T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/292 Esas
KARAR NO: 2021/1053
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 27/10/2014
KARAR TARİHİ: 07/10/2021
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız -----tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
I.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; davalı ---------- dava dışı ------ olay tarihinde davadışı sürücü ---- sevk ve idaresinde seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde;davacının olay yerinde kaza yapan davadışı sürücü---etmek için aracından indiği; bu sırada davalı ------ davacıya çarptığı; olayda davacının yaralandığı; davacının yaralanması nedeniyle malul kaldığından bahisle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.000,00 TL maddi tazminatın davalı şirketin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ll. SAVUNMA:
Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin sorumluluğunun sigorta poliçesi kapsamında kendi sigortalısının kusuru oranında zarar görenin uğradığı gerçek zararın tazmini noktasında bulunduğunu; bu nedenle davacının maluliyet oranının tespitinin gerektiğini; ayrıca, davalı şirketin temerrüte düşürülmediğini bu nedenle faiz talep edilemeyeceğini; açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesini; talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:
Mahkememizin,---- kararıyla; yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre olayın meydana gelmesinde ---- %50 oranında ve --- plaka sayılı aracın sürücüsü --- %50 oranında kusurlu bulunduğu; sürücü ---kusursuz bulunduğu, davacı--- kazaya bağlı meslekte kazanma gücündeki azalma oranının olay tarihindeki yaşına göre %81 olarak bulunduğu; tıbbi iyileşme süresinin 1 yıl olduğunun saptandığı; davacının geçici iş göremezliği (12) aylık tıbbı şifa süresinde uğradığı kazanç kaybının 8.520,00 TL olduğu, davacının olay tarihinde kendi nam ve hesabına çalışan olduğundan mükerrerlik teşkil eden indirim nedeninin varlığının oluşmadığı, geçici iş göremezlik zararlarının poliçenin tedavi giderleri teminatına dahil olduğu, davacının, çalışma gücünden %81 eksilme meydana gelmesi sebebiyle, davalının kusur oranına isabet eden tazmin borcunun kaza tarihinde cari poliçe limitini aştığının saptandığı; davalının, poliçe kapsamında bedensel zararlar halinde azami tazminat tutarı 225.000,00 TL ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğu ve davacı yönünden de mükerrerlik teşkil eden indirim nedeninin varlığının bulunmadığı , birden çok kimsenin neden olduğu zararda, davalı/zarara uğrayan zararın tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı dava ile isteyebileceği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 225.000,00 TL sürekli iş göremezlik/maddi tazminatın,(Poliçe Genel Şartlarına göre, davacının davalıya tazminat ödenmesi hususunda talep ve belgeleri sunarak/tebliğ ettiği ve davalının, ---- tazminat hesap raporu aldığı, bu tarihten (8) iş günü sonrasında usulen temerrüte düştüğü kabul edilerek) --- temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, dair verilen kararın istinafı üzerine,
---- Mahkemesinde yürütülen yargılamada alınan -- tarihli raporunda davacının %50 oranında kusurlu olduğunun beyan edildiğini ileri sürerek ---- oluşturulacak heyetten rapor alınmasını talep ettiği, kusur raporları arasında çelişki bulunduğundan davalı vekilinin yeniden rapor alınması talebinin kabulü gerekirken kusur yönünden çelişki giderilmeden karar verildiği, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin kabulü ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
-------- oluşturularak kusur raporları arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce oluşturulan bilirkişi heyetinden;
Mahkememizce ----- plaka sayılı araç sürücüsü----- %50 oranında kusurlu olduğu, davacıya ise herhangi bir kusur atfedilmediği,
---- yürütülen yargılamada alınan--- plaka sayılı araç sürücüsü--- plaka sayılı araç sürücüsü---- tali kusurlu, davacı (yardım eden) --- kusurlu olduğu,
Belirtilen raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi istenmiştir.
17.05.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Dosya kapsamındaki belgeler ve içerdikleri bilgilerden, özellikle de kaza tespit tutanağı ve kazaya karışan araç sürücülerinin ifadelerinden, davaya esas olay sürecinde, iki farklı kaza meydana geldiği, her iki kazanın da,------ --- doğru ilerlediği ------ üzerinde ----- bir kesminde meydana geldiği, bu bağlamda, ilk kazanın; sürücüsü ----açıkça fade ettiği üzere, yönetimindeki ------- kaybetmesi ve --- çarparak yol üzerinde derlediği şerit üzerinde durması ile sonuçlanan kaza olduğu, İkinci kazanın ise; ilk kazayı yapana --- amacıyla -------- kaza yapmış araçla aynı yönde aracın ilerisinde yol kenarında durduran---mahallinde---- bulunduğu sırada--- yönüne doğru gelen sürücü ---- plaka sayılı çekicinin çarpması sonucu meydana geldiği, söz konusu olay sürecindeki ilk kazada, --- plaka sayılı aracı üzerindeki denetimini kaybettiğini ifade eden sürücü --- dosya kapsamındaki bilgiler ışığında, kusur atfetmenin uygun olduğu,
Söz konusu olay sürecindeki ikinci kazanın ise, ilk kaza sonrasında olay mahallinde güvenliği sağlamak amacıyla gerekli uyarı tedbirlerinin alınması sürecinde gerçekleştiği, gerek ilk kazaya karışan ---, gerekse tedbir almaya, aracındaki ----ifadelerinde oldukça açık olduğu, ikinci kazaya karışan --- plaka sayılı çekici aracın sürücüsü ---- ise; gerek olay--- olaya dair açılmış farklı davalar kapsamında beyanlarında, yol üzerindeki şahısları son anda fark ettiğini ve aracını fren yapmasına karşın çarpışma olmaksızın durduramayacağını anladığını açıkça ifade ettiği, bir bağlantı yolu özelliğinde olan bir yolun,---------- bulunan bir--- üzerinde ve yüklü olarak ilerlemekte olduğu sırada aracının fren tedbirine başvurmasına karşın durduramayacağını bilmesi, ---- sürücüsünün aracının hızını, mevcut yol ve --- gereğine göre uyarlamadığı görüşü oluştuğu, ayrıca ---- yoldaki şahısları sor anda fark ettiğini belirtmesi de, yolun, hızını azaltma yönelik özellikli bir kesimi içerisindeki sürüşü esnasında yeterli dikkati vermediği kanısı oluşturduğu, dolayısıyla, sürücü -------, söz konusu olay sürecindeki ikinci kazada birinci derecede kusurlu sayılması uygun olduğu, ikinci kazada yaralanan ve aracını nizami biçimde durdurarak--yönelik uyarı tedbiri alınmasına yardımcı olmak amacıyla bulunduğu anlaşılan ---- sonrası kaza mahalline yönelik uyarı tedbiri almak amacıyla --- söz konusu olay sürecindeki ikinci kazada herhangi kusur atfedilmemesi uygun olmadığı belirtildiği,
Mahkememizce yukarıda ayrıntıları verilen değerlendirmelerin yerinde görüldüğü, böylelikle raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği ve davalının tamamen olayda kusurlu olduğu anlaşılmakla, bu sebeple davanın kabulüne karar verilerek bu cihette hüküm tesis edilmiştir.
IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
225.000,00 TL sürekli iş göremezlik/maddi tazminatın --- temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan ---- peşin harç ile 759,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 14.585,55 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan ----- ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 784,20 TL harç ile 3.830,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.