T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/786 Esas
KARAR NO: 2025/981
DAVA: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 23/10/2024
KARAR TARİHİ: 23/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile --------- arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, müteselsil kefil -------- ile de işbu kredi için Kefalet Sözleşmesi imzalandığını, Bankanın ------- Şubesi ile tanzim ve imza olunan işbu sözleşmeler ile --------- ticari kredi kullandırıldığını, işbu kredilere de müşterek borçlu sıfatıyla -------- müteselsil kefil olduğunu, davalı borçlunun sözleşmelerden kaynaklanan edimlerini yerine getirmemesi üzerine kredi hesapları kat edilerek ticari kredili mevduat borçlarının ödenmesi ihtaren bildirildiğini, keşide edilen işbu ihtarnameye rağmen davalı borçlu, borcunu ödemediğini, Ticari Kredili Mevduat Kredisi borcu için -------- Banka Alacakları Icra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyası ile kredi borcu için 22.164,16 TL asıl alacak olmak üzere toplam 24.835,98 TL için icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu süresi içinde borçlu olmadığını iddia ederek borcun tamamına itiraz ettiğini, borçlunun yapmış olduğu itiraz haksız, mesnetsiz ve alacağı sürümcemede bırakmak maksatlı olduğunu, itirazın iptali davası açılmadan önce dava şartı olarak getirilmiş olan arabuluculuk görüşmeleri için arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, davalı/borçlu ile yapılan arabuluculuk aşamasındaki görüşmede davalı borçlu ile anlaşma sağlanamadığını, davalı borçlunun itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu, işbu sözleşmeleri bilerek ve isteyerek imzaladığını, müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğunu, icra takibini uzatmak ve zaman kazanmak maksadıyla borca itiraz ettiğini, bu nedenle davalı borçlunun itirazının iptali (borca, faize ve ferilerine), takibin devamı ve borçluların haksız itirazı sonucu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına çarptırılmasını, haklı davanın kabulüyle, haksız ve dayanaksız (borca faize ve ferilerine) itirazın iptalini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafın müvekkilin dava dışı -------- ile imzalanan kredi sözleşmesine kefil olduğunu, kredi sözleşmesindeki kefalet, yasada belirtilen şartları taşımadığı için geçersiz olduğunu, Yargıtayın yerleşik içtihatları ve TBK gereği, kredi sözleşmesindeki kefalet, kefalet şartlarını taşımadığı için davanın reddine karar verilmesini, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle beraber, müvekkilin kefaletinin geçerli bir kefalet olduğu düşünülse dahi, dava dışı asıl borçlu --------- hakkında, -------- E. Sayılı dosyasında, 29.09.024 tarihinden itibaren 1 yıllık süre ile kesin konkordato mühleti verildiğini, hal böyle olunca, asıl borçludan talep edilemeyen alacağın kefilden talep edilmesi mümkün olmadığını, haksız davanın reddi gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, davacının kötü niyetli olduğu açık olduğundan %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle; genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.-------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün --------- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 21/06/2024 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz + gider vergisi toplamı 24.835,98 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğe çıkartıldığı, 02/07/2024 tarihli itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Taraf teşkili sağlanmış, taraf delilleri celp edilmiş, uyuşmazlığın çözümü için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup raporda özetle; davalı ---------, kredi sözleşmelerine ilişkin olarak 23.06.2021 tarihli iki ayrı kefalet sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, her iki sözleşmede de kefalet türü, kefalet tarihi ve azami kefalet tutarının kendi el yazısıyla yazılmış ve sözleşmelerin her sayfasının imzalanmış olduğunu, bu itibarla, kefalet sözleşmelerinin öngörülen şekil şartlarına uygun şekilde düzenlendiği davalı --------- müteselsil kefil sıfatı ile sorumluluğu olduğunu, bahse konu kredi ilişkisi kapsamında, dava konusu olan ticari kredili mevduat hesabının (KMH) tahsis edilmiş ve aktif şekilde kullanıldığını, davalının, konkordato sürecinde, asıl borçludan talep edilemeyen alacağın kefilden talep edilmesinin mümkün olmadığı savunması hukuki değerlendirme gerektirdiğinden Mahkemenin takdirinde olduğunu, Kredili Mevduat Hesabı(KMH) ürününe ilişkin olarak; hesap hareketleri incelenmiş, 29.06.2021-30.06.2025 tarihli ekstresi incelendiğinde 10.12.2021 tarihinde 