T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/337 Esas
KARAR NO: 2024/895
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 10/05/2024
KARAR TARİHİ: 30/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde;Davacının, davalı firma ile birlikte paylı mülkiyetle ortağı bulunduğu -----numarasında kayıtlı arsanın ---- tarihinde dava dış------ satın aldığını, diğer paydaş olan davalı firmanın arsa niteliğindeki gayrimenkul üzerinde ----- oranında payı bulunduğunu, davalı firmanın payı üzerinde muhtelif hacizler mevcut olduğunu, davacının,---- satın aldığı taşınmaz için diğer hissedar ------ dosyası ile ortaklığın giderilmesi davası açtığını, ortaklığın giderilmesi davasında davalı ---- tebligat yapılamadığını, tasfiyesine karar verildiği, bilahare ---------- sayılı dosyası ile başka bir borcundan dolayı ve o dosya ile sınırlı olmak üzere yeniden ihyasına karar verildiğinin öğrenildiğini, ----------- kararlarına göre sadece başvurulan dava (alacak) ile sınırlı olmak üzere yeniden ihyaya karar verilmesi halinde karar sadece başvuran ile sınırlı etkiye sahip olup, bu karar diğer alacaklılara ve ilgililere etki etmediğini, alacaklı - ilgilinin yeniden ihya davası açması gerektiğini; belirtilen nedenlerle taşınmaz üzerindeki ortaklığın aynen paylaştırılması (taksimi) yoluyla, mümkün olmaması durumunda ise satılması yoluyla giderilmesine karar verilmesini talep etmek zarureti doğduğunu, davalı şirketin davacının tarafı olduğu -------olmak üzere yeniden ihyasına, tasfiye memuru atanmasına, tüm yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili, 13.06.2024 tarihli cevap dilekçesinde;-----yayımlanarak yürürlüğe giren 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. maddesine göre, davalı müdürlüğün yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davalı -------- resen terkin işlemi, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi" ve 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğin 7. Maddesi” kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, ---------, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Geçici 7’nci Maddenin 15’nci fıkrası, “Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmüne haiz olduğunu, davalı ------- mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğünün bulunmadığını, söz konusu şirketin ihyası istenmekte ise; “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 16’ncı maddesinin 2’nci fıkrasında yer alan “Bu Tebliğ hükümlerine göre, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmü gereğince, bu işlemin madde hükmünde de belirtildiği üzere ancak bu hususta mahkemeye başvurulmak suretiyle gerçekleştirileceğini, dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiğinş, ---------- tarihinde resmi gazetede yayımlanıp yürürlüğe giren 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanunun konuyla ilgili 16. maddesi gereğince de, davalı müdürlüğün yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, izah edilen nedenlerle; haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE;Dava, TTK'nın geçici 7. maddesine göre terkin edilen şirketin derdest dava dosyası nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.Talep, Tasfiye Halinde -------- ihyası istemine ilişkindir. Davaya konu Tasfiye Halinde---TTK'nun Geçici 7.maddesine göre 18.02.2015 tarihinde terkin edilmiştir.
TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. 559 sayılı KHK gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilirler.TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil memurluğu tarafından şirketin sicil kaydı terkin edilir. Terkin edilmeden önce, TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ------ kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere -------- aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, ------- göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, 4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11. bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden resen silineceği düzenlenmiştir.Somut olayda; dosya arasında bulunan ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, dava konusu ihyası istenen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7.maddesi ile 30/12/2012 tarih 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan "Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicil Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ"in 5.maddesinin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca terkin kapsamına alınarak ihtar ve ilan prosedürlerinin tamamlanmasının ardından ----- tarihinde 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. Maddesine göre terkin edilmiştir.
Davalı ----- ihyası istenilen şirket adına tebligat çıkartılmadığı,------------- içtihadında da belirtildiği üzere, 6102 Sayılı TTK'nın Geçici 7/4-a maddesi uyarınca, şirketin sicil kayıtlarına göre şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ihtar yollanması gerekmesine rağmen şirket temsilcilerine tebligat çıkarılmamış olduğu ve terkine ilişkin ihtarın yalnız ilan yoluyla yapıldığı anlaşılmıştır.TTK'nun 547. maddesine göre tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde tasfiye memurunun atanması gerekecektir.İhyası istenen şirket 6102 sayılı yasanın TTK' nun geçici 7 maddesine dayanılarak resen terkin edilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere hakkında açılmış dava varken terkin işlemi yapılması aynı yasanın geçici 7/2. maddesine aykırı olup esasen tasfiyesi de yapılmadığından ve yapılacak tasfiye işlemi de yasaya uygun olmayacağından yalnızca taraf teşkilinin sağlanması bakımından ihya kararı verilmesi ile yetinilmesi gerekip, ayrıca tasfiye memuru ------İhyası talep edilen şirket aleyhine açılan davanın varlığına rağmen şirketin, TTK'nın Geçici 7. maddesine göre re'sen terkin edildiği, TTK’nın Geçici 7. maddesinin 4. fıkrasının “a” bendi uyarınca sicil kayıtlarına göre şirketi temsile yetkili kişilere ayrıca tebligat yapılmadığı anlaşılmakla, terkin işlemini TTK'nın Geçici 7. maddesine uygun olarak yapmayan davalı kurumun yargılama giderlerinden sorumlu olacağı açıktır. Bu durumda, HMK 326.maddesi uyarınca davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. ------Yapılan yargılama sonucu; toplanan ve dosyaya sunulan deliller, ticaret sicil kayıt örneklerine göre; ---- TTK'nun 7. maddesi kapsamında terkin edildiği, ---- dosyası görülmesi için davaya konu terkin edilen şirketin ihyası zorunlu bulunmakla, davanın kabulü ile şirketin ihyasına, davanın -------- Esas sayılı dosyasına yönelik olarak açılması nedeniyle ihyanın işbu dosyaları ile sınırlı tutulmasına karar vermek gerekmiştir.
Hüküm; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın TTK Geçici 7. Maddesi uyarınca KABULÜ İLE,
------- sicil numaralı dosyasında kayıtlıyken resen terkin edilen Tasfiye Halinde --------sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere İHYASINA
2-Şirketin sicil kaydı TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca Münfesih olması sebebiyle tasfiye memuru olarak ---- atanmasına,
3-Karar kesinleştiğinde ---- TESCİL VE İLANINA,
4-Harçlar yasasına göre alınması gereken 427,60-TL karar harcının davalı ------ alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı lehine karar tarihindeki AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ------ alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından sarfedilen 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç ve 889,0 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 1.744,20 TL yargılama giderinin davalı ---------------------- alınarak davacıya verilmesine,
7-Yasal hasım olması ve sicilden terkin işleminde kusurunun bulunmaması nedeniyle davalı ------- aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
İlişkin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde --- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/10/2024