T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/421 Esas
KARAR NO: 2025/661
DAVA: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 24/04/2024
KARAR TARİHİ: 25/09/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ---- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.DAVA:Davacı vekili; dava dışı takip borçlusu --------müvekkili banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, davalı borçluların ise iş bu genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalayarak borçtan aynı derecede sorumlu hale geldiğini, ancak borç gereği gibi ödenmediğinden, kredi hesapları kat edilerek borcun ödenmesi talebiyle, ------ yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesi keşide edilerek banka alacağının ödenmesi aksi halde hakkında yasal işlem başlatılacağı tebliğ edilmiş ve davalılar böylelikle temerrüde düşürüldüğünü, borcun ödenmemesi üzerine ----- Esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibine borçlu- davalıların haksız yere itiraz ettiğini, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP:Davalı ------- vekili; davacı vekili tarafından açılan bu davanın tamamen kötü niyetli bir dava olduğu, tüm borç ödendiği halde mükerrer tahsilat yapılmaya çalışıldığı, kredi borçlusu tarafından ödenmeyen kredi borcu için bankanın ilk ihtarnamesi üzerine bankaya ödeme için gidildiği ve bankanın tüm borç için ekli ---- tarihli taksit ödeme planı tablosunu oluşturduğu, ----- tarihli bu ödeme planının banka tarafından borçlu ve müvekkilimin de içinde bulunduğu tüm kefillere imzalatıldığı, bankanın hazırladığı plana göre toplam ödeme tutarının 96.087.45 TL. olup aylık 5.338,25 TL olarak her ayın 17'sinde 18 eşit taksitte ödenecek ve ilk taksit ödemesinin 17.09.2021 tarihinde başlayacağı, ekli 18 adet---- anlaşılacağı üzere tek bir gün gecikme ve tek bir kuruş eksik olmaksızın (kefil ------yapılandırılan borç için) açıklaması yapılarak borcun tamamının ödendiği ve borcun kalmadığı, ancak davacı bankanın taksitler süresinde ve eksiksiz ödenmeye devam ederken müvekkiline ihtarname göndermeye başladığı, bu ihtarnamelerden birinin ekli 12.04.2022 tarihli ihtarname olduğu, taraflarınca bu ihtarnameye karşı ekli -----tarihli cevabi ihtarnamesi gönderilerek keyfi ve haksız ihtarname göndermemesinin istendiği, ancak bankanın ihtarname göndermeye devam ettiği, bunun üzerine ihtarname gönderen davacı çalışanları hem----- Müdürlüğüne hem de -----------huzur ve sükünu bozmaktan taraflarınca şikâyet edildiği, sonuç olarak mükerrer tahsilat yapmaya çalışan bankanın açtığı davanın haksız ve mesnetsiz olduğu, ayrıca defalarca bankayla yapılan sözlü görüşmelere, şikâyetlere, cevabi ihtarnamelere, banka dekontlarına rağmen yapmış oldukları icra takibinin kötü niyetli olduğu, davanın reddi ve davacının kötü niyeti nedeniyle tazminata mahküm edilmesinin gerektiğini, haksız ve yersiz davanın reddine, davacının kötü niyet nedeniyle yüzde 20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahküm edilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı -------- vekili; davacı banka tarafından açılan bu davanın haksız olup reddinin gerektiği, kredi borçlusunun ödemede gecikmesi üzerine tüm borç için yapılandırma yapıldığı ve --- tarihli taksitli ödeme belgesinin borçlu ve kefiller tarafından imzalandığı, devamında 18 eşit taksitte tüm borcun kefil------ tarafından bankaya ödendiği ve hiçbir borcun kalmadığı, kredi dosyasının bankadan istenmesini talep ettikleri, dosya geldiğinde taksitli yapılandırma belgesi ve tüm ödeme dekontlarının mevcut olduğunun görüleceği, bu nedenle ödeme belgeleri elinde olduğu halde mükerrer tahsilