T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/189 ESAS
KARAR NO:2024/884
DAVA: Şirket Ortaklığın Tespiti, Alacak
DAVA TARİHİ: 13.03.2023
KARAR TARİHİ: 22.10.2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirket Ortaklığın Tespiti, Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;----yılında kurulan-------- kurulduğu, şirketin kurulumunda yer alan dört kişinin şirketin kurulumundan sonraki 20-25 yıllık büyüme ve gelişim sürecinde de yer aldığı, bu 4 kişiden ikisinin müvekkilleri ----- diğer ikisinin de şirketin ---- beri resmi olarak sahipleri görünen------ ----- olduğu, şirketin fikir, emek ve altyapı gereksinimi üç ortak olan ---------ait olmak üzere her birine %16,666 ortaklık payı verilerek aynı zamanda şirketin kurulması ve yürütülmesi için gerekli sermayeyi sağlaması konusunda taahhüt veren ---- %50 ortaklık payı verilerek ve ortaklar arasında bir sözlü mutabakat ile kurulduğu, şirketin kuruluşu esnasında öğrenci ve 20'li yaşların başında olan müvekkilleri ----- kendilerine güven konusunda hiç bir tereddüt duymadıkları ve abileri olarak konumladıkları, yol arkadaşları olarak gördükleri,-------kardeşlerin telkinleri ile resmi prosedürleri ----- bırakarak şirketin işletme ve yürütme faaliyetlerine odaklandıkları, -------şirketi kendi adlarına kurduğu, ortakları ------------- aralarındaki güven ilişkisini kullanarak haklarının kendilerinde saklı olduğunu sıklıkla dile getirerek şirket ortaklığını resmileştirmeyi öteledikleri, ilk yıllarda, yaklaşık beş yıla yakın bir süre şirket ciddi bir gelir elde edemediği, kazandıkları ile kendi ihtiyaçlarını ancak karşıladığı, ortaklarına da cüz-i miktarda proje bazlı ödemeler yaptığı, düzenli olarak 2002 Mayıs ayı itibari ile elden maaş verilmeye başlandığı, müvekkillerinin her ikisi de ---- gözde üniversitelerinden mezun--------- dönemde özel sektörde çok yüksek maaşlara çalışabilecek iken sadece hayatlarının temel ihtiyaçlarını karşılayacak kadar parayı kazanabilmiş ve bilgi birikimi, emek ve motivasyonlarını ortakları olduğu şirketin varlığı için harcadıkları, yirmi yıl boyunca ------ ortamda----- ortak olarak tanıttığı, ---- yılları arasında şirket üstün bir performans göstererek her yıl önemli oranda ciro ve kâr elde ettiği -------- şirketin ortak ve direktörleri pozisyonunda bulundukları ancak ---- şirketin ortaklarından müvekkili ----- yaşadıkları tartışmalar sebebiyle şirketten ayrılma kararı aldığı, ----- şirket içinde bir çok çalışana mobbing uyguladığı gibi uzun süredir mobbing uyguladığı----- dayanılmaz bir seviyeye ulaşmış ve------ mutabık olarak, ortaklık hakları saklı kalmak ve fakat çalışan olarak devam etmemek üzere ----şirketten ayrılıp akabinde ----gittiği, bu süreç içerisinde diğer müvekkili--------- şirkette kalarak çalışmalarına devam ettiği, şirketin borç yükünün ödenmesi için elinden gelen gayreti gösterdiği fakat şirket içerisinde yaşanan olumsuzluklar sebebiyle yönetici ve ortaklardan olan ----- araları ciddi manada açıldığı, ---- şirkette bir çok çalışana uyguladığı mobbingin benzerini müvekkili ------ uygulamaya devam ettiği, tarafların hem ticari hem özel hayatında yaşanan bu gerilimli durumlar müvekkilinin şirketin diğer ortaklarıyla birlikte iş yapmasını artık imkansız kılmış ve neticede 2021 yılında taraflar ortaklıktan kaynaklı bütün hak ve alacaklarının hesaplarını yaparak şirket ile ilişiklerini kesmek ve yollarına ayrı bir şekilde devam etmek kararı aldıkları, bu nedenle ---------güvendikleri ve sosyal hayattan tanıdıkları bir sektör profesyoneline ----------- taraflı bir rapor hazırlatmış ve şirketin değerinin çok çok altında bir meblağ ile ------ ortaklıktan ayrılmasını teklif ettikleri, davalı tarafça bu konuda müzakereler sonlandırılmış akabinde yaptıkları resmi başvurularda müvekkili ---- işçilik alacaklarının ödendiği fakat ----- herhangi bir ödeme yapılmayacağının belirtildiği, devamında yoğun çabalara ve davasız bir şekilde arabuluculuk yapma yönündeki gayretlere rağmen 2023 başı itibari ile gerekli delilleri temin eden müvekkilleri -------- yıla varan haklarını alabilmek için tüm yolları tüketip dava açmak zorunda kaldıklarını, bu zamana kadar şirketin zarar görmemesi adına hukuki bir girişimi uygun bulmayan müvekkillerinin, tamamen güven, samimiyet akrabalık ve eski bağlardan kaynaklı abilik kardeşlik hukukuyla başlayan şirket ortaklığı sürecinde haklarını elde edebilmek için bu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, yukarıda izah edilen ve resen gözetilecek sebeplerle; müvekkillerin şirket ortaklığının tespiti ile bu ortaklığın başta ------- olmak üzere ilgili yasal yerlere tescilini, müvekkillerinin ortaklık kapsamında hak etmiş oldukları sonradan artırılmak üzere şimdilik 100'er TL'den 200,00-TL kar payı alacağının davalıdan tahsilini, davalı şirketin işbu dava kapsamında mal kaçırma riskinin telafisi güç veya imkansız zararlara doğuracak olması sebebiyle başta şirkete ait gayri menkuller olmak üzere malvarlığının üzerine tedbir konulmasını, dava masrafları ve kanuni vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın, dava şartı yokluğundan reddi gerektiği, arabuluculuğun dava şartı usulüne uygun ifa edilmediği, davaya ilişkin zaman aşımı defi itirazlarının olduğu, HMK gereğince ön inceleme safhasında da dahil olmak üzere itirazının nazara alınarak davanın reddini talep ettikleri, davacıların iddialarını kabul etmemekle birlikte davacılar iddialarını ----- yılına dayandırdıkları, eldeki davanın -----tarihinde açılmış olması nedeniyle zaman aşımı defilerinin kabulü ile davanın reddi gerektiği, davacıların ----- tarihli dava dilekçesi ekinde sadece arabuluculuk son tutanaklarını sunduklarını fakat başkaca delil sunmadığı gibi dava dilekçesinde tanıklarını bildirmediklerini, ------ tarihli tensip zaptı gereğince davanın Basit Yargılama Usulüne göre yapılacağına karar verildiği, davacılar tarafından eldeki dosyada delil olarak ibraz edileceği belirtilen rapor, görüntü, e maillerin davacılar tarafından veya 3. Kişi tarafından oluşturulduğu, davacıların ibraz edeceğini iddia ettiği delillerde davalı müvekkili şirket ortaklarının sözlü veya yazılı bir beyanı olmadığı, davacıların dava dilekçesinin deliller bölümünde iddialarının haklılığını ispatlayabilecek yeterli bir delil sunamadığı, davacıların dava dilekçesinde yazmadığı ve sunmadığı delillerini bu aşamadan sonra ikinci delil listesi ile sunmasına muvafakatlerinin olmadığı, dava dilekçesinin HMK'nın emredici hükümleri gereğince usulüne uygun olmadığı, davacıların dava dilekçesinde "şirketin resmi sahiplerinin-----olduğunu, şirketin %50 ortaklık payının ---- olduğunu, kalan %50 ortaklık payının ---- ait olmak üzere %16,666 olduğunu, ----- adlarına kurduğunu, davacıların limitet ortaklığının tespiti ve tescili, davalı limited şirketinden ödenmeyen kar payının şimdilik ----- tahsili " dava ve talep ettikleri, davacıların -------- adına tescilini haksız ve kötü niyetli talep ettikleri, davacıların talebinde ortaklık payının oranını belirtikleri, bu sebeple davacıların ------ kısmi davaya konu edemeyecekleri, -------- tarafından