T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2014/2320 Esas
KARAR NO:2024/925
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/10/2014
KARAR TARİHİ: 05/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ------- no.lu çeklerin muhatap bankadan temin edilmiş olduğunu, çeklerin altında bulunan imzanın müvekkili şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı çıplak gözle dahi anlaşılabildiğini, dava konusu çeklerin, -------- tarihinde bankaya ibraz edildiğini, muhatap bankanın çekin arkasına “İş bu çek üzerindeki keşideci imzası ile keşidecinin Bankamız kayıtlarındaki imzaları benzeşmediğinden herhangi bir işlem yapılamamıştır” kaydı düşerek , çek fotokopisini müvekkili şirkete gönderdiğini, çek fotokopisi incelendiğinde, çıplak gözle dahi imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının anlaşıldığını, davalıların elinde olduğu anlaşılan, toplamda 100.000-TL bedelli olarak doldurulmuş çeklerin, müvekkili şirketin rızası hilafına imzasız ve boş olarak kaybettiği/çaldırdığı çek koçanından olduğunu, başkaca çekler çıkması halinde dava açma haklarını saklı tuttuklarını, müvekkili şirketin yetkili temsilcisinin, çek keşide etmek de dâhil her türlü temsil ve ilzam yetkisinin münferiden, şirket ----olduğunu, müvekkili şirkette,--------dışında hiç kimsenin temsil ve ilzam yetkisi bulunmadığını, müvekkili şirket, turizm sektöründe maruf bir firma olduğunu, şirketin tanıtımına yönelik olarak yayınlanan kataloglarda, dergilerde vb. dokümanlarda müvekkil şirket yetkilisinin imzası çokça kullanıldığını, bu nedenle de kötü niyetli kişiler tarafından, temin ve taklit edilebilir durumda olduğunu, müvekkili şirketin davalılara herhangi bir borcu da bulunmadığını, müvekkili şirketin söz konusu çek koçanlarının kaybolduğunu fark ettiğini, muhatap bankaya gerekli başvuru yapıldığını, müvekkil şirketin bu çekler nedeniyle davalılara herhangi bir borcu da bulunmamasına rağmen, çeklerin ihtiyat-i haciz de dahil olmak üzere takip konusu yapılması ihtimali bulunduğundan yargılama sonuna kadar öncelikle HMK 208 vd. maddeleri uyarınca icra takibinin tedbiren teminatsız olarak durdurulmasına, aksi halde, uygun görülecek teminat mukabilinde İİK 72/2. Maddesi gereğince icra takibinin önlenmesine yönelik ihtiyat-i tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini belirterek açıklanan nedenlerle; her türlü talep ve dava ve hakları saklı kalmak kaydıyla: öncelikle, dava konusu çeklere ödeme yasağı konulması ve------- bildirilmesine, müvekkili şirket aleyhine icra takibine geçilmesinin önüne geçmek için, öncelikle HMK 208 vd. maddeleri uyarınca takdiren teminatsız olarak ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına, bu talebimiz kabul görmediği takdirde, İİK.m. 72/2 hükmü uyarınca yargılama sonuna kadar ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına, dava konusu ------------------no.lu çek üzerindeki keşideci imzasının müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının ve bu nedenle müvekkil şirketin herhangi bir borcunun olmadığının tespiti ile söz konusu çeklerin müvekkili şirket açısından iptaline; davalıların %20'den aşağı olmayan kötüniyet tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini müvekkili şirket adına vekâleten talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı -------vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, -------- Asliye Ticaret Mahkemelerinde davanın açılması gerektiğini, davanın aktif husumet yönünden reddi gerektiğini, müvekkili şirkete çek doğrudan davacıdan geçmediğinden, bu konuda bilgi sahibi olmamız mümkün olmamakla birlikte, imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmaması halinde bile, davacı kötü niyetle bu itirazda bulunmakta olduğundan, hukuk düzeni kötü niyeti korumayacağından, davanın reddi gerektiğin, taraflarınca edinilen bilgiye göre, davacı şirket yetkilisinin dava konusu çekte olduğu gibi, 3. kişilere verdikleri çok sayıda çeki, çalışanı olan bir kişiye imzalattığı ileri