T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/841 Esas
KARAR NO: 2025/197
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/11/2024
KARAR TARİHİ: 20/03/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ----- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili; taraflar arasındaki sözleşme gereği davalı uhdesinde görevlendirilen ve davalının hizmetine ----- sıfatıyla özgülenen davacı müvekkili adına---- bulunan ve fakat, tamamıyla davalının istemi ve onayı ile işten çıkışı yapılan -------işten çıkışı sebebiyle ödenen işçilik alacaklarından ibaret fatura düzenlendiğini, faturanın usulüne uygun tebliğinin yapıldığını, davalı tarafça itiraz edilmediğini, davalı borçlu tarafından söz konusu faturaya itiraz edilmemesine rağmen herhangi bir ödeme yapmaması sebebiyle davalı aleyhine ------- dosyası ile icra takibine başlandığını, lakin, davalı borçlu tarafından sunulan 20.05.2024 tarihli borca itiraz dilekçesi ile icra takibine, borca ve faize itiraz edildiğini, davanın kabulüne, itirazın iptaline ve---- dosyası üzerinden takibin devamına, davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağı için yapılan takibe itirazın iptali davasıdır. Dava öncelikle dava şartları olan görev yönünden incelenmiştir. 634 sayılı Kat Mülkiyet Kanunu'nun ek 1. maddesi uyarınca, Kat Mülkiyeti Kanunu'nun uygulanmasından kaynaklanan her türlü anlaşmazlıklar sulh hukuk mahkemelerinde çözümlenir. Bu hüküm mutlak niteliktedir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup her aşamada re'sen nazara alınmalıdır. Ne var ki, uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Kanunu'nun uygulanmasından doğması gerekmekte olup bu yasadan kaynaklanmayan uyuşmazlıklarda genel hükümler uygulanmalıdır. Dava tarihinde yürürlükte olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 3/k maddesinde tüketici “Ticari veya mesleki olmayan amaçla hareket eden gerçek veya tüzel kişi” olarak tanımlanmış; 3/l maddesinde “Eser sözleşmesinden kaynaklanan tüketici işlemleri” bu kanun kapsamında sayılmış; 73/1 maddesinde de “ Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu” düzenlenmiştir. Somut olayda; davacı, kat maliki olmayıp hizmet sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağını talep eden taraf olduğu, davalı yanın ise site yönetimi olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin hizmet akdi olduğu gözetildiğinde dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun uyarınca görevli mahkeme tüketici mahkemesi olduğu değerlendirilerek görevsizlik kararı verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın, görev dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmakla görevli mahkemenin------- TÜKETİCİ Mahkemesi OLDUĞUNA,
3-Karar kesinleştiğinde ve süresinde başvuru olması halinde dosyanın görevli --------- TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
4-Yargılama ve harç giderlerinin HMK 323 ve 331. maddeleri uyarınca görevli mahkemece değerlendirilmesine,
5-Dosyanın gönderilmesi için süresinde başvurulmazsa HMK 20/1 ve 331/2 maddeleri uyarınca dosya resen ele alınarak mahkememizce karar verilmesine,
6-Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, -----------Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/03/2025