kurulduğu, bugüne kadar iki kardeş tarafından yönetildiği, şirket ortakları-------- tarafından bugüne kadar 3. kişiye ortaklık payının devri vaadinde bulunulmadığı gibi, resmi veya yazılı bir satışta yapılmadığı, ---- de ibraz edilen----- incelendiğinde; davaya konu bu şirketin ----- kurucu ortaklar----- tarafından kurulmuş, şirket ticari ikametgahının ---- edildiğini, şirket kuruluş sermayesinin eski para ile 500.000.000 lira olduğu, sermayenin her birine 25.000.000 lira kıymetinde 20 adet hisseye ayrıldığı, 10 hissenin karşılığı 250.000.000 lira --------at olduğu tescil ve ilan edildiği, ------- şirket merkezinin yeni kiralanan---- değiştirildiğini, bu değişikliğin tescil ve ilan edildiği, ----------sermayesinin arttırıldığı, bu durumun tescil ve ilan edildiği, --- sermayesinin tadil edildiği, ---------sermayesinin ------ temsil edeceği, müdürlerin şirkette hizmet akdi ile bağlı olanları sınırlı yetkiye sahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları olarak atayabilir olduğuna ilişkin kararın tescil ve ilan edildiği, ---------- müdürlüğe seçildiği, ---- yetkilisi ticari temsilci olduğu, yukarıda ------ kayıtlarında eldeki davacı işçilerin iddialarının gerçek dışı olduğu ve hukuka aykırı olduğunun kanıtlandığı, davacı -------- tarihinde Pazarlama departmanında, pazarlama araştırma direktörü olarak çalışmaya başladığı, davacı ------ müvekkili şirkette anketörlük, uzman, direktör gibi değişik görevlerde, işçi olarak çalıştığını mahkeme huzurundaki yeminli ve imzalı ifadesinde kabul ettiği, davacı---- tarihinde açtığı --------- dava dosyasında olan ve ek-5' te ibraz edilen dava dilekçesinde "şirkette direktör olarak aktif çalıştığını -------tarihler arasında tam gün ve bilfiil çalıştığının tespitini" haksız ve kötü niyetli olarak talep ettiği, davacı---- şirketin kuruluş yıllarında --- öğrenci olduğu, davacı ----- müvekkili şirket bünyesinde anketörlükten başlayarak, direktör gibi değişik görevlerde işçi olarak ve---- görülen tarihlerinde çalıştığı, bu sebeplerle davacı tarafından -----tarihinden itibaren çalıştığına dair beyanlarının ----kayıtları, iş sözleşmeleri, işe giriş bildirgeleri, işten ayrılış bildirgeleri ve diğer belgelerle örtüşmediği dikkate alınarak yazılı delillere itibar edilmesi gerektiği, bu sebeplerle davacı---- iddialarının ve davasının reddi gerektiği, davacı ---- müvekkili şirkette ---- tarihinde bilgi sistemleri yöneticisi olarak çalışmaya başladığı, davacı -----------yıllarında ait bizzat davacı ------- imzalanmış, yıllık izin talep formlarında "şirketin personeli olduğu, pazarlama departmanında çalıştığı, proje direktörlüğü pozisyonunda çalıştığının çok açık olduğu, davacı -------- işçi olduğunu beyan etmiş hukuki süreçte işçilik alacakları için müvekkili şirket aleyhine hukuki süreç başlattığı, akabinde ihtiyari arabuluculuk kurumu ile işçi işveren ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkta ------ numaralı dosyada anlaşma sağlandığı, yukarıda izah edildiği üzere davacı ----- müvekkili şirket ile tek yasal bağı işçi - işveren ilişkisi olduğunu, bu sebeplerle davacı ------ iddialarının ve davasının reddi gerektiği, davacıların şirketin kuruluşunda ortaklık sıfatı bulunmadığı, davacılar ile müvekkili şirket ortakları --------------- arasında esas sermaye devrine ilişkin devir vaadi veya devre yönelik sözlü yada yazılı bir anlaşma olmadığı, davacıların hukuka aykırı tedbir talebine itiraz ettikleri, yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle, öncelikle davalı müvekkil şirketin mal varlıkları üzerine tedbir konulması talebinin reddine karar verilmesini, davacıların davasının usul itirazı değerlendirilerek usulden reddine karar verilmesini, davacıların davasının zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, davanın esasına girilerek tahkikat yapılması halinde ise cevap dilekçeleri nazara alınarak davacıların davasının esastan reddini, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin de davacı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;
