T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/523 Esas
KARAR NO: 2025/711
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/05/2018
KARAR TARİHİ: 08/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketle davalı şirket “--------- Projesinin Yapılmasına Dair” 17 Kasım 2013 tarihinde toplam mali tuta rı 2.972.446. ABD Doları olan sözleşme yapmışlardır. Davalı şirket yönetiminin “4 ay için de yetiştirmeliyiz, siz yazılı sözleşmenin imzalanmasını beklemeyin hemen başlayın” demeleri üzerine 2013 yılı Ekim ayında inşaat işlerine hemen başlayan mü vekkil şirket,bu sözleşmeye dayanarak kendi sorumluluğunda olan inşaat işlerini; özellik ve öncelikle beton kazık çakma işlerini süratle yapmış ve top lamda 489.000.-ABD Doları tutarında iş bitirdiğini, aradan yaklaşık 2,5 aylık süre geçtikten sonra davalı şirket 23 Aralık 2013 tarihinde göndermiş olduğu elektronik posta (e-mail) ile hiçbir gerekçe göstermeden inşaat işlerinin derhal durdurulması emrini verdiğini, Tabiatıyla müvekkil şirket de bu talimata uyarak işleri durdurduğunu, anılan tutarda iş ve imalatın yapıldığı konusunda taraflar arasında ihtilaf olmadığını, müvekkil şirket, hukukun temel ilkelerinden olan“Sözleşmeye Güven” ilkesi gereğince sözleşmeye ve davalı şirkete güvenerek çok ciddi harcamalar yapmış ve iflasın eşiğine geldiğin, bugüne kadar sözleşme ye göre önden alması gereken avansa, yapmış olduğu iş ve imalata mahsup edilecek tek kuruşluk bir ödeme yapılmadığını, müvekkil öz sermayesini bu işe sarfetmiş, piyasaya borcunu ödemek için değerli varlıklarını elden çıkarmak zorunda kaldığını, müvekkil şirket elindeki öz sermayesi ve değerli varlıklarını davalı şirketin kurbanı olarak inşaat sahasına gömmek zorunda kalmakla, hem bu işten elde edeceği kardan mahrum kaldığı, hem bu para ve varlıkları elinde olsaydı yapacağı başka inşaat işlerinden elde edeceği kar dan mahrum kaldığını, davalı şirket, sözleşmeye aykırı davranması sebebiyle müvekkil şirketin; 489.000.-ABD Doları alacağını, sözleşmeden ve uluslararası ticaret hukukundan doğan sözleşme tutarı olan 2.972.446. ABD Dolarının %25 i kadar yani 743.111,5 ABD doları cezai şartı, uğradığı zararlar ve mahrum kaldığımız karların toplamından oluşan menfi ve müspet zararımızın tamamından sorumlu olduğunu, öncelikle taraflar arasında ihtilaf bulunmayan ve tasfiye sözleşmesiyle belgelenmiş olan müvekkil şirketin davalı şirketin işlerine harcadığı ve tarafımıza ödenmeyen 189.000 ABD Doları alacağımızın Türk Lirası karşılığı olan 740.880.-TL sını temerrüde kadar yasal faiziyle, davalı tarafın temerrüt tarihi olan 23 Kasım 2017 tarihinden sonra ise işle yen temerrüt faiziyle birlikte tarafımıza ödenmesine, müvekkille davalı arasında yapılan 17 Kasım 2013 tarihli -------- Projesinin Yapılmasına dair İnşaat Sözleşmesinin haksız, kötüniyetli ve tek taraflı olarak feshedilmesi ve faaliyetleri nin durdurulması sebebiyle; sözleşme bedeli olan 2.972.446 ABD Doları üze rinden % 25'i tutarının yani 743.111,5 ABD Doları cezai şartın tarafımıza ödenmesine, müvekkil şirketin uğramış olduğu, mahkemenizce tayin edilecek bilirkişilerce hesaplanacak müsbet ve menfi zararların belirlenerek, temerrüt tarihi olan 23 Kasım 2017 tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak tarafımıza ödenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; ’--------- Projesi’nin Yapımına Dair’’ 19 Kasım 2013 başlangıç tarihli sözleşmenin tarafı davacı şirket değil; merkezi -------- olan ---------- unvanlı başkaca bir şirkettir. Hal böyle olunca da sözleşmenin tarafı olmayan davacı tarafından ikame edilmiş bulunan huzurdaki davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesini, davaya esas teşkil eden icra dosyasında müvekkile yöneltilen takip miktarı 489.000 ABD Doları iken davacının dava/talep dilekçesinin “sonuç ve istem” başlıklı kısmında bu miktar üzerinden icra inkar tazminatı talep etmemiş olması nedeniyle bu hususta davacı lehine ayrıca karar verilmesine yer olmayacağı, davacının sözleşmenin sözde haksız feshinden dolayı sözleşme bedelinin %25'ine tekabül eden 743.111,5 ABD Doları cezai şart olarak istemiş olması kabul edilebilir bir durum olmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan anlaşma metninde cezai şarta ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı, davacının kendi takdiri ile belirlediği/uygun bulduğu cezai şart isteminin de hukuki bir dayanağının olmadığı ve bu anlamda cezai şart isteminin de yersiz olduğu, davacının, iş bu davada davacı sıfatı bulunmadığından davanın reddini, Usule ilişkin itirazlarımız