T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/309 Esas
KARAR NO:2025/693
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/05/2024
KARAR TARİHİ: 07/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ---- malik ve işleteni, ----plakalı aracın ---- tarihinde müvekkiline ait -------- plakalı araca çarparak müvekkilinin aracının hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, kazada davalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin aracında 365.761,88 - TL hasar tespit edildiğini beyan ederek şimdilik 10,00 TL hasar bedeli, 10,00-TL mahrumiyet bedeli, 10,00-TL değer kaybı ve 10,00 TL aşkın zararın davalıdan kaza tarihi olan 10.07.2023 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacının işbu davayı belirsiz alacak davası olarak açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının kusura yönelik iddialarının hatalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, kaza tespit tutanağının gerçekleri yansıtmadığını, davacının taleplerinin yerinde olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.----- müzekkere yazılarak dava konusu aracın tramer kaydı istenilmiş olup gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.Davalı aracın sigorta poliçesi dosyamız arasına alınmıştır.Dosya kusurun ve zararın tespit edilmesi için bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi --------hazırlamış olduğu raporda özetle; davalı yan araç şoförünün kaza mahalli olan mevkie geldiğinde trafikte dikkat ve özen yükümlülüklerine dikkat etmediğini, aracının hızını teknik özelliklerine göre yol durumuna göre ayarlamadığını, kaza sonrası çekilmiş olay yeri fotoğraflarından anlaşıldığı üzere güvenli takip mesafesini korumayarak önünde seyir halindeki, trafik oluşması ile yavaşlayan davacı yan aracına şerit değiştirme kural ihlali ile kontörlünü kaybederek sol ön kısımlarından çarpması ile kazaya sebebiyet verdiğini, çarpmanın etkisi ile kontrolünü kaybeden davacı yan aracının da önündeki dava üçüncü araca arka kısımlarından çarptığını, sonrasında park halindeki dördüncü araca çarptığını, sonrasında da park halindeki beşinci araca çarptığını, davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde 2918 Sayılı Kara Yolları Trafik Kanununun da Madde 56 ve Madde 84'ü ihlal etmesi nedeni ile %100 kusurlu olduğunu, davacı aracın makul hasar onarım süresinin 15 gün olduğunu, bu dönem için hak mahrumiyet bedelinin 30.000,00 TL olduğunu, araçtaki değer kaybının 60.000,00 TL olduğunu ve yedek parça, işçilik ve KDV DAHİL HASAR ONARIM BEDELİNİN 305.182,88 TL olduğunu belirtmiştir.----- müzekkere yazılarak kazaya ilişkin davacı tarafa ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmuş olup gelen yazı cevabından 120.000,00 TL hasar ödemesi yapıldığı anlaşılmıştır.Dava, trafik kazası sonucu uğranılan araç hasar tazminatı , değer kaybı ve kazanç kaybı istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: 10.07.2023 tarihli kazada araç sürücülerinin kusur oranlarının ne olduğu, davacının kaza nedeniyle aracında hasar oluşup oluşmadığı, oluştu ise hasar nedeniyle araçta değer kaybı meydana gelip gelmediği, geldi ise işbu değer kaybından hasar bedelden ve oluştu ise aşkın zarardan davalı tarafın sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Değer Kaybı Talebi Yönünden Yapılan Değerlendirmede;Değer kaybı; aracın kazadan önceki piyasa değeri ile kazadan sonraki piyasa değeri arasındaki farktır.Aracın onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin olaydan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerekir. Çünkü tamamen onarılmış olsa bile bu araba tahribatın izlerini taşımaktadır. Onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun kural olarak aynı nitelikteki hiç hasara uğramayan araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir.------Değer Kaybı Trafik Sigortası Genel Şartlarının A.1 maddesi kapsamında olan aracın gerçek değeri olup teminat dışı hallerden olmadığı gibi A.3 te sayılan teminat dışı hallerden de değildir.Bu kapsamda, yukarıda sınırı çizilen sorumluluk kapsamında davalılar değer kaybından sorumludur.Değer kaybının hesabı, teknik bir konu olması nedeniyle alanında uzman bilirkişiden değer kaybına ilişkin rapor aldırılmıştır.---------sayılı kararlarında vurgulandığı üzere; Değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve aracın kaza tarihindeki hasarsız hali ile piyasa rayiç değeri ve araçtaki hasar onarıldıktan sonraki hali ile piyasa rayici belirlendikten sonra aradaki fark değer kaybı zararı olarak kabul edilmektedir. Somut olayda, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda, yargıtay içtihatlarına uygun olarak davacıya ait araçta değer kaybının 60.000,00 TL olarak tespit edildiği anlaşılmakla; kazanın meydana gelmesinde davalı yan araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu anlaşılmakla davalıların işbu bedelden sorumlu oldukları kanaatine varılmıştır.Değer Kaybı Trafik Sigortası Genel Şartlarının A.1 maddesi kapsamında olan aracın gerçek değeri olup teminat dışı hallerden olmadığı gibi A.3 te sayılan teminat dışı hallerden de değildir.Bu kapsamda, yukarıda sınırı çizilen sorumluluk kapsamında davalılar değer kaybından sorumludur.Değer kaybının hesabı, teknik bir konu olması nedeniyle alanında uzman bilirkişiden değer kaybına ilişkin rapor aldırılmıştır.