T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/932 Esas
KARAR NO:2024/673
DAVA:Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:21/12/2023
KARAR TARİHİ:19/09/2024
------ maddesine göre ---- adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ---- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.DAVA:Davacı vekili; müvekkilinin kambiyo senedinden kaynaklı alacağının tahsili için----- sayılı dosyası ile borçlular------- aleyhine icra takibi başlatıldığını, yine müvekkilinin kambiyo senedinden kaynaklı başka bir alacağının tahsili için ------- sayılı dosyası ile borçlular ------- aleyhine icra takibi başlatıldığını, her iki dosyasının da alacaklılarının aynı olması, her iki dosyanın da aynı İcra Müdürlüğünün dosyası olmaları, dosya borçlularından ------ her iki dosyada da ortak borçlu olması, dosya numaralarının -----şeklinde sıralı olmaları ve her iki dosyadan gerçekleştirilen haciz tarihlerinin birbirine yakın olması sebebi ile taraflarınca feragat işlemi yapılırken hataya düşülmüş olup; ----- sayılı dosyaya gönderilecek iken ---- sayılı dosyaya sehven feragat beyanının gönderildiğini, ------ Sayılı dosyası borcunun ödenmemiş olması sebebi ile, icra dosyasının karar tarihi itibariyle hesaplanacak kapak hesabı tutarının davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP:Davalıların davaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, HMK madde 311 kapsamında feragat beyanının iptaline ilişkindir.
Uyuşmazlık: Davacı vekilince, -----dosyasına feragat talebi gönderilecekken sehven ------ dosyasına gönderildiği iddiasının, TBK madde 31 kapsamında hata hükümleri içinde kalıp kalmadığı, irade bozukluğu hükümleri kapsamında feragat beyanının iptal edilmesi gerekip gerekmediği, ---- dosyasındaki miktar kadar davacının alacaklı olup olmadığının tespitine ilişkindir. HMK madde 307 de feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak ifade edilmiştir. Feragat, davaya son veren bir taraf işlemidir. Feragat eden davacı dava konusu haktan da feragat etmiş sayılır. Feragat edilen dava daha sonra bir daha açılamaz, zira feragat maddi anlamda kesin hüküm oluşturur. Davacının davasından feragat etmesi ile, dava konusu uyuşmazlık sona erer. Bu nedenle mahkeme henüz feragat nedeniyle davanın reddine karar vermemiş olsa bile, davacı feragatten dönemez; feragati ile bağlıdır. Feragatten dönülememenin tek bir istisnası vardır; HMK madde 311 gereği, irade bozukluğu hâllerinde feragatin iptali istenebilir.TBK kapsamında iradenin, istenmeden gerçek iradeden farklı olarak açıklanmasına yanılma denir. İradesini beyan etmek isteyen kimse, kendi dalgınlığı veya yanlış anlaması sonucunda gerçek iradesini istemediği bir şekilde açığa vurmuş olabileceği gibi; yanılma, beyanda bulunan kişinin dışında ortaya çıkan bir takım nedenlerden ötürü de olabilir. Böylelikle kişi, gerçek iradesine uymayan bir beyanda bulunarak iradesini sakatlamaktadır. Yanılgıya düşen kişi karşı tarafın bir etkisi veya kusuru olmaksızın iradesine uygun olmayan bildirimde bulunmaktadır -------İradesi sakatlanan tarafın sözleşmeyi iptal hakkını kullanması TBK’nın 39. maddesinde belli bir süreye bağlanmıştır. Yanılma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılmayı öğrendiği andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır. -------- sayılı kararında da belirtildiği üzere bu 1 yıllık süre hak düşürücü süre niteliğindedir. Sürenin hak düşürücü süre olması nedeniyle hakimce, 1 yıllık sürede iptal hakkının kullanılıp kullanılmadığının resen nazara alınması gerekir.İptal talebi, tek taraflı bir irade açıklaması, def'i veya dava yoluyla kullanılabilir. Yanılmanın varlığı her türlü delille ispat edilebilir. Bu Açıklamalar Işığında Tüm Dosya Münderecatı Değerlendirildiğinde;Davacı vekili,------sayılı dosyasına feragat beyanı gönderilecekken hataen aynı icra müdürlüğünün ---- numaralı dosyasına gönderildiğini iddia ederek, feragat beyanının iptalini ve alacağın tahsilini talep etmiştir.----- sayılı dosyası incelendiğinde, alacaklısının --- borçlularının ---- adlı şirketler olduğu, davacı/alacaklının ---- tarihinde takipten feragat ettiği görülmüştür.---- dosyası incelendiğinde, alacaklısının ---- borçluların ------- olduğu, davacı/alacaklının ----- tarihinde feragat ettiği, aynı gün feragatin sehven gönderildiği aslında müdürlüğün -----sayılı dosyasına gönderileceği bildirilerek feragatin dikkate alınmamasının talep edildiği görülmüştür. Davacı vekili feragat beyanından hemen sonra aynı gün icra dosyasına feragat beyanın sehven gönderildiğini beyan ederek feragati tek taraflı beyanı ile iptal ettiği anlaşılmakla, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı kabul edilmiştir.Yukarıda anılan takip dosyaları nazara alındığında, alacaklısının ve borçlularınında bir kısmının aynı olduğu, takip dosyalarının aynı icra müdürlüğünün devam eden ardışık dosyaları olduğu, ------ sayılı ilamında da belirtildiği üzere bu hususunun açıklamada yanılma (beyanda hata) olarak değerlendirmesi gerekeceği, takiplerin birbirini takip eden esas olmaları dikkate alarak, davacı vekilince feragat dilekçesi ----dosyası takip dosyasına verilmesi gerekirken, hataen ---- dosyasına gönderildiği, kaldı ki davacı vekilince ---- tarihinde bu dosyadan da feragat edildiği, davacının irade bozukluğuna ilişkin feragati iptal talebinin HMK madde 311 kapsamında uygun olduğu değerlendirilerek, ------dosyasındaki davacı vekilinin, ----- tarihli feragat beyanının iptaline, takibin kaldığı yerden devamına karar verilmiştir. Davacı vekilince tahsil hükmü de kurulması istenmişse de feragatin ortadan kalkması ile dosyanın yeniden işleme alınması gerektiğinden bu yöndeki talebi yerinde görülmemiştir.
IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1----- sayılı dosyasındaki davacı vekilinin, ----- tarihli feragat beyanının iptaline, takibin kaldığı yerden devamına,
2-Haklılık durumuna alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 1.944,40 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 1.516,80 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde yatırana iadesine,
3-Haklılık durumuna göre davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
6-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ----------- Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/09/2024