T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/288 Esas
KARAR NO : 2025/951
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/04/2023
KARAR TARİHİ : 16/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında akdedilen --------- nolu kredi kartı ürününden kaynaklanan müvekkili bankanın alacağının davalı tarafından ödenmediğini, müvekkili tarafından kat ihtarı gönderildiğini, ihtara rağmen ödenmemesi üzerine ------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü -------- Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari bir ilişki olmadığını, görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğunu, müvekkili --------- hakkında,--------- Esas sayılı konkordato dosyasından; 08.05.2024 tarihinden başlamak üzere 3 aylık geçici mühlet kararı verildiğini, 08.08.2024 tarihinde iş bu geçici mühlet süresinin 2 ay süre ile uzatılmasına ve tedbirlerin devamına karar verildiğini, davacı yanın mühlet süresi içinde kanuna aykırı olarak takip başlattığını, ayrıca talep edilen alacak ve faizin gerçeğe aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddine, davacı yanın %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir-------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü ---------- Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borcu aleyhine 19.180,23 TL asıl alacak, 3.767,02 TL işlemiş faiz, 110,35 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 23.057,60 TL üzerinden ilamsız takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 20.09.2024 tarihinde tebliğ olduğu, borçlunun 24.09.2024 tarihinde itiraz ettiği, takibin durduğu belirlendi.
Dosya rapor tanzim etmek üzere bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi --------- hazırlamış olduğu raporda özetle; taraflar arasında --------- Kredi Kartları Üyelik Sözleşmesi imzalandığını, dava konusu olan kredi kartı numarası ---------- olarak tahsis edildiğini, Bankalararası Kart Merkezi (BKM) tarafından paylaşılan listeden bankaların müşteri ve kart tipine göre bankanın davalıya tahsis ettiği ve dava konusu borç kaynaklı ---------- Nolu kredi kartının Bireysel Müşterilere Sunulan ---------- Kredi kartı olduğunu, 6502 sayılı TKHK kapsamında Tüketici Bireysel müşteri olarak tahsis edildiğini, davalıya gönderilen ihtarnamenin 22.08.2024 (PERŞEMBE) tarihinde teslim edildiğini, 26.08.2024 tarihi itibariyle temerrüde düştüğünü, yapılan inceleme neticesinde;¸ şeklinde hesaplama yapıldığını, yıllık %54,60 Temerrüt Faizi ve faizin gider vergisini talep edebileceğini belirtmiştir.Dava; ticari krediden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: taraflar arasındaki ve takip konusu edilen genel kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak davalının borcunun bulunup bulunmadığı, kredi borcunun usulüne uygun kat edilip edilmediği davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, başlatılan takibe itirazın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK)’un 3’üncü maddesinde tüketici; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi”, sağlayıcı; “Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişi”, tüketici işlemi ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun 73/1 bendinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklarda da tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş olup, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engelleyemeyeceği 83/2 bendinde açıklanmıştır.01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesi uyarınca, ticari davalara bakma görevi, asliye ticaret mahkemesine aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinin ilk cümlesinde tarif edilen davalardır. Buna göre, her iki tarafın da "ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davaları, ticari dava sayılmıştır. Mutlak ticari davalar ise, tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır. Yukarıda açıklanan hükümler karşısında; tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın veya sözleşmenin TTK'nun 4 ve 5. madde hükümleri kapsamında kalan kanunda özel olarak düzenlenen ve ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur. Nitekim 6502 sayılı TKHK’nın 49’uncu maddesinde “Finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmeler” başlığı altında finansal hizmetlerin, her türlü banka hizmeti, kredi, sigorta, bireysel emeklilik, yatırım ve ödeme ile ilgili hizmetleri ifade edeceği, finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşme, finansal hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde, sağlayıcı ile tüketici arasında uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmeler olduğu belirtilmiştir. Finansal Hizmetlere İlişkin Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği'nin 4.maddesinin "a" bendinde; finansal hizmetin her türlü banka hizmeti, kredi, sigorta, bireysel emeklilik, yatırım ve ödeme ile ilgili hizmetleri, aynı yönetmeliğin 8.maddesinde de; cayma hakkının kullanımı ve tarafların yükümlülükleri düzenlenmiştir. Finansal hizmetlerin tüketici işlemi kapsamına alındığı yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılmaktadır. Diğer işin sadece finansal olması işlemin tüketici işlemi olmadığını göstermeyecektir. Doktrinde de tasarruf sahibi bireysel yatırımcının bir aracı kurum ile çerçeve sözleşmesi imzalamasının tüketici işlemi olduğu ve tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmektedir.
Nitekim -------- esas ve --------- karar sayılı kararında; bu sözleşmelerin tüketici işlemi mahiyetinde olup olmadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin konu ve kapsamının belirleyen hükümlerinde açıkça bu sözleşmeler çerçevesinde gerçekleştirilecek yatırım işlemlerinin “ticari amaçlı” olduğunun belirtilip belirtilmediğine göre tespit edileceğine karar vermiştir. Yukarıda açıklanan yasa hükümleri, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalının ticaret sicil ve vergi kayıtlarına göre tacir olmadığı, somut olayda talep dilekçesi ve ekinde bulunan tüm sözleşmeler, davalının işlem emirleri, hacmi ve risk bildirim formları birlikte incelenmiş ve sözleşmelerin konusuna ilişkin hükümlerde, sözleşmelerin ticari amaçlı olduğu hususunda bir açıklık bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı gerçek kişi, tacir olmayıp 6502 Sayılı Kanunun 49 maddesinde tanımlanan finansal hizmetleri alan tüketici konumundadır. Şu halde taraflar arasındaki alım satıma aracılık çerçeve sözleşmesi, sermaye piyasası araçları kredili işlemler çerçeve sözleşmesi, açığa satış işlemleri çerçeve sözleşmesi, ödünç alma ve verme işlemleri çerçeve sözleşmesi ve türev araçların alım satımına aracılık çerçeve sözleşmesi de 6502 Sayılı Kanunun 49.maddesi kapsamında tüketici işlemi mahiyetindedir Göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olduklarından, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınırlar. Somut olayda dava konusu edilen kredi tüketici kredisi olduğundan uyuşmazlığa bakma görevi Tüketici Mahkemelerine ait olduğundan, davanın HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine
2-Alınması gerekli 615,40 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.261,51 TL harçtan mahsubu kalan 646,11 TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı için takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davadan önce gidilen arabulucukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretini davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/12/2025