T.C.
İstanbul Anadolu
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/510 Esas
KARAR NO : 2025/921
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/07/2024
KARAR TARİHİ : 11/12/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız --------- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı arasında, 07/10/2022 tarihinde, ---------- isimli mal satışı bulunduğunu, bu satış ilişkisi gereğince müvekkili şirketin, davalı tacir ------- --------- isimli ürünü ve bu ürünle birlikte bu ürünün kurulumunu ve teknik hizmetini sağladığını, ancak anılan bu ifanın karşılığı olan ve faturada öngörülen ücret ödemesinin davalı tarafça yapılmadığını, müvekkilinin işbu satış ilişkisine dayalı fatura alacağını tahsil edemediğini, borcun tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, icra dosyasındaki itirazın iptaline ve takibin devamına, yargılama giderlerinin ve karşı vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP: Davalı vekili; faturaya konu ürünün müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, itirazı iptali talebinin reddine, davacı alacağının olmadığını bilmesine rağmen haksız ve hukuka aykırı şekilde icra takibi başlatıp huzurdaki davayı ikame ettiğinden müvekkili lehine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, -------- Müdürlüğünün --------- Esas sayılı takip dosyasında, "cari hesap alacağı" sebebine dayalı olarak 708 Euro asıl alacağın tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda borçlu yanın süresi içinde ibraz ettiği dilekçe ile borca itiraz ettiği, ancak dilekçe ekinde tebligat masrafı verilmediğinden dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmediği, bu nedenle itirazın iptali davası yönünden hak düşürücü sürenin henüz başlamadığı, dolayısıyla davanın yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.Uyuşmazlık, davacının davalıdan cari hesap alacağı bulunup bulunmadığı hususundadır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mali müşavir bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda, tarafların defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı lehine delil vasfı bulunduğu, taraf şirketlerin defterlerine göre davacının takip tarihi itibari ile davalı şirketten faturadan kaynaklı olarak 708 euro alacaklı olduğu, belirtilmiştir. Tüm Dosya Münderecaatı Kapsamında Yapılan Değerlendirmede;Davacı taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle cari hesap alacakları olduğunu iddia etmiş, davalı ise ödemelerin kayıtlara geçirilmediğini savunmuştur. TTK 82.maddesi gereğince, kural olarak ticari defterler tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda delil olarak kabul olunur . HMK madde 222/3'e göre de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtları sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilir.Bu açıklamalar dairesinde, tarafların ticari defterlerinde bilirkişice yapılan incelemede, tarafların defterlerini usulüne uygun tuttukları, davacının düzenlediği faturaların davalının defterlerine de işlendiği, buna göre takip tarihi itibariyle davalının ticari defterlere göre davacı şirkete 708 euro borçlu olduğunun tespit edildiği, bu haliyle davacının davalıdan 708 euro alacağı bulunduğu anlaşılmakla, bu alacağa yönelik yapılan takibe itirazın iptaline karar verilmişitir. İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
1-Davalının -------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyasında vaki itirazının İPTALİ ile,
2-Takibin 708 EURO üzerinden DEVAMINA, takip tarihinden fiili ödeme tarihine kadar geçecek süre içerisinde 3095 sayılı kanunun 4A maddesi gereğince kamu bankalarının EURO cinsinden uygulanacak mevduata ilişkin faizin uygulanmasına
3- 708 EURO'nun takip tarihindeki TL karşılığının %20'sine tekabül eden 4.949,57 TL'nin davalıdan tahsiline,
4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 1.690,53 TL karar ve ilam harcından 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.262,93 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 24.747,86 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 855,20 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan 10.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 539,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 11.039,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
10-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/12/2025