T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/448 Esas
KARAR NO:2024/960
Asıl davada davalı, birleşen ----- esas sayılı
dosyasında davacı:
DAVA: Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı), Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/09/2020-30/12/2020
KARAR TARİHİ: 14/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı), Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğu, davacının davalıdan cari hesap alacağı olduğu, davacının yapmış olduğu işleri faturalandırdığı ve davalıya tebliği edildiği davalının iş bu faturalara herhangi bir itirazının olmadığı cari hesaba istinaden davalının kısmi ödeme yaptığı ancak kalan bakiye borcunu ödemediği bunun üzerine cari hesap alacağına istinaden icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu beyanla davalı borçlunun haksız itirazının iptaline ve takibin devamına, kötü niyetli itiraz nedeniyle davalı aleyhine alacağın %20’si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalarının kabulü ile müvekkilinin daha fazla zarara uğramaması için dava sonuna kadar davalının talep ettiği alacaklarına tedbir konularak durdurulmasını ------- Öncelikle müvekkili ile davalı arasında imzalanan sözleşmenin davalının sözleşme hükümlerini yerine getirmemesi nedeni ile feshini, davalıya müvekkilin borçlu olmadığının tespitini(menfi tespit), davalının müvekkiline vermiş olduğu zararın tespitini ve tahsilini, davalıya sözleşmedeki edimlerini yerine getirmemesi nedeni ile uygulanması gereken cezai tutarın tespitini ve tahsilini, davalının müvekkilini uğratmış olduğu maddi ve manevi zararın tespiti ve tahsili ne hükmedilmesi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa bırakılmasını talep etmiştir.
SAVUNMA:Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalının arasında sözleşme olduğu davacının iş bu sözleşmedeki edimleri yerine getirmediğini, davacının eksik ve tam olarak bitirmediği işin parasını almaya çalıştığını, davacının eksik bıraktığı edimlerin tamamlanması gerektiği, davalının davacıya defaten eksik yapılan işlerini tamamlanmasını bildirdiğini, ancak davacının eksik olan işleri tamamlamadığını, davacının davalıya ihtarname göndererek hizmet bedelini talep ettiğini bunun üzerine davalının ise ihtarnameye cevap vererek hizmetlerin bitmemiş olduğunu ve bedelin davacıya ödenmeyeceğini bildirdiğini, sözleşme ve dosyaya sundukları belgeler incelendiğinde davacı açmış olduğu davada haksız olduğun, davanın reddinin gerektiğini beyanla davacının açmış olduğu davasının reddini, müvekkil hakkında başlatılan takibin iptaline ve davacının kötü niyetinden dolayı da %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa bırakılması hususunu talep etmiştir.Birleşen davada Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu edilen icra takip dosyalarının farklı olması ve davaya konu edilen icra takip dosyasının müvekkili ile herhangi bir ilgi ve alakasının da bulunmaması ayrıca müvekkile gönderilen ödeme emri ve takip talebinde belirtilen detayların farklı olması nedeni ile ve davavının dava konusunu değiştirmeye-genişletmeye çalışması nı da kabul etmemeleri nedeni ile davacının davasının reddi ile, mahkemeniz aksi kanaatte ise ve ayrıca taraflarının dosyanın sulh ile çözülmek istenilmesi nedeni ile öncelikle dosyalarının bir arabulucuya gönderilmesini ve pandemi sürecinde de yaşanılan maddi krizlerin de dikkate alınarak davacının davasının reddi ile kötü niyetinden dolayı %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Asıl davada dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkin olup birleşen davada dava, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırılık sebebiyle davalıya borçlu olunmadığının tespiti, maddi ve manevi zarar ile cezai şartın tazmini talebine ilişkindir. Asıl davada davacı ---------şirketi, davalı ile aralarındaki ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki kapsamında davalıya faturanın gönderildiğini, davalının fatura ve yapılan işlere itirazı olmadığını, ancak