göz önünde bulundurularak davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine; aksi kanaatte olması halinde, davacı tarafından hukuki dayanaktan yoksun şekilde açılmış bulunan davanın esastan reddine; karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle eser sözleşmesi nedeniyle alacak davası olduğu görüldü.Mahkememizce cezai şart talebi yönünden harç ikmali yapılmaması nedeniyle davaya konu olan 300.000 USD ve 743.111,50 USD alacak iddiası yönünden davayı takip etmedikleri ve mahkemece belirlenen harcı yatırmayacaklarını beyan ettiklerinden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, yargılamaya devam olunan 189.000 USD alacak iddiası yönünden ise davacı vekilince dava dilekçesinde itirazın iptali talep olunmuş ise de mahkemeye sunulan 01/07/2019 tarihli dilekçe ile dava dilekçesini tamamen ıslah ettiklerini belirterek davacının 189.000 USD alacağının 3095 sayılı kanunun yabancı para borcunda faiz ile ilgili 4/a maddesi gereğince temerrüt tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş iş bu karar taraflarca istinaf edilmiş olup -------- sayılı ilamı ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.-------- H.D 'nin kaldırma kararı doğrultusunda davacı vekili tarafından tam ıslah yetkisini içeren vekaletname dosyaya sunulmuştur.Mahkememizce yapılan yargılama toplanan deliller, İBAM kaldırma kararı ve tüm dosya kapsamına göre davacı ile davalı şirket arasında ------- Projesinin Yapılmasına Dair” 17/11/2013 tarihinde 2.972.446,00 USD olan sözleşme yaptıkları, 2013 yılı Ekim ayında inşaata bağlandığı, davalı tarafça 23/12/2013 tarihinde sözleşmenin ve inşaat işlerinin durdurulmasını talep ettiği, bu arada bir kısım imalatın yapılmış olduğu, davanın itirazın iptali davası olarak açılıp yargılamanın alacak davasına dönüştürüldüğü, bu davaylada davacı şirketin uğramış olduğu müsbet ve menfi zararlar ile cezai şart bedelinin talep edildiği, davacı taraf 31/07/2017 tarihli ''---------'' başlıklı belgeyi dosyaya sunmuş ve bu belgeyide taraflar arasındaki sözleşmenin tasfiye edildiğine ilişkin olup davalı taraf bu protokolün altındaki imzayı itiraz ettiğinden mahkemece davanın isticvabına karar verilmiş ve davalı şirket yetkilisince belge altındaki sol taraftaki parafın kime ait olduğunu bilemiyorum kaşenin şirket kaşesi olduğunu, ancak kim tarafından imzalandığını tespit edemediğini , şeklinde beyanda bulunmuş, taraf vekillerince dosyaya sunulan iddia ve savunmaya dayanak yapılan ve taraflar arasındaki tasfiyesine ilişkin olan belgenin içerik itibariyle birbirinin tamamen aynı olup tek farkın belge içindeki tutara ve belge tarihine ilişkin olduğu görülmekle tarafların en az 110.000 USD yönünden aralarında mutabakat bulunduğu, fazlaya ilişkin alacak iddiasının davacı tarafın ispat külfetinin yerine getirmemesi alacağın dayanağı yapılan belge altındaki parafın davalı tarafça inkar edilmesi nedeniyle ve davacı tarafça da yemin deliline dayanmamaları da göz önünden tutularak taraflar arasındaki tasfiyeye ilişkin protokolün 110.000 USD yönünden yapıldığı kanaatine varılmış ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davaya konu 300.000 USD iş bedeli ve 743.111,50 USD ceza şart istemi yönünden davanın açılmamış sayılmasına,
2-Davacının 189.000 USD'nin tahsili istemi yönünden davanın kısmen kabulü ile, 110.000 USD'nin, 05/12/2017 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin istemin sübut bulmadığından reddine,
3-Alınması gerekli 32.325,65 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 35,90 TL harc ile tamamlama harcı olarak yatırılan 12.616,47 TL olmak üzere toplam 12.652,37 TL harçtan mahsubu ile bakiye 19.673,28 TL nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı için takdir olunan 74.983,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı için takdir olunan 54.377,28 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Açılmamış sayılmasına karar verilen hüküm yönünden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı için takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 12.693,47 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından sarfedilen 372,60 TL yargılama giderlerinin haklılık oranına göre 216,86 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 155,74 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafından herhangi bir masraf yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
10-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, Davacı Vekilinin ve Davalı Vekilinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.08/10/2025