T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/43 Esas
KARAR NO:2024/893
DAVA:Haklı Nedenle Şirketin Feshi
DAVA TARİHİ:17/01/2024
KARAR TARİHİ:23/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Haklı Nedenle Şirketin Feshi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; davacı vekili dava dilekçesine özetle;Müvekkili---------- %50 hissedar olduğunu, diğer hissedarla karar alınamadığını, bu sebeple mevcut davalara katılınamadığı gibi yeni dava da açılamadığını, şirketin menfeatlerinin zedelendiğini, tarafların ortağı olduğu şirketin 20. yılından beri yasal temsilcisinin bulunmaması nedeniyle, resmi kurumlar, ticari muhatapları ve 3. şahıslar nezdinde şirketi temsil edecek, şirketin hak ve çıkarlarını koruyacak temsilci atanması gerektiğini ileri sürerek, davacının şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olmak üzere şimdilik tedbiren kayyum olarak atanmasına, dava sonunda ise kesin olarak şirketin fesih ve tasfiyesine kadar bu göreve atanmasına karar verilmesini, ---- dosyası ile ---- karşı kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı sözleşmenin feshi talepli dava açılmış olmasına rağmen şimdiye kadar şirket menfeatini koruyabilmek ve hak elde edebilmek için avukat tutmak da dahil olmak üzere hiçbir işlem yapılamadığıı, zira çift imza ile temsil kuralı geçerli olduğundan taraflar arası ihtilaf bulunduğundan müvekkil ---- sözü geçen şirketlerin hissedarı olmasına rağmen, tek başına karar alamamakta ve dava diğer davalı ile de karşılıklı davaları ve hasım olmaları sebebiyle birlikte karar alabilmeleri şirket menfeatlerini koruyabilme imkan ve ihtimallerinin kalmadığını, işbu davanın açılma zarureti hasıl olduğunu, müvekkilinin de hissedarı bulunduğu, davalı şirketler Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak kurulmuş olan sermaye şirketi olup tacir hüviyetini haiz olduklarını, tacir hüviyetine bağlanan birtakım yasal sonuçlar bulunduğunu, bu sonuçların en önemlilerinden bir tanesi de basiretli tacir gibi hareket etme zorunluluğu olduğunu, bu zorunluluk şirketlerin tüzel kişiliği şahsında tüm hissedarlarını ve özellikle de yönetim organlarını ilgilendirdiğini, davalı ile müvekkili bakımından şirket ortaklarının bir araya gelerek birlikte karar almak ve şirketlerin amacını gerçekleştirmeye yönelik faaliyet yürütme imkan ve ihtimallerinin kalmadığını, davanın kabulü ile, ---- sayılı dosyada davalı sıfatıyla bulunan sözleşmenin feshi davası açılmış bulunan ve müteahhitlik sıfatı bulunan ----- temsil ve yönetim kayyımı olarak atanmasına, şirketin denetçiler (bilirkişiler eliyle veya özel bağımsız denetim firmaları marifetiyle yaptırılması hususunda yetki verilerek) şirketlerin mevcut mali durumlarının borca batık olup olmadığının tespiti ile bu çerçevede ortaya çıkacak somut duruma göre şirketlerin fesih ve tasfiyesine , yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı taraf yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davalının ikametgahının -----ilçesinde olduğunu, yetkili mahkemenin ------ mahkemeleri olduğunu, davacının,------ kayyım atanmasını istediğini ancak müvekkilinin şahsına dava açtığını, davanın bu şirkete karşı açılması gerektiğini, davacının şirket muhasebesini --- aldığı vekaletle oğlu---- birlikte tuttuğunu, şirketin tüm defter ve kayıtlarının davacıda olduğunu, şirketin ------- yılında vergi dairesi tarafından kapatıldığını, ,bankalarda parası ve mal varlığı olmayan bir şirket olduğunu, şirketin yetkilileri bulunduğunu, genel kurul yaparak her türlü kararı alabildiğini, şirketin organsız kaldığının doğru olmadığını, davacının bu güne kadar ne bir genel kurul ne de şirketle ilgili bir çağrı yaptığını, çağrı yapılsaydı şirket yetkililerinin toplanmasının mümkün olduğunu, davacının kendisinin kayyum atanma talebinin de kötü niyetli olduğunu, davacının ilkokul mezunu, 73 yaşında, kronik rahatsızlıkları bulunan biri olduğunu, kayyımlık görevini yerine getiremeyeceğini, ----------sayılı dosyasında davacının ve müvekkilinin bu dosyada duruşmalara bizzat katıldığını, bahsi geçen davanın 10 yıldır devam eden derdest bir dava olduğunu, mahkemenin kayyım atanmasına gerek duymadığını savunarak, davanın yetki, taraf sıfatı yokluğundan usulden ve esastan reddini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE;Dava, TTK 636/2-3 maddeleri uyarınca şirketin uzun zamandan beri gerekli organlarının mevcut olmaması nedeniyle haklı nedenle feshi talebidir.Dava dışı ------dosya içerisine gelen --- incelenmesi sonucu ortaklarının davacı --- davalı--- dava dışı-------------- kurulduğu ve her üç ortağında müştereken yetkili kılındığı tespit edilmiş olup, dava dışı şirketin uzun zamandan beri organ boşluğu olduğu, yasal temsilcisinin bulunmadığı gerekçesiyle öncelikle şirkete yönetim kayyumu atanmasının ardından şirketin borca batık olduğunun tespit edilmesi üzerine şirketin feshi talep edilmiştir.6102 sayılı TTK'nın 636/2 "Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şireketin, durumunu kanuna uygun duruma getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir." TTK 636/3 "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir."Haklı sebeplerin varlığında şirketin feshinin istenmesi durumunda yasal husumetin tüzel kişiliği bulunan ----- yöneltilmesi gerekir. Oysa somut olayda husumetin şirket ortaklarından olan --- yöneltildiği tespit edilmiştir. Davacı ile davalı ortakların dışında bir diğer ortak ise --------. Şirketin feshi durumunda ayrı tüzel kişiliği bulunan limited şirketi aleyhine dava açılması gerekirken şirket ortaklarından birine husumet yöneltilmesi yasal olarak mümkün olmadığından açılan davaın 6100 sayılı HMK'nun 114/1-d bendi uyarınca taraf sıfatı dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d bendi uyarınca taraf sıfatı dava şartı yokluğundan REDDİNE,
2-Alınması gereken harçlar peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca,
İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/10/2024