T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/715 Esas
KARAR NO:2024/13
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:09/10/2023
KARAR TARİHİ:16/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalı şirkete satmış olduğu mallar karşılığında ----- fatura keserek davalıya teslim ettiğini, davalının söz konusu ödemeyi gerçekleştirmediğini, davalı borçlu hakkında -------- sayılı dosya ile açmış bulunduğu icra takibine borçlu tarafından itiraz edildiğini, takibin durduğunu, borca itiraz dilekçesinde, alacaklı olduğunu iddia eden tarafın haksız bir şekilde ilamsız icra takibi başlattığı, müvekkilinin, alacaklı olduğunu iddia eden tarafa herhangi bir borcu bulunmadığı şeklinde itiraz edildiği, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı yanın icra dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlu(davalı) aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı -------- tarafından,--------- sayılı dosyası ile davalı müvekkili aleyhine ilamsız takip başlattığını, haksız ve hukuka aykırı icra takibi ve gönderilen ödeme emrine, müvekkilinin süresi dahilinde itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğunu, icra takibinin yapılan itiraz sonucu durması üzerine davacı tarafından işbu itirazın iptali davası açıldığını, davalı müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmamakta olmasının yanı sıra asıl davacının müvekkile karşı borcu bulunduğunu, buna binaen davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak açılan huzurdaki davanın reddini, davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddini, davacı aleyhine, icra takibi konusu olan meblağın %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, satım sözleşmesinden kaynaklı başlatılan takibe itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.Davacı gerçek kişi olmakla birlikte Mahkememizin işbu davaya bakmaya görevli ve yetkili olup olmadığı hususunda davacının vergi kayıtları, esnaf kaydı ve ticaret kayıtları araştırılmış,------yazı cevabında davacı adına müdürlükleri nezdinde kayıt bulunmadığı, -------- başlangıç tarihli sicil kaydının bulunduğunun bildirildiği, ---- yazı cevabında ise davacının,----- tarihinde işe başladığı ve halen faal olduğu, işletme hesabına göre defter tuttuğu bildirilmiş, beyannameler gönderilmiş olup incelenmesinde ------ ayları geçici vergi beyannamesi verdiği, ticari kazanç olarak 40.252,62TL gösterildiği, gayrisafi hasılat olarak ise 0 TL gösterildiği anlaşılmıştır.
T.T.K.nun 17. maddesi ile 1463. maddenin yaptığı atıf nedeniyle Bakanlar Kurulu Kararında belirtilen kriterlere göre davalının tacir sayılıp sayılamayacağının belirlenmesi için, TTK'nın 6102 Sayılı Yasanın 11.maddesine göre, kararnamede belirtilen sınırı aşıp aşmadığının vergi kayıtları üzerinde yapılacak inceleme ile araştırılması gerekmektedir.------------- tespit edeceği ve ------ yayımlanacak esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve sanatkâr sayılmaları ile esnaf ve sanatkâr siciline ve dolayısıyla esnaf ve sanatkarlar odalarına kaydedilmeleri,” hususundaki Bakanlığımız görüşüne göre işlem yapılmaktadır.213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasında;
"Aşağıda yazılı tüccarlar, I inci sınıfa dahildirler:
1. Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı ----- lirayı veya satışlarının tutarı --------lirayı aşanlar;
2. Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı ----- lirayı aşanlar;
3. ----- numaralı bentlerde yazılı, işlerin birlikte yapılması halinde ----- numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı --------- lirayı aşanlar;.." denilmek suretiyle anılan --------- yılı için esnaf veya tacir sayılma hadleri belirlenirken dikkate alınacak nakdi limitler belirlenmiştir.Açıklamalar kapsamında davacının vergi kayıtları incelendiğinde tacir sıfatının bulunmadığı, esnaf kaydının bulunduğu anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere, ----------- tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanun'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.Görev hususu HMK'nun 114/1-c'ye göre dava şartlarındandır. Dava şartları HMK 115/1 ve 2.maddelerine göre davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılır. Davanın; gerçek kişi- esnaf davacı ile davalı şirket arasında mal satım sözleşmesinden doğan ihtilaf olması nedeniyle mutlak ticari davalardan olmadığı gibi davacının gerçek kişi olması ve tacir olmaması nedeniyle nispi ticari dava niteliği de taşımadığı sabit olup; uyuşmazlığın genel mahkeme sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın, görev dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmakla görevli mahkemenin ------ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA,
3-Karar kesinleştiğinde ve süresinde başvuru olması halinde dosyanın görevli------- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Yargılama ve harç giderlerinin HMK 323 ve 331. maddeleri uyarınca görevli mahkemece değerlendirilmesine,
5-Dosyanın gönderilmesi için süresinde başvurulmazsa HMK 20/1 ve 331/2 maddeleri uyarınca dosya resen ele alınarak mahkememizce karar verilmesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, ------- Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/01/2024