T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/126 Esas
KARAR NO:2024/66
DAVA: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ:21/02/2022
KARAR TARİHİ:30/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin, şirketin iş ve işleyişiyle ilgili diğer ortaktan bilgi alamadığı gibi, müvekkiline kar payı dağıtımı yapılmadığı, şirket ile ilgili herhangi bir bilgi alamadığını, dava açma sürecinden önce 15/06/2021 tarihinde arabuluculuğa müracaat edildiğini, müvekkilin ortaklıktan çıkma ve esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesi ile ödenmeyen kâr payının ödenmesi talepleri doğrultusunda arabuluculuk süreci başladığını, ancak görüşmeler sonunda taraflarca anlaşmaya varılamadığını, müvekkilinin ortağı olduğu şirkette, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sona erdiğini, sürekli güvensizlik ortamı oluştuğunu, diğer ortak şirket müdürünün kendi kusurundan kaynaklı olarak şirketin kuruluş gayesinin gerçekleşmesinde hukuki ve ekonomik imkânsızlık meydana geldiğini, şirketin diğer ortağı ve aynı zamanda müdürü olan ---- şirket hesaplarını, kendi özel hesabıymış gibi hesapsız bir şekilde kullandığını, şirketin menfaati yerine kendi menfaatini düşünerek hareket ettiğini, şirket müdürü, şirketin vergi, ---------- borcu gibi çeşitli --------yapılması gereken ödemeleri yapmak yerine şirket kaynaklarından kendi benzer olayların artması ve sıkça tekrarlanması, şirketin mal varlığının şirketin ortağı olan müdürü tarafından kişisel varlığı gibi kardeşi ve aynı zamanda şirket bünyesinde mali müşavir olarak çalışan ----, şirket müdürünü bu konularda sürekli olarak uyarmaya çalıştığını, şirketin gidişatı ile ilgili endişelerini ve yapılması gerekenleri ve sorumluluklarını sürekli hatırlattığı ---- tarihinde şirketten ayrılmasına neden olunduğunu, ---- şirketten ayrılması sonrasında ise şirketin yönetimi, işlerin gidişatı, alacakların ve borçların takibi, akıbeti hakkında en ufak bir bilgi alamadığını, geçmiş yıla ait kâr payı halde müvekkile kâr payı ödenmediğini, bu sebeple müvekkile ödenmeyen geçmiş yıllara ait kâr payının tespiti ve davalı şirketten tahsili ile davacı müvekkile ticari faizi ile ödenmesini talep ettiklerini, müvekkilin alacaklarının belirlendikten sonra harcın tamamlanarak yatırılmak üzere dava HMK 107 maddesi uyarınca şimdilik 10.000,00 TL değer gösterilerek belirsiz alacak davası olarak açıldığını, müvekkilin haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkmasına, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile esas sermaye payının gerçek değerine göre belirlenecek ayrılma akçesi ile geçmiş yıllara ait ödenmeyen 10.000,00 TL kâr payının ödenmesine, dava süresince davacının ortaklıktan doğan hak ve borçların tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı -----tarihli karar ile resmen müvekkil şirketin ortağı olmuş,------- tarihli karar ile hissesini babası ---- devrettiğini, ------, mali müşavirlik belgesi alması sebebi ile babası ---- hisse devri yaptığını, şirketin gerçek ortağı olan ------ tarihli karar ile şirketin muhasebesini tutmaya başladığını,---- babası ---- vefatı üzerine bu kez ---- düşen şirket hissesi kardeşi ------devredildiğini, şirketin kurulduğu tarihten itibaren, gerçekte ortak ---- olduğu için ne -----, şirketle ilgili