bakiye fatura alacağını ödemediğini, bakiye fatura alacağı için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı ------- şirketi, davacının sözleşme konusu işleri eksik bıraktığını, sözleşme süresinin 120 gün olduğunu, sözleşmede gecikmeye dayalı ceza koşulu ödenmesi gerektiğinin düzenlenmiş olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen davada davacı ---- şirketi, davacı işsahibi -----birleşen davada davalı ----- aralarında sözleşme olduğunu, sözleşmeye göre işin süresinin 120 gün olduğunu, işin tamamlanması için davalı ile mutabakat yapıldığını, davalının sözleşmeye ve daha sonra yapılan mutabakata uymadığını, davalının ceza koşulu ödemek zorunda olduğunu beyanla sözleşmenin feshine ve davalıya borçlu olunmadığının tespiti ile davalının vermiş olduğu maddi ve manevi zararın tazmin edilmesini talep etmiştir.Birleşen davada davalı -------- şirketi, davacının tüm faturaları kabul ettiğini, bu nedenle fatura bedellerinden sorumlu olduğunu, sözleşmeye göre gecikme cezası talep edilebilmesi için bunun yazılı olarak ihtar edilmesi gerektiğini beyanla birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, -----Dosyası celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, mahkememiz dosyası ile birleşen---- sayılı dosyası mahkememiz dosyası arasına gönderilmiş, ---- dava konusu bilgi ve belgeler celp edilmiş, ---- tarihli bilirkişi heyeti raporu alınmış, ---- tarihli bilirkişi heyeti ek/kök raporu alınmış, ---tarihli bilirkişi heyeti ek raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 30.11.2022 tarihli raporunda özetle, "...Davacı şirketin yerinde inceleme talep ettiği ancak ticari defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle davacı şirketin ticari defterlerinde incelemenin yapılamadığı, davalı şirket tarafından ibraz edilen ------- yıllarına ilişkin ticari defterlerin; açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbiri doğruladığı, davalı şirketin defterlerinin kayıt nizamı bakımından uygun olduğu davalı şirket lehine şirket lehine veya aleyhine delil kabiliyetleri sayın mahkemeniz takdirinde olduğu davalının ticari defter ve kayıtlarına göre; taraflar arasında ticari bir ilişkinin olduğu, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan kaydi 151.640,00.-TL alacağının bulunduğu ancak talebe bağlılık esasına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan kaydi 113.743,00.-TL alacağının olduğu, davacı-karşı davalı tarafından tamamlanan 58 adet iskele raporu ve hazırlanarak onaya sunulan ancak onayı alınmayarak eksik iş yapılan 4 iskele raporu için sözleşme gereği yapılan işlerin toplam tutarının 361.277,42 TL (Kdv Hariç) olduğu, Sözleşmenin 10. maddesi ve mutabakat metni kapsamında hukuki değerlendirmenin takdiri Sayın Mahkemenin olmakla, teslim tarihlerinin 21/11/2017 tarihli mutabakat metninden belirlenemediğinden gecikme olup olmadığının teknik olarak hesaplanamadığı..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 14.11.2023 tarihli ek/kök raporunda özetle, "...Asıl dava Bakımından; Taraflar arasındaki eser sözleşmesinin davacı yüklenici tarafından %98 oranda tamamlanmış olduğu, bakiye eser bedelinin davacı tarafından talep edilebileceği, taleple bağlılık gereği davacı tarafın davalıdan 113.743,00 TL alacaklı olduğu, Birleşen dava Bakımından; Sözleşmedeki eser teslim vadesinin taraflar arasındaki mutabakatla belirsiz vadeye dönüştürüldüğü, davacının eser bedelini ödemede temerrüde düştüğü, bu nedenle ceza koşulu ve zarar talep etmesinin mümkün olmadığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 13.10.2024 tarihli ek raporunda özetle, "...Asıl dava Bakımından; 1. Taraflar arasındaki eser sözleşmesinin davacı yüklenici tarafından %95 oranda tamamlanmış olduğu, bakiye eser bedelinin davacı tarafından talep edilebileceği, taleple bağlılık gereği davacı tarafın davalıdan 113.743,00 TL alacaklı olduğu, 2. Davacı-karşı davalı tarafından tamamlanan 51 adet iskele raporu ve hazırlanarak onaya sunulan ancak onayı alınmayarak eksik iş yapılan 10 iskele raporu için sözleşme gereği yapılan işlerin toplam tutarının 348.290,53 TL (KDV Hariç) olduğu, Birleşen dava Bakımından; 3. Sözleşmedeki eser teslim vadesinin taraflar arasındaki mutabakatla belirsiz vadeye dönüştürüldüğü, davacı işsahibinin eser bedelini ödemede temerrüde düştüğü, bu nedenle ceza koşulu ve zarar talep etmesinin mümkün olmadığı..." