T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/304 Esas
KARAR NO : 2025/899
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 30/04/2024
KARAR TARİHİ : 09/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı ile müvekkil banka arasında akdedilen kredi sözleşmeleri ile davalı, müvekkil bankadan kredi kullanarak borçlandığını, müvekkili ile davalı -------- arasında imzalanan kredi sözleşmeleri uyarınca, kredi alacağından kaynaklı uyuşmazlık bulunduğunu, kredinin tahsilde tekerrür etmemek kaydı ile------- Banka Alacakları İcra Dairesi -------- E. Sayılı dosyasından haciz yolu ile ilamsız takibe geçildiğini, borçlu tarafından haksız ve kötü niyetli olarak nasıl alacak ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, borçlu tarafından yapılan itiraz haksız ve yersiz olduğundan bu itirazın iptali için işbu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, anlaşamama ile sonuçlandığını, müvekkil Bankanın hesap katına ilişkin bütün iş ve işlemleri usulüne uygun olduğunu, borçluların malvarlıklarını kaçırmakta oldukları ve piyasaya yüklü miktarda borçlu bulundukları belirlenmiş olduğundan, Bankanın riskli hale gelen alacaklarının tahsili amacıyla, İ.İ.K. 257 ve devam eden maddeleri uyarınca müracaatla borçlunun menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczi ile muhafaza altına alınmasını talep ettiklerini, davalı-borçlunun haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, alacağın tahsilini geciktirme amacı taşıyan itiraz nedeni ile borçlu davalının %20’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini; dosyaya konu toplam 70.759,77 TL müvekkili Banka alacağının tahsilini teminen borçluların menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının duruşmasız olarak teminat şartı aranmaksızın ihtiyaten haczine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle; genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. ------ Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ------- esas sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 12/10/2022 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz + gider vergisi toplamı 70.759,77 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya 24/10/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafça 28/10/2022 tarihli itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine, borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz hakkında ön inceleme duruşmasında yerinde olmadığı şeklinde karar verildiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Taraf teşkili sağlanmış, taraf delilleri celp edilmiş, uyuşmazlığın çözümü için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup raporda özetle; Bankanın gerek kredi kartı için taksitlendirme yapması gerekse kullandırdığı kredinin taksitli kredi olması nedenleriyle, vadesi gelmemiş taksitlerin muaccel olması için ihtarname keşide etmesi gerektiği, ancak keşide edilen bir ihtamamenin bulunmaması, hesabın kat edilmemesi nedeniyle, muacceliyetin sağlanmadığı, takip tarihine kadar vadesi gelip ödenmeyen taksit anaparaları haricinde muacceliyetin oluşmadığını, banka takip talebinde her ne kadar %41 oranından faiz talep etse de, uygulanması gereken faiz oranının; -------- bildirilen fakat uygulanmayan faiz oranları olamayacağı, uygulanması gereken faiz oranının taksitli ticari kredi için Hukuk Genel Kurul Kararı gereği, Sözleşme kapsamında akdi faiz oranının % 50 fazlası ile yıllık % 6,75 olması gerektiği, kredi kartı için yapılan taksitlendirmenin de -------- duyurularında belirtilen temerrüt faiz oranı olan yıllık %25,20 olması gerektiğini, icra takip talebinde her ne kadar borçlu adı --------- olarak gözükse de T.C. Kimlik numarasının eldeki davadaki davalı kimlik numarası olduğu, kontrol etme yetkisi bulunmadığından kimlik kontrolünün yapılamadığı, icra takip talebinde soyadının farklı olmasının sebebinin anlaşılamadığı, yukarıda gösterilen hesaplamalar sonunda, dava dilekçesinde talep edilen her bir kalem itibarı ile talep edilen, incelemede tespit edilen tutarlar karşılaştırıldığında, taleple bağlılık ilkesi gereğince takip tarihi