T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/244
KARAR NO : 2025/725
DAVA : Menfi Tespit (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/10/2022
KARAR TARİHİ : 15/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davacı ile davalı ---- arasında takip alacaklısı ------ lehine 1.dereceden ipotek bulunan tersane nitelikli yapının üst hakkının bir kısmının kiralanması hususunda 01.01.2020 tarihli hasılat kirası sözleşmesi yapıldığını, sözleşme gereğince davacı adına işletme ruhsatı başvurusu yapıldığında Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürlüğü, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından "Tersane, Tekne İmal ve Çekek Yeri Hakkında Yönetmelik'in 15. maddesine göre tersanelerde kısmi işletme/kısmi kiralama ilişkisinin imkansız olduğu gerekçesiyle işletme izninin verilmediği, davacı tarafından kendisine “Tersane İşletme İzni”nin verilmemesi ve buna ilaveten rıhtım ve iskelelerin mevcut durumları nedeniyle Liman Başkanlığı'nın gemi yanaşmasına müsaade etmemesi, yüzer havuzun yabancı uyruklu bir şirket envanterinde olması nedeniyle Türk Gemi Siciline kaydının yapılamaması sebebiyle işletilme imkanı olmaması sebepleriyle -----.Noterliği'nin 11.08.2021 tarih ve -----yevmiyeli ihtanamesi ile sözleşmenin haklı sebeple feshedildiği konusu ret işlemi ile kiralanmış olan tersane için tahsis edilmiş olan------ kapatıldığı için tersanede hiçbir şekilde faaliyet gösterilemediği ve tersanenin tamamının kiralanmasına yönelik yeni bir sözleşme yapılarak tekrar işletme ruhsatı başvurusu yapmak gerektiği, bu amaçla tersanenin tamamının kiralanmasına dair 12.08.2021 tarihli “Tersane Kira Sözleşmesi”nin yapıldığı, bu arada davalı alacaklı ----- tarafından kiraya veren davalı ----aleyhine T.C.---- İcra Müdürlüğü'nün -----. sayılı icra dosyası ile kira ilişkisine konu, tersane nitelikli taşınmaz üzerindeki ipoteğin paraya çevrilmesi talepli icra takibinin başlatıldığı, davacının söz konusu dosyada ipoteğin paraya çevrilmesi talep edilen taşınmazın kiracısı olduğu, bu sebeple kendisine 10.03.2021 tarihinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 150/b maddesine dayalı olarak “kira bedellerinin icra dosyasına ödenmesi” içerikli muhtıranın tebliğ edildiği, davacı ipotekli taşınmazın kiracısı olsa da halen muaccel hale gelmiş kira borcunun olmadığı ve kira miktarı hususunda ihtilaf yaşandığı için davacı tarafından icra dosyasına muhtıranın iptali taleplerinde bulunulduğu, taleplerin reddi üzerine ----. İcra Hukuk Mahkemesi'nin -----sayılı memur muamelesini şikayet başvuruları yapıldığı, ancak mahkemenin------sayılı kararları ile her iki başvuruyu da ret etmiş olduğu, gerek İcra Müdürlüğü gerek İcra Mahkemesinin taraflar arasında yürürlükte olan 12.08.2021 tarihli sözleşme yerine hiçbir zaman yürürlüğe girmemiş ve uygulanmamış olan önceki kira sözleşmesine uyularak işlem yapılarak karar verilmiş olduğunu, oysa söz konusu ilk sözleşmenin haklı sebeple feshedilip yeni sözleşmenin yapılarak hükmünü yitirdiği, 6098 sayılı yasanın 347. maddesi anlamında bir ürün (hasılar) elde edilmediği için davacı aleyhine hiçbir zaman muaccel borç doğurmadığı, bu sebeple davacının, davalı --- herhangi bir borcunun bulunmadığı, bu konuda davanın kabulü ile davacının davalı ----- ilk muhtıra tebliğ tarihi olan Mart 2021 ile ikinci sözleşmenin yapıldığı 12.08.2021 tarihi arasında herhangi bir borcunun olmadığının tespiti ile bu dönem için dosyaya cebri icra tehdidi altında ödenmiş olan bedellerin istirdadına karar verilmesini talep ettikleri, özetle taraflar arasındaki ilk sözleşmenin Bakanlığın onayına tabi olması ve onaylanmaması ve yukarıda sayılan diğer sebeplerle feshedilmiş olduğu, daha sonra Bakanlıkça aranan şartları