T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/748 Esas
KARAR NO : 2025/940
DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İstirdat)
DAVA TARİHİ : 20/10/2023
KARAR TARİHİ : 16/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İstirdat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yaptığı ticari faaliyetler karşılığında keşideci -------- Şirketi, ------- Bankası ------- Şubesi’nin, -------- IBAN numaralı hesabı üzerinden keşide edilen ---------- seri numaralı, 30.06.2018 tarihli, 60.000,00 (Altmış bin) TL tutarındaki çeki aldığını, müvekkili firmanın çekin günü geldiğinde bankaya ibraz ettiğini ancak karşılıksız çıktığını, müvekkilinin keşideci ile irtibata geçtiğini ve müvekkili firmanın çek bedelini haricen tahsil ettiğini fakat çeki keşideciye veya bankaya iade edemediğini, çekin müvekkili zilyedinde iken kaybolduğunu, çekin kayıp olması nedeniyle keşideci tarafından karşılığının sağlanması sebepleri ve çekin üçüncü şahısların eline geçmesi durumunda olumsuz sonuçlara sebebiyet vermesinin önüne geçmek maksadıyla zayi nedeniyle iptal davası açıldığını, mahkemesinde çekin davalı tarafından ibraz edildiğinin tespit edildiğini beyan ederek--------- seri numaralı çekin davalıdan istirdadına ve müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı cevap dilekçesini sunmadığı görüldü.
--------- Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarını incelemek üzere ---------- Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış olup talimat mahkemesince alınan raporda özetle; davalı ---------Ş tarafından — davacı ----------ŞTİ adına 2018 yılının farklı tarihlerinde olmak üzere toplam 17 adet satış faturasının düzenlendiğini, yine aynı şekilde davacı tarafından da davalı firma adına 2018 yılında 1 adet fatura düzenlendiğini, bahsi geçen alış ve satış faturalarının TTK'nu ve VUK'nu amir hükümlerine uygun şekilde davacının 2018 yılı ticari defterlerine kayıtlanmış olduğunu, davacının, davalıdan 2018 yılı içerisinde yapmış olduğu emtia/hizmet alışları karşılığında davalıya farklı tarihlerde ödemeler yapmış olduğunu söz konusu ödemelerin büyük çoğunluğunun davalıya keşide ve ciro edilen çekler aracılığı ile yapıldığını, bir kısmının ise davalının -------- iban nolu -------- hesabına gönderilen --------- ile yapıldığını, davacının, davalıya yapmış olduğu ödemeler muhtevasında; dava konusu çek bedeli ile aynı tutarda 60.000,00 TL'lik bir ödemenin davalıya 03/07/2018 tarihinde yapılmış olduğunu ancak bahsi geçen ödemenin detay ayrıntıları incelendiğinde davacının ticari defter kayıtlarına göre davalının------- bulunan hesabına -------- olarak gönderilmiş bir ödeme şeklinde kayıtlandığını, davacının 2018 yılı ticari defter kayıtlarına göre, davacı ve davalı taraflar arasında ihtilaf konusu olan; keşidecisi ---------Şti'ne ait --------- nolu 30/06/2018 vade tarihli 60.000,00-TL tutarlı Çekin davacı eliyle davalıya teslim edildiğine dair davacının ticari defterlerinde herhangi bir muhasebe hesap kaydının yer almadığını belirtmiştir.
Dava konusu çekteki ilk cirantanın davacı olduğu ikinci cirantanın ise davalı olduğu anlaşılmakla davacı vekilinden imzaya ilişkin beyanda bulunması istenilmiş olup davacı vekili 20.06.2025 tarihli dilekçesinde özetle; dava konusu çek ya da çekler ticari hayatta ödeme aracı olduğu için müvekkilinin kendisinin lehtar ya da cirantası olduğu bütün çeklere iş bu kaşe ve imza işlemini yaptığını, müvekkili şirket yetkilisinin şirketin ticaretini devam ettirebilmesi için sürekli seyahat halinde olduğunu, şirket merkezinden uzakta olduğu ve ödeme yapılacağı zaman imza atma imkanı olmadığında kendisinden alacaklı olan kişi ya da kişilerin mağdur olmaması, ticari hayatının devam edebilmesi için bu şekilde bir uygulama yapıldığını belirtmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılan çek istirdadı istemine ilişkindir.Davacı, hamili olduğu dava konusu çekin hırsızlık sonucunda iradesi dışında elinden çıktığını, davalının yetkili ve meşru hamili olmadığını, kötü niyetli olduğunu iddia ederek dava konusu çekin istirdatını talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: dava konusu çekin davacının elinden rızası dışında çıkıp çıkmadığı, bu itibarla davalının çeki kötü niyet veyahut da ağır kusuru ile iktisap edip etmediği, davacı tarafın çek istirdatı talebinin yerine olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiştir. Zayi olan çekin istirdadı talebiyle açılan işbu davada ispat yükü davacıda olup, davacının senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötüniyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir. Bu itibarla, anılan yasal düzenleme karşısında ispat yükü üzerinde bulunan davacının, senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötüniyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.Tüm dosya kapsamı ve yasal deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı her ne kadar yetkili hamil olduğunu, davalının kötü niyetli olarak çeki iktisap ettiğini belirtmiş ise de çek sebepten mücerret olduğundan davayı ispat yükü davacıdadır, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmaması çekin davalı tarafından kötüniyetli olarak iktisap edildiğini ispat için yeterli değildir. Öte yandan kaldı ki davacı taraf çek üzerindeki imzayı da inkar etmemiştir. İşbu nedenle ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.024,65 TL harçtan mahsubu kalan 409,25 TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davadan önce gidilen arabulucukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretini davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/12/2025