------- sayılı kararlarında vurgulandığı üzere; Değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve aracın kaza tarihindeki hasarsız hali ile piyasa rayiç değeri ve araçtaki hasar onarıldıktan sonraki hali ile piyasa rayici belirlendikten sonra aradaki fark değer kaybı zararı olarak kabul edilmektedir. Somut olayda, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda, yargıtay içtihatlarına uygun olarak davacıya ait araçta değer kaybının 9.000,00 TL olarak tespit edildiği anlaşılmakla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalı yanın zararın tamamından sorumlu olmakla beraber sigorta tarafından değer kaybının ödendiği bakiye zarar kalmadığı, işbu talep yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Ödemenin davadan sonra yapıldığı dava açıldığı tarih itibari ile davacının davasında haklı olduğu anlaşılmakla davacı lehine vekalet ve yargılama giderine hükmedilmiştir.Hasar kaybı talebi yönünden alınan bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu araçta 305.182,88 TL bedelli zarar meydana geldiği, sigorta tarafından 120.000,00 TL hasar bedeli ödemesi yapılmış olduğu davalıların bakiye kalan 185.182,88 TL zarardan davalılar sorumlu olduğu tespit edilmiştir.Hak mahrumiyet talebi yönünden, alınan rapor doğrultusunda dava konusu aracın tamir süresinin 15 gün olduğu işbu süre zarfındaki hak mahrumiyet bedelinin 30.000,00 TL olduğu anlaşılmakla talebin kabulüne karar verilmiştir.Aşkın zarar talebi yönünden; ------- ve Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; munzam zararın ispatına ilişkin yükümlülük, bu zararın varlığını iddia eden alacaklının üzerinde olup, alacaklı tarafından yasal ispat vasıtalarıyla somut, inanılır ve açık bir biçimde ispatlaması gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 194. maddesi gereğince ispata elverişli şekilde somutlaştırılarak ileri sürülen iddianın ispatı için gerekli tüm deliller somut olarak ortaya konulmalıdır. Bu itibarla salt ülkenin ve piyasanın içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan olan enflasyon, yüksek faiz, para değerindeki düşüş gibi olgulara dayalı olarak ileri sürülen aşkın (munzam) zarar talebi, alacaklının bu sebeple zarara uğradığını açık ve somut bir biçimde iddia ve ispat etmediği müddetçe, TBK’nın 122. maddesi kapsamında aşkın (munzam) zararın kanıtı olarak ileri sürülemez ve anılan şartlar sebebiyle ortaya çıkan olumsuzluklar alacaklı zararı olarak kabul edilemez. Dolayısıyla TBK’nın 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekir. Başka bir anlatımla yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma, davacıyı ispat yükünden kurtarmayacağı gibi herhangi bir ispat kolaylığı da sağlamaz.Tüm dosya kapsamı hep birlikte incelendiğinde; salt ülkenin ve piyasanın içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan olan enflasyon, yüksek faiz, para değerindeki düşüş gibi olgulara dayalı olarak ileri sürülen aşkın (munzam) zarar talebi, alacaklının bu sebeple zarara uğradığını açık ve somut bir biçimde iddia ve ispat etmediği müddetçe, TBK’nın 122. maddesi kapsamında aşkın (munzam) zararın kanıtı olarak ileri sürülemeyeceği ve anılan şartlar sebebiyle ortaya çıkan olumsuzluklar alacaklı zararı olarak kabul edilemeyeceği, anlaşılmakla ispatlanamayan talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın kısmen kabulü ile,
1-185.182,88 TL hasar bedeli, 60.000,00 TL değer kaybı ve 30.000,00 TL hak mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 275.182,88 TL tazminatın kaza tarihi olan 10.07.2023 tarihi itibari ile işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Aşkın zarar talebinin reddine
2-Alınması gerekli 18.798,42 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL ve 4.700,00 TL ıslah harcın mahsubu ile bakiye 13.670,82 TL nin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı için takdir olunan 44.029,26 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalılar için takdir olunan 10,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 916,00 TL ve 4.700,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 5.616,00 TL'nin davalılar
dan alınarak davacıya verilmesine,
6------ bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin 3.799,86 TL'nin davalılardan tahsili , kalan 0,14 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından sarfedilen 6.500,00 TL bilirkişi gideri , 388,00 TL gideri olmak üzere toplam 6.888,00 TL yargılama giderlerinin haklılık oranına göre takdiren 6.887,75 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan 0,25 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/10/2025