T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2014/66 Esas
KARAR NO:2024/937
DAVA: Tazminat (Yöneticinin Sorumluluğundan Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 14.02.2014
KARAR TARİHİ: 06.11.2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Yöneticinin Sorumluluğundan Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tasfiye halinde -----yevmiye nolu kooperatif ----------- kurucuları tarafından kurulduğunu, kooperatif almış olduğu gerek genel kurul kararı gerekse yönetim kurulu kararı ile -------- üzerinde ----- sözleşmesi yaptıklarını, davalı kooperatif iş bu taşınmaz üzerinde inşaa edeceği konutlar için üyelerden iş bu inşaat bedelleri için yatırım harcamaları tutarını toplamış neticede iş bu ada parsel üzerinde bulunan taşınmazları yaptığını, kooperatifin yönetim kurulu üyesi ve başkanı----- olduğunu, müvekkili ------ nakdi para yatırıldığını, müvekkilinin kooperatife ortak ve hissesinin mevcut olduğunu, daha sonraki dönemde kooperatif yönetim kurulu tarafından üyelikten çıkartıldığını, müvekkilimin ödemiş olduğu paraların iadesi için davalı kooperatif hakkında ------- dosyası ile icra takibatı başlatıldığını, başlatılan icra takibatında kooperatifin üzerinde kayıtlı hiçbir gayrimenkul olmadığı, tüm dairelerin muvazaalı olarak yönetim kurulu-------yine ---- oğlu üzerine ve diğer bir kısım dairelerin ise yine eşi ---üzerine geçirildiğinin görüleceğini, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tasfiye halinde --------- tarafından uğramış olduğu toplam ----- tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte 23.450 TL'nin de üyelikten çıkış tarihi yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA; Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kooperatife üye olmadığını, bu sebeple davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkeme kararına istinaden kooperatif dışında gerçek şahıslar aleyhine de takip yapıldığını ve davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE;Dava,1163 sayılı Kooperatif Kanunu 98 maddesi atıf yoluyla TTK 553 maddesi uyarınca anonim şirket yöneticisinin sorumluluğu kapsamında oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir.Davacının 2005 yılında kooperatife üye olduğunu, bunun karşılığı olarak 23.450,00 TL nakdi para yatırdığını, daha sonra kooperatif üyeliğinden çıktığını ancak kendisine yatırdığı bedelin ödenmediğini, bunun için öncelikle kooperatif hakkında takip yapıldığını ancak takip sonucu alacağın tahsil edemediğini belirterek kooperatif ve yönetim kurulu üyeleri hakkında kooperatifin usulüne uygun olarak yönetilmediği gerekçesi ile 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunun 98. Maddesi atıf yolu ile TTK'nın 553. Maddesine dayalı yöneticinin sorumluluğundan kaynaklı tazminat talebidir. Davacının kooperatife 2005 yılında yatırdığı üyelik aidat bedeli olan 23.450,00 TL'nin 2010 yılında üyelikten ayrılmasına rağmen kendisine iade edilip edilmediği, iade edilmemesinde davalı kooperatif yetkililerinin herhangi bir sorumluluğunun olup olmadığına ilişkin dosya içerisinde hükme esas alınan 02.04.2020 tarihli rapor ile 24.06.2024 tarihli ek rapor alınmıştır. TTK'nın 553(1). maddesi uyarınca, şirket yöneticileri yasadan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur. TTK'nın 553-555 maddeleri gereğince, şirket alacaklıları ve pay sahiplerinin şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açmaları imkanı mevcuttur. Yöneticinin, ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların da dolaylı zarar görmesine yol açar. Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların ve alacaklıların dolaylı zararı olarak sonuç doğurur. Söz konusu davanın açılıp görülebilmesi için, oluştuğu iddia olunan zararın doğrudan ya da dolaylı zarar niteliğinde olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Şirket ortağı veya alacaklısı konumunda olan kişilerin sorumluluk davası yolu ile kendileri adına istemde bulunabilmelerinin koşulu, oluştuğu ileri sürülen zararın, doğrudan zarar niteliğinde olmasıdır. Şirket yöneticilerinin, şirketin almış olduğu borcu ya da başkaca edim yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla şirketi atıl kılarak acz içine düşürmeleri hali, üçüncü kişiler yönünden doğrudan zarar niteliğinde olup, bunun dışında kalan ve dolaylı zarar olarak nitelendirilebilecek hususlarda ortakların veya alacaklıların, ancak yöneticilerin ödeyeceği tazminatın şirkete verilmesi yönünde istemde bulunmaları mümkündür.