T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/298 Esas
KARAR NO: 2024/629
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/04/2023
KARAR TARİHİ: 10/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalının araçlarının tamiratını yaptığını ancak davalının borçlarını düzenli olarak ödemediğini bu nedenle davalı aleyhine müvekkili tarafından ------- sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline takibin devamına, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, faturaya konu hizmetin müvekkiline verilmediğini beyan ederek davanın reddini, davacının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.----------- sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; davacı alacaklının 08.12.2021 tarihinde davalı borçlu aleyhine 13.980 TL bedelli ilamsız takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 21.01.2022 tarihinde tebliğ olduğu, borçlunun 24.01.2022 tarihinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ olmadığı anlaşılmıştır.
Tarafların ticari defter ve kayıtlarını incelemek üzere dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi -------- hazırlamış olduğu raporda özetle; davacının defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, lehine delil mahiyetinde olduğunu, yerinde inceleme talep eden davalının defterleri hazır etmediğini bu nedenle davalı defterleri üzerinde inceleme yapılamadığını, davacının kendi kayıtlarında dava tarihi itibari ile 11.271,14 TL tutarında davalı açık hesabından alacaklı göründüğünü belirtmiştir. Her ne kadar bilirkişi rapor sonuç kısmında alacağın 12.771,14 TL olduğunu belirtmiş ise de raporun incelenmesi neticesinde sonuç kısmında yazım hatası yapıldığı belirlenmiştir.Davalı yanın itirazları doğrultusunda dosya aynı bilirkişiye tevdi edilerek ek rapor düzenlenmesi istenilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu ek raporda özetle; davalı yanın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, davalı yanın defterlerine dava konusu faturaların işlenmediği gibi davalı tarafından vergi dairesine de bildirilmediğini belirtmiştir.Dava, hukuki niteliği itibari ------------sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: Taraflar arasında bir sözleşme bulunup bulunmadığı, davacının sözleşmeden doğan edimlerini ifa edip etmediği, davacının davalıdan bir alacağının bulunup bulunmadığı, davacı tarafça yapılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali gerekip gerekmediği hususunda toplanmaktadır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.
Davacı yanın fatura düzenlemesi ya da faturaları defterine kaydetmiş olması tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli değildir. Somut olayda takibin dayanağı olan faturanın açıklama kısmında ---------- plakalı aracın vermiş olduğu hasar bedeli açıklaması yapılmış olup işbu fatura davalı tarafından bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirilmediği gibi davacı yan da taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ispatlar nitelikte delil dosyaya sunmamıştır. Ayrıca faturaya konu aracın davalı taraf ile herhangi biri ilişiği olmadığı da yine gelen yazı cevaplarından anlaşılmıştır.Davasını ispatlayamayan davacı tarafa yemin delili hatırlatılmış olup davacı yan yemin metnini dosyaya sunmuştur.Yemin metni davalı asile tebliğ olmuş olup asil; “Davacı taraf ile aramızdaki ticari ilişki uyarınca tüm borçlar tarafımca ödenmiştir. Tespit edilmiş olan dışında ----- borcum bulunmamaktadır. Davacı -----formu ile davalı ---------adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 17.479,00 TL tutarında “satış” bildiriminde bulunduğu tespiti yapılmış olsa da tarafımca ödenmeyen bir borç bulunmamaktadır.13.980 TL bedele ait borcumun olmadığına dair namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum." şeklinde yemin etmiştir.
Tüm dosya kapsamı yasal deliller birlikte değerlendirildiğinde ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 179,90 TL harçtan mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 13.980,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucu -------------- Hazine tarafından ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan 6831 sayılı Kanun'a göre yargılama gideri olarak tahsili için Hazine'ye müzekkere yazılmasına,
Gerekçeli mahkeme kararının taraflara bilahare tebliğ edilmek üzere miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/09/2024