T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/883
KARAR NO : 2025/748
DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İstirdat)
DAVA TARİHİ : 05/12/2023
KARAR TARİHİ : 23/10/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız -----. Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.DAVA:
Davacı vekili; müvekkili kefil hakkında davalı tarafça ---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilin ------ Bankası nezdindeki hesabında bulunan 87.191,63 TL bloke konularak icra dosyasına bu kanaldan tahsilat yapıldığı, müvekkilinin hacizlerin fekki için ayrıca 2.535,00 TL daha itirazı kayıtla para yatırdığı, davalı banka asıl borçludan tahsil etmesi gereken parayı müvekkili kefilden tahsil ettiği, asıl borçlu hakkında hiçbir girişimde bulunmadan müvekkilden paranın tahsil edildiği, kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartını taşımadığı, bunun yanın da eş rızasının tesis edilmediği, müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 89.726,63 TL'nın ödeme tarihi 07.09.2023'den itibaren faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP:
Davalı vekili; müvekkili bankanın ----- Şubesi ile dava dışı kredi lehtarı ------ arasında Çerçeve Kredi Sözleşmesi akdedildiği, davacı kefilinde işbu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, kredi borcunun ödenmemesi üzerine ----. İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyası ile alacağın tahsili için genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine geçildiği, takip sonucunda borç bedeli 89.726,63 TL davacı kefil tarafından ödendiğini, davacı kefil başta TBK'nun 581, 586 ve 589 m. uyarınca borçtan sorumlu olduğu, davacı ayrıca sunulan 13.05.2020 tanzim tarihli bonodan dolayı aval veren konumunda bulunduğu, akdedilen kefalet sözleşmesinin yasaya uygun olarak tesis edildiği, davacı kefilin ödediği 89.726,63 TL'nın geri istenilmesi hukuka aykırı olduğu belirtilerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, istirdat davasıdır.
Uyuşmazlık: Davacı yanca, Davalı bankaca ----İcra Müdürlüğünün ------. sayılı dosyası ile davacı aleyhine kefil sıfatıyla icra takibi başlatıp tahsil ettiği paranın haksız olup olmadığı, kredi sözleşmesinde kefil olan davacıya başvuru ve kefaletin geçerlilik şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, kefil olunan miktarın belirtilmemesi, eş rızası şartlarının sağlanıp sağlanmadığı, takip neticesinde ödenen 89.726,63-TL’nin ödeme tarihi olan 07.09.2023 tarihinden itibaren faizi ile iadesi gerekip gerekmediği hususundadır. Davacı -----, davalı bankaca kefil sıfatıyla icra takibi başlatıldığını, haksız kesinti yapıldığını, asıl borçluya gidilmeden kefil olan davacıya takip yapıldığını, kefalet geçerlilik şartlarının yerine getirilmediğini iddia etmiştir.
Davalı Banka ile ----- arasında davacı yan ------ müteselsil kefil olarak bulunduğu 65.000,00TL bedelli kredi sözleşmesi imzalanmış olup bu bedel ----- kullanımına sunulduğu, anılan kredinin taksitlerinin ödenmemesi üzerine davalı banka tarafından ---- Genel İcra Dairesinin (Kapatılan ---- İcra Dairesi) ---- Numaralı dosyası kapsamında dava dışı ---- ve Davalı ------ karşı ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip sonrasında borç bedeli olan 87.191,63TL müteselsil kefil durumundaki ----- 07.09.2023 tarihinde tahsil edildiği dosya kapsamında anlaşılmıştır.