1.114,20 TL kredi kullanımı ile sürecin başladığı, aktif olarak cari hesap niteliğinde artı/eksi giriş çıkış şeklinde çalıştığı, 29.04.2024 tarihinde 29.930,0 TL olarak oluşan kredili mevduat bakiyesinin 03.05.2024 tarihinde --------- referans numarası ile banka Tasfiye Olacak Olan Alacak (TOA) hesabına aktarıldığı, 03.05.2024 tarihinde 34,78 TL - 0,12 TL=34,66 TL BSMV tahsilatı nedeniyle tutarın 29.964,66 TL 'a ulaştığı, 04.05.2024 tarihinde 7.800,50 TL tahsilat sonrasında ise 22.164,16 TL'a düştüğü ve sözkonusu kanuni takip tutarının 24.11.2024 tarihinde --------- şube kodu/ ---------- şubesine devir olduğu, takip talebi tarihi itibariyle 22.164,16 TL asıl alacak, 2.572,57 TL işlemiş faiz, 128,62 TL BSMV olmak üzere toplam alacağın 24.865,35 TL olduğunun tarafımca tespit edildiği, ancak icra dairesinden yapılan takip talebi ile 22.164,16 TL asıl alacak, 2.577,71 TL işlemiş faiz, 94,11 TL BSMV olmak üzere toplam alacağın 24.835,98 TL olarak talep edildiğini, dava dışı--------- Malzemeleri Kumanda Panoları - --------- İle --------Ş. tarafından icra takibine konu edilen ve dosya kapsamındaki kullandırılan kredilere dayanak teşkil eden Genel Kredi ve Kefalet Sözleşmelerinin bankacılık mevzuatına uygun olarak düzenlendiği, davalı------- firma borçlarına usulüne uygun olarak düzenlenmiş kefalet sözleşmesine göre müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığı, teminat olarak sadece davalı -------- kefaletinin alındığı, krediye ilişkin asıl borç ve faiz tutarı ile bu faize ait oranların bankacılık mevzuatı ile sözleşmelere uygun olarak belirlendiği görülmüş sözleşmelere ve bankacılık mevzuatına aykırı bir uygulamaya rastlanmadığını beyan etmiştir.
TBK'nın kefalet sözleşmesinin şeklini düzenleyen 583. maddesinin ilk fıkrasında "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." hükmü getirilmiş ve kefalet sözleşmesinin geçerliliği bakımından şekli koşullar öngörülmüştür. Somut olayda; kefalete ilişkin şekil şartlarının yerine getirildiği anlaşılmaktadır. Kefalet kabul beyanı sözleşmenin zorunlu unsuru değildir. Bu itibarla, kefaletin şekil şartlarının yerine getirilip getirilmediği hususunda esas alınamaz.TBK'nın 586. maddesi uyarınca alacaklının müteselsil kefile başvurabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz. Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir.". Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre; dava dışı asıl borçlu firma -------- Malzemeleri Kumanda Panoları - ------- ile davacı banka arasında Genel Kredi Sözleşmesi (GKS) imzalandığı, sözleşme kapsamında firmaya limit tanımlandığı, davalının ise müteselsil kefil olarak sorumluluk altına girdiği, kefaletin yasal koşullarının oluştuğu, kredi sözleşmesinden kaynaklı borcun borçlular/ davalı tarafından ödenmediği, konkordato mühletinin sonuçlarının yalnızca alacaklı ve borçlu bakımından geçerli olacağı, kefil için geçerli olmayacağı, TBK 586. Maddesi kapsamında asıl borçludan tahsil edilememe halinde müteselsil kefile başvurulabileceği anlaşılmakla; davacı bankanın bakiye alacağının denetime elverişli bilirkişi raporu ile toplam 24.830,84 TL olarak tespit edildiği, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, icra inkar tazminatı talep koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, açıklanan gerekçeler ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalının --------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün---------- Esas sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %56,64 oranında temerrüt faizi işletilmek suretiyle, 22.164,16TL asıl alacak, 2.572,57 TL işlemiş faiz, 94,11BSMV üzerinden takibin devamına,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Hükmolunan alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 1.696,19 TL’den peşin olarak yatırılan 427,60TL'nin mahsubu ile 1.268,59 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL peşin harç/harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 488,40 TL ilk dava masrafı, 7.000,00 TL bilirkişi, 242,50 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 7.730,90 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre (%99,97 kabul) 7.728,58 TL' sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinden bırakılmasına,
6-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 24.830,84 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 5,14 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre (%99,97kabul) 3.598,92 TL' sinin davalı taraftan, (%0,03 Ret) 1,08 TL'sinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
10-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/12/2025