T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/195 Esas
KARAR NO:2024/636
DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/03/2022
KARAR TARİHİ: 17/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
müvekkilinin ----marka araç satın aldığını, ---- raporlarına göre aracın gerçek kilometre değerinin ------ olduğunun anlaşıldığını, uyuşmazlık konusu aracın davacı müvekkili tarafından satılacak iken bu kilometresi düşürülmüş olduğunun anlaşıldığını, davalı taraf ile yapılan görüşmeler neticesinde zararın giderileceğinin belirtilmiş olduğunu, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, uyuşmazlık konusu araç 27/05/2020 tarihinde kilometresi düşürülmüş olması sebebiyle satın alınan kilometre değerinin altında satıldığını, arabuluculuk başvurusu yapıldığını, işbu başvurunun anlaşmazlık ile sonlandığını, tüm bu nedenlerden dolayı huzurdaki davayı açma zorunluluğunun hâsıl olduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafına yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle,
aracı 20.11.2019 tarihinde 48.000,00 TL bedelle --------- isimli kişiden satın aldığını, buna ilişkin noter kayıtlarının da bulunduğunu, aracı 4 ay kadar kullandıktan sonra 18/03/2020 tarihinde davacıya sattığını, davacının beyanlarının birbiriyle çeliştiğini, zira kendisinin oto alım satımıyla ilgilenen bir esnaf olduğunu belirtmesiyle birlikte kendisine karşı hile yoluna gitmesinin mümkün olmadığın, fazlaya ilişkin her türlü dava hakkı saklı kalmak kaydı ile iş bu davanın reddini, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddini, dava dişi ---- davaya dahili davalı olarak davaya dahil edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir. Davalının talebi üzerine işbu dava -------- ihbar edilmiş, sunduğu beyan dilekçesinde; dava dilekçesinde, uzunca bir süredir motorlu araç alım-satımı ile işgal ettiğini beyan eden basiretli tacir konumundaki davacının açıklanan verileri araç satın alma esnasında basit bir işlem ile öğrenmesi kendisinden beklenir nitelikte olduğu gibi, bu konum ve sıfattaki davacının, davaya konu aracın fabrika üretim standartı gereği 399999 km'den sonra kilometresini sıfırladığını da biliyor olması gerektiğini, bu bağlamda ---- km'den sonra sayacı üretimsel yapısı gereği sıfırlaması neticesinde ----- şahsının satımının gerçekleştiği tarihte ----- olması doğal bir süreç olduğunu, kilometreye yaptığı bir müdahale bulunmadığını, kendi satış işleminden sonra varsa kilometreye yapılmış bir müdahaleyi bilebilmesinin mümkün olmadığı gibi sorumlusu da olmadığını beyan etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, kilometresi değiştirildiğinden bahisle ----- plakalı aracın ayıplı satıldığı gerekçesiyle uğranılan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.T
araf teşkili sağlanmış, taraf delilleri toplanılmış, dosya bilirkişiye tevdi edilmiş; bilirkişi heyetinin 05/12/2022 tarihli rapor içeriğine göre; dava konusu ----- plakalı aracın kilometresi değişmiş şekilde ayıplı olarak satıldığı, davacı zararının satın alma tarihi itibariyle 6.750TL olduğu bildirilmiştir. TTK 4/1 maddesi uyarınca her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili davalar ticari dava olarak düzenlenmiş; aynı yasanın 5/1 maddesinde dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın ticaret mahkemelerini görevli olacağı belirlenmiştir. ---------- Karar sayılı ilamı ile tüketici mahkemesinde görülmekte olan bir davada "Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davaya konu aracın dosyadaki motorlu araç tescil ve trafik belgelerinden ve yine aracın ruhsat bilgilerinden kullanım amacının “yük nakli-ticari” olduğunun anlaşıldığını, davacı, 4077 sayılı kanunun 3. maddesinde belirtilen tüketici tanımına uymadığından, taraflar arasında 4077 sayılı yasa kapsamında kalan bir ilişkinin mevcut olmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın çözümü genel mahkemelerin görevi içerisinde olduğunu, aracın bu haliyle ticari araç kabul edilip mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilip sonuçlandırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu" belirtilerek bozma kararı verilmiştir. Somut olayda da aracın ticari araç olduğu dava dilekçesinden, noter evraklarından anlaşılmakla taraflar arasındaki ilişki, ticari satım olup uyuşmazlığı çözmekte görevli mahkemede ticaret mahkemeleridir. Mahkemelerin görev konusu kamu düzenine ilişkin olup resen dikkate alınması gerekir, bu kapsamda işin esasının incelenmesine geçilmiş yargılamaya devam olunmuştur.6102 Sayılı TTK'nın "Ticari satış ve mal değişimi" başlıklı 23. maddesine göre " Bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır.