içeren yeni bir sözleşme yapıldığından, davacının sorumlu olduğu kira bedelinin 2.sözleşme kapsamında hesaplanması gerektiği, ancak “işletme ruhsatı” alınamadığı için her iki sözleşmeye göre herhangi bir kira bedeli tahakkuk etmediğinden davacının, davalı----- dolayısıyla ipotek alacaklısı davalı bankaya herhangi bir borcu bulunmadığı, ---- İcra Müdürlüğü'nün ------ sayılı dosyasında davalılara herhangi bir borcunun olmadığının tespiti ile cebren ödenmiş olan 2.021.000,00 TL'nin işlemiş faizi ile birlikte istirdadına; bu talepleri kabul görmediği takdirde HMK 111.maddeye göre terditli olarak, davacı ile davalı arasındaki ilişkide 01.01.2020 tarihli “Hasılat Kira Sözleşmesi"nin değil, 12.08.2021 tarihli “Tersane Kiralama Sözleşmesi”nin irlükte olduğunun, dolayısıyla davacının sorumlu olduğu bedelin aylık 350.000TL olduğuna, fazlasına ilişkin borcunun olmadığına karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı ----. vekili özetle:Davalı aleyhine diğer davalı ---- sayılı icra dosyası ile ---- ili, ----- ilçesi, 28/1 pafta 7044 parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki satış işlemlerine başlandığını, aynı icra dosyasından davacıya da İİK. 150/b maddesine dayalı olarak kira bedellerinin icra dosyasına ödenmesi için muhtıra gönderildiğini, davacı ile davalı arasında tersanenin kiralanması şeklinde bir ticari ilişki bulunduğunu, davacı ile davalının 12.08.2021 tarihinde yeni kira sözleşmesi yapmış olduğunu, davalının herhangi bir kira bedeli tahakkuk veya tahsilatının olmadığı bu davanın açılmasına müvekkil şirketin sebep olmadığını, bu nedenlerle öncelikle görev kabulü ile davanın bu sebeplerle reddine, aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ---- vekili özetle: davalı banka ile davalı ------arasında genel kredi sözleşmesinin imzalandığını, davacının kötü niyetli olarak huzurdaki davayı cının dava açmakta hukuki yararının lunmadığını, istirdat talebi yönünden hak nin geçtiğini, davanın/talebin hak di e nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının işlem yapılan miktarda değil beyan ettiği miktar bakımından sorumlu olduğunun tespiti talebinin kötüniyetli olduğunu, icra dosyasında 150/b uygulanan miktar, diğer davalının ----.ATM'nin ----- sayılı konkordato dosyasına sunmuş olduğu kira sözleşmesine istinaden yapıldığını beyan etmiş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle; davacının ----. İcra Md'nün -----esas sayılı dosyasında davalılara herhangi bir borcunun olmadığının tespiti, cebren ödenen 2.021.000 TL'nin faizi ile istirdadı, bu talep yerinde görülmez ise terditli olarak davacı ile davalı ----- Arasındaki ilişkide 01/01/2020 tarihli "Hasılat kirası sözleşmesi " nin değil, 12/08/2021 tarihli "Tersane Kiralama Sözleşmesi'nin yürürlükte olduğunun, buna göre davacının sorumlu olduğu aylık bedelin 350.000 TL olduğu fazlasına ilişkin borcunun olmadığının tespiti isteminin koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Dosya konusunda uzman bilirkişi heyetine verilerek, rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti raporunda: Dosya kapsamındaki belge ve bilgilerden sabit olduğu üzere; Kesinleşen takip sonrası davalı ipotek alacaklısı banka İcra Müdürlüğü ile birlikte dava konusu Tersanenin bulunduğu mahalle gitmiş, dava konusu Tersanenin davalı kiralayan ---- firması tarafından davacı kiracı ------firmasına “Hasılat Kira Sözleşmesi” ile kiralandığı beyan edilmiş, alınan 01.01.2020 tarihli kira sözleşmesi icra dosyasına konulmuş, 10.03.2021 tarihinde de İ.