 84/d
(Arkadan Çarpma ve 56/c (Sürücüler Önlerinde giden araçları, yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izleme zorundadır) maddesini ihlal ettiği, %50 eşit oranda kusurlu olduğu; ----- plaka numaralı aracın sürücüsü dava dışı ------, dava konusu trafik kazasının
meydana gelmesinde kusursuz olduğu,
---- plaka numaralı aracın sürücüsü -----davalı ---- süreli ve ---- kapsamı ve limiti dahilinde olmak üzere, davacı -----kaza tarihi itibarı sigortalısı ----- plaka numaralı, ----marka -------kamyonette meydana gelen hasarların onarım bedelinden ve davacı ------ uğradığı maddi zararlardan,
sigortalısının %50 eşit kusuru oranında sorumluluğu bulunduğu, ---- plaka numaralı otomobilin sürücüsü ----, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde %50 oranda kusurlu / olması ve dosyasıyla dava dışı sigortalı ----- aynı oranda sorumlu olması nedeniyle, davalı ---- süreli ve-----Poliçesi kapsamı ve limiti dahilinde olmak üzere, davacı ---- kaza tarihi itibarı sigortalısı ----- kamyonette meydana gelen hasarların onarım bedelinden ve davacı----uğradığı zararlardan, sigortalısının %50 eşit kusuru oranında sorumluluğu bulunduğu, davacı ----plaka numaralı,-----kamyonette meydana gelen hasarların onarım bedeline ilişkin parça değişimi ve bakım onarım işçiliği bedelinin,----- tarihinde ödenen (K.D.V. Dahil) 17.745,18.-TL olarak uygun olduğu, davacı ----- talep edebileceği tazminat tutarının; 17.745,18-TL Ana Para + 558,97-TL Yasal Faizi olmak üzere toplam 18.304,15-TL olarak uygun emsal piyasa rayiç değerlerine uygun ve uyuşmazlık konusu trafik kazası ve--------kamyonette teknik özellikleri ile uyumlu olduğu kanaatine varılmıştır..." şeklinde kanaat belirttiği görülmüştür. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.”; 95. maddesinde "(1)Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. (2) Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesi yer almaktadır. Tüm dosya kapsamına göre; kaza tespit tutanağı ile uyumlu görülen ve itibar edilen bilirkişi raporuna göre, davacı şirket nezdinde ---- nolu kasko poliçesi ise sigortalı davadışı ----- plakalı araç ile davalı şirket nezdinde kaza tarihinde ---- poliçesi ile sigortalı ---plakalı aracın ---- tarihinde karıştığı trafik kazasının meydana gelmesinde --- plakalı araç sürücüsünün %50,-----plakalı araç sürücüsünün %50 kusurlu olduğu, davacı araçta kaza ile uyumlu olarak 26.938,88-TL zarar bulunduğu, davacının dava dışı sigortalısına 25.957,21-TL ödeme yaparak sigortalısının haklarına halef olduğu, davalı sigorta şirketinin sigortalısının kusur oranında %50 olarak zararın 12.978,60-TL'sinden sorumluluğunun bulunduğu, davacı sigorta şirketinin ödeme tarihi olan ----- tarihi ile takip tarihi olan ---- tarihi arasında 705,64-TL işlemiş faiz bulunduğu anlaşılmakla; davacının davasının kısmen kabulü ile, takibin 12.978,60-TL asıl alacak ve 705,64-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.684,24-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faiz işletilmesine karar verilmiş, asıl alacak miktarı yargılama sonucu belirlendiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE,
-Davalının ---------- sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 12.978,60-TL asıl alacak ve 705,64-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.684,24-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faiz işletilmesine,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Asıl alacak miktarı yargılama sonucu belirlendiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine,
4-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 934,77-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 171,80-TL peşin harç ve icra dosyasına yatırılan 71,13-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 691,84-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan toplam 242,93-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 3.794,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 3.649,77-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 144,23-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından vekalet harcı olarak sarf edilen 25,60-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre takdiren davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 13.684,24-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 540,78-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Gerekçeli karar yazım tarihi itibariyle UYAP sistemi üzerinden yapılan kontrollerde arabuluculuk faaliyeti yönünden düzenlenmiş sarf kararı bulunmadığı anlaşılmakla; arabuluculuk sarf kararının düzenlenmesi halinde TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca arabuluculuk ücretinin (sarf kararı ile belirlenecek tutarın) davanın kabul ret oranları dikkate alınarak davalı ve davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
11-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.10.12.2024