hiçbir işlem yapmamış, şirkete hiçbir katkı sunmamış, şirkete gelip gittiklerini, gerçek hissedar ---- ise, şirket muhasebesini tutan kişi olarak şirki mali durumu hakkında en çok bilgi sahibi olan kişi olduğunu, aynı zamanda, şirketin ----- şifreleri de kendisi tarafından kullanıldığını, davacı taraf, şirketin diğer ortağının kendilerine bilgi vermediğini iddia etmekte ise de -----, son üç yılda müvekkil şirkete ayda sadece 1 kez gelip gitmiş, işlerini ---- yürüttüğünü, davacı taraf, müvekkil şirkette, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sona erdiğini, şirketin son yıllarda kötü yönetildiğini, şirket yönetiminde, şirket müdürü olan diğer ortağın şirketi olması gerektiği gibi idare edemediğini, şirket hesaplarını, kendi özel hesabıymış gibi kullandığını, -----, vergi borcu gibi borçların ödenmediğini iddia etmekte, haklı sebeple ortaklıktan çıkmak istediğini, pandemi sürecinde yaşanan, aslında bütün ----- içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıların bir yansıması da kaçınılmaz olarak müvekkil şirketi de etkilediğini, müvekkil şirketin işleri pandemi sürecinde tamamen durduğunu, şirketin sıkıntılı bir döneme girdiğini, müvekkil şirket ekte sunulan muhasebe kayıtlarından görüleceği üzere, 2021 yılında 120.547,32 TL zararda olup toplamda 202.000,00 TL olan ödenmiş sermayesinin bir kısmını tüketerek 31.12.2021 tarihi itibariyle öz varlığını 154.557,38 TL'ye düşürdüğünü, bilançonun aktifinde görüleceği üzere öz kaynaklara aktarılmayan 255.000,00 TL'lik daha zarar bulunduğunu, ayrıca 31.03.2022 tarihi itibariyle de personelin 407.374,89 TL tazminat yükü bulunduğunu, dolayısıyla, müvekkil şirketin ortaklara dağıtabileceği kâr payı bulunmadığını, müvekkil şirketin sigortalı çalışanlara ödemesi gereken tazminatlar, vergi borcu, ----- borcu da bulunduğunu, davacı ----------, dava dilekçesinde ortaklıktan çıkmak için haklı sebepleri olduğu iddiasını kabul etmediğini, davacının ortaklıktan çıkmasına müvekkil şirketin itirazı bulunmadığını, davacı tarafın şirket ortaklığından haklı nedenlerle çıkma isteğinin reddine, davacı tarafın kar payı ve ayrılma akçesi taleplerinin reddine, davacının, müvekkil şirkete hiçbir katkısı bulunmaması nedeniyle ortaklıktan çıkmasına karar verilmesi halinde ise davacının şirket borçlarından yasal mevzuat gereğince sorumlu olduğu yönündeki haklarının saklı tutulmasına, davacı tarafın, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçların tümünün dondurulması veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, TTK'nın 638/2. maddesi uyarınca haklı sebeple limited şirket ortaklığından çıkma ve ayrılma akçesi ile ödenmeyen kar payının tahsili istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konuları, davacının, davalı şirket ortaklığından çıkması için haklı sebeplerin bulunup bulunmadığı, var ise davalı şirketten kâr payı, ayrılma akçesi alacağının bulunup bulunmadığı varsa bu alacağını tahsil için işbu davayı açmakta haklı bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.Davacı vekiline dava dilekçesinde belirttiği alacağı hakkında somutlaştırma yapması için süre verilmiş olup, ------ ödenmeyen kar payına ilişkin olduğu bildirilmiştir. Taraf teşkili sağlanmış, taraf delilleri celp edilmiş, taraf tanıklarının duruşmada beyanları alınmıştır.