İ.K 150/b maddesi gereği davacı kiracı ------ firmasına icra marifetiyle kira bedellerini icra dosyasına yatırması için muhtıra tebliğ edilmiştir. Bu tarihten yaklaşık 5 (beş) ay sonra Davacı kiracının yükümlülüklerini oldukça fazla azaltan ikinci sözleşmenin 12.08.2021 tarihinde yapılması karşısında İİK yönünden sözleşmelerin hukuki durumunun davalı banka yönünden tartışılması yapılmamıştır. Davalı kiralayan ---- firmasının----Asliye Ticaret Mahkemesinin -----. sayılı dosyasından 2019 yılında konkordat başvurusunda bulunduğu, konkordato kaynağı olarak 01.01.2020 tarihli ilk kira sözleşmi sunduğu, sözleşme kapsamı elde edilecek kira gelirlerle borçların kapanacağını, gerçekçi bir. proje olduğunu, projenin tasdik edilmesi gerektiğini savunduğu sabittir. Konkordato yargılaması sonunda konkordato davasının RED olduğu, yine KÖK raporumda mali incelemede icra dosyasına ödenen kiralar dışında davacı kiracının hesaplarında “kira bedeli açıklamalı başka bir ödeme kaydına da bulunmadığı tespiti yapılmış olmasına rağmen bu hususların bu tarihlerden sonra keşide edilmiş olan 12.08.2021 tarihli sözleşmeye nazaran hukuki etkisinin olup olmadığı hususlarının irdelenmesi gerekmesi, Davacı kiracı 01.01.2020 tarihli Hasılat Kira Sözleşmesinde kira borçlarının muaccel hale gelmesinin "ruhsat alınma" koşuluna bağlandığını iddia etmesine rağmen sözleşmede bu hususta bir düzenlemenin bulunup bulunmadığı, davacının bu iddiasının hukuki dayanağının iş bu raporumuzda araştırılmadığı, Davacı kiracı ----- tarafından kira bedelinin indirilmesi talebiyle açılan ----. Sulh Hukuk ----- evraklarının dosyaya celp edildiği, ilgili dava dosyasında davacının 01/01/2020 tarihli kira sözleşmesine dayandığı ve bu sözleşmenin geçersizliğine ilişkin bir iddiada bulunulmadığı ve bu kira sözleşme kapsamında bilirkişi raporu tanzim edildiği ve davacının taleplerinin yerinde olmadığı yönünden bilirkişi heyet raporu düzenlendiği dikkate alındığında bu hususların da hukuki olarak tartışılması raporda değerlendirilmesi gerektiği, Huzurdaki davadaki davacının temel talebinin icra baskısıyla ödediğin iddia ettiği kira bedellerinin İSTİRDADI dır. İkinci sözleşmenin geçerli yönünde mütalaa yapılması halinde bile; Davacı dava dilekçesinde 01.01.2020 tarihli hasılat sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, 12.08.2021 tarihli ikinci sözleşmenin imzalandığını tarihe kadar da kira borcunun tahakkuk etmediğini iddia etmekte, Ek raporumuzda davacının taleplerinden bir tanesi olan iki sözleşme arasında (10.03.2021 tarihlinden İİK 150/b tarihinden sonra) icra baskısıyla iki sözleşme arasındaki kira borçları için ödenen 2.000.021 TL'nin istirdat talebinin haklılığının hukuki olarak raporda değerlendirilmediği, şeklinde raporunu sunmuştur.Taraf itirazları konusunda alınan bilirkişi ek raporunda ; Davacı tarafından yapılan ödemelerin 28.05.2021/3.09.2021 tarihleri arasında beş kalemde gerçekleştiği anlaşılmakla, son ödemenin tarihinin 3.09.2021 olarak tespit edildiği, huzurdaki davanın açılma tarihinin ise 18.10.2022 18.24 olarak görünmekte olduğu, sayın mahkemenin 9.11.2022 tarihli kararı ile görevsizlik kararı verildiği, dosyanın talep halinde ve kararın kesinleşmesi üzerine ----- Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği, kararın kesinleşmesi üzerine dosyanın ----Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ---- sayılı dosya numarasını aldığı, işbu dosya ile verilen ----- Karar, 02.12.2022 tarihli kararı ile mahkemenin görevsizliğine, yetkili ve görevli mahkemenin ----- Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, kararın kesinleşmesi halinde görev uyuşmazlığının halli merci tayini için dosyanın ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verildiği, ---- BAM -----.HD'nin ------ 14.02.2023 tarihli kararı ile -----.