Dava; davacıların pay sahibi olduğunu iddia ettikleri davalı şirket ortaklığının tespiti ve tescili ile şirket ortaklığından kaynaklı alacak davasıdır.Davacı vekili özetle; davalı şirketin ---- davacılar ----- dava dışı ---- tarafından kurulduğunu, kuruculardan ----------ortaklık payı verilmesi konusunda sözlü mutabakata varıldığını, resmi olarak dava dışı -------göründüğünü, şirketin kuruluşunda ve gelişip büyümesinde davacıların çok büyük emekleri olduğunu beyan ederek davacıların ortak olduğunun tespiti ile kar payı alacağının tahsilini dava ve talep etmiş; davalı vekili ise; davalı şirketin dava dışı ----- tarafından kurulduğunu, bugüne kadar iki kardeş tarafından yönetildiğini, şirket ortakları --------hiçbir zaman 3. kişiye ortaklık payının devri vaadinde bulunulmadığı gibi, resmi veya yazılı bir satış da yapılmadığını, davacıların iddialarının haklılığını ispatlayabilecek yeterli bir delil sunamadıklarını beyan ederek davanın reddini istemiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasına geçilmiş, taraf delilleri toplanmış,----- celp edilmiş, davalı şirketin kuruluşundan bu yana merkez ve şube adresi ile ortak ve yetkililerini gösterir şekilde ---- kayıt örnekleri ve davalı şirketin kuruluşundan itibaren ---- yayınlanan kararları celp edilmiş, davalı şirketin ve davalı şirket yetkililerinin banka hesabının bulunup bulunmadığı araştırılmış, davacıların ----- kayıtları celp edilmiş, bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır. Dava konusu uyuşmazlığın; davacıların davalı şirkette ortak olup olmadıkları, ortak iseler ödenmemiş kar payı alacaklarının bulunup bulunmadığı, davalının talep edilen alacaktan sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise ne şekilde sorumlu olduğu, faizin başlangıcı ve türü noktasında toplandığı anlaşılmıştır.---- sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının ----- olduğu, davacının ---- yılına kadar davalı şirkette çalıştığını beyan ederek, ödenmeyen veya eksik ödenen sigorta primlerini talep ettiği anlaşılmıştır.---- sayılı dosyasının 3 celsesinin incelenmesinde; davalı----tanığı olarak dinlenen --- davalı şirkette ------- yılından bu yana ve hala çalışıyorum. Anketörlükten başlayarak uzman, yönetici, direktör gibi değişik görevlerde, bütün süreçlerde görev eldıktan sonra şu anda direktör olarak çalışıyorum. Huzurdaki davacıyı bu nedenle tanıdım. Çalıştığım bir süreç içersinde davacının bir dönem yöneticiliğini de yapmıştım. Davacının işe ne zaman başladığını hatırlamıyorum ancak ben 2012-2014 yılı sonu arası saha yöneticisi olarak görev aldığım dönemde davacı ile çalışmıştım. Başladığında davacı projeleremize destek veren bir arkadaştı. Hatırladığım kadarıyla davacı 2014 yılının başında Şubat yada Mart ayı içinde ayrıldı. Davacı benden önceki dönemde ve benimle birlikte ise ilk zamanlar bağımsız olarak çalışıyordu. O zaman yaptığı iş kadar ücret alıyordu. Bağımsız ve proje bazlı çalıştığı için sigortası yoktu. Davacının bana sorduğunuz şekilde bir terör olayına maruz kalıp kalmadığını bilmiyorum