T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/640 Esas
KARAR NO:2024/642
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 12/09/2023
KARAR TARİHİ: 17/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,
Müvekkilinin ---- faaliyet gösteren bir -----olduğunu, amacının işletme sermayesi ihtiyaçlarını karşılamak için kanunlar çerçevesinde kredi imkanı sağladığını, borçlu ----- aralarında işletme kredisi sağlama sözleşmesi akdedildiğini,----- müteselsil kefil olduğunu, ödemenin yapılmaması nedeniyle-------- esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, söz konusu takibe davalı borçluların haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibi durdurduklarını, haklı davanın kabulü ile davalı (borçlu) tarafın, -------- sayılı dosyasındaki borca yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin devamına, kötü niyetli olarak borcun ve fer’ilerinin tamamına itirazı üzerine takibin durmasına sebebiyet veren davalının, likit nitelikte bulunan asıl alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı------ dilekçesinde özetle;
Kullanılan kredinin ------ kullandığını, kurum müdürü olan diğer davalı ----- pozisyonunu kullanarak, kurum çalışanı olarak kendisine baskı ve mobingle kredi çektirdiğini, açıklanan sebeplerle tarafı yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, kooperatif ortağı olan davalı -------- nezdinde kooperatifin kefaletiyle çektiği krediler nedeniyle, borcun kefil sıfatıyla davacı kooperatif tarafından dava dışı alacaklı bankaya ödenmesi üzerine yine kredi sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan diğer davalı ------- hakkında, kredi bedellerinin ödenmemesi sebebiyle ilamsız icra yoluyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. ------ sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine ----- tarihinde asıl alacak olarak ----- tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçlu ---- tebliğ edildiği, borçlu -----tarihli itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. ----- karar sayılı ilamı gözetildiğinde; uyuşmazlığın kooperatifler kanunundan kaynaklandığı ve davalı- borçlu---- davacı kooperatif üyesi olduğu anlaşılmakla davanın ticari dava olduğu anlaşılmıştır.Taraf teşkili sağlanmış, taraf delilleri celp edilmiş, uyuşmazlığın çözümü için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup kök raporda özetle; davacı ----- davalılardan ----- birlikte davalı----- dava dışı ----- tutarlı krediye müteselsilen kefil olduğunu, davalılardan-------- tarafından kredi ödemelerinin yapılmaması nedeniyle davacı Kooperatif tarafından dava dışı bankaya ------ vadeli taksite mahsuben 17.665,55TL tutarında ödeme yapıldığını, davacının ödenen bu bedelin tamamı için asıl borçlu --------, 1/2 'si oranında ise diğer kefil durumundaki ------ rücu edebileceğini, buna göre davacı -----aleyhinde ------- esas sayılı dosyasından -----tarihinde başlattığı icra takibinde talep edebileceği tutarın, davalılardan asıl borçlu ------faiz olmak üzere toplam ----, diğer davalı müteselsil kefil-----asıl alacak, -----faiz olmak üzere toplam ---- olduğunu, davacının tespitleri aşan talebinin yerinde olmadığını, davacının tespit edilen alacağın yanı sıra, asıl alacak tutarları üzerinden TBK 120/2 maddesi gereğince %18 temerrüt faizi talep edebileceğini, davalılardan----- söz konusu krediyi aslen kendisinin kullanmadığı diğer davalı -------- kullandığını, taksit ödemelerinin onun tarafından yapıldığını, adı geçen hakkında Savcılık soruşturması bulunduğu gibi hususların değerlendirilmesinin Mahkememizin takdirinde olduğunu bildirmiş, 10/05/2024 tarihli ek bilirkişi raporu dosyaya kazandırılmıştır.TBK'nın kefalet sözleşmesinin şeklini düzenleyen 583. maddesinin ilk fıkrasında "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." hükmü getirilmiş ve kefalet sözleşmesinin geçerliliği bakımından şekli koşullar öngörülmüştür. Somut olayda; kefalete ilişkin şekil şartlarının yerine getirildiği anlaşılmaktadır. Kefalet kabul beyanı sözleşmenin zorunlu unsuru değildir. Bu itibarla, kefaletin şekil şartlarının yerine getirilip getirilmediği hususunda esas alınamaz.TBK 596. maddesi kefilin asıl borçluya rücu hakkını, aynı yasanın 587.ci maddesi ise kefilin kefile rücu hususunu düzenlemektedir. Bu nedenle davacı ile davalının kullanılan kredide konumlarının belirlenmesi uyuşmazlığın çözümünde en önemli husustur.TBK 596/1. Maddesi "Kefil, alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde, onun haklarına halef olur. Kefil, bu hakları asıl borç muaccel olunca kullanabilir." şeklindedir.
