T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/900 Esas
KARAR NO: 2025/741
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/12/2023
KARAR TARİHİ: 21/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; --- tarihinde, ---- plakalı araç sürücüsü -------- sevk ve idaresindeki aracı ile seyir halinde iken geri manevra yaptığı esnada aracının sol arka köşe kısımları ile kendi şeridinde seyreden sürücü ---- sevk ve idaresindeki ----plakalı araca çarpması neticesinde müvekkiline ait aracın hasar gördüğünü, müvekkili tarafından hasarın karşılanması adına kazaya yol açan --- plakalı aracın ------başvurulduğunu, o dönem ki teminat limiti dahilinde bir miktar ödeme alındığını, ilgili aracın------ Nezdinde ----- teminatı da bulunması hasebiyle hasar onarımının fark kısmı için başvurulduğunu fakat şirketten uzunca bir süre olumlu yahut olumsuz bir geri dönüş alınamadığını beyan ederek 50,00 TL değer kaybı ve 50,00 TL onarım bedeli toplam 100,00 TL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ------- vekili cevap dilekçesinde özetle; aracın uzun süreli olarak sağlık bakanlığına kiralandığını, müvekkilinin uzun süreli kiralama sözleşmesi yapması nedeniyle sorumluluğunun kalmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ------Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, sigortaya başvuru şartının yerine getirilmeden dava açıldığını, işbu nedenlerle davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin zarardan kusur oranında poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, kaza nedeniyle araç başına 43.000,00 TL ödeme yapıldığını, işbu zarardan aşan zarar bulunup bulunmadığının net bir şekilde ortaya konulması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.-----müzekkere yazılarak dava konusu aracın tramer kaydı istenilmiş olup gelen yazı cevabı dosyamı arasına alınmıştır.Davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak poliçe ve hasar dosyası istenilmiş olup gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; ------ plakalı aracın davalı sigorta nezdinde ----başlangıç ---- bitiş tarihli ---- poliçe numarası ile ----- sigortalı olduğu görüldü.------ yazı yazılarak kira sözleşmesine ilişkin belgeler istenilmiş olup gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.Dosya rapor tanzim etmek üzere makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi---- hazırlamış olduğu raporda özetle; ------ yol üzerinde hatalı ve yasak olarak geri geri seyretmesi sırasında arkasında şeridinde seyreden araca çarptığı kazada, K.T.K.’ nun 84 j. (manevraları düzenleyen genel şartlara uymama) maddesine göre de asli ve tam kusurlu olduğundan, meydana gelen kazada tam (%100) kusurlu olduğunu, davacı aracında meydana gelen değer kaybının 50.000,00 TL olduğunu, hasar bedelinin ise; şeklinde tespit edildiğini belirtmiştir.Davacı vekili talep artırım dilekçesi sunmuştur.Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık: 02.11.2021 tarihinde meydana gelen kazada davacı aracında zarar meydana gelip gelmediği geldiyse, zarar ile kazanın uyumlu olup olmadığı, zararın oluşumunda tarafların kusur durumu ve oranlarının ne olduğu, kaza nedeniyle ortaya çıkan hasar onarım bedelinin ve değer kaybının miktarı ve davalıların bu zarardan sorumlu olup olmayacağı noktalarında toplanmaktadır.Dosyada zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de kazanın ---- tarihinde meydana geldiği, davacının ---- tarihinde iki yıllık süre içerisinde arabulucuya başvurduğu anlaşılmakla zamanaşımı definin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Davalı ------yönünden; Kazaya karışan araçla ilgili araç kiralama sözleşmesi bulunmakla öncelikle işletenin kim olduğunu belirlemek gerekmiştir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesi uyarınca, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olur.Aynı kanunun 3.maddesi uyarınca da işleten: araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrinde, gerekse ---- uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.Somut olayda ---- davalı ------arasında kira sözleşmesi olduğu sözleşmenin 36 aylığına yapıldığı taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince 2918 sayılı kanunun madde 3 ve 85 gereğince kiracı işleten olarak kabul edildiği kazanın sözleşme tarihi sırasında gerçekleştiği, anlaşıldığından araç işleteni kiracı kabul edilerek davalı ---- yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiştir. Ancak davacı yanın davalı üçüncü kişi arasındaki kira sözleşmesini bilmesi kendisinden beklenemeyeceğinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Davalı Sigorta Şirketi yönünden; İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 1 inci maddesi uyarınca zorunlu mali sorumluluk sigortası hadleri üzerinde kalan kısımdan sorumlu olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazı yerinde değildir.-------Karar sayılı kararında; “…Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davalı------- Maddesinde düzenlenen araç işleteninin hukuki sorumluluğunu üstlenmiştir. Sigortalı aracın, 3.kişiye verdiği maddi zararı poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere karşılamakla yükümlüdür. ------ uğradığı gerçek zarardan sorumludur. Sigortacı, ... sözleşmesinden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olarak, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın, onarıma ilişkin FATURA OLSUN YA DA OLMASIN hasar bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisini de (3065 sayılı KDV Kanunu uyarınca) zarar görene ödemek zorundadır...”Somut olayda; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda; davacının aracında 203.266,00 TL hasar meydana geldiği ve yine 50.000,00 TL değer kaybı olduğu, davacının toplam zararının 253.266,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından ------- kapsamında poliçe teminat limiti olan 43.000 TL'nin ödendiği poliçe teminat limitinin ödenmesi nedeni ile sıralı sorumluluk ilkesi gereği davalı yanın ihtiyari mali mesuliyet sigortası kapsamında sorumlu olduğu bu kapsamda davalı tarafın bakiye miktar yönden sorumluluğunun devam ettiği anlaşılmakla ibraz edilen bilirkişi raporu ile bedel artırım dilekçesi göz önüne alınarak davalının gerçek zarardan sorumlu olması nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.Faiz yönünden yapılan değerlendirmede; bir haksız fiil olan trafik kazalarından kaynaklı tazminat istemlerinde, temerrüt tarihi kişilere göre farklılık arz eder.Sigorta şirketi açısından, sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu sürenin sonra erdiği gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir. -----Somut olayda davalı sigorta şirketine 14.01.2022 tarihinde başvurduğu tespit edilmiş olup düzenleme doğrultusunda 26.01.2022 tarihinde temerrüde düşürülmüş olduğu kabul edilmiştir.Davalı yanın aracının ticari araç olduğu anlaşılmakla avans faiz ödenmesine karar verilmiştir.Açıklanan tüm gerekçeler doğrultusunda aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle
1-Davanın kısmen kabulü ile;
2-Davalı ----- yönünden davanın pasif husumet dava şartı yokluğundan reddine
3-Davalı sigorta şirketi yönünden davanın kabulü ile; 160.266,00 TL hasar bedeli ve 50.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 210.266,00 TL tazminatın 26.01.2022 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine
4-Alınması gerekli 14.363,27 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL ve yargılama sırasında yatırılan 3.591,00 TL ıslah harcın mahsubu ile eksik bakiye 10.502,42 TL nin davalı sigorta şirketinden tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı için takdir olunan 33.642,72 TL nispi vekalet ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 269,85 TL'nin ve yargılama sırasında yatırılan 3.591,00 TL ıslah harç ile toplamda 3.860,85 TL'nin davalı sigortadan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından sarfedilen 4.142,25 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davadan önce gidilen arabulucukta devletçe karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı sigortadan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/10/2025