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Asıl dava yönünden;Asıl dava uyuşmazlık, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacının 17/7/2017 tarihli sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirmiş olup olmadığı, 62 adet iskelenin sözleşmeye uygun şekilde tesliminin yapılıp yapılmadığı, hatalı ve eksik ifanın söz konusu olup olmadığı, davacının fatura nedeniyle alacaklı olup olmadığı noktasındadır. Borç doğuran sözleşmelerden birisi olan “Eser sözleşmesi”, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde, “Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir” biçiminde tanımlanmıştır. Eser sözleşmeleri iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesidir. Yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle yükümlüdür. Eser sözleşmelerinde “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici istenen özellikte eseri meydana getirmeyi, iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi üstlenmektedir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlü olup, HMK’nın 190. maddesinin 1. fıkrasına göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğundan; yüklenici, sözleşmeye uygun olarak eseri meydana getirip teslim ettiğini, iş sahibi de sözleşmede kararlaştırılan ve teslimle muaccel hâle gelen iş bedelini ödediğini kanıtlamak zorundadır. ------Taraflar arasında 17/7/2017 tarihinde imzalanan sözleşmeye göre davacı ------ şirketinin yüklenici, davalının işsahibi sıfatını sahip olduğu, sözleşmenin TBK 470 vd. hükümlerinde düzenlenmiş olan eser sözleşmesi niteliğinde olduğu görülmüştür. Sözleşmeye göre davacı-yüklenici --------------- şirketinin 62 adet iskelenin jeolojik ve jeoteknik etüd raporunu hazırlama borcu altına, davalı ise toplam 366.000 TL eser bedeli ödeme borcu altına girmiştir. 30/11/2022 tarihli kök ve 13/10/2024 tarihli ek bilirkişi raporlarında yapılan teknik değerlendirmede dava konusu eserin davacı ----- şirketi tarafından %95 oranda tamamlanmış olduğu ve davacının yapılan işlem karşılığının toplamının 348.290,53-TL değerinde olduğu, davacı ----şirketinin ifa ettiği kısma karşılık gelen eser bedelini davalıdan talep edebileceği belirtilmiş ise de mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları ile---- formları üzerinde yapılan bilirkişi incelmesi sonucunda, davacı------ defter ibrazından kaçındığı, davalı tarafın usulüne uygun tutulan defterlerinde ise takip tarihi itibari ile davacı --------şirketinin davalıdan kaydi olarak 151.640,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. HMK 222/3-4 maddesi gereğince davacı -----şirketinin defter ibrazından kaçındığından davalı ------ şirketinin kayıtlarının hükme esas alınması gerektiği, davacı---- şirketinin davalıdan bakiye 151.640,00 TL alacak talep edebileceği, ancak davacı------tarafından 113.743,00-TL talep edildiğinden (taleple bağlılık gereği) davacı -------asıl davaya konu taleplerinin yerinde olduğu anlaşılmış, asıl davanın kabulüne, davalının --------sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına karar verilmiştir.İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır. --------- Dosyaya konu alacağın cari hesap ilişkisi/faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacak miktarı--------- üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.Birleşen dava yönünden;Birleşen dava da uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından gereği gibi ifa edilip edilmediği, sözleşmenin haklı bir nedenle feshinin gerekip gerekmediği, davacının uğradığını iddia ettiği zararının ve sözleşmede yer verilen ceza koşulu alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır.Taraflar arasındaki 17/7/2017 tarihli eser sözleşmesinin 7. maddesine göre sözleşmenin süresi imza tarihinden itibaren başlamak üzere 120 gün olarak belirlenmiştir. Yine sözleşmenin 10. maddesinde gecikme halinde yükleniciye 10 gün süreli ihtar yapılacağı, ve gecikilen her gün için sözleşme bedelinin binde biri oranında günlük gecikme cezası ödenmesi gerektiği, sözleşmenin feshi halinde de söz konusu cezanın binde bir olduğu kararlaştırılmıştır. Bu kapsamda eserin teslim tarihi 17/11/2017’dir. Yine sözleşmede yer alan ceza koşulu türünün nitelendirmek gerekirse burada TBK m. 179/II anlamında ifaya eklenen ceza koşulu düzenlenmiştir. TBK m. 179/II uyarınca “Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir”. denilmektedir.Taraflarca sözleşmeden sonra imzalanan 21/11/2017 tarihinde “Mutabakat” başlıklı sözleşme ile eserin teslim vadesini ve eser bedelinin ödeme vadesini değiştiren başka bir sözleşme imzalandığı, imzalan mutabakat ile taraflarca ilk sözleşmede belirledikleri vadeleri tekrardan belirleyerek, bazı eser teslim vadelerinin eser bedelinin ödenmesi sonrasına erteleyerek sözleşmede değişiklik yapıldığı anlaşılmaktadır. Başka bir deyişle, taraflarca imzalanan 21/11/2017 tarihli mutabakat ile taraflar arasındaki yazışmalar nazara alındığında, tarafların sözleşmede yaptıkları değişiklik ile tüm eserin teslim edilmesi gereken tarihi belirsiz vade şeklide değiştirdiklerine kanaat getirilmiştir. Belirsiz vade halinde borçlu temerrüdü içinde TBK m. 117 uyarınca ayrıca temerrüt ihtarının zorunlu olduğu, davalı-birleşen dosya davacı ----tarafından davacı-birleşen dosya davalı-yüklenicinin temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bir delilin bulunmadığı, dolayısıyla birleşen dosya yönünden davacı---- davalı ----- şirketinden ceza koşulu talep etmesinin mümkün olmadığı ayrıca davacı-işsahibi ---- şirketinin, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı şekilde ödemelerde temerrüde düşmüş olduğu, davacı ----şirketinin eser bedelini ödemede temerrüde düşmesi nedeniyle eserin davalı-yüklenici ---- tarafından süresinde tamamlanamaması sebebiyle davalı-birleşen dosya davacı ----- birleşen davada sözleşmenin feshini, ceza koşulu ve tazminat talep etmesinin iyiniyet ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu değerlendirilmiş, davalı-birleşen dosya davacı --- şirketinin birleşen davadaki tüm taleplerinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Asıl dava yönünden;
1-Davanın KABULÜNE,
-Davalının ------ sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile takibin aynen DEVAMINA,
2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Birleşen dava yönünden;
1-Davanın REDDİNE,
A-Asıl dava yönünden;
1-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 7.769.78-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 1.373,73-TL peşin harç ve icra dosyasına yatırılan 568,72-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 5.827,33-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
2-Davacı tarafından yatırılan toplam 1.942,45-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan 54,40-TL başvuru harcı, 7,80-TL vekalet harcı, 250,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 6.830,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.142,20-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.320,00-TL arabuluculuk ücreti davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
B-Birleşen dava yönünden;
1-Alınması gerekli karar harcı 427,60-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 170,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 256,82-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.320,00-TL arabuluculuk ücreti davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 10.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
C-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ------Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/11/2024