Davacı tanığı ---- Davacı benim kardeşim olur, davalı şirkette bende -------şubat ayına kadar muhasebe ve finansman yetkilisi olarak çalıştım, bir ihaleye şirketin girmesi gerekiyordu, bunun içinde şirket yetkilisinin imzası şarttı, davalı şirketin teki yetkilisi ıslak imza atmadığı için kendisine " bir tek görevin ıslak imza atmak bunu da yapmıyorsun" dedim karşılığında davalı şirket yetkilisi şahsıma çok büyük hakaretlerde bulunduğu için işten ayrıldım, davacı -------- davalı şirkette ortak hissedardır, davacı davalı şirkette kontrol olmadığı, şirketin giddişatının iyi olmaması nedeni ile ayrılmak istediğini bilirim, yine ben işten ayrıldıktan sonra şirkette bilgilere ulaşamayacağını biliyorum, davacıya karşı davalı şirket yetkilisi veya yöneticileri tarafından her hangi bir kötü söz veya davranış olmamaıştır, davacının bende vekaletnamesi vardı, onun adına şirket ile ilgili bütün işlemleri ben yapıyordum, ben az önce bahsettiğim şekilde davranışlara maruz kalınca davacının davalı şirketten ayrılmak istediğini bilirim, (Davacı vekilinin talebi ile soruldu) Ben çalıştığım süre boyunca şirket idaresi hep her zaman kötü idi, şirket ile ilgili tasarruflarda tek yetkili bulunmakta idi, şirket çalışanları bu tek yetkiliye ulaşamıyordu, hatta şirketin vergi borçları ödenmeyip davalı şirket yetkilisi ----şahsi borçları şirket kasasından ödeniyordu, yılda bir büyük bir iş alınıp şirketin işleyisi yürütülmekte idi, (Davalı vekilinin talebi ile soruldu) Çalıştığım süre boyunca bahsettiğim büyük işleri davalı şirket yetkilisi -------bey temin ederdi ancak yetkili çoğu toplantılara katılmıyordu, bu nedenle işlerin devamı gelmiyordu, çalışanların bir çoğunun bu yönde şikayeti vardı, davacı ----- davalı şirkete gelmiyordu, zaten tam vekalete istinaden işleri ben takip ediyordum, bilgim bundan ibarettir, tanıklık ücreti istemiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.Davalı tanığı --------- duruşmada " Ben 12 yıldır davalı şirketin muhasebe biriminde muhasebe elemanı olarak çalışmaktayım, davacıyı ismen tanırım, şahsen kendisini hiç görmedim, 12 senedir davacının davalı firmaya geldiğini görmedim, kendisinin adını evraklar da görürürdüm bir de resmini kimlik fotokopisinde gördüm, davacı ile davalı şirket yetkilileri arasında her hangi bir hususmet oluşmadı, zira davacı şirkete gelmediği için böyle bir ortam oluşmadı,----- isimli davalı firmada çalışan kişinin çalıştığı dönemde yetkili ile aralarında her hangi bir olumsuz durum olduğuna şahit değilim, (Davacı vekilinin talebi ile soruldu) davalı eski çalışanı------ ile davalı yetkilisi arasında bir takım olayların olduğunu şirkete resmi kurumlardan gelen tebligatlar üzerine duydum, -------- isimli kişi son dönemlerde işlerimizin çok stresli olduğu için artık bu stresi kaldıramadığını söylüyordu, bu kişi işten ayrıldığı dönemde beni telefonla arayıp gideceğini söyledi, gerekçe olarak ta en son yapılan işle ilgili evraklar bildiğim kadarı ile hazırdı ancak ------ ıslak imza atılmasını istedi, bu imzada atılmadığı için işten ayrıldığını söyledi, (Davalı vekilinin talebi ile soruldu) davacı davalı şirketin ekonomik durumu ile ilgili bilgi belge talebinde hiçbir zaman bulunmadı, ------- %10 ortağı idi, ben çalıştığım süre boyunca davacının ortak olduğunu bilirim, çalıştığım süre boyunca davalı şirket yönetiminin olumsuz eylemlerinden ötürü işten ayrılmalar olmamıştır, şirkette bazı belgesiz giderler yapılmıştır, bunlar örneğin şirket çalışanlarının araç otopark ücreti veya şantiyeye kendi