T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/1213 ESAS
KARAR NO: 2024/914
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22.10.2018
KARAR TARİHİ: 05.11.2024
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı borçlu arasında yapılan anlaşma gereği ve yapılan iş sonucu davalıya yapılan iş karşılığı davacı tarafından ---------- nolu faturalar düzenlendiğini ve teslim edildiğini, söz konusu faturalara dair herhangi bir itiraz edilmediği halde anlaşmaya aykırı olmasına karşılık, aradan geçen uzun süreye rağmen söz konusu ödemelerin yapılmadığını, defalarca sözlü başvurulmuş olmasına karşılık, davalı borçlu tarafından ödeme yapılmaması üzerine,------- yevmiye nolu ihtarnamesi ile bakiyenin ödenmesi için ihtarname çekildiğini, söz konusu ihtarnameyi tebliğ almış bulunan davalının gerçek duruma aykırı beyanda bulunarak, çekin daha önce hazır olduğunu ancak alacaklı tarafından teslim alınmadığını ileri sürerek ----- yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ettiğini, gerçek durumu içermeyen işbu ihtarnameye karşılık tekraren davacı alacaklı tarafından,-------- yevmiye nolu ihtarnamesi ile cevap verildiğini ve gerçek durumun iddia edildiği gibi değil, bir kısım işler bakımından anlaşma yapıldığını ve bu anlaşma sonucu 15.000,00-TL nakit ve kalan bakiyenin doksan günlük çekle ödenmesi konusunda anlaşılmış ise de borçlunun bu anlaşmaya uymadığının bildirildiğini, anlaşmaya aykırı olarak ve gönderilen ihtarnameye rağmen ödeme yapılmaması üzerine, davalı hakkında ------- sayılı icra dosyası kapsamında icra takibi yapıldığını, yapılan takibe, haksız ve dayanaksız olarak itiraz ettiğini ve böylece takibin durduğunu, takibe haksız ve kötü niyetli itiraz edilip takibin durması sağlandıktan sonra davalı tarafından 07.09.2018 tarihinde müvekkili hesabına, cari hesap ödemesi açıklaması ile 136.786,07-TL ödeme yapıldığını, ödemenin yapıldığı 07.09.2018 tarihi itibariyle dosya borcunun 235.741,96-TL olduğunu, ödenen 136.786,07-TL öncelikle harç ve masraflara mahsup edilmek üzere düşüldüğünde 98.955,89-TL dosya borcu kalmakta olduğunu belirterek, davanın kabulü ile davalının icra takibine yaptığı itirazın iptalini ve takibin devamını, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının takibe konu ettiği fatura alacağının tümünün müvekkili şirket tarafından ödendiğini, bu nedenle dava dilekçesinde iddia edilenin aksine davacının herhangi bir alacağı bulunmadığından huzurda haksız olarak ikame edilen davanın reddinin gerektiğini, davacı alacaklı her ne kadar toplam tutarı 204.264,84-TL olan fatura alacağı olduğundan bahisle müvekkili şirket aleyhine icra takibine girişmişse de müvekkilinin alacaklıya iddia edildiği gibi bir borcu bulunmadığını, davacı ile müvekkili şirket arasında yapılan ve dilekçe ekinde sunulan teklif metninde de görüleceği üzere, ödemelerin 15.000,00-TL'sinin nakit, kalan bedelin ise fatura tarihinden itibaren doksan gün vadeli çek ile ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bu hususun taraflarca imza edildiğini, varılan bu anlaşma uyarınca müvekkili şirket tarafından alacaklıya 15.000,00-TL nakit ödendiğini, geriye kalan bedel için ise (67.478,77-TL) alacaklıya teslim edilmek üzere 06.12.2018 vadeli tanzim ettiğini ancak davacı 27.08.2018 tarihinde, alacakları için müvekkili tarafından tanzim edilen çeki teslim