T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/238 ESAS
KARAR NO:2024/880
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30.03.2023
KARAR TARİHİ: 22.10.2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; öncelikle kambiyo senetlerinden dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti için açılan bu menfi tespit davası dava şartı arabuluculuk kapsamında olduğu için dava açmadan önce arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, anlaşamama sonuçlu arabuluculuk son tutanakları dava dilekçesi ekinde sunulmuş olduğunu, davalı---- davacı -------- işyerinde çalışmakta iken, davacının işyerini kapatarak faaliyetine son vermesi nedeniyle hak kazanılan kıdem, ihbar ve tüm işçilik hakları için 75.000,00-TL ödenmesi konusunda mutabık kaldıklarını ve 20.000,00-TL peşin ve kalan 55.000,00-TL borç içinde otuz iki ay taksitle ödenmesi konusunda anlaşma yaptıklarını ve bu taksitler için otuz iki ayrı bono düzenlenmiş olduğunu, yine işyerinin diğer çalışanları davalı---- davalı ------ de aynı şekilde ve aynı şartlarla anlaşma yapıldığını ve bu kişiler içinde 20.000,00-TL peşin ödeme yapıldıktan sonra, kalan işçilik hak ve alacakları için otuz iki ayrı bono düzenlendiğini,------ 60.000,00-TL olarak hesaplandığından bu kişinin aylık bono ödemeleri diğerlerinden farklı olarak 1.875,00-TL olarak belirlendiğini ayrıca otuz iki eşit taksite bölünen 55.000,00-TL ------ 55.000,00-TL ----- 60.000,00-TL ----- olmak üzere toplam 170.000,00-TL işçilik alacaklarını teminat altına almak için davacıya ait taşınmaz üzerine -----yevmiye sayısı ile----- lehine ipotek tesis edilmiş olduğunu,-----düzenlenen bonoların; ilk bono 15.04.2020 vade tarihli ve takip eden her ayın onbeşinde ödenecek şekilde düzenlendiğini, her biri ------- tanzim tarihli otuz iki adet bono,-------- düzenlenen bonoların; ilk bono ------- vade tarihli ve takip eden her ayın yirmibeşinde ödenecek şekilde düzenlenmiş, her biri ---- tanzim tarihli otuz iki adet bono, ----- adına düzenlenen bonoların; ilk bono------ vade tarihli ve takip eden her ayın yirmisinde ödenecek şekilde düzenlenmiş, her biri ---- tanzim tarihli otuz iki adet bonolar olduğunu, dava konusu bonoların, müvekkili----ve müvekkilinin oğlu --------aşağıda belirtilen hesaplarından, yine davalıların belirtilen hesaplarına aylık düzenli olarak ödenmiş olduğunu, ödeme dekontlarının mevcut olduğu gibi belirtilen hesapların incelenmesinden de ortaya çıkacağını, ilgili hesapların -----------hesaplar olduğunu, dava konusu bono bedelleri ödenmiş olduğundan borç sona ermiş olup bonoların iade edilmesi gerektiğini ancak tüm taleplere rağmen davalıların bono asıllarını iade etmediklerini, bonolar geri verilmediği gibi tüm borç için teminat olarak verilen ipotek içinde kötü niyetli olarak icra takibi başlatılmış olduğunu, müvekkili tarafından davalılara işçilik alacakları için verilen toplam170.000,00-TL bedelli doksan altı adet bonodan dolayı borçlu bulunmadıklarının tespiti ve yapılması muhtemel icra takibinin durdurulması için işbu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, öncelikle dava konusu bonolardan dolayı icra takibi başlatılmadığından İ.İ.K. nun 72/2. Maddesine göre yapılması muhtemel icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin davalılardan -----her biri ---- olmak üzere otuz iki adet ve toplam --- davalı----- her biri ---------- olmak üzere otuz iki adet ve toplam ------ olmak üzere otuz iki adet ve toplam ---- olmak üzere dava konusu toplam----bedelli doksan altı adet bonodan dolayı borçlu bulunmadığının tespitini, davalıların haksız ve kötüniyetli olması sebebiyle, müvekkilin uğradığı zarar karşılığında davalı -------- üzerinden %20'den az olmamak üzere tazminat ödenmesini, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasını, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin de her bir davalı için dava miktarı oranında yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sözünü ettiği bonoların müvekkillerde olduğuna ilişkin