sürülmekte, sonradan imzasını inkar etmek suretiyle çek bedelini ödemeyi reddettiği belirtildiğini, bu konuya ilişkin çok sayıda dava ve şikayet olduğunu, davacının kötü niyetle, borçtan kurtulmak amacıyla imza inkarında bulunduğunu, iddia edildiği gibi, dava konusu çek yetkisiz şirket çalışanı tarafından imzalanmışsa da davacının sorumluluğu olacağını, ek koçanının çalınmış ya da kaybolmuş iddiasının temelsiz olduğunu, kabul manasına gelememek üzere dava konusu çeklerin de bulunduğu çeklerin koçanının kaybolduğunun ileri sürülmesinin hiçbir dayanağı bulunmadığının, davacı tarafın işbu davayı açmakta hiçbir hukuksal menfaati de bulunmadığını, gerçekten borçlu olduğu halde, kesin borç ikrarı niteliğindeki bir sözleşmeye ve onun eki protokollere dayandığı bilinen işbu çeklerin altındaki imzaların şirketin imza yetkilisi dışında bir çalışan tarafından imzalandığı/ şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığının ileri sürülmesi hakkın kötüye kullanılmasını teşkil ettiğini belirterek açıklanan nedenlerle; davanın, esasa girilmeksizin öncelikle dava şartı yokluğundan reddine, bu mümkün olmadığı takdirde davacının haksız ve mesnetsiz davasının usul ve esastan reddine, ------ sayılı dosya ile söz konusu davanın birleştirilmesine, davacı şirket yetkilileri hakkında soruşturmanın yürütüldüğü ----- Soruşturma sayılı, ----- Soruşturma sayılı dosyası ve tespit edilecek diğer soruşturma ve ceza davalarının sonucunun beklenmesine, ayrıca HMK 329. md gereği haksız ve kötüniyetle hiçbir hakkı olmamasına rağmen dava açan davacı tarafa, müvekkil ile aramızda kararlaştırılan davanın reddi halinde, reddi, tarihinde ödenecek vekalet ücreti (5.000TL+KDV)’nin yüklenmesine ve ayrıca HMK 329/2 hükmü gereğince sayın mahkemece takdir edilecek oranda disiplin para cezası ödemesine, dosyadan verilen ödeme yasağına ilişkin ara karardan rücu edilmesine ve ihtiyati tedbir kararının koşulları oluşmadığı için ihtiyati tedbire karar verilmemesini, yargılama giderleri ve dava vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Tasfiye Halinde ----vekilinin cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, kambiyo senedine (çek) dayalı menfi tespit talebine ilişkindir.Davacı, dava konusu çek üzerindeki keşideci imzasının müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, anılan çek sebebiyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda yazılı yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları incelenmiş, yargılama sırasında 28/02/2018 tarihinde kabul edilen 7101 sayılı kanunun 61. maddesi ile 6102 sayılı T.T.K.'nın 4. maddesinin 2. fıkrasının değiştirilmesi sebebiyle basit yargılama usulüne geçilmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ------dosyası ile davalı ---- iflas ettiğinin bildirildiği, --- sayılı dosyası ---- üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, çek asılları celp edilmiş, ------ davacının ------------- kayıtları celp edilmiş, --- tarihli bilirkişi raporu, --- tarihli bilirkişi heyet raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi -----tarihli raporunda özetle, "İnceleme konusu çekte ----------- atfen atılmış keşideci imzası ile davacı şirket yetkilisi ----- ait karşılaştırma imzaları arasında grafolojik ve kaligrafik tanı unsurları bakımından çok önemli uygunluk ve benzerlikler saptandığından, inceleme konusu çekte ---- atfen atılmış keşideci imzasının, davacı şirket yetkilisi ----- eli ürünü olduğu kanaatine varıldığı,'' yönünde görüşünü bildirmiştir.Bilirkişi heyetinin ----- tarihli raporunda özetle, "İnceleme konusu 2 adet çekte ----- atfen atılmış keşideci imzaları ile davacı şirket yetkilisi------- ait karşılaştırma imzaları arasında, imza incelemesinde kullanılan grafolojik ve kaligrafik tanı unsurları bakımından çok önemli uygunluk ve benzerlikler saptandığından, inceleme konusu 2 adet çekte ------atfen atılmış keşideci imzalarının davacı şirket yetkilisi ----eli ürünü olduğu kanaatine varıldığı,'' yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.