aracı ile giden çalışanların yakıt ücretine istinadendir, bu tarz belgesiz giderlerin ödemesinin yapılabilmesi için öncelikle şirketin banka hesabından hisse oranı yüksek olan ortağın hesabın para gönderilip oradan kasaya çekilip harcamalar oradan yapılıyordu, bunun sebebi kasada fazla para gözükmesinin istenmemesi, şirketin toplantılarında şirketi büyük ortak ----- temsil ederdi, bilgim bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.Davalı tanığı ----- Ben 21/02/2011 den beri davalı firmada satın alma sorumlusu olarak çalışmaktayım, davacı ------şahsen tanımıyorum, resmi olarak davalı firmada ortak olduğunu bilirim, davacı davalı şirkete gelip gitmezdi, her hangi bir faaliyeti yoktu, davacı ile davalı firmanın yönetimi arasında olumsuz bir durum yaşanmadı, (Davalı vekilinin talebi ile soruldu) şirkete işleri bağlayan kişi şirket yetkilisi ------- Bey di, toplantıları yürüten kişi de kendisidir, davacı toplantılara katılmıyordu, davacı davalı şirketin ekonomisi, bütçesi ile ilgili her hangi bir bilgi ve belge istememiştir, benim çalışma süremde davalı şirketin yönetiminden kaynaklı olumsuz bir durum gerekçesi ile işten ayrılan olmamıştır, (Davacı vekilinin talebi ile soruldu) ---- hanımı bir süre aynı yerde çalıştığımız için tanırım, kendisini ben şirket ortağı olarak biliyordum, kendisi benden ödemeler , şirket durumu hakkında bilgiler istiyordu, bende bilgileri veriyordum, bilgim bundan ibarettir, tanıklık ücreti istemiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur. Uyuşmazlığın çözümü için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup bilirkişi heyet rapor içeriğine göre; -----verilerine göre; davalı -----tarihinde tescil edilerek kurulmuş olup ------ şirketin iki kurucusundan biri olduğu, davacının kardeşi olan ---- şirkete azınlık ortak olarak katılışı ---- gerçekleştiği, ---- davalı şirketteki hisselerinin tamamını ------- devrettiği, ---tarihinde tescil edilen ----- tarih ve 20 sayılı genel kurul kararı ile davalı şirketin iki büyük ortağından ---- hisselerinin tamamını ---- devri ile küçük ortak----hisselerinin --------onaylandığı,----- tarihinde tescil edilen ----- sayılı -----tarihine kadar münferiden şirket müdürü olarak seçildiği,------ sayılı genel kurul kararı ile şirket sermayesi kısmen iç kısmen dış kaynaklardan ------ hisseye bölünen işbu sermayenin ------hisseye karşılık -------- taahhüt edildiği, böylece, davalı şirketteki güncel ortaklık yapısı %90 ----ve %10 ----- olmak üzere şekillendiği, davalı şirketin ---------- edilen ana sözleşmesinde ortaklara şirketten çıkma hakkı tanıyan bir düzenleme (TTK md.638/1) bulunmadığı, bu itibarla, davacının işbu davada ileri sürdüğü çıkma hakkı TTK md.638/2'ye dayalı olduğu, TTK md.638/2 uyarınca limited şirkette “Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir”. TTK md.638/2 kapsamında “haklı sebep” limited şirket bünyesindeki ortaklık ilişkisini dürüstlük kuralı ışığında ve objektif olarak çekilmez kılan sebepler olduğu, ortaklar arasında yaşanan sürtüşme veya ihtilaflar ya da ortaklar arasındaki güven ilişkisini zedeleyen eylemler neticesinde ortaklık ilişkisini sürdürme imkânı kalmaması, şirketin sürekli şekilde kötü yönetilmesi, sürekli zarar etmesi, yıllardır kâr dağıtmaması, büyük ortağın çoğunluk olmaktan kaynaklanan haklarını ve yetkilerini sürekli olarak azınlık aleyhine kötüye kullanması gibi durumlar TTK md.638/2 bakımından haklı sebep oluşturabileceği, işbu davada limited şirketten haklı sebeple ayrılmak isteyen davacı, davalı şirketin