TBK 219 maddesine göre;" Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur.TBK 223. maddesine göre ise " Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.Yine TBK'nın" Satıcının ağır kusurunun sonuçları" başlıklı 225. Maddesine göre "Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımında da aynı hüküm geçerlidir.TBK 231. maddesine göre de "Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.
Dava konusu somut olayda; ----- plakalı araç ihbar olunan adına kayıtlı iken-----yevmiye sayılı sözleşmesi ile davalı tarafından satın alındığı,------yevmiye sayılı sözleşmesi ile davacı tarafından sözleşmedeki bilgiye göre----- satın alındığı,---- yevmiye sayılı sözleşmesi ile davacı tarafından dava dışı ----------satıldığı, son işlem ile ilgili sözleşmede km bilgisinin --------- olarak yazılı olduğu, davacı tarafça aracın 3. Kişiye satılacağı sırada km sinin düşürüldüğünün anlaşılması üzerine satın alındığı bedelden daha düşük bedele satıldığı, 15.000,00 TL maddi zarara uğradığı iddiası ile eldeki davanın açıldığı, dava dilekçesinde açıkça davacı asilin uzunca bir süredir motorlu araç alım satım işi ile iştigal ettiğinin ve ticari itibarının sarsıldığının yazılı olduğu, dosyada bulunan raporlar ve sorgulamalar kapsamında davacının tacir sıfatına haiz olduğu, davacının, davaya konu aracı davalıdan ikinci el olarak satın aldığı anlaşılmıştır. Davaya konu aracın noterde yapılan satış sözleşmesi içeriğine göre davacının dava konusu aracı mevcut hali ile inceleyip teslim aldığı, bununla birlikte davalının ayrıca garanti taahhüdünde bulunmadığı dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır. Satım anında davacı, aracı muayene ve varsa mevcut ayıplarını tespit ile yükümlüdür. Davaya konu aracın davalı tarafça dava dışı ---- satın alınarak 18/03/2020 tarihinde davacıya satıldığı dosya kapsamı belgelerle sabit olup dava konusu aracın km'sinin davalı tarafından gizlendiği konusunda dosyada delil bulunmamaktadır. Ayrıca aracın 3. Kişiye satışı sırasında basit bir araştırma ile tespit edilebilen km bilgisi tacir olan davacı alıcı, basit bir araştırma yapmak suretiyle aracın kilometresine ilişkin kayıtlara kolayca ulaşabileceği dosya kapsamı belgelerle sabittir. Bu nedenle dosya kapsamı itibariyle satıcının TBK'nun 225. maddesinde düzenlenen ağır kusurundan da bahsedilemeyeceğinden ----------- davacının maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1)Davacının maddi ve manevi tazminat talebinin REDDİNE-
2)Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 273,24 TL harçtan mahsubu ile eksik alınan 154,36 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4)Davalı tarafça sarfedilen 43,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6)Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
7)Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair miktar itibariyle kesin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/09/2024