Somut olayda davacı kooperatifin, kefil olarak ödediği miktarın tamamını açılan kredinin kredi borçlusundan isteyebilmesi mümkündür. Ancak, davacı kefilin kredi borçlusu dışında kalan kefil davalı -------- karşı başlattığı icra takibi ve açtığı dava ise niteliği itibarı ile kefilin kefile rücu davası niteliğinde olduğundan, TBK'nun 587. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca diğer kefillerin sorumluluğu her bir kefile düşen pay ile sınırlıdır.Öte yandan, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 121. maddesinde : "Faiz veya irat borcunu ya da bağışladığı bir miktar parayı ödemekte temerrüde düşen borçlu, icra takibine girişildiği veya dava açıldığı günden başlayarak, temerrüt faizi ödemekle yükümlüdür. Buna aykırı olarak yapılan anlaşmalar, ceza koşulu hükümlerine tabi olur. Temerrüt faizine, ayrıca temerrüt faizi yürütülemez." düzenlemesine yer verilmiştir. Davacı tarafça ödeme tarihlerinden sonra ve takip tarihinden önce davalı kefile TBK'nın 117. maddesine uygun miktar ve süre içeren temerrüt ihtarnamesi gönderildiğinin iddia ve ispat edilemediği, ihtar gönderilmeden davalı asıl borçlu ve kefilin ödemeden haberdar olmasının mümkün bulunmadığı, buna göre davalılar takip tarihinden önce temerrüde düşürülmediğinden ödeme tarihinden takip tarihine kadar temerrüt faizi şartlarının oluşmadığı, davalının icra takibi tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, yalnızca ödeme tarihinden takip tarihine kadar TBK 88. Maddesi kapsamında akdi faiz hesaplandığı, TBK'nun 587. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca diğer kefillerin sorumluluğu her bir kefile düşen pay ile sınırlı olup bu durumda kefil olan davalı, borcun bir kısmını ödeyen kefil davacıya karşı toplam borç miktarından davacı da dahil olmak üzere toplam kefil sayısına bölünmesi suretiyle payına düşen miktar kadar yükümlüdür. Dolayısıyla, davalı kefilin sorumlu olduğu miktar --------olup ayrıca davacının ödemiş olduğu miktar için rücu ilişkisinde uygulanacak faiz oranı sözleşme ile kararlaştırılmadığından ve taraflar arasında ticari bir ilişki bulunmadığından 3095 sayılı Kanunun 2/1. maddesi uyarınca yasal faiz isteyebilmesi mümkün olup, TBK 120/2 maddesi gereği %18 oranında işletilebileceği kanaatine varılmış, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1)Davanın kısmen kabulü ile;------- sayılı takibine davalı - borçlu --------tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile;
- Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 18 oranında faiz işletilmek suretiyle, 17.665,55TL asıl alacak, 182,95 TL işlemiş akdi faiz olmak üzere 17.848,50 TL üzerinden devamına, aşan istemin reddine,
------- sayılı takibine davalı - borçlu------- yapılan itirazın kısmen iptali ile;
- Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 18 oranında faiz işletilmek suretiyle, 8.832,78 TL asıl alacak, 91,47 TL işlemiş akdi faiz olmak üzere 8.924,25 TL üzerinden devamına, aşan istemin reddine,
Hükmolunan alacağın %20 si icra inkar tazminatının (17.848,50 TL alacak%20= 3.569,70 TL) davalı taraftan (davalı----- sorumluluğu 1.784,85 TL ile sınırlı olmak kaydıyla ) tahsili ile davacıya verilmesine,
2)Alınması gerekli karar harcı 1.219,23 TL’den peşin olarak yatırılan 306,38 TL'nin mahsubu ile 912,85 TL bakiye harcın (davalı ---------- toplam kabul miktarı içerisindeki sorumluluk oranı %50 olmakla 456,42TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
3)Davacı tarafça yatırılan 306,38 TL peşin harcın (davalı -------- sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4)Davacı tarafından yapılan 269,85 TL ilk dava masrafı, 4.000,00 TL bilirkişi, 878,25 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 5.148,10 TL yargılama giderinin toplam kabul oranına göre 5.096,61 TLnin (davalı------- toplam kabul miktarı içerisindeki sorumluluğu 2.548,30 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5)Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6)Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.848,50 TL vekalet ücretinin (davalı -------toplam kabul miktarı içerisindeki sorumluluğu 8.924,25 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7)Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin (davalı ---------- toplam kabul miktarı içerisindeki sorumluluğu 1.600,00TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
8) Karar kesinleştiğinde Mahkeme kasasında bulunan evrak asıllarının ilgili kuruma iadesine,
9)Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/09/2024