-----Bilindiği üzere bu tür davalarda, sorumluluk davası açan ortağın ortaklık sıfatının dava süresince kesintisiz olarak devam etmesi gerekir. Uygulamada husumet olarak tanımlanan bu yetkinin, tüm dava sürecinde davacı üzerinde bulunması gerekmektedir. Dava açan kişinin ortaklık sıfatı sona erecek olursa, artık davayı takip ve sonuçlandırmakta hukuki menfaati de kalmaz. Davanın başında ortaklık sıfatı bulunup yargılama sırasında bu sıfatı kaybeden davacının, tekrar pay sahibi olması halinde de aktif husumet ehliyetinin bulunduğundan söz edilmesi olanaksızdır. Nitekim------ karar sayılı ilamında da ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak açılan bu tür davalarda davacının davanın başından sonuna kadar bu sıfatının mevcut olması gerektiği hususu vurgulanmıştır. -----Yöneticinin ortaklığın mal varlığının azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların dolaylı zarar görmesine yol açar. Yani, şirketin kötü yönetilmesi nedeniyle şirketin zarara uğratılması nedenine dayalı tazminat davasında, şirket yöneticisinin eylemleri nedeniyle uğranılan zarar, şirket açısından doğrudan, davacı alacaklı açısından ise dolaylı zarardır. Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, alacaklıların dolaylı zararı olarak sonuç doğuracağından alacaklı dolaylı zarar nedeniyle açtığı davada hükmedilecek tazminatın kendisi adına değil, ortaklığa verilmesi yönünde talepte bulunabilir -------TTK 553 maddesi kanundan ya da esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlu işlem ve eylemleriyle ihlal eden YK üyelerini (kurucuları ,diğer yöneticileri ve tasfiye memurlarını) verdikleri zararlardan dolayı şirkete ,ortaklara ve şirket alacaklılarına karşı sorumlu tutulmaktadır. --- üyelerinin sorumluluğunun müeyyidesi tazminattır. Zarar doğurucu işlem ve eylem ----- üyesinin kusurundan kaynaklandığını ispat yükü davacı aittir. Davacı ---- üyesine bir kusur yüklenmesinin mümkün olduğunu kanıtladığı takdirde ,----üyesi ,zarar doğuran işlemlerden kendisinden beklenen özeni gösterdiğini, diğer bir anlatımla o konuda gereken özen yükünü yerine getirmiş olduğunu ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir. ----- üyelerinin şirkete karşı sorumluluğu akdi nitelik taşır. ----- üyelerinin kanun veya esas sözleşmesinin kendilerine yüklediği görevleri gereği gibi yerine getirmemeleri , ----- aralarındaki vekalet sözleşmesinin bir ihlalini teşkil eder. Ortaklar ve alacaklılarda tazminatın şirkete ödenmesi talebiyle açacakları dolaylı zarara ilişkin davalarda sözleşmeye aykırılık sebebine dayanabilirler. Ortakların ve alacaklıların doğrudan doğruya zararlarının tazmini için (tazminatı kendilerine ödenmek üzere ) açacakları davanın temelini haksız fiil oluşturur. Zararın varlığın ve miktarını kanıtlama yükü davacıdadır. ------üyeleri şirkete ,ortaklara ve alacaklılara doğrudan doğruya verdikleri zararlardan olduğu gibi dolaylı zararlardan da sorumlu tutulmuşlardır. Davacı gördüğü doğrudan zararın kendisine ödenerek tazmin edilmesini talep edebilir,buna karşılık şirketin gördüğü zararlar nedeniyle dolaylı olarak zarara uğrayan ortaklar ( şirketin iflas etmesi koşulu ile TTK 557 maddesi uyarınca ) alacaklılar şirkete ödenmesini isteyebilirler. Sorumluluk davasında asıl dava hakkı şirkete ait olup şirketi idare ve temsile yetkili ----- tarafından açılırDolayısıyla zararlara dayanan davalar için ;----- üyelerinin ortaklık malvarlığını kötüleştiren davranışları ,ortakların ve alacaklıların dolayısıyla zarar görmesine yol açar. Şirketin gördüğü doğrudan doğruya zarar ,ortaklar ve alacaklılar açısından dolayısıyla zarar teşkil etmektedir. Ortaklar veya alacaklılar davada tazminatın kendilerine değil ,ortaklığa