itibarı ile takipte talep edilebilecek ve fazla talep edildiği kanaatinde olunan tutarların tabloda gösterildiği, takip talebine bağlı kalarak faizler ve BSMV dâhil olmak üzere bankanın toplam alacağının 26.348,38 TL olduğu, fazla talep tutarının 44.411,39 TL olarak hesaplandığı, takip tarihinden tahsil edileceği tarihe kadar asıl alacak tutarlarına; kredi kartı için yıllık %25,20 oranından, taksitli ticari kredi için yıllık %6,75 oranında temerrüt faizi hesaplanması gerektiği bildirilmiştir. Bilirkişi ek raporda özetle; Temerrüt faiz oranının itirazda hangi yasaya uygun olarak talep edildiği belli olmadığı, Banka'nın kullandırdığı faiz oranı yıllık %4,50 olduğu, sözleşme yapılmış ve sözleşmenin 4.2 maddesinde; “...-------- bildirilen faiz oranının % 50 oranında fazlası ile temerrüt faiz oranı uygulanacağı” belirtildiği, kök raporun 5.2.2.2 bölümünde faiz hesaplama tablosundan sonra, tablo hakkında yapılan açıklamalarda belirtildiği üzere, Hukuk Genel Kurulu'nun (HGK) tarih ve numarası belirtilen kararı gereği, -------- bildirilen değil, uygulanan faiz oranlarının esas alınması gerektiği yönünde karar verilmesi nedeniyle, hesaplama bu doğrultuda yapıldığı, şayet Banka başka bir dayanak gösterebiliyorsa, ki itiraz metni yukarıya kopyalanmış ve bir dayanak sunulmadığı, sunulacak gerekçe kapsamına göre inceleme yapılabileceği, bu husustaki kararın HGK tarafından alınması nedeniyle, hesaplama da bu yönde yapıldığı, sonuç olarak, Banka'nın dayanak göstermeden talepte bulunduğu, dolayısıyla belirttiği faiz oranı üzerinden hesaplama yapılması mümkün görülmediği, hesaplamalar HGK Kararları doğrultusunda yapıldığı, hangi faiz oranının neden hesaplamalarda esas alındığı, muacceliyetin neden gerçekleşmediği hem kök raporda hem de rapor içeriğinde açıklandığı, dolayısıyla kök raporda belirtilen hususların haricinde ilave edilecek bir husus bulunmadığı bildirilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz. Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir.". Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre; davalı ile davacı banka arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, davacı banka tarafından kullandırılan kredilerin davalı tarafından ödenmediği, davacı bankanın bakiye alacağının denetime elverişli bilirkişi raporu ile toplam 26.348,38 TL olarak tespit edildiği, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşıldığından, açıklanan gerekçeler ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davalı aleyhine açtığı davasının kısmen kabulü ile; -------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün -------- esas sayılı takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile;
Ticari kredi için takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 6,75 oranında faiz işletilmek suretiyle, 9.247,11 TL asıl alacak, 913,69 TL işlemiş faizi, 45,68 TL BSMV üzerinden devamına, aşan istemin reddine,
Ticari kredi kart alacağı için takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 25,20 oranında faiz işletilmek suretiyle, 11.554,93 TL asıl alacak, 4.368,54 TL işlemiş faizi, 218,43 TL BSMV üzerinden devamına, aşan istemin reddine,
Hükmolunan alacağın %20 si icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli karar harcı 1.799,85 TL’den peşin olarak yatırılan 1.208,40 TL'nin mahsubu ile 591,45 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan 1.208,40 TL peşin harç/harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 488,40 TL ilk dava masrafı, 7.000,00 TL bilirkişi, 554,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 8.042,40 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre (%37 kabul) 2.975,68 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinden bırakılmasına,
5-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 26.348,38 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre (%37kabul) 1.332,00 TL'sinin davalı taraftan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, kalan kısım yönünden davacı Banka harçtan muaf olduğundan işlem yapılmasına yer olmadığına,
8-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/12/2025