almadığı için henüz vadesi gelmeyen alacağın tahsili amacı ile olmadığı halde müvekkilinin borcu olduğundan bahisle davaya konu icra takibini başlattığını, davacının henüz, 06.12.2018 olan vade tarihini beklemeden, vadesi gelmeyen üstelik çeki haksız olarak teslim almayarak, kendi kusuru ile müvekkili aleyhine icra takibi başlatma yolunu seçtiğini, davacı hesabına havale edilen ----, tanzim edilen ---- çek dışında bakiye kalan --- ise yine davacı hesabına-------- tarihinde ödendiğini, müvekkilinin davacı ile aralarındaki anlaşmaya göre nakit ödemesi lazım gelen bedelleri ödediğini, bir kısım borcu için de kararlaştırılan vade tarihine göre çek tanzim ederek davacıya tüm borcunu ödediğini, tanzim edilen çekin teslim alınmadığından, davacının Borçlar Kanunu uyarınca temerrüde düştüğünü, davacı ile müvekkili arasında yapılan görüşme ve yazışmalarda hazırlanan çekin teslim alınması gerektiği davacıya bildirilmiş ise de davacı bahse konu çeki teslim almayarak, ödemenin yapılmadığından bahisle müvekkili hakkında davaya konu İcra takibini başlattığını, müvekkilinin ödenmesi lazım gelen tüm ödemeleri davacıya yaparak, yükümlülüğünü yerine getirmiş olmasına rağmen davacı bu ödemeyi almaktan kaçındığını, edimin ifasına engel olduğunu, kendi kusuru ile çeki teslim almayan davacının bu nedenle temerrüde düştüğünü, müvekkili şirketin davaya dayanak fatura alacağından dolayı hukuki ve mali bir sorumluluğunun bulunmadığını, kendisine sorumluluk yüklenemeyeceğini, davacının henüz vadesi gelmeyen alacağının tahsili için, herhangi bir gerekçesi olmaksızın çeki teslim almayarak, kendi kusur ve ihmali sayesinde müvekkili aleyhine haksız, usul ve yasaya aykırı davaya konu icra takibini başlatarak tahsil yolunu seçtiğini, --- alacaklı davacının -----müvekkili şirket tarafından ---- çeki keşide edildiğini, ---- davacının -------- hesabına havale yolu ile ödendiğini, anlaşılacağı üzere davacının var olduğunu ileri sürdüğü alacağının kendisine ödendiğini, davacı müvekkili tarafından tanzim edilen çeki haklı bir nedeni olmaksızın teslim almayarak, yükümlülüğünü ifadan kaçınarak müvekkili aleyhine icra takibine giriştiğini, müvekkili şirketin, borcunu vadesinde havale yolu ve çek ile davacıya ödediğini, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek, davanın reddini, davacının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; faturaya dayalı olarak ----- sayılı dosyası ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır.Davacı vekili özetle; davalıya yaptıkları işler karşılığı olarak fatura düzenlediklerini, davalının faturalara itiraz etmemesine rağmen kısmi ödeme yaptığını, bakiye alacak için icra takibi başlattıklarını, davalının icra takibine haksız şekilde itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptalini dava ve talep etmiş; davalı vekili ise; davacının takibe konu ettiği fatura alacağının aralarındaki anlaşma gibi ----- nakit olarak ödendiğini, ---- için davacıya ----vadeli çeki düzenlediklerini, davacının hem vade tarihini beklemediğini, hem de çeki haksız olarak teslim almadığını, bakiye kalan --- ise yine davacının--------- tarihinde ödendiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanmış, taraf şirketlerin cari hesaba konu yıllara ilişkin ------- kayıtları bağlı oldukları vergi dairelerinden getirtilmiş, icra dosyası celp edilerek