verilmesini istemelidirler. (TTK 555.556 (1). Doğrudan doğruya zararlara dayanan davalar yönünden ise ;------- üyelerinin fiillleri sonucu ortakların veya alacaklıların ,şirketin zararından bağımsız olarak gördükleri zararlardır. Bu fiillerin ayrıca şirketi zarara sokmuş olup olmadığı önem taşımaz. Doğrudan doğruya uğranılan zararlar nedeniyle açılan davalarda ortaklar veya alacaklılar ,tazminatın kendilerine verilmesini isteyebilirler. Dava ,yine TTK 553. vd ‘daki kurallara tabidir. Bu davalarda ,şirketin zararı ile bir ilişki olmadığı ve hükmolunacak tazminat kendilerine verileceği için ,ortakların ve alacaklıların açacakları sorumluluk davasında şirketle --- üyeleri arasındaki sözleşmeye dayanma imkanı yoktur. ,ortakların ve alacaklıların üçüncü kişi sıfatıyla açacakları sorumluluk davasının hukuki temeli haksız fiildir. Şirket alacaklıları ------ üyelerinin ,kendilerine verdikleri alacaklı sıfatıyla ilişkili olmayan zararları ,şirketin iflas etme önkoşulu aranmaksızın haksız fiil uyarınca TK 371 (5) maddesi uyarınca talep edebilir .------------
Yapılan Yargılama Sonucu; kooperatif üyesi alacaklı davacı tarafından davalı Kooperatif aleyhine bu davadan önce ----- sayılı takip dosyası ile -------- faizi olmak üzere toplam 34.379,52 TL için ilamsız takip başlatılmış olduğu, takibin kesinleştiği ancak tahsil edilememesi üzerine 02.07.2013 tarihli 55.554,43 TL bedelli "Borç Ödemeden Aciz Vesikası" verildiği anlaşılmaktadır. Davacının takip sonucu alacağını alamaması üzerine bu defa kooperatif ve yetkilileri hakkında sorumluluktan kaynaklı tazminat yoluna başvurulmuştur. Mahkememiz tarafından uzun yıllar devam eden yargılama sonucu davacının alacağının olup olmadığının tespiti açısından Kooperatifin ticari defter ve kayıtlarına ulaşılmaya çalışılmış ancak yapılan bütün inceleme ve araştırmalara rağmen Kooperatif defterlerine ulaşılamamış, mahkemede dinlenen tasfiye memuru ... beyanında ticari ve defter ve kayıtlarının nerede olduğunu bilmediğini, her ne kadar dosya içerisinde 18.01.2009 tarihli Kooperatife ait defterlerin kendisine teslim edildiğin ilişkin belge mevcut ise de oradaki imzanın kendisine ait olmadığını, buna ilişkinde savcılığa suç duyusunda bulunduğunu, defterlerin yerini bilmediğini belirtmiştir. Davacının Kooperatiften alacaklı olduğuna ilişkin aciz vesikasının olduğu malumdur ancak somut olayda davacı Kooperatif üyelerinden, Kooperatifin iyi yönetilmediği, kusurlu eylemleri ile Kooperatifin mal varlığının zarara uğratıldığı ve Kooperatifin aciz haline düşürüldüğü gerekçelerinin 1163. Sayılı Kooperatif Kanunun 98. Maddesi atıf yolu ile TTK'nın 553. Maddesine dayalı yöneticinin sorumluluğundan kaynaklı tazminat talebine başvurmuş olup öncelikle davalı Kooperatif yetkililerinin kusurlu bir eyleminin olması, bunun yanında davacının kendisine iddia edilmediğini bahsettiği alacak ile davalı yöneticilerin kusurlu eylemleri arasında illiyet bağının bulunması ve bu durumun ispat edilmesi gerekmektedir. Oysa somut olayda yıllarca yapılan yargılama neticesinde gerekli bütün inceleme ve araştırmalara rağmen davalı Kooperatifin ticari defter ve kayıtlarına ulaşılamamış bunun yanında davalı Kooperatif yetkililerinin herhangi bir kusurlu eylemleri olduğu ispat edilmemiş olduğundan açılan davanın ispat edilememesi nedeniyle reddine dair karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İspat edilemeyen davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli karar harcı 427,60-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 400,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 27,10-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalılar Tasfiye Halinde------ kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/4. maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar Tasfiye Halinde --- müştereken ve müteselsilen verilmesine,
6-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
İlişkin olarak davacı vekilinin ve tasfiye memurunun yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde-------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.06.11.2024