T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/397 Esas
KARAR NO: 2025/739
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/05/2023
KARAR TARİHİ: 21/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında gerçekleşen alım-satım işlemleri sebebiyle davalı şirkete ----- bedelli, fatura düzenlendiğini ancak davalının işbu faturadan kaynaklanan bakiye 17.650,06 TL'sini ödemediğini, müvekkilinin davalı hakkında-------- sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin---- Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin satın almış olduğu ürünlerin karşılığında----- davacı şirketin hesabına yatırdığını, davacı şirketin -----ticari işlemleri sebebiyle bulunan borcuna karşılık müvekkil şirket tarafından ---- ödeme yapıldığını, müvekkilinin başkaca borcu kalmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Her ne kadar ön inceleme duruşmasında yetki itirazına ilişkin değerlendirme yapılmamış ise de davanın para alacağına ilişkin olduğu anlaşılmakla TBK 89. Madde kapsamında davacı alacaklının yerleşim yeri mahkememiz yargı çevresinde bulunduğundan davalının yetki itirazı yerinde görülmemiştir.------- Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine ---faturaya dayalı ilamsız takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya ---- tarihinde tebliğ olduğu, borçlunun ---- tarihinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu belirlenmiştir.İlgili vergi dairelerinden tarafların ---formaları istenilmiş olup gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.Davalının yerleşim yerinin mahkememiz yargı çevresinde olduğu anlaşılmakla bilirkişi aracılığı ile davalı defter ve kayıtlarının incelenmesi için ----- Mahkemesine talimat yazılmış olup talimat mahkemesince alınan raporda özetle; davalı yanın defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, şirkete ------ bedelli faturanın davalı defterinde kayıtlı olduğunu, yine defter kayıtlarına göre işbu bedelin ödendiğini, bakiye borcun olmadığını belirtmiştir.Davacı tarafın defter ve kayıtlarını incelemek üzere dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi ---- hazırlamış olduğu raporda özetle; davacı tarafın zayi nedeniyle ticari defterlerini sunmadığını, bu nedenle defterler üzerinde inceleme yapılamadığını, davalı şirketçe dava dışı------şirketine, Davacı Şirket adına yapıldığı iddia olunan ve dosyaya bu ödemeye ilişkin dayanakları sunulan 38.150.-TL kredi kartı ödemesinden, davacı şirket faturasından kalan 17.650,06 TL borç bakiyesine mahsup işlemi yapılıp, yapılamayacağı ve yine davalı şirketin bilirkişi incelemesine sunulan ve sahipleri lehine delil olabilme niteliğine haiz bulunduğu tespit olunan yasal ticari defterleri karşısında, davacı şirketin ticari defterlerini ibraz edememiş olması hususlarının hukuki değerlendirmeye muhtaç olduğunu bildirmiştir.Dosya dava dışı -------ticari defterlerini incelemek üzere dosya mali müşavir bilirkişiye yeniden gönderilmiş olup bilirkişi ---- hazırlamış olduğu raporda özetle; dava dışı şirketin defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, lehine delil mahiyetinde olduğunu, dava dışı şirketle davacısı şirket arasında, 2021 Yılı öncesinden süre gelen ticari ilişki bulunduğunu, tespit edilen bu ticari ilişki kapsamında, davalı şirketin davaya cevap dilekçesinde ileri sürdüğü ve ilgili belgeleriyle dayanaklandırdığı, -----gerçekleştirilen -------Tutarlı Kredi Kartı ödemesinin, dava dışı şirketin davacı şirketten------- Tahsilat Makbuzu mukabili mahsup edilmek suretiyle Ticari Defterlerde kayıt altına alındığı ve bu mahsup işlemi sonrasında Dava Dışı Şirketin Davacı Şirketten ---- Bakiyesinin mevcudiyetini koruyarak ---Yılına devir edildiği, dava dışı şirketle davacı şirket arasındaki ticari ilişkinin -----şekilde sürdürüldüğü ve ---Tarihi itibarıyla davacı şirketçe yapılan son ödeme sonrasında hesap bakiyesinin kapatılmış olduğunun tespit edildiğini, davalı ile dava dışı şirket arasında ticari ilişkin bulunmadığını belirtmiştir.Dava faturadan kaynaklanan itirazın iptali davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: davanın dayanağını oluşturan takibe konu edilen faturalarda yazılı malların davalıya teslim edilip edilmediği, davalının takip konusu faturalardan davacıya borcunun bulunup bulunmadığı, takibe itirazın haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
"6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır". ------Yukarıdaki açıklamalar ışığında yapılan incelemede davalı tarafın defterleri üzerinde yapılan incelemede dava konusu edilen faturanın davalı yanın defterlerinde kayıtlı olduğu sabit olup davalı defterleri taraflar arasındaki ticari ilişki ve davacının fatura konusu hizmeti verdiği sabittir. Burada tartışılması gereken husus fatura bedelinin ödenip ödenmediği noktasındadır. Davalı yan fatura bedelinden bakiye kalan miktarın dava dışı ------------ödendiğini iddia etmiş ve işbu şirkete ödeme yapıldığını kendi ticari defteri ve üçüncü kişinin defteri ile ispatlamıştır. Ancak faturaya ilişkin ödemelerin dava dışı şirketler aracığıyla yapılacağına dair bir anlaşmanın varlığına veya anılan fatura bedellerinin ödendiğine dair ispat yükünün davalıya ait olup davalı davacının tahsil yetkisini dava dışı şirkete verdiğine ilişkin dosyaya delil sunmamıştır. Kaldı ki fatura tarihinden sonra dava dışı şirkete yapılan bir ödeme de bulunmamaktadır. İşbu kapsamda davalının ödeme iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.-----
Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle
1-Davanın kabulü ile, davalının --------sayılı dosyasında vaki itirazının İPTALİ ile, TAKİBİN AYNEN DEVAMINA
2-Hükmolunan alacağın %20 sine tekabül eden icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 1.205,67 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 213,17 harcın mahsubu ile eksik bakiye 992,50 TL nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 17.650,06 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 393,07 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarfedilen 7.252,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davadan önce gidilen arabulucukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
1/10/2025