T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/718
KARAR NO: 2025/745
DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 01/10/2024
KARAR TARİHİ: 21/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı----- Şirketi arasında imzalanan 30/04/2019 tarih, 600.000.-TL, bedelli Genel Kredi Sözleşmesi çerçevesinde borçlu şirkete kredi kullandırıldığını, diğer davalılar --- ve -----söz konusu kredi sözleşmesine 660.000-TL kefalet limiti ile müteselsil kefil sıfatıyla ve asıl borçlunun müvekkil Banka’ya olan doğmuş ve doğacak her türlü borcunu temin etmek üzere imzaladığından, borcun ödenmesinden bu miktar ile sorumlu bulunduklarını, borcun zamanında ödenmemesi nedeni ile hesabın kat edilerek davalılara gönderildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine, davalı borçlu şirket ve kefilleri aleyhine -- Banka Alacakları İcra Dairesi’nin-----, davalıların haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalıların %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerini talep ve dava etmiştir.Davalılara usulüne uygun tebligat yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadıkları görüldü.---- Banka Alacakları İcra Dairesi’nin----- Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlular aleyhine 454.035,13 TL asıl alacak, 1.140,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 225,20 TL ihtiyati haciz yargılama ücreti, 116.584,43 TL işlemiş faiz, 7.076,36 TL BSMV olmak üzere toplam 579.061,12 TL alacak üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin borçlu gerçek kişilere 21.05.2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu şirkete yapılan tebligatın iade geldiği, tüm borçluların 26.05.2025 tarihinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu belirlendi.
Dalılar her ne kadar borca itiraz ederken yetkili icra dairesini ----- İcra Daireleri olduğunu beyan etmişlerse de; yetkili icra dairesi İİK'nın 50. maddesinin yollamasıyla HMK'nun 6. maddesi uyarınca davalının yerleşim yerinin bulunduğu ---- İcra Daireleri, TBK'nın 89. Maddesi uyarınca davacının yerleşim yerinin bulunduğu ----- İcra Daireleri ile taraflar arasında sözleşme ilişkisi kurulduğu gözetilerek HMK 10. Maddesi uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin bulunduğu icra dairesidir. seçimlik haklarından TBK'nın 89. Maddesi uyarınca kendi yerleşim yerinin bulunduğu ---- İlçesinin yargı alanındaki ----- İcra Dairesi'nde usulüne uygun takip başlattığından, davalının icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Dosya rapor tanzim etmek üzere bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi ------ hazırlamış olduğu raporda özetle; davacı banka ile asıl borçlu arasında 30.04.2019 tarihinde 600.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, imzalanan Sözleşme kapsamında Müşteri’ye 400.000,00 TL tutarında kredi kullandırıldığını, ödemelerde sorun yaşanması üzerine kredi faizinin anaparaya ilave edilmek üzere yapılandırıldığını, yapılandırmadan sonra yeniden sorun yaşandığını, yine kredi faizinin ilavesi ile yapılandırıldığını, yine ödenmemesi nedeniyle kredinin Tasfiye Olacak Alacaklar (TOA) Hesabına aktarıldığını, kefillerin sözleşmeye 30.04.2019 tarihinde müteselsil kefil sıfatı ile imza atmış olduğunu kefil imzalarının 6098 Sayılı TBK’nın 583’ncü maddesinde belirtilen şekil şartlarını taşıdığını, ---- şirket ortağı olması nedeniyle eş rızasına gerek bulunmadığını, diğer kefil ------ 6098 Sayılı TBK’nın 584’ncü maddesinde belirtilen, eş rızasının sözleşmeye alındığını, sözleşme kapsamında kefillerin sorumluluğunun bulunduğunu, 04.01.2022 tarihinde hesabın kat edildiğini, 07.01.2022 tarihinde asıl borçlunun 10.01.2022 tarihinde ise kefillerin temerrüde düştüğünü, yapılan inceleme neticesinde asıl borçlu yönünden; 426.758,61 TL asıl alacak, 106.784,48 TL işlemiş faiz, 5.339,32 TL BSMV olmak üzere toplam 538.882,32 TL alacak hesaplandığını, kefiller yönünden; 426.758,61 TL asıl alacak, 106.784,48 TL işlemiş faiz, 5.310,78 TL BSMV olmak üzere toplam 538.284,86 TL alacak hesaplandığını, takip tarihinden tahsil edileceği tarihe kadar, yıllık % 32,00 oranından temerrüt faizi hesaplanması gerektiğini belirtmiştir.
Dava; ticari krediden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: taraflar arasındaki ve takip konusu edilen genel kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak davalının borcunun bulunup bulunmadığı, kredi borcunun usulüne uygun kat edilip edilmediği davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, başlatılan takiplere itirazlarının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.TBK'nın 586. maddesi uyarınca alacaklının müteselsil kefile başvurabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz. Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir." Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre; dava dışı şirket ile davacı banka arasında kredi sözleşmesi akdedildiği, diğer davalının müteselsil kefil olarak sorumluluk altına girdiğini, kullandırılan kredinin davalılar tarafından ödenmediği anlaşılmakla hüküm kurmaya elverişli rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. (Yargıtay -----.HD -----
Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile,
Asıl alacaklı-----Şirketi yönünden; davalının ----- Banka Alacakları İcra Dairesi’nin ------ Esas sayılı takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 426.758,61 TL asıl alacak, 106.784,48 TL işlemiş faiz, 5.339,32 TL BSMV, 1.140,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 225,20 TL ihtiyati haciz yargılama gideri olmak üzere 540.247,61 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 32,00 oranında faiz işletilmek suretiyle, devamına fazlaya ilişkin istemin reddine,
Davalılar ---- ve ----- yönünden; davalının ----- Banka Alacakları İcra Dairesi’nin ------ Esas sayılı takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 426.758,61 TL asıl alacak, 106.784,48 TL işlemiş faiz, 5.310,78 TL BSMV, 1.140,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 225,20 TL ihtiyati haciz yargılama gideri olmak üzere 540.219,07 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 32,00 oranında faiz işletilmek suretiyle, devamına fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Hükmolunan alacağın %20’si olan 108.049,52 TL (Davalılar ---- ve ------ yönünden 108.043.81 TL ile sınırlı olmak üzere) icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Alınması gerekli 36.904,31TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 9.888,92 TL harcın mahsubu ile bakiye 27.015,39.TL'nin davalılardan (Davalılar ----- ve ------- yönünden 27.012,68 TL ile sınırlı olmak üzere) tahsiline hazineye irad kaydına,
5-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı için takdir olunan 86.439,62 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı ----- için takdir olunan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ------ verilmesine,
7-Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 10.316,56 TL harcın davalılardan (Davalılar ---- ve ------- yönünden 10.315,52 TL ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine,
8-Davadan önce gidilen arabulucuklukta devletçe karşılanan 3.800 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.534,00 TL'sinin davalılardan, (Davalılar ---- ve ----- yönünden 3.533,64 TL ile sınırlı olmak üzere) 266,00 TL'sinin de davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
8-Davacı tarafından sarfedilen 7.000 TL bilirkişi ücreti ve 1.386,00 TL posta ücretinin toplamda 8.386,00 TL'nin davanın kabul ve red oranı gözetilerek davalılardan (Davalılar ---- ve ------ yönünden 8.385,16 TL ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine, kalan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.