T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/392 Esas
KARAR NO:2023/1030
DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:22/04/2022
KARAR TARİHİ: 07/12/2023
------- adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ----- Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.DAVA:Davacı vekili; davacı, dava dışı ------- süresiz iş akdi ile çalışmaya başladığını, ancak davacının iş akdinin haklı ve geçerli bir sebep olmaksızın feshedildiğini, bu nedenle alacakların tahsili için dava ikame edildiğini ancak alacakların kesinleştiğini, davacıların toplam alacaklarının 1.372.241,19 TL olduğunu, ancak dava dışı ------------- hiç bir tahsilat yapılmadığını, ortakları bu şirketi gözden çıkarıp iş bu davada taraf olan 2 şirket üzerinden ticaretlerine devam ettiklerini, işçiler şirket ortakları alacakları için kendi şirketlerine icra takibi başlattıklarını, şirketin tüm mal varlığını haczedip şirket araçlarını satışa çıkardığını, dava dışı şirketin işçileri haksız olarak işten çıkardığını, kesinleşen alacaklara ilişkin icra takibi de başlatıldığını ancak herhangi bir tahsilat yapılmadığını, ancak şirketin kurucuları kendi alacaklarını tahsil etmek amacıyla icra takibi başlatıldığını ve kendi alacaklarının garanti altına aldıklarını, bununla birlikte davalı ------- ve dava dışı ---------- bedelli icra takibi başlatıldığını, planlı şekilde takipler başlatıldığını ve davacı işçiler zor durumda kaldığını, dava dışı şirketi ile diğer davalıların gerçekte aynı kişiler olduğunu, alacağın tahsili için dava açılmasının zaruri olduğunu, bu nedenle zor durumda olan davacılar adına adli yardım taleplerinin kabul edilmesini, kesinleşen mahkeme kararları uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesini ve davanın kabul edilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP:Davalı vekili; davacı tarafça, davalı aleyhine açılan iş bu davada, yasal zorunluluk olan arabuluculuk şartı yerine getirilmediğini, davacı tarafça, davalı -------- Aleyhine evveliyatta açılan ve kesinleşmiş, İş Davası ve İcra Takibi başlatıldığını, huzurda ki davanın derdest dava ve talep olması ve hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddinin gerektiğini, davalı ----- diğer davalı----------- ayrı tüzel kişiliklere sahip, işletmeler olduğunu, davacı tarafın alacağını tahsil etmediği / edemediği beyanının gerçek olmadığını, davanın reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılması talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava konusu davalı şirketler arasındaki organik bağın tespiti ile davalı şirketlerin borcun tamamından sorumlu olduklarının tespiti ve icra dosyasına borçlu olarak kaydedilmesi talebine ilişkindir.Davacının işçilik alacakları için------- Sayılı dosyası ile verilen ilam dava dışı ------ kesinleşmiş ve --------dosyası ile icra takibi başlatıldığı, dava dışı bu şirketin davalı şirketlerle danışıklı takipler yapıp yapmadığı, dava dışı ------- diğer davalılar gerçekte aynı şirketler olup olmadığı, şirketlerin adreslerinin, ortaklarının, faaliyet alanlarının aynı olup olmadığı, davalılarının anılan dava dışı şirketin devamı niteliğinde olup olmadığı, davalıların ----- dosyasındaki borçtan sorumlu olup olmadıkları, icra dosyasına borçlu olarak kaydedilmesi gerekip gerekmediği hususundadır. Davacı vekili ilk dava dilekçesinde, dava sonucu olarak iş mahkemesinde hükmedilen alacağın taraflardan tahsilini talep etmiş, daha sonraki ıslah dilekçesi ile talep sonucunu ------dosyasına davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu ve borçlu olduklarının tespiti ve dosyaya borçlu olarak kaydedilmesini olarak değiştirmiştir.Bu kapsamda, dava konusu uyuşmazlığın davalı şirketler arasındaki organik bağın tespiti ile davalı şirketlerin borcun tamamından sorumlu olduklarının tespiti ile takip dosyasına borçlu olarak kaydedilmesine ilişkin olduğu, davacının açıkça talebinde icra dosyasına davalıların borçlu olarak kaydının yapılması olduğu, bu noktada talebin tespitten öte eda niteliğine kavuştuğu, yine talep dilekçelerinde alacak için ihtiyati haciz taleplerinin de mevcut olduğu, bu cihette davanın sadece tespite ilişkin olduğunun kabul edilemeyeceği ve davanın edaya, alacak tahsili istemine ilişkin olduğu mahkememizce değerlendirilmekle, 7155 sayılı kanunun 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK’nun 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” hükmü uyarınca, "Bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması" gerektiği, dava konusu olayda davacı vekilinin arabuluculuğa başvurduğuna dair herhangi bir delil sunmadığı anlaşılmakla, 7155 sayılı kanunun 23. maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrasına cümle ekleyen 23. maddesi ile arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilir hükmünü içerdiği, 7155 sayılı yasanın ilgili hükmünün 01/01/2019’dan sonra yürürlüğe girdiği anlaşıldığından arabulucuya başvurulmadan açılan iş bu davanın HMK’nun 114/2 ve 115 maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gereken 269,85 TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineyi irat kaydına,
3-Davalılar davada kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
Dair; davalılar vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ---------- Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/12/2023