T.C.
İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/167 Esas
KARAR NO: 2024/619
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 05/03/2024
KARAR TARİHİ: 06/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle;
Müvekkili şirket tarafından, davalı borçlu firmaya süregelen ticari ilişki gereği, diğer hizmetlerin yanı sıra antrepo hizmetleri de verildiği, antrepo hizmeti kapsamında düzenlenen antrepo beyannameleri, antrepo giriş-çıkış kayıtları, sayım tutanakları davalı borçluya hizmetlerin kesintisiz ve eksiksiz bir şekilde sunulduğunu açıkça ortaya koyduğunu, ancak, müvekkili şirket tüm edimlerini ifa etmesine rağmen antrepo hizmetlerine ilişkin olarak düzenlenen faturalar, davalı borçlu tarafından mütemadiyen iade edilmekte ve haksız bir biçimde ödenmediğini, bu kapsamda, müvekkili şirket tarafından yapılan müteaddit hatırlatmalara ve taraflar arasındaki görüşmelere rağmen antrepo hizmet bedellerinin ödenmemesi sebebiyle, ------- dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine itiraz neticesinde dava şartı arabuluculuk aşamasında da anlaşma sağlanamamış olup işbu itirazın iptali davasını açma zorunluluğu hasıl olduğu, davalı firma, müvekkili şirketi her defasında, ödemenin bilahare yapılacağına inandırmış, müvekkili şirketin bir süre beklemesini istemiş, tüm bu ve benzeri gerekçelerle bekletilen müvekkili şirketin bu hoşgörüsüne yakışmayacak şekilde ödeme yapılmamaya devam edildiği, işbu kapsamda, Müvekkili Şirket tarafından ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bakiye borcun tamamının ödenmesi aksi halde fatura bedellerinin tahsili için hukuki işlemlerin başlatılacağı belirtilmişse de herhangi bir sonuç alınamadığını, davalı borçlunun itirazı haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli olduğunu, hesap ekstresi, ticari ilişki ve alacağa ilişkin belgeler, fatura, yazışmalar, ticari defter ve kayıtlarında alacağın varlığı sabit olacağını, bu nedenle --------- yapılan itirazın iptali ile icranın devamına karar verilmesi ile davada da fatura alacağı likit ve davalı borçlu şirketin icra takibine vaki itirazı açıkça haksız ve kötü niyetli olduğundan değerin % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, bu nedenle davanın kabulü ile, davalı borçlunun ----- dosyasına yapmış olduğu borca itirazının iptali ile icra takibinin devamına, itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu sabit olduğundan, değerin % 20’sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı firma arasında lojistik, gümrük ve antrepo hizmetlerine dair 27 yıldır süren bir ticari ilişki olmakla birlikte taraflar arasında hukuki ilişki özet beyan verilmek suretiyle gümrük mevzuatından kaynaklı yasal zorunluluk nedeniyle eşyanın antrepoya bırakılmasından ibaret olup arada yazılı bir ardiye sözleşmesi bulunmadığını, TTK madde 871 ve TBK madde 561 ile 574 hükümleri tahtında ardiye işletmecisinin ücret isteme hakkı düzenlenmiş rağmen olmasına ürünler, 27 yıl boyunca düzenli olarak davacı firmanın antreposuna geldiği, burada saklandığı ve herhangi bir ücret talebi olmadan müvekkili şirkete teslim edildiğini, 27 yıl boyunca antrepo hizmeti için herhangi bir fatura düzenlemeyen, ücret istemeyen davacının bu aşamada artık herhangi bir talep ya da dava hakkı olmayacağından bahisle fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak üzere haksız davanın usul ve esas yönlerinden REDDİNE-
Davacının %20 oranında kötüniyet tazminatına çarptırılmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 30/07/2024 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiğini bildirdiği,
Davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat etme yetkisinin bulunduğu , ayrıca karşı tarafla herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığının bildirdiği görüldü.Davalı vekilinin 30/07/2024 tarihli dilekçesi ile;feragatı kabul beyan dilekçesi gönderdiği, ayrıca vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını bildirdiği görüldü. Davadan feragat HMK mad. 307. Uyarınca davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.
Feragat dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.
Feragatın hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. HMK md. 311 uyarınca feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Bu doğrultuda davacı vekilinin mahkememizde açılan davadan feragat ettiği anlaşılmakla açılan davanın feragat nedeniyle reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşagıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE-
2-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 90.910,45 TL harcın mahsubu ile kalan bakiye 90.482,85 TL nin davacıya iadesine,
3-Taraflarca vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.06/09/2024