incelenmiş, bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlanmıştır.Dava konusu uyuşmazlığın; davacının davalıdan muaccel bir alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, taraflar arasında varılan mutabakata istinaden; fatura tarihlerinden sonra belirlenen vadenin gelip gelmediği, davalının keşide ettiği çeki süresinde ve usulüne uygun davacıya teslim ihbarında bulunup bulunmadığı, alacaklının temerrütü koşullarının oluşup oluşmadığı, davacının takip öncesi işlemiş faiz talebinin ve miktarının yerinde olup olmadığı, davalıyı temerrüte düşürüp düşürmediği, bu kapsamda itirazın iptali, icra inkar ve kötüniyet tazminatı hüküm koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.-----sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde; dosyanın alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu, davacı alacaklının, ----- bedelli (yapılan ödemenin mahsubu ile bakiye ---- bedelli faturalardan kaynaklı olarak, ----- işlemiş faiz olmak üzere toplam ---- alacağın tahsiline yönelik olarak ------tarihinde genel haciz yolu ile takip başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya ---- tebliğ edildiği, davalı borçlunun ---- ödeme emrindeki borcun tamamına itiraz ettiği; davanın ---- üzerinden açıldığı anlaşılmıştır.Davanın niteliği ve tarafların tacir olduğu hususu göz önünde bulundurularak TTK 83-85.maddeleri ile HMK 222.maddesi uyarınca her iki tarafın davaya ve takibe konu yıllara ait tüm yasal ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması ve sözleşmenin yorumlanması için dosyanın Mali Müşavir ile Sözleşme Yorum ve Denetim Uzmanı bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiştir.Bilirkişi heyetinin 14/06/2019 tarihli raporlarında özetle; "...Davacı tarafın davalının borçlu temerrüdüne düştüğünü iddia ettiği, davalının ise davacının alacaklı temerrüdüne düştüğünü iddia ettiği, taraflar arasındaki ödemeleri belirleyen sözleşme nazara alındığında davalının ifa teklifinin hem vade hem de ifa yeri bakımından borca uygun olmadığı, bu nedenle davalının temerrüde düşmüş olduğu, davacının icra takibi sırasında davalıdan --- talep edebileceği, bu bedelin 136.786,00-TL'lik kısmının 07.09.2018 tarihinde davalı tarafından davacıya ödenmiş olduğu, davalının bakiye borcunun----olduğu, --------bedelli fatura borcu nedeniyle davalının 29/09/2019 tarihinde temerrüde düşmüş olduğu, icra takibinde bu fatura bedelinin talep edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle bu bedel için ancak temerrüt tarihinden dava tarihine kadar faiz talep edilebileceği, faiziyle bu rakamın 68.307,93-TL olduğu..." şeklinde kanaat bildirildiği görülmüştür.Bilirkişi heyetinin 30/12/2019 tarihli ek raporlarında özetle; "...Somut olayda davalı tarafın borca uygun ifa teklif etmeyerek temerrüde düşmüş olduğu, taraflar arasındaki faturaların 90 gün vadeli çeklerle ödenmesi kararlaştırıldığından 67.478,77-TL bedelli fatura bakımından davalının 29/09/2019 tarihinde temerrüde düşmüş olduğu, dava tarihi olan 22/10/2018'e kadar bu fatura nedeniyle 68.307,93-TL talep edilebileceği, takip tarihi olan 27/08/2018 tarihi itibari ile davacının davalıdan 144.431,95-TL alacaklı olduğu, 07/09/2018 tarihinde davalı tarafın davacı tarafa 136.786,00-TL ödeme yapmış olduğu, davacının bakiye alacağının 8.494,44-TL olduğu..." şeklinde kanaat bildirildiği görülmüştür.