herhangi bir delil dosyaya sunulmadığı halde, anlaşılmaz bir şekilde müvekkillerine karşı borçlu olunmadığının tespiti talepli olarak huzurdaki davanın açılmış olduğunu, davacının bu davayı niye açtığını açıklayamadığını ve üstelik buna delil olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibi dayanak gösterdiğini ancak bu takibin konusunun tamamen farklı olduğunu, bu ipoteğin bu borca ait olduğuna ilişkin bir delil de sunulmamış olduğunu, dava açmakta hukuki yararı olmayan davacının bu davayı açma amacının dahi belli olmadığını, ödeme iddiası ile açılan davada senelerin kendisinde olup olmadığının da tespit edilemeyeceğinin izahtan vareste olduğunu ayrıca davacının borcunu vadesinde ödemediğini, hep geciktirdiğini, tüm bu sebeplerle davanın reddini, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; henüz icra takibine konmayan 96 adet bonoya ilişkin 'ödeme iddiasına dayalı' açılan menfi tespit davasıdır.Davacı vekili; davacının iş yerinde çalışan davalılara, işten ayrılırken, işçilik alacaklarından ötürü davaya konu edilen bonoların verildiğini, dava konusu bonoların bedelleri ödenmesine rağmen, davalıların bono asıllarını iade etmediklerini, bonoların takibe konu edilmeleri ihtimali bulunuğunu beyan ederek, 96 adet bonoya ilişkin borçlu olunmadığının tespitini dava ve talep etmiş; davalılar vekili ise; davacının borcunu vadesinde ödemediğini, bono asıllarının davalılarda olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, dava konusu senetlerden kaynaklanmayan ancak dava dilekçesinde bahsedilen icra dosyası celp edilmiş, bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının davaya konu bonoların karşılığını kısmen veya tamamen ödeyip ödemediği, bu bonolar yönünden davalılara kısmen veya tamamen borçlu olup olmadığı, davaya konu bonoların teminatı olarak davacıya ait taşınmaz üzerinde ipotek tesis edilip edilmediği noktalarında ihtilaf bulunduğu anlaşılmıştır.------ sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; alacaklının dosyamızın davalılarından ---- borçlunun dosyamızın davacısı------olduğu, alacaklının 170.000,00-TL alacağın tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlattığı, takibin dayanağı olarak ----- yevmiye nolu ipotek senedinin gösterildiği, ipotek senedinde dava konusu bonolardan bahsedilmediği anlaşılmıştır.----- sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; davacı---- karşı, şikayet yoluna başvurduğu, ------ sayılı dosyasında,-------- tarihli tensip kararının iptaline, İİK.nun 150/c mad.ne göre konan satışa arz şerhinin kaldırılmasına karar verilmesini dava ve talep ettiği; mahkemenin 31/12/2022 tarihli kararı ile "...Somut olayda; tapu kaydı incelendiğinde ipotek süresinin ----- olmasına rağmen 25.07.2022 tarihinde icra takibinin başlatıldığı, yukarıda madde metninde de açıkça belirtildiği üzere sürenin sona ermesinden itibaren 30 gün içinde takibin başlatılması gerektiği, ipotek süresi dolmadan takibe başlanılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, nitekim icra müdürlüğü tarafından da süre dolmadan takibe başlanması nedeniyle ödeme emrinin tebliğe çıkarılmadığı, ayrıca takip talebi incelendiğinde takip talebinde takip yolu olarak "ipoteğin paraya çevrilmesi" talebi olmayıp "haciz" yolunun seçildiği, bu kapsamda da usulüne uygun olarak başlatılmış, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibin söz konusu olmadığı, bu takip nedeniyle icra müdürlüğü tarafından tapu kaydı üzerine İİK 150/c şerhinin işlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu kanaatine varıldığından, icra müdürlünün borçlunun 150/c şerhinin kaldırılması talebini kabul etmesi gerekirken talebin reddine dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmış, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerektiği takdir edilmiştir..." gerekçesiyle şikayetin kabulüne karar verdiği, kararın istinaf edildiği anlaşılmıştır.Davacının ödeme iddiasına konu dekontlar ilgili bankadan celp edilerek dosya bilirkişiye verilmiştir.