bağımsız çalışmasının sigortalı çalışmaya dönüşmesinin nasıl bir sebebe dayalı olduğunu bilmiyorum ancak davacının sigortaılı olması için benim çok uğraştığımı biliyorum. Davacı bağımsız çalıştığından seçici davaranarak yüksek kazanç elde edebileceği projeleri kabul edip diğerlerini kabul etmediği için şirket açısından verimli olmuyordu. Bu nedenle bağımsız çalışmayı tercih eden davacı sigortalı ve sabit ücretli yapmak için kendisini ikna edebilme yönünden çok uğraştığımı biliyorum. Mesela davacının görev ıaldığı proje ile ilgili yerde başka projeler gündeme geldiğinde başka anketörleri orada görevlendirme mecburiyeti doğduğu için hem operatif olarak hemde mali açıdan bu durum şirketin aleyhine olduğundan davacının bağımsız çalışmadan sabit ücretli çalışmaya geçmesi için ben çok uğraştım. Bu şekilde 2012 yılının ortası yada başlarında davacıyı sigortalı ve sabit ücretli yaptık. Aldığı ücret hakkında şu anda hatırlayamıyorum. Ancak bağımsız çalışmasına nazaran ücretinin azaldığını söyleyebilirim. Ayrıca bağımsız çalışıldığında kendisine daha çok zaman kalıyordu. Detayını hatırlamıyorum ama davacının herhalde kızı ile ilgili bir ödeme planı vardı. O nedenle ek iş de yapmak istiyordu. İkna sürecinde böyle bir ihtiyacı olduğunu öğrenmiştim. Bu nedenle davacının ek iş yaptığını da biliyorum. Bağımsız çalıştığında başka işlerde yaptığını biliyorum. Ancak sigortalı olduktan sonra söz konusu başka işlere devam edip etmediğini hatırlamıyorum, bana gösterip sorduğunuz A işaretli belge şirket tarafından verilen bir belgedir. -------- şirket olarak etik ve kalite yönünden taahhüt etütiğimiz normllar gereği görevlinin çalışmasına başlamadan önce kendisini tanıtması gerektiği için bu amaçla söz konusu görev belgesi verilmektedir . Böyle bir belge bağımlı veya bağımsız çalışan herkese verilmektedir. Şuanda 100 e yakın çalışan vardır. Bu sayının dava konusu dönem ve değişik tarihlerde kaç olduğunu bilemem ..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 12/04/2024 tarihli raporda özetle; "...Davacılar ve davalı şirket ortakları arasında TK 595/I’e uygun bir pay devir vaadi bulunmamaktadır. Bununla birlikte, ortaklık raporunda, şirket yönetiminin kuruluş esnasında ---- %12,5, ...’ya %12,5 ortaklık taahhüdü olduğunun, ortaklardan --- şirketteki payının %50, ----- payının % 25 olduğunun belirtilmesi, yine şirket ortaklarından
----tarihinde davacı ------ gönderdiği mailde “Sen bu şirketin 4 ortağından birisin” ifadelerini kullanması, şirkete ait yıllık değerlendirme ve faaliyet sunumlarında davacıların işe başlama yıllarının 1998 olarak gösterilmesi, davacılara şekle uygun olmasa da pay devri vaadinin yapıldığını göstermektedir. TK 595/I’e uygun bir pay devir vaadinin olmadığı, şekle aykırılık iddiasının hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırılık teşkil ettiği ve pay devir vaadinin geçerli olarak kabul edilmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu..." şeklinde kanaat bildirdikleri görülmüştür.Ticaret sicil kayıtlarına göre; dava konusu şirketin son tescilini 23/08/2022 tarihinde yaptırdığı,------ tarihinde kurulduğu, şirketin sermayesinin eski parayla 500.000.000 lira olduğu, sermayenin her birine 25.000.000 lira kıymetinde 20 adet hisseye ayrıldığı, 10 hissenin karşılığı------- ait olduğu, davalı şirketin kuruluşunda ilk 25 yıl için şirket müdürü olarak ----seçildikleri ve şirketi münferit imza ile temsil ve ilzam yetkisi verildiği; ---- gelen yazıya göre, davacı ---- davalı şirkette ---- tarihine kadar --------- kodlarında sigortalı olarak çalıştığı, davacı --- davalı şirkette------ tarihine kadar ------------kodlarında sigortalı olarak çalıştığı görülmüştür.TTK'nın 593.maddesine göre; "(1) Esas sermaye payının şirketçe iktisabına ilişkin 612 nci maddenin ikinci fıkrasında öngörülen hâller dışında, esas sermaye payı, ortaklar arasındaki devirler de dâhil olmak üzere sadece aşağıdaki hükümler uyarınca devredilebilir ve miras yoluyla geçer. (2) Esas sermaye pay senetleri ispat aracı şeklinde veya nama yazılı olarak düzenlenir. Ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerinin, ağırlaştırılmış veya bütün ortakları kapsayacak biçimde düzenlenmiş rekabet yasağının ve şirket sözleşmesinde öngörülmüş önerilmeye muhatap olma, önalım, geri alım ve alım haklarının, bu senetlerde açıkça belirtilmesi gereklidir. "
TTK'nın 595.maddesine göre; "(1) Esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır. Ayrıca devir sözleşmesinde, ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri; rekabet yasağı ağırlaştırılmış veya tüm ortakları kapsayacak biçimde genişletilmiş ise, bu husus, önerilmeye muhatap olma, önalım, geri alım ve alım hakları ile sözleşme cezasına ilişkin koşullara da belirtilir. (2) Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur."Limited şirket payını devir vaadi kanunda geçerlilik şekline bağlanmıştır. TK 595/I’e göre, esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılmalı ve tarafların imzaları noterce onanmalıdır. Tüm dosya kapsamına göre; davacılar ve davalı şirket ortakları arasında TK 595/I’e uygun bir pay devir vaadi bulunmadığı, ----- kayıtlarına göre davacıların davalı şirkette sigortalı olarak çalıştıkları, dosya içerisine celp edilen----- dosyasının incelenmesinde; davacı --- davalı---- yılına kadar çalıştığını beyan ederek, ödenmeyen veya eksik ödenen sigorta primlerini talep ettiği; ----sayılı dosyasının 3 celsesinde davalı ---- olarak dinlenen ----- davalı şirkette anketörlükten başlayarak uzman, yönetici, direktör gibi değişik görevlerde çalıştığını, halen direktör olarak çalışmaya devam ettiğini beyan ettiği, davalı şirketin ----- tarihinde kurulduğu, şirketin sermayesinin eski parayla 500.000.000 lira olduğu, sermayenin her birine 25.000.000 lira kıymetinde 20 adet hisseye ayrıldığı, 10 hissenin karşılığı 250.000.000 lira ---- 250.000.000 lira ----- ait olduğu, davalı şirketin kuruluşunda ilk 25 yıl için şirket müdürü olarak----------seçildikleri ve şirketi münferit imza ile temsil ve ilzam yetkisi verildiği, devir taahhüdünün şekle uygun olmadığı, iddiaların mail ve mesaj çıktıları ile ispatlanamayacağı anlaşılmakla, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 427,60-TL karar harcının, davacılar tarafından yatırılan 179,90-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 247,70-TL'nin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacılar tarafından yatırılan 179,90-TL peşin harcın davacılar üzerinde bırakılmasına,
4-Davacılar tarafından başvuru harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 8.365,00-TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından vekalet harcı olarak sarf edilen 51,20-TL yargılama giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
6-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 200,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------------ bütçesinden ödenen her bir arabuluculuk dosyası için 1.560,00-TL olmak üzere toplam 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---------Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.22.10.2024