Kök ve ek raporda yapılan tespitler ve tarafların rapora karşı itiraz ve beyanları ile tüm dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde; alınan raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşıldığından dosyanın daha önce rapor sunan bilirkişilere tevdi edilerek, taraflar arasında düzenlenen 05/06/2018 tarihli belge içeriği (kalan kısmın düzenlenecek fatura tarihinden itibaren 90 gün sonra ödeme tarihi içeren çek ile yapılacaktır yönündeki sözleşme hükmünün TBK 1 ve TBK 117/1 maddeleri anlamında yorumlanması ile belgeye göre belge tarihinden sonra düzenlenecek her bir fatura tarihine göre temerrütün oluştuğu tarih belirlenerek) ve taraflarca karşılıklı keşide edilen ihtarname içerikleri (çek ile ödeme kararlaştırılmasına rağmen davacının paranın ödenmesi yönündeki irade beyanının temerrüt ihtarı sayılıp sayılmayacağı) dikkate alınarak 05/07/2018 tarihinden sonra düzenlenen faturaların vadeleri ve muaccel olup olmadıkları belirlenmek ve takip tarihi sonrasına gelen ödemeler dikkate alınmaksızın takip tarihi itibari ile davacının muaccel hale gelen alacağı öncelikle hesaplanarak, tespit edilen bu alacak tutarına takip ile birlikte temerrüdün başladığı dikkate alınarak takip tarihinden ödeme tarihine kadar işleyen faiz tutarı, icra vekalet ücreti, icra masrafları (tahsil harcı hariç) eklenmek suretiyle davacının davalıdan ödemeden bakiye muaccel bir alacağının bulunup bulunmadığı varsa miktarı ile ilgili rapor tanzimi için dosya yeniden ek rapora verilmiştir.
Bilirkişi heyetinin 11/02/2021 tarihli ek raporlarında özetle; "...Davacının takipte ------asıl alacak, 2.171,56-TL işlemiş avans faizi, 1.075,07-TL harç ve 14.921,54-TL vekalet ücreti alacağı olmak üzere, toplam 170.312,37-TL tutarınca alacağının bulunduğu, 07/09/2018 ödeme tarihinde ise, davacının davalıdan 18.434,29-TL asıl alacak, 1.075,07-TL harç ve 14.921,54-TL vekalet ücreti alacağı olmak üzere, toplam 34.430,90-TL tutarınca alacağının bulunduğu..." şeklinde kanaat bildirildiği görülmüştür.Bilirkişi heyetinin raporlarındaki çelişkilerin iki ek rapora rağmen giderilmediği ve özellikle mahkememizce istenen hususların rapor ve ek raporlarda karşılanmadığı dikkate alınarak dosya yeni bir bilirkişi heyetine verilmiştir.Yeni bilirkişi heyetinin 08/03/2023 tarihli raporlarında özetle; "...Sadece çekin düzenlenmesi hem kambiyo ilişkisinden doğan hem de temel ilişkiden doğan alacak hakkını sona erdirmediğinden, davacı 67.478,77-TL'lik alacak hakkına kıymetli evrak aracılığıyla ulaşmadığından, başka bir ifadeyle ihtilaflı çek davacı tarafından tahsil edilmediğinden veya ciro edilip başka bir üçüncü kişiye devredilmediğinden, davacının temel ilişkiye dayanan 67.478,77-TL'lik alacağının bulunduğunun kabul edilebileceği, taraflar arasında sözleşmeye uygun bir şekilde kambiyo ilişkisi kurulmadığından, davacının sözleşmeye uygun düzenlenmeyen çeki kabul etme yükümlülüğü bulunmadığından; kambiyo ilişkine özel olarak 90 günlük vadenin kabul edilmesinden dolayı davacının temel ilişkiye dayalı bir şekilde TBK genel hükümlerine dayalı olarak fatura tarihinden itibaren alacağını talep edebileceği, ----denk geldiğinden davalının 06/08/2018 tarihinde itibaren temerrüde düştüğünün kabul edilebileceği..." şeklinde kanaat bildirildiği görülmüştür.----- esas sayılı takip dosyasında 07/09/2018 tarihi ve dava tarihi itibariyle kapak hesabının yapılması istenmiştir.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Öncelikle taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat kulfeti davacı taraftadır. Davacının, davalı ile arasında mal/hizmet satışına dair iddiasını ispat etmesi gerekir. Davacının akdi ilişkinin varlığını ispatlaması durumunda ispat yükü yer değiştirir ve davalıya geçer. Cevap dilekçesinden de anlaşıldığı üzere taraflar arasında ticari ilişki olduğu hususu tartışmasızdır. Uyuşmazlık davalı tarafından düzenlenen ------ bedelli çekin, taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği, davacının çeki kabul etmemesinin yerinde olup olmadığı, davalı tarafından takipten sonra ve davadan önce ----tarihinde yapılan --- ödemenin TBK'nın 100.maddesi gereğince ne şekilde mahsup edileceği ve davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığıdır.Mali müşavir bilirkişi tarafından tarafların defterleri üzerinde yapılan incelemeye göre, davacı ve davalının birbirlerini takip ettikleri cari hesap kayıtlarının, inceleme tarihinde, --- fark dışında uyumlu olduğu, ----davalı ödemesinin -----ödeme emrine itirazdan sonra yapıldığı; takibe de konu edilen -------- bedelli faturaların davacı ve davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, yine davalı tarafından takipten önce yapılan ------ ödemelerin davacı ve davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, dolayısıyla takip tarihi itibariyle tarafların uyumlu defter kayıtlarına göre; davacının ---- alacağına karşılık davalının ---ödemesinin bulunduğu, davacının ----alacaklı olduğu, bu miktarın da takipteki asıl alacak miktarı olduğu anlaşılmıştır.