------ raporu ile; '' İnceleme konusu çeklerde atılı keşideci imzaları ile ------ mukayese imzaları arasında biçimsel benzerlik görülmekle birlikte; söz konusu imzaların basit tersimli olmaları nedeniyle---- eli ürünü olup olmadığı yönünde daha ileri bir tespite gidilemediği'' şeklinde bildirilmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur ----İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun aslında bulunmadığını ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Ancak davalının alacağı kambiyo senedine dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. ------Usul hukukumuzda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kabul edilmiştir. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, HMK'nin 201.maddesinde düzenlenen miktardan az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir. --------Somut dosya bakımından değerlendirme yapıldığında; davacı/borçlu, davalı/alacaklı ile arasındaki borç ilişkisini ve çeklerdeki imzayı inkar etmektedir. Bu durumda davacının, çekteki imzanın kendisine ait olmadığını ispat etmesi gerekmektedir.Mahkememizce imza incelemesi için dosya alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, alınan raporda dava konusu çeklerdeki imzaların davacı şirket yetkilisi----olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar------ tarihli raporu ile, inceleme konusu çeklerdeki basit tersimli keşideci imzaları ile---- mukayese imzaları arasında biçimsel benzerlik görülmekle birlikte; söz konusu imzaların basit tersimli, taklidi kolay imzalar olması nedeniyle ------- eli ürünü olup olmadığı yönünde daha ileri bir tespite gidilemediği bildirilmiş ve davacı vekili tarafından bilirkişi incelemesinin fotokopi belgeler üzerinde yapıldığı ileri sürülerek rapora itiraz edilmekte ise de; ----üzerinden yapılan kontrollerde davacı şirketin aynı döneme ilişkin birden fazla imza inkarına yönelik menfi tespit davasının (savcılık, icra mahkemeleri ve asliye hukuk mahkemelerinde) bulunduğu ve mahkemelerde aynı evrak asıllarının imza incelmesi için delil olarak sunulduğu, mahkemelerce evrak asıllarının temini için sürekli ve uzun yıllar müzekkereler yazıldığı, iş bu dava dosyasında da üç yılı aşkın zamandır evrak asıllarının celp edilmeye çalışıldığı ve sonrasında celp edildiği, davacı şirket yetkilisinin imza örneklerinin alındığı ve bu kapsamda istiktap tutanağının düzenlendiği, istinaf incelemesi ile kesinleşen benzer dosyalardaki ------ bilirkişi raporlarının aynı yönde olduğu, ayrıca iş bu davaya konu çekler ceza dosyasına konu olmasa da ----- Esas sayılı dosyasında davacı şirketin düzenlediği soruşturmalara konu çekler üzerinde imza incelemesi yaptırıldığı,------- uzmanlık numaralı raporda da çeklerdeki imzaların davacı şirket yetkilisi ---------- eli ürünü olduğunun tespit edildiği dikkate alındığında davacının itirazının dosyanın esasına bir etkisinin olmadığı değerlendirilmiş, tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının dava konusu çekler yönünden imza inkarını ispat edemediği, dava konusu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisi ---- ait olduğu anlaşılmakla, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-İİK madde 72/4 gereğince mahkememizce verilen tedbir kararının derhal kaldırılmasına, ilgili bankaya ödemeden men kararının kaldırıldığı hususunda müzekkere yazılmasına,
3-Alınması gerekli karar harcı 427,60-TL'nin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.707,75-TL harçtan mahsubu ile artan 1.280,15-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halide davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı --------tarafından yapılan 150,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair karar, hazır bulunan davacı vekili ile davalı İflas halinde ------------iflas idaresi vekilinin yüzlerine karşı, diğer tarafların yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ------------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.04/12/2024