T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/706 Esas
KARAR NO:2024/644
DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 20/09/2022
KARAR TARİHİ: 17/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil banka ile davalı borçlular arasında ------ imzalandığını, davalı borçlulara ihtarname gönderilmiş ise de ödemenin yapılmadığını, davalı tarafların asıl borca, faize ve faiz oranına da itiraz ettiklerini, ----- sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine vaki tüm itirazların iptali ile takibin devamına, davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle; genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir---------- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 22/08/2019 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz + gider vergisi toplamı 291.026,13 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, borçluların 27/08/2019 havale tarihli itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür.Taraf teşkili sağlanmış, taraf delilleri celp edilmiş, uyuşmazlığın çözümü için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişinin 21/06/2023 tarihli rapor içeriğine göre; dosya kapsamı üzerinde yapılan inceleme ve tespitler ile takip talebine göre, davacı bankanın davalı şirkete kullandırdığı ticari kredilerden dolayı alacaklı olduğu ve davalıların bankaya karşı sorumlu olduğunu, dava konusu kredilerden dolayı banka alacağı 285.560,33 TL asıl alacak, 9.418,33 TL işlemiş temerrüt faizi, 470,92 TL BSMV olmak üzere 295.449,57 TL olarak tespit edildiğini, tespitleri ile davacı talebinden yüksek olduğu için taleple bağlılık ilkesi gereğince takip talebinde belirtildiği şekilde, 270.404,72 TL asıl alacak; 19.639,44 TL işlemiş faiz, 981,97 TL BSMV olmak üzere toplam 291.026,13 TL alacak tutarı üzerinden takibe devam edilebileceğini, takip tarihinden tahsil tarihine kadar 270.404,72 TL asıl alacak tutarına % 50,16 temerrüt faizi talep edilebileceğini bildirmiştir. Bilirkişinin 21/12/2023 tarihli ek rapor içeriğine göre; davacı banka tarafından bankanın fiilen uyguladığı en yüksek % 33 akdi faiz oranı ve % 66 temerrüt faiz oranına göre, 285.560,33 TL asıl alacak, 12.392,54 TL işlemiş temerrüt faizi, 619,63 TL BSMV olmak üzere 298.572,49 TL olarak tespit edilen banka alacağı davacı talebinden yüksek olduğu için taleple bağlılık ilkesi gereğince takip talebinde belirtildiği şekilde, 270.404,72 TL asıl alacak; 19.639,44 TL işlemiş faiz, 981,97 TL BSMV olmak üzere toplam 291.026,13 TL alacak tutarı üzerinden takibe devam edilebileceğini, takip tarihinden tahsil tarihine kadar 270.404,72 TL asıl alacak tutarına % 66 temerrüt faizi talep edilebileceğini bildirmiştir.
TBK'nın kefalet sözleşmesinin şeklini düzenleyen 583. maddesinin ilk fıkrasında "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." hükmü getirilmiş ve kefalet sözleşmesinin geçerliliği bakımından şekli koşullar öngörülmüştür. Somut olayda; kefalete ilişkin şekil şartlarının yerine getirildiği anlaşılmaktadır. Kefalet kabul beyanı sözleşmenin zorunlu unsuru değildir. Bu itibarla, kefaletin şekil şartlarının yerine getirilip getirilmediği hususunda esas alınamaz.TBK'nın 586. maddesi uyarınca alacaklının müteselsil kefile başvurabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz. Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir.". Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre; davalı şirket ile davacı banka arasında nakdi ve gayrinakdi sözleşmesi akdedildiği, diğer davalının müteselsil kefil olarak sorumluluk altına girdiği, davacı banka tarafından kullandırılan kredilerin davalılar tarafından ödenmediği, davacı bankanın bakiye alacağının denetime elverişli bilirkişi raporu ile toplam 283.416,89TL olarak tespit edildiği, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşıldığından, açıklanan gerekçeler ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile; ------ takibine yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %66 oranında faiz işletilmek suretiyle, 270.404,72 TL asıl alacak, 12.392,54 TL işlemiş temerrüt faizi, 619,63 TL BSMV olmak üzere toplamda 283.416,89TL üzerinden devamına, aşan istemin reddine,
Hükmolunan alacağın %20 si icra inkar tazminatının davalı taraftan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli karar harcı 19.360,20 TL peşin olarak yatırılan 3.514,87 TL nin mahsubu ile 15.845,33 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan 3.514,87 TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL ilk dava masrafı, 2.250,00 TL bilirkişi, 775,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 3.105,70 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre (%97kabul) 3.012,50 TL' sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinden bırakılmasına,
5-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 44.512,53 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.600 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre (%97kabul) 1.552,00 TL' sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, (% 3Ret) 48,00TL'sinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
8-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, ---- Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/09/2024