T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/612 Esas
KARAR NO:2025/640
DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İstirdat)
DAVA TARİHİ: 22/08/2024
KARAR TARİHİ: 18/09/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız----- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili; davalı bankanın İnternet bankacılığındaki güvenlik zafiyetinden yararlanmak suretiyle müvekkili şirketin onayı olmaksızın müvekkili şirket adına 3. Kişilerce 450.000 TL kredi çekildiğini, bu kredi bedelinin müvekkili şirket tarafından icra tehdidi altında faiziyle birlikte taksitler halinde davalı bankaya ödendiğini, müvekkili şirketçe ödenen 536.329 TL kredi bedelinin davalı banka tarafından müvekkili şirkete faiziyle birlikte iadesine karar verilmesini, her türlü yargılama giderleri, harç ve masrafları ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, istirdat istemine ilişkindir.Uyuşmazlık: Davacı şirketin onayı olmaksızın davacı şirket adına 3. Kişilerce internet bankacılığı üzerinden davalı bankadan------ kredi çekilip çekilmediği, ---- tarihinde saat 15:21:47’de ----- tutarında kredi kullanımı sonrasında saat 15:22’de üçüncü kişi olan ------ müşterisi ------- para transferi işlemi gerçekleştirilmesinde davacı şirketin rızası bulunup bulunmadığı, davacı yanın ----------- siteye girerek para transferi yapılmasında kusuru bulunup bulunmadığı, bu kredi bedellerinin davacı şirket tarafından icra tehdidi altında faiziyle birlikte taksitler halinde davalı bankaya ödenip ödenmediği, davacı şirkete 536.329,00 TL kredi bedelinin iadesi gerekip gerekmediği hususundadır.Davalı yan yetki ilk itirazında bulunmuştur.Öncelikli olarak yetki ilk itirazı değerlendirilmiştir.İtirazın iptali davalarında yetkili mahkeme, genel hükümlere göre belirlenir. Davalı borçlu icra dairesinin yetkisine itiraz etmese dahi mahkemenin yetkisine itiraz edebilir. 6100 sayılı HMK' nın 6. maddesine göre genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. 6100 sayılı HMK' nın 10. maddesine göre sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. 6098 sayılı TBK 89. maddesine göre ise, aksi kararlaştırılmadıkça para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilecektir. Bu sebeple para borçlarından kaynaklanan davalarda alacaklı kendi ikametgahında dava açabilir.HMK'nun yetki sözleşmesi başlıklı 17. maddesi; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşme ile yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." şeklinde düzenlenmiştir. Taraflar yetki sözleşmesi ile münhasır yetki belirlenmişse başkaca bir yerde dava açılamaz. Genel kredi sözleşmelerinde kefil tacir olmasa dahi, kefaletin fer'iliği ilkesi ve 6102 sayılı TTK'nun 7. maddesindeki ticari teselsül karinesi uyarınca genel kredi sözleşmesindeki yetki şart tacir olmayan kefili bağlar. Davalı bankaca sunulan kredi sözleşmesinin 14.30 maddesinde yetki şartı düzenlendiği, anılan bu maddeye göre taraflar arasında çıkacak ihtilaflarda İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğu kararlaştırıldığı, yetki düzenlemesinin HMK madde 17 kapsamındaki şartları taşıdığı, bu nedenle davanın münhasıran bu yetki şartı ile düzenlenen mahkeme olan --------- Asliye mahkemelerinde açılması ve görülmesi gerektiğinden yetkisizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının yetki itirazının kabulü ile, mahkememizin yetkisizliği nedeniyle DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya yetkili mahkemenin------ Mahkemeleri OLDUĞUNA,
3-Karar kesinleştiğinde ve süresinde başvuru olması halinde dosyanın yetkili -------MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
4-Yargılama ve harç giderlerinin HMK 323 ve 331. maddeleri uyarınca görevli mahkemece değerlendirilmesine,
5-Dosyanın gönderilmesi için süresinde başvurulmazsa HMK 20/1 ve 331/2 maddeleri uyarınca dosya resen ele alınarak mahkememizce karar verilmesine,
6-Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, -----------Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair tarafların yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/09/2025