Kefalet sözleşmeleri özel şekil şartına tabidir. Kefalet geçerlilik şartları TBK madde 583 ve 584 ‘de düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre kefalet sözleşmesinin geçerli olması için; yazılı şekilde yapılması, kefilin sorumlu olduğu azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefalet halinde bu ibarenin kefilin el yazısı ile yazılması, ayrıca aynı yasanın 584. maddesi gereğince kefilin evli olması halinde yazılı eş rızasının da alınması zorunludur. Eşin rızası şartının istisnası ticari kredilerde, ticaret şirketi için çekilen krediye kefil olan şirket ortağı, yöneticisi ise burada kefalet için eşin rızası aranmaz. TBK madde 583 ve 584’deki şartlara uyulmadan yapılan kefalet sözleşmesi kesin hükümsüzdür. Kefaletin yazılı olmasının ispat değil geçerlilik şartı olması itibariyle, bu sözleşmenin varlığı konusunda tanık dinlenmez, yemin verilemez ve hatta ikrar ile dahi kefalet sözleşmesi geçerli hâle gelmez.Somut olayda, TBK madde 583 deki şartların yerine getirildiği, ancak TBK madde 584 alınması gereken eş rızasının alınmadığı anlaşılmıştır.Yine dosya içeriğinde herhangi bir hesap kat ihtarı bulunmadığı görülmüştür. 6098 sayılı TBK'nın 586. maddesi "Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçlüğü içinde olması gerekir." şeklinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre müteselsil kefilin takibi için asıl borçluya kat ihtarının tebliği ve ödeme için verilen sürenin dolması gerekir, aksi halde kefil takip edilemez. Bu kapsamda, davacının Davalı Banka ile ----- arasındaki kredi borcuna verdiği kefaletin TBK madde 584 ve 586 hükümlerine aykırı olduğu, bu noktada kefaletin bu yönden geçersiz ve takibin bu yönlerden yerinde olmadığı anlaşılmıştır. ----- Genel İcra Dairesinin (Kapatılan ---- İcra Dairesi) ------Numaralı dosyası incelendiğinde takip sebebi olarak " Kredi Sözleşmeleri ve Ekleri 69.399,83 TL " olarak gösterildiği, davalı bankaca işbu davaya cevap dilekçesinde kredi sözleşmesi, kefalet sözleşmesi ve son olarak bono sunmuştur.
Davacı vekilince sunulan bonoda ------ keşideci, davacının aval veren, davalı bankanın lehdar, 13.05.2020 düzenlenme, 65.000,00 TL bedelli olduğu görülmüştür.Davacı yan takibin sebebi olarak kredi sözleşmesi yanında ayrıca kambiyo senedi olarak göstermiştir. Kambiyo senedinde davacı aval verendir. Aval verenin borcu, asıl borçludan ayrı bir borçtur. Dava dışı asıl borçlunun kredi kullandığı noktasında bir ihtilaf yoktur. Bu noktada davacının senetten kaynaklı borcu mevcuttur. Senette vade gösterilmemiştir, takip öncesi davacıyı temerrüde düşüren de bir ihtar da yoktur bu nedenle takip tarihi itibari ile davacının davalıya senetten kaynaklı 65.000,00 TL borcu bulunduğu, aldırılan bilirkişi raporunda da takip tarihi itibari ile 69.399,83 TL borç bulunduğu belirlendiği, kredi sözleşemesine kefalet kapsamında ise kefalet geçersiz olduğundan kefalet hükümleri kapsamında sorumluluğu bulunmadığı, takip çıkışının 89.726,63-TL olduğu, davalının bu borcun 65.000,00 TL'sinden senet kapsamında sorumlu olduğundan, davacıdan 24.726,63 TL fazla tahsilat yapıldığı anlaşılmakla, davanın bu miktar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, ----. İcra Müdürlüğü'nün ------. Sayılı dosyasında haksız olarak ödenen 24.726,63 TL‘nin 07.09.2023 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline,
2-Aşan istemin reddine,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 1.689,08 TL harçtan peşin alınan 1.532,31 TL harcın mahsubu ile bakiye 156,77 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 24.726,63 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 1.802,16 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan 5.575,00 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 1.536,34 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
10-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın red (%72,44) ve kabul (%27,56) oranına göre hesaplanan 363,76 TL'sinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili, 956,24 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.