T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/426 Esas
KARAR NO : 2025/933
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/06/2023
KARAR TARİHİ : 16/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan
açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı şirketin, müvekkilinin şirketten satın aldığı faturaya konu ürünler karşılığında düzenlenen faturalardan kaynaklanan ticari defterlerinde mevcut 64.474,49 TL’yi ödemediğini, düzenlenen faturalara konu borç ödenmediği için davalı hakkında -------- İcra Müdürlüğü -------- esas sayılı icra dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalı borçlu bu dosyadan kendisine gönderilen ödeme emrine 04/01/2023 tarihli dilekçesi vekili aracılığıyla ‘’müvekkilimize borcu bulunmadığı’ iddiasıyla 64.474,49 TL'lik borcun tamamına tüm faiz ve ferileri ile birlikte itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, arabuluculuğun anlaşamama ile sonuçlandığını, davalı borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptalini, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemesine karar verilmesini, takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkil şirkete karşı ikame edilen işbu dava hukuki dayanaktan yoksun ve haksız olup reddi gerektiğini, müvekkil şirketten herhangi bir bedel talep edilmesinin mümkün olmamakla ve kesinlikle kabul anlamına gelmemek ile birlikte, davacı ile müvekkil şirket arasındaki bahsi geçen ticari ilişki kapsamındaki eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, davacı tarafın fatura konusu ürünlerin satımı ve teslimine ilişkin ispat yükünü yerine getirmediğini, dosya kapsamında belirtilen hizmetlerin verildiğine dair ne bir sözleşme ne de bir teslim belgesi bulunmadığını, haksız ve kötü niyetli davanın zamanaşımı ve esastan reddi ile davacı tarafın %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin haksız davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki alım/satım ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.--------- İcra Müdürlüğü ---------- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 27/12/2022 tarihinde asıl alacak + faiz 72.069,67 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya 03/01/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından 04/01/2023 tarihli itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi rapor içeriğine göre; davacının resim defter ve bilgelerinin incelemesinde, defterlerin Muhasebe Usul ve Esaslarına uygun olarak E-Defterlere kayıt edildiklerini, davalı --------- Şti ait ticari defter ve belgeler incelenmesi ile ilgili açıklama rapor içeriğinde “4.B” bandında izah edildiğini, defter incelemesi ile ilgili yasal sonuçların belirlemenin münhasıran Mahkememize ait olduğunu, rapor muhteviyatındaki açıklamalar ışığında davacının davalıdan (tamamıyla davacı yanın sunduğu açık cari hesap ilişkisinden hareketle) açık cari hesap bakiyesi tutarı 80.760,89 TL kadar alacaklı gözüktüğünü, dosyaya mübrez ilgili vergi daireleri yazılarında davalının BA formunda; davacıdan 2018 yılında KDV hariç 35 adet belge karşılığı KDV hariç 125.345,00 TL,2021 yılında 3 adet belge karşılığı KDV hariç 43.247,00 TL belgeyi BA Formları ile bildirdiğini, Mahkemenin alacağa hükmetmesi durumunda faizin infaz aşamasında hesaplanması gerektiğini beyan etmiştir.Bilirkişi ek rapor içeriğine göre; davacı şirketin, rapor muhteviyatındaki açıklamalar ışığında davacının davalıdan (tamamıyla davacı yanın sunduğu açık cari hesap ilişkisinden hareketle) açık cari hesap bakiyesi tutarı 80.760,89 TL kadar alacaklı gözüktüğünü, davalı --------- şirketine uluslu bir şirket yapısına sahip olduğu, --------- iş akış platformu ile çalıştığı, dava konusu faturalar inceleme esnasında ------ platformu üzerinden sunulduğunu, dava konusu tüm faturalar ve bu faturalara ilişkin belgeler bu platformdan temin edildiğini, davalı şirketin dava konusu 2018 yılına ait faturaları yukarıdaki ------- ekran görüntüsünde sunulduğu üzere kabul etmediği ve kayıtlarına almadığını, davalı --------- şirketine davacıya borcu bulunmadığını, dava konusu fatura ilişkin inceleme ve değerlendirmeler “Faturalar” başlıklı bentte açıklandığını beyan etmiştir. Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir.
Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 80.760,89 TL alacaklı olduğu, davalının ticari kayıtlarına göre davacıya borcunun bulunmadığı, davacının düzenlediği dava konusu faturaları kayıtlarına almadığının anlaşıldığı, takip dayanağı faturaların iki adetinin 17/12/2018, bir adetinin 21/12/2018 tarihli olduğu (2.301,00 TL+ 61.022,99TL+1.150,00 TL=64.474,49 TL) davacının sunduğu malzeme çıkış formunun sadece bir adetinin aralık 2018 dönemine ait olduğu, bu belge içeriği ile fatura içeriğinin örtüşmediği, bu nedenle davacının fatura konusu ürünleri davalıya teslim ettiğine dair ispat vasıtasının bulunmadığı, davacı tarafın yemin deliline de dayanmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş, takip haksız ise de kötüniyetle başlatıldığına dair delil bulunmadığından davacı tarafın kötü niyet taleplerinin şartların oluşmadığından reddine, karar vermek gerekmiş, (kötüniyet tazminat talebi yasa gereği itirazın iptali davasındaki davalı/ borçlu tarafından istenebileceği, cevap dilekçesinde bu talebin ileri sürüldüğü fakat kısa kararda sehven davacı tarafın talebi gibi yazıldığı anlaşılmış esasen davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiş olup belirtilmiştir) aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının esastan reddine,
2-Davacı tarafın kötü niyet taleplerinin şartların oluşmadığından reddine,
3-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 740,72 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 125,32 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
4-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davalının yaptığı 66,50 TL nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
8-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/12/2025