Bilirkişinin 25/07/2024 tarihli raporunda özetle; "...Davacı ---- tarafından Davalılar ------ hak kazanmış oldukları İşçilik ve Tazminat Alacakları karşılığı keşide edilmiş olunan 96 adet bononun, banka aracılığıyla ve bono vadeleri ay olarak belirtilmek suretiyle tamamen ödenmiş ve davalıların hesaplarına geçmiş oldukları tesbit edilmekle..." şeklinde kanaat bildirdiği görülmüştür.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).
İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Menfi tespit davasında, davalının alacağı kambiyo senedine dayanıyorsa ispat yükü senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer.-------Usul hukukumuzda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kabul edilmiştir. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, HMK'nin 201.maddesinde düzenlenen miktardan az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir.------------Somut dosya bakımından değerlendirme yapıldığında; davacı henüz takibe konu olmayan ve işçilik alacakları nedeniyle davalılar lehine düzenlediği bonoların bedellerini ödediğini iddia etmiş, davalı ise ödemelerin gecikmeli yapıldığını ve senet asıllarının kendilerinde olmadığını beyan etmiştir. Taraflar arasında bonoların davacı tarafından düzenlendiği ve davalılara verildiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığından, davacı ödeme iddiasını ispat emelidir. Davacının iddiası doğrultusunda ödemeye konu dekont asılları istenmiş, bilirkişi incelmesi sonucunda, davacı ----- tarafından, davalılar-------- düzenlenen 96 adet bononun, banka aracılığıyla ve bono vadeleri ay olarak belirtilmek suretiyle tamamen ödendiği ve davalıların hesaplarına geçmiş olduğu, bu itibarla davacının davaya konu bonolar yönünden borçlu olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş; dava konu bonoların ipotek senedine ve------ Esas sayılı dosyasına konu edilmediği anlaşılmakla, kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KABULÜ İLE;
-Davacının;
*Davalı--------lehine düzenlediği her biri 1.720,00-TL bedelli 32 adet bono;
*Davalı ------lehine düzenlediği her biri 1.720,00-TL bedelli 32 adet bono;
*Davalı --------- lehine düzenlediği her biri 1.875,00-TL bedelli 32 adet olmak üzere toplam 170.000,00-TL bedelli dava konusu 96 adet bonodan ötürü borçlu bulunmadığının TESPİTİNE,
2-Bonoların takibe konu edilmemesi dikkate alınarak kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 11.612,70-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 2.903,18-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 8.709,52-TL'nin davanın kabul ret oranına göre; 5.639,67-TL'sinin davalılar ----- müştereken ve müteselsilen, 3.069,85-TL'sinin davalı----- tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 2.903,18-TL peşin harcın davanın kabul ret oranına göre; 1.879,89-TL'sinin davalılar---- müştereken ve müteselsilen, 1.023,29-TL'sinin davalı-------- alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 2.430,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 1.573,50-TL'sinin davalılar---- müştereken ve müteselsilen, 856,50-TL'sinin davalı----- alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalılar tarafından vekalet harcı olarak sarf edilen 86,40-TL yargılama giderinin davalılar üzerinde bırakılmasına,
7-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davanın kabul ret oranına göre; 19.425,88-TL'sinin davalılar ----- müştereken ve müteselsilen, 10.574,12-TL'sinin davalı--------- alınarak davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------ bütçesinden her bir arabuluculuk dosyası için ayrı ayrı ödenen 3.120,00-TL toplam 9.360,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
9-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde---------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.22.10.2024