büyük ortağı ve müdürü olan ---- kusuruyla şirketin kuruluş gayesinin gerçekleşmesinde hukuki ve ekonomik imkansızlık meydana geldiği; ------ şirket menfaati yerine kişisel menfaatini ön planda tuttuğu; şirket hesaplarını kendi şahsi hesabıymış gibi kullandığı; şirket kaynaklarından şirketin vergi/------ borçlarını ödemek yerine kendi özel harcamalarını yaptığı iddiasında olduğu, rapor içeriğinde davalı şirketin ticari defterleri üzerinde gerçekleştirilen inceleme, davalı şirketin kâr-zarar gidişatının inişli çıkışlı bir görünüm gösterdiği, toplam borçlar/özsermaye rasyosunun (borçların özkaynağa oranla ağırlığının) 31.12.2022 itibariyle 3,1 olduğu ve bu rasyonun idealinin 1,5 olduğu göz önünde bulundurulduğunda davalı şirketin finansal riskinin çok arttığı bir görünüm arz ettiği, davalı şirketin kasa hesabından %90 pay sahibi ve tek müdürü olan --------- iş avansı hesabına 300.000.-TL virman yapıldığı ve bu virmanın esasen kasa hesabında olmayan tutarın muhtelif nedenlerle (adat işletmemek, vergi idaresince eleştiriye muhatap olmamak gibi) kayıtlarda göstermemek için yapıldığını ortaya koyduğu, yine ticari defter incelemesinin gösterdiği üzere, davalı şirket 2017'de kâr dağıttığı fakat küçük ortak ---------------hesabına mahsup edildiği, yani davacının beyanına göre o tarihlerde davalı şirkette mali müşavir olarak çalışan ------- verilen avanstan düşüldüğü, davalı şirket davacının paylarının perde arkasındaki gerçek sahibinin --------olduğu iddiasında olup bu iddianın takdirinin Mahkememize ait olduğu, davalı şirket %90 oranında payı ile egemen ortak konumundaki --- tarafından yönetilmekte olup %10 payı bulunan davacının bu şirketteki ortaklığından maddi beklentisi ancak (1) her yıl kâr elde edilip dağıtılması halinde şirketteki paylarından düzenli olarak dönemsel getiri elde etmek, (2) şirketin kârlılık ve büyüme çizgisinin istikrarlı bir şekilde yükselmesi halinde payının değerinin artması ve sadece %10 dahi olsa payını üçüncü kişiye devredip satış geliri elde etmek ihtimali olabileceği, ne var ki davalı şirketin böyle bir tablo arz etmediği, inişli çıkışlı bir kâr-zarar eğrisine sahip yüksek derecede borçlu bir işletme görünümü sunduğu, bu sebeple ve nihai takdiri Muhterem Mahkememize ait olmak üzere, kanaatlerince %10 pay sahibi olan davacı ----- davalı şirketten ayrılması için TTK md.638/2 kapsamında haklı sebep mevcut olduğu, neticeten %10 pay sahibi olan davacı ------- davalı şirketten ayrılması için TTK md.638/2 kapsamında haklı sebep bulunduğu, davacının ayrılma akçesinin 131.934,41 olabileceği bildirilmiştir.Haklı sebep, ortaklık ilişkisini çekilmez hale getiren ve dürüstlük kurallarına göre ortak açısından bu ilişkinin sürdürülmesinin kendisinden istenemeyeceği nedenlerdir.Somut olayda şirket esas sözleşmesinde ortaklara şirketten çıkma hakkı tanıyan bir düzenleme (TTK md.638/1) bulunmadığı, şirket ortaklarının aralarındaki ilişki itibariyle davacı yönünden, şirketten çıkmayı talep edebilmek için haklı sebeplerin oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekir.Davacı vekilince istemin gerekçesi olarak özetle, %90 oranında pay sahibi- şirket müdürü- egemen ortak olan -------- üzerine düşen görevleri yerine getirmediği, yönetim işlerinde ve hesaplarında şirket aleyhine işlemler yapıldığı, yine müdürün şirket hesaplarını kendi özel hesabı gibi kullandığı, şirketin kar etmesi için gerekli adımları atmadığı, şirket çalışanlarına hakaret edildiği, ortaklıktan kaynaklı hakların davacıya kullandırılmadığı kar payının