T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/312 Esas
KARAR NO: 2026/9
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/04/2025
KARAR TARİHİ: 14/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Müvekkilim şirket --------- önde gelen tekstil perakendecilerinden biri olduğunu, müvekkilinin şirketin satışını yaptığı markalara ilişkin mağaza içinde yer alan mobilya teslimlerine dair davalı tarafından gerçekleştirilen işlerde, teslim edilen mal cinsi kırılımlı bir şekilde ya da tek satırda "%18'li satışlar-%20'li satışlar" şeklinde yer aldığını, faturalarda tek satırda bu şekilde açıklama olduğunda fatura ekinde teslim edilen mal/hizmet cinsi listelendiğini, gerek mağazalarda teslim edilen ürünler, gerekse fatura ekinde belirtilen kalemler incelendiğinde, ahşap ve metalden üretilen ve mobilya niteliğinde olan bütün ürünlerin (raf-masa-askı-stand-dolap) %18 07.07.2023 tarihinden sonra da %20 KDV oranı ile faturalandırıldığı tespit edildiğini, davalı KDV oranını hatalı uyguladığından %8-%10 doğru oranı üzerinden müvekkilim şirketten 3.593.040,00 TL. Tutarında fazla ödeme tahsil etmiş olup ilgili tutarın davalıdan tahsili için icra takibi başlatıldığını, ancak davalı borçlu 24.02.2025 tarihli dilekçesi ile borca itiraz ettiğini, takibin durdurulması üzerine, arabulucu başvurusu yapılmış, arabulucu sürecinde de ödeme yapılmaması üzerine huzurdaki davayı ikame etme zorunluluğu doğduğunu, bu kapsamda müvekkilim şirket davalı borçludan 3.593.040,00 TL asıl alacak ve fer'ileri kapsamında alacaklı olup, takibe yapılan itiraz haksızdır. İtirazın iptali için huzurdaki davayı ikame etme zorunluluğumuz doğduğunu, davalıya gönderilen ihtarname sonuçsuz kalmış, konuda uzak hukuktan ayrıca alacak likittir ve muaccel oldğuunu, Bu nedenle %20'den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına da hükmedilmesini davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeni ile % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davalıya tahmil edilmesine talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ---------, davacı şirkete 14 yılı aşkın bir süredir anahtar teslim usulü mimari proje, danışmanlık, inşaat işleri, alçıpan, cephe, duvar, tavan, hareketli ve sabit mobilya ile sanayi tipi malzemelerin üretimi, nakliyesi, anahtar teslim montajı şeklindeki genel taahhüt işlerini üstlendiğini, Müvekkili davacının bağlı olduğu--------- grubuna ait -------, -------, --------, -------- gibi mağazaların yurt içindeki onlarca, belki yüzden fazla işyerini kaba inşaat halinden alıp açılışına kadar olan bütün mimari, çizim, mobilya, askı, raf, metal işlerinin üretimi, montajı ve anahtar teslimi şeklindeki genel taahhüt işlerini çok uzun bir süre boyunca layıkıyla yerine getirmiştir. Ancak, davacı, 2024 yılından beri --------- grubu bünyesindeki -------- ve --------- ülkelerindeki mağazalarından kalan 834.000-USD'lik faturalı borcunu -------- şirketine ödemek istemediği için kötüniyetle işbu davayı ikame ettiğini, müvekkili şirket uhdesinde tutulan bir "kdv" meblağı yoktur. tüm tutarlar vergi dairesine ödenmiş ve hazineye intikal etmiştir. kdv iadesi talebi müvekkil şirkete karşı ileri sürülemez. husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, davacının kabul ederek ödediği faturalardaki kdv oranı uygulaması doğru olup herhangi bir hukuka aykırılık olduğunu, davanın öncelikle Gelir İdaresi Başkanlığı ile --------- Vergi Dairesine ihbar edilmesine, Haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, davacı aleyhinde kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle ;itirazın iptali davasına ilişkindir. Davacı vekilinin 17/11/2025 tarihli dilekçesinde sulhe ilişkin beyan dilekçesi sunmuş olduğu görüldü.Davalı vekilinin karşı tarafla sulh olunduğu karşılıklı olarak vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığına dair beyan dilekçesi sunduğu görüldü.
Mahkeme huzurunda yapılan sulh, görülmekte olan bir davanın taraflarının, aralarındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan uyuşmazlığı ya da şüpheli bir durumu sona erdirmek amacıyla mahkeme huzurunda karşılıklı fedakarlıkta bulunmak suretiyle gerçekleştirmiş oldukları bir işlemdir. Mahkeme dışında yapılan sulh sözleşmesi, mahkemeye verilmek ve onun tarafından, duruşma tutanağına geçirilmekle, mahkeme huzurunda yapılan sulhe dönüşür. Mahkeme huzurunda yapılan sulh davayı kendiliginden sona erdirir, mahkemenin, bu sonucun elde edilebilmesi için, sulhten sonra onu esas alarak aynca bir hüküm vermesine gerek yoktur. Mahkeme, sadece davanın konusuz kaldıgım tespit ve tevsik etmekle yetinecektir.
HMK.nun. 313. maddesine göre "Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir.". Ancak mahkeme dışı sulh de hukukumuzda kabul edilmiş ve davayı sona erdiren taraf işlemlerinden sayılmıştır. HMK.nun. 315. maddesinde "Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir." denilmekle sulhun neticesi düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta; dava konusu borcun ibraz edilen sulh sözleşmesine göre ödendiği anlaşıldığından, aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraflar sulh olmakla esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 615,40 TL karar ve ilam harcının 43.394,95-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 42.779,55 TL karar harcının yatırana iadesine,
3-Tarafların karşılıklı vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Tarafların yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333. maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
6-Dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya Hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan 6831 sayılı Kanun'a göre yargılama gideri olarak tahsili için Hazine'ye müzekkere yazılmasına,
Dair, tarafların yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/01/2026