T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/946 Esas
KARAR NO:2024/637
DAVA:5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ: 25/12/2023
KARAR TARİHİ: 17/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, --------- bilgilerine haiz çeke dayanılarak --------sayılı icra dosyaları üzerinden müvekkil aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak bu çeklerdeki imza ve kaşe müvekkil firmaya ait olmadığını, müvekkil firmanın böyle bir çek ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, davalının karşılıksız çekten dolayı -------- sayılı icra ceza dosyasında yapmış olduğu şikayeti üzerine böyle bir çekin kullanıldığından haberdar olduğunu, müvekkil firma yetkilisi bu davalıyı/ciro silsilendeki firmaları tanımadığını, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını, davalı tarafından haksız ve kötü niyetli şekilde müvekkil aleyhine takip yapıldığından %20’den aşağı olmamak üzere müvekkil lehine tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile; davalı tarafından ------Sayılı dosyalarında kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla yapılan takipte takibe konu çeklerdeki davacı imzasının kendisine ait olmadığı gerekçesiyle bu çekten kaynaklı borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır. ----Müdürlüğünün ------ Sayılı dosyası celp edilip incelenmiş, davacının borçlu, davalının alacaklı olarak yer aldığı, ---------bedelli çeke dayalı başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılacak takip olduğu, dayanak çekte davacının keşideci, davalının hamil olarak yer aldığı anlaşılmıştır.Taraf delilleri toplanılmış, dosya dava konusu--------- bedelli çekteki keşideci imzasının davacı firma yetkilisine ait olup olmadığının tespiti için gerekli imza örneklerinin dosyaya celbedilerek bilirkişiye dosya tevdi edilmiş, bilirkişi rapor içeriğine göre; beyaz ışık ve değişik açılarda verilen ışık ışınları, yüksek çözünürlü ------------- tarayıcı, bilgisayar analiz programları kullanılarak, grafolojik, grafometrik ve kaligrafik esaslar dahilinde yapılan mukayeseli incelemede; inceleme konusu çeklerdeki keşideci imzalar ile----------ait mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; farklılıklar görüldüğü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde; inceleme konusu çeklerdeki keşideci imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ----- eli ürünü olmadığıyönünde görüş bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamına göre yapılan değerlendirmede; davalı tarafından ------- esas sayılı dosyasından borçlular ----- ile birlikte davacı firma hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi ikame yapıldığı, bahse konu ----- keşidecisi davacı firma olan çek üzerindeki keşideci imzasının davacı şirketin yetkilisi ---- ait olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Kambiyo senetlerinin geçerli olabilmesi için keşidecinin imzasını taşımasının şart olduğu, bu imzanın elyazısı ile atılmış olmasının gerektiği, aksi durumda senedin kambiyo senedi olarak nitelendirilmesinin mümkün olmayacağı, kambiyo senedine imza koymamış bir şahsın sorumluluğundan da söz edilemeyeği, imza ile ilgili bu açıklamaların hem senedi düzenleyen kişi (keşideci) açısından hem de cirantalar açısından geçerli olduğu, -------- emsal ilamlarında da senede karşı ileri sürülen sahte imza def‟inin mutlak def‟i olduğu, borçlunun bu def‟iyi Medeni Kanunun 2. maddesinde zikredilen dürüstlük kuralları içerisinde iyiniyetli hamile karşı da ileri sürebileceği ve bu def‟inin varlığı durumunda, yapılan ödemenin istirdadı için de kullanılabileceği belirtilmiş olup sahte imza def‟inin şahsi defilerden olmayıp mutlak defi olup herkese karşı ileri sürülebileceği, dava konusu çekteki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığı gözetilerek davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, davalı- hamilin kötü niyeti ispatlanmadığından ve davalının çekteki sıfatı gözetilerek davacı lehine tazminata hükmedilmemiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1---------- Sayılı dosyası ile icra takibine konan ------ içerikli çek nedeniyle davacının davalıya karşı borçlu bulunmadığının tespitine ve takibin iptaline,
2-Davacı lehine İİK m. 72/5 uyarınca şartlar oluşmadığından tazminat takdirine yer olmadığına ,
3-Alınması gerekli karar harcı 9.180,86 TL’den peşin olarak yatırılan 269,85 TL'nin ve davacı tarafından yatırılan 2.026,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.295,85 TL'nin mahsubu ile 6.885,01 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 6.885,01 TL peşin harcın ve 2.026,00 TL tamamlama harcı toplamı olan 2.295,85 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 308,25 TL ilk dava masrafı, 4.000,00 TL bilirkişi, 167,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 4.475,25 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 21.504,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
9- Mahkeme kasasında bulunan evrak asıllarının karar kesinleştiğinde ilgili kuruma iadesine,
10-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, ---------Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzünü karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/09/2024