ödenmediği, davalı şirketin kötü yönetildiği ortaklar arasında güven bağının kalmadığı yönündeki iddialar açıklanmıştır.TTK 'da ortaklıktan çıkma ve şirketin feshi yönünden hangi hallerin haklı sebep sayılacağı özellikle belirtilmemiş, mahkemenin taktirine bırakılmıştır. Ancak bu hususta----uygulamaları da gözetildiğinde şahıs unsurunun daha ön planda olduğu limited şirketler yönünden ortaklar arasında meydana gelen anlaşmazlıklar şirketin amacını gerçekleştiremeyecek olduğunun anlaşılması, şirketin gayrifaal olduğunun tespit edilmesi haklı sebep olarakdeğerlendirilebilecektir.Haklı sebebin meydana gelmesinde, çıkacak olan ortağın kusurunun bulunup bulunmadığının çıkma hakkının kullanılması yönünden bir önemi bulunmamaktadır.Netice itibariyle ortaklık ilişkisinin devamının taraftan beklenemeyecek olması haklı sebebin varlığı yönünden yeterli sayılacaktır.Davacı vekilince ortaklıktan çıkma için gösterilen sebepler, tüm dosya kapsamı ve bir şirket ortağının şirketten maddi beklentileri gözetildiğinde; raporda da belirtildiği üzere davalı şirketin riskinin çok artmış görünmesi, şirket kasa hesabından %90 paya sahip ortağın iş avansı hesabına paralar gönderilmesi, davalı şirketin büyüme çizgisinin istikrarlı bir şekilde yükselme göstermemesi ve yüksek derecede borçlu şirket görünümü sunması hususlarının varlığı nedeniyle güven ilişkisinin zedelendiğinin kabulü gerekeceği, bu süreçte davacı ortaktan ortaklığı sürdürmesinin beklenemeyeceği değerlendirilmiş TTK 638/2 maddesi kapsamında haklı sebebin bulunduğu kanaatine varılmıştır.Bu çerçevede davacının çıkma payı alacağı yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş davalı şirket kayıtları ve davalı şirket malvarlığı değerlenmesine yönelik inceleme yapılmış, ---- tarihli heyet bilirkişi raporu ile davacının ayrılma akçesi 131.934,41 TL olarak hesaplanmış ve bu miktar üzerinden harç ikmal edildiğinden harçlandırılmış dava değeri üzerinden davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.Davacının diğer talebi olan ------- yılı için dağıtılmayan kar payı alacağı ile ilgili şirket genel kurulunca dağıtıma ilişkin alınmış bir karar bulunmadığı davacı vekilince bildirilmiş olup bu nedenle bu talep yönünden davacının davasının reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; davacı ----- davalı ----- çıkmasına,
131.934,41 TL ayrılma akçesinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının kar payı alacağına yönelik talebinin reddine,
2-Alınması gerekli karar harcı 9.012,43 TL’den peşin olarak yatırılan 80,70 TL nin ve davacı tarafından yatırılan 2.116,49 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.197,19 TL'nin mahsubu ile 6.815,24TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan 80,70 TL peşin harcın ve 2.116,49 TL ıslah harcı toplamı olan 2.197,19 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 92,20 TL ilk dava masrafı, 4.500,00 TL bilirkişi, 258,75 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 4.850,95 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre (%.98,5 kabul) 4.778,13 TL' sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinden bırakılmasına,
5-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 21.109,51 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre (% 98,5 kabul) 1.300,20 TL' sinin davalı taraftan, (% 1,5 Ret) 20,00 TL'sinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
9-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, -------Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/01/2024