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilerek dosyanın ---- sayılı numarayı aldığı ve yargılamanın bu dosya üzerinden devam ettiği görülmekle davanın ilk olarak açıldığı an olan 18.10.2022 tarihinde davanın derdest hale geldiği, somut olayda, davacı tarafından yapılan ödemelerin 28.05.2021/3.09.2021 tarihleri arasında beş kalemde gerçekleştiği ve son ödemenin tarihi 3.09.2021 olarak tespit edildiği, davanın ise 18.10.2022 saat 18.24'te açıldığı dikkate alındığında İİK m.72 çerçevesinde istirdat davası yönünden hak düşümü süresinin dolmuş olup olmadığı hakkında takdirin sayın mahkemede olduğu, İİK m. 72 çerçevesinde istirdat davasının takip borçlusu tarafından açılabileceği, somut olayda davalı bankanın diğer davalı şirkete karşı tatbik ettiği ve ---- İcra Müdürlüğü'nü ------ esas sayılı dosyasından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip ve takip borçlusunun davalı ------olduğu, somut olayda davacının sıfatının bulunup bulunmadigi hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu, sıfatın mevcut olmadığı takdir edilecek olur ise davanın esastan reddedilebileceği, zira sıfatın maddi hukuka ilişkin bir kavram olduğu, Davacının asıl talebi bakımından, tamamen takip hukuku kurallarına uygun olarak ödemek durumunda kalmış olduğu para için davalılardan bankaya karşı istirdat talebinde bulunamayacağı, davacının talep hakkının ancak, icra dosyasına ödenmiş olan para sebebiyle pasifinde azalma meydana gelmiş olan davalılardan ------ karşı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre müracaatta bulunabileceği, nitekim İİK m.150/b hükmünün atıf yaptığı İİK m.356/2 “Bunların borçluya kanun hükümleri dairesinde rücu hakkı vardır” hükmünü amir olduğu, somut olay yönünden İcra İflas Kanunu'nun 356. Maddesinin ikinci fıkrasında söz edilen “borçlu” ifadesinden, takdiri mahkemeye ait olmak üzere, davalı banka tarafından kendisine icra takibi başlatılmış olan diğer davalının (-----) anlaşılmasının mümkün olabileceği, Yargıtay ----. Hukuk Dairesi'nin ----- esas, ---- karar sayılı kararının, bundan sonra söz konusu---. İcra Müdürlüğü'nün ---- esas sayılı dosyasından davacıya yeni bir muhtıra çıkarılmasına engel olabilecek ya da önceki muhtıranın etki ve sonuçlarını ortadan kaldıran, dolayısıyla önceki muhtıra sebebi ile davacının bundan sonra hukuki sorumluluğunu sona erdiren, ancak önceki dönemde davacı tarafından yapılan ödemelerin geri alınmasına imkan tanımayan bir karar mahiyetinde olduğu, dolayısıyla derdest davaya etkisi bulunmayan, derdest davada tarafların davacı/davalı ya da sıfatları üzerinde etki doğurmayan bir karar niteliğini haiz bulunduğu, Taraflar arasında Akdedilen 12.08.2021 tarihli tersane kira sözleşmesinde sözleşmeye konu tüm tersane alanları için toplam aylık 350.000 TL olarak belirlenmiş olması, davalı banka tarafından İİK m.150/b hükmüne göre göndertilen muhtıradan birkaç gün sonra davacının ---- Sulh hukuk Mahkemesi'nin ----- esas sayılı dosyası üzerinden kira bedelinin indirilmesine ilişkin talepte bulunması, davacının 1.01.2020 tarihli sözleşmeyi feshetmiş olmasına rağmen davalı ------ bir cezai şart talep etmemiş olması ve MK m.863/3 hükmü karşısında ikinci sözleşmenin geçerliği ve ipotek alacaklısına olan etkisi hakkında takdir münhasıran sayın mahkemeye ait olduğu, şeklinde raporunu sunmuştur.Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı---- ile davalı ------ arasında 01/01/2020 tarihinde kira sözleşmesi imzalandığı, 11/08/2021 tarihinde sözleşme kiraca ------ tarafından gerekli bürokratik işlemlerin yapılamaması , tersane işletme izni verilmemesi nedeniyle ----. Noterliğinin 11/08/2021 tarih ------ yevmiye ihtarnamesi ile sözleşme fesh edilmiştir, akabinde tersane kiralama sözleşmesi adı altında 12/08/2021 tarihli sözleşme akdedilmiş ve bu sözleşmeye göre kira bedeli 350.000,00-TL olarak kararlaştırılmıştır, kira sözleşmesine konu taşınmaz üzerinde davalı bankanın -----. İcra müdürlüğünün ---- esas sayılı dosyasında ipotek alacaklısı olan davalı ---- ile ------ borçlu olmadığının tespiti ve ödenen bedelinde istirdatına ilişkin davanın açıldığı, davalılar ---- diğer davalı ----- arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamında krediler kullandırıldığı, borçlunun taahhütlerine zamanında yerine getirmemesi nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı, takip borçlusunun ----- olduğu alacaklının ise -------olduğu, iş bu icra takip dosyası yönünden davacı borçlu olmadığının tespiti talebinde bulunmuş ise de, takip dosyası incelendiğinde davacının takip dosyasında taraf olmadığı, takip hukuku kurallarına uygun olduğu ödemek zorunda kaldığı para için davalılardan para için istirdat talebinde bulunulamayacağı, ancak ödemiş olduğu parayı ------ sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyebileceği, İİK 72 maddesi çerçevesinde istirdat davasının takip borçlusu tarafından açılabileceği, somut uyuşmazlıkta takip borçlusunun ----- olmadığı, bu nedenle davacının menfi tespit ve istirdat davası yönünden davasının aktif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir, taraflar arasındaki diğer uyuşmazlık taraflar arasında akdedilen 12/08/2021 tarihli tersane kira sözleşmesinin mi, yoksa 01/01/2020 tarihli hasılat kira sözleşmesinin geçerli olduğu hususundadır. Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde toplanan deliller ve yargı denetimine elverişli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında akdedilen 01/01/2020 tarihli ilk sözleşmeyi yaptıktan sonra 11/08/2021 tarihinde -----. Noterliğinden davacı tarafından davalı ------ gönderilen ihtarname ile sözleşmenin fesh edildiğine dair ihtarda bulunulduğu ve bu şekilde ilk sözleşmenin 11/08/2021 tarihinde fesh edilmiş olduğu, daha sonra taraflar arasında 12/08/2021 tarihli yapılan sözleşmesinin ersane kira sözleşmesi olduğu ilk yapılan sözleşmede içerik olarak ve kira bedeli olarak farklı düzenlemeleri içerdiği bu nedenle ilk yapılan sözleşmenin devamı niteliğinde bir sözleşmeden bahsedilemeyeceği, 12/08/2021 tarihli sözleşmenin yeni bir sözleşme olduğu ve bu sözleşmenin hükümlerinin sözleşmenin tarafları olan kiracı ve kiralayan tarafından değerlendirilebileceği ve taraflar arasında şahsi hak doğuran hükümler içermesi bakımından üçüncü şahıs durumunda bulunan bankanın sözleşmeye etkisinin olamayacağı bu nedenlerle 12/08/2021 tarihli tersane kiralama sözleşmesinin yürürlükte olduğunun kabulü ile aylık kira bedelinin 350.000-TL olduğunun tespitine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda yazılacağı üzere;
1-Davacı tarafından açılan menfi tespit ve istirdat davasının aktif husumet nedeniyle reddine,
2-Taraflar arasında akdedilen 12/08/2021 tarihli tersane kira sözleşmesinin yürürlülükte olduğunun tespitine,
3-İhtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına,
4-Alınması gereken 615,40 -TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 292.569,45- TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 291.954,05 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde yatırana iadesine,
5-Davalılar davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6--Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı ---- 145.00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
9-Davalı ------ tarafından sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
10-Davacı tarafından sarf edilen 15.444,50-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 7.722,25 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, Dair, Davacı Vekilinin ve Davalılar Vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.