T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
-GEREKÇELİ KARAR -
ESAS NO: 2015/332
KARAR NO: 2019/435
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 27/02/2015
KARAR TARİHİ: 21/05/2019
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle;30/03/2012 günü ----------- uyruklu sürücü----------- nın sevk ve idaresindeki ------- plakalı ------ yolcu otobüsü ile seyir halinde iken yorgunluk ve dikkatsizlik nedeni ile sevk ve iadesindeki aracı hava, yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara göre sevk ve idare etmeyerek aniden frene basması sonucu aracı kaydırıp direksiyon hakimiyetini kaybederek bariyere çarpması sonucunda otobüste bulunan dört kişinin ölümüne ve yirmi iki kişinin yaralanmasına sebebiyet verdiği, meydana gelen kaza esnasında araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacı ...' nın eşi --------------ın ise annesi ------ annesi----- ve babası ---- nin vefat ettiğini, destekten yoksun kalma tazminatının amacının destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumların korunması olduğunu, doğuştan engelli------- tüm desteğini anne ve babasından almakta iken anne ve babasının kazada kaybettiğini, ---- vefatıyla davacı ...' nın geçim sıkıntısına düştüğünü, davalı şirket tarafından davacı ...'ya ödeme yapılmış ise de bu ödemenin davacının mağduriyetini kaşılamadığını beyan ederek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için şimdilik 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 1.500,00 TL nin davacı ... yönünden davalı şirkete başvuru tarihinden itiaren 8 iş günü sonrasından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte diğer davacılar için kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini karar verilmesini talep etmiştir
Davalı vekili verdiği cevap dilekçesinde özetle;kazaya karışan---------- sayılı --------------- plakalı otobüsün davalı şirket tarafından---- başlangıç ve bitiş tarihli -------- nolu zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası olduğunu, dava konusu talepler yönünden davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, buna rağmen davacı ... ile ------------ davalı şirkete başvurusu üzerine davalı şirket tarafından -------- nolu hasar dosyası açıldığını, hesaplanan 78.042,00 TL tazminatın kendilerine ödendiğini, ödemenin davalı şirket tarafından sehven yapıldığını, ödemenin sehven gerçekleştiğinin farkedilmesi üzerine --- Hesabına rucu edildiğini, rucu işlemi akabinde davalı şirket tarafından davacıya sehven ödenen miktarın -----Hesabından tahsil edildiğini, davacıların bakiye zararlarından----- hesabının sorumlu olduğunu, davacı ---- nin ise davadan önce davalı şirkete başvuruda bulunmadığını, dava konusu olay bakımından zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı olan davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu otobüsün KTK kapsamında taşıma yaptığını, öncelikli olarak Zorunlu Taşımacılık Sorumluluk Sigortacısının sorumlu olduğunu,kazaya karışan otobüsün zorunlu taşımacılık sorumluluk sigortası bulunmadığının tespiti halinde ise iş bu dava konusu talepler yönünden ------ Hesabının sorumlu olacağını, sorumluluk sigortası bakımından Uluslararası Sözleşmenin 20/B maddesi uyarınca her iki akit tarafta yürürlükte bulunan kanuna uygun sigorta yaptırılması gerektiği hüküm altına alınmış olmakla ülkemizde yürürlükte olan KTK uyarınca taşımacıların yolculara gelecek bedeni zararlar için Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortasını yaptırmak zorunda olduklarını, kaza sonucu meydana gelecek zararların öncelikle Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortasından karşılanması gerektiğini, sigorta limiti üstünde olup da karşılanmayan zararlar var ise Zorunlu Mali Mesuliyet sigortasından karşılanması gerektiğini, kazaya karışan otobüsün zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk sigortasının bulunmaması nedeni ile Güvence Hesabının sorumlu olduğunu, davacının avans faiz talebinin hatalı olduğunu, ancak yasal faiz talep edilebileceğini, işlemiş dönemin dava tarihi ile hüküm tarihi arasındaki ortalama tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, işleyecek dönem için ise hüküm tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini davanın reddine karar verilmesini savunmuştur
İNCELEME VE GEREKÇE: Talep;Tazminat (Rücuen Tazminat) istemine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine mahkememizde açılan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının devam eden yargılaması sırasında; davacı vekilinin 21/05/2019 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiğini bildirdiği, davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat etme yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
Davalı vekilinin 02/05/2019 tarihli dilekçesinde ibraname ve feragatname sunumu ile davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür
Davadan feragat HMK mad. 307. Uyarınca davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragatın hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. HMK md. 311 uyarınca feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Bu doğrultuda davacı vekilinin mahkememizde açılan davadan feragat ettiği anlaşılmakla açılan davanın feragat nedeniyle reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşagıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın davasının FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE,
2-Feragatın ilk celseden önce yapıldığı anlaşıldığından Harçlar Kanunun 22. Maddesi uyarınca alınması gereken 29,60 TL karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak yatırılan 27,70 TL harçtan mahsubu ile eksik alınan 1,9 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Yapılan masrafların masrafı yapan taraf üzerinde bırakılmasına,
4-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa veya ahzu kabza yetkili vekillerine iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair tarafların yokluğunda karar verildi.