Davacının davalıya hitaben düzenlediği ------yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya bakiye bedelin ödenmesinin ihtar edildiği, ödeme için 3 gün verildiği, davalı tarafın ihtarnameye ------ tarihinde cevap verdiği, ödemede bulunmadığı ve bu tarihte temerrüde düştüğü kabul edilerek; temerrüt tarihi -------asıl alacağa işlemiş avans faiz 2.619,07-TL olarak hesaplanmış, taleple bağlı kalınarak 2.530,06-TL hesaplanan işlemiş faizle birlikte takipteki çıkış miktarının 206.794,90-TL olarak ve doğru şekilde hesaplandığı anlaşılmıştır.Bilirkişi incelemesi tarihinde tarafların cari hesaplarındaki farka da esas teşkil eden 67.478,77-TL'lik çek yönünden; taraflar arasında 90 gün vadeli çekle ödeme kararlaştırıldığından, ve ödemeye konu çekin vadesi 6 ay olduğundan, yapılan ödemenin davacı tarafça kabul edilmemesi halinde davalı tarafın temerrüde düşeceği kuşkusuzdur.Tüm bu açıklamalar karşısında; davalı tarafından takipten sonra ve davadan önce 07/09/2018 tarihinde yapılan 136.786,07-TL'lik ödemenin TBK'nın 100.maddesi gereğince; ödeme tarihi olan 07/09/2018 itibariyle yapılan kapak hesabı olan 236.154,60-TL'den mahsubu sonucunda davacının 99.368,53-TL alacaklı bulunduğu anlaşılmakla; dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne, davalının ----------sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takipten sonra ve davadan önce yapılan 136.786,07-TL'lik ödeme TBK'nın 100.maddesi gereğince öncelikle icra masrafları, vekalet ücreti ve işlemiş faize mahsup edilerek, takibin taleple bağlı kalınarak bakiye asıl alacak olan 98.955,89-TL üzerinden devamına, asıl alacağa kısmi ödeme tarihi olan 07/09/2018'den itibaren tahsil tarihine kadar reeskont avans faiz işletilmesine karar verilmiş; alacağın likit ve itirazın haksız olması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KABULÜ İLE,
-Davalının ------ sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takipten sonra ve davadan önce yapılan 136.786,07-TL'lik ödeme TBK'nın 100.maddesi gereğince öncelikle icra masrafları, vekalet ücreti ve işlemiş faize mahsup edilerek, takibin taleple bağlı kalınarak bakiye asıl alacak olan 98.955,89-TL üzerinden devamına, asıl alacağa kısmi ödeme tarihi olan 07/09/2018'den itibaren tahsil tarihine kadar reeskont avans faiz işletilmesine,
2-Asıl alacak miktarı olan 98.955,89-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 6.759,68-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 655,95-TL peşin harç ve icra dosyasına yatırılan 1.033,97-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 5.069,76-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan toplam 1.689,92-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 4.255,10-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından vekalet harcı olarak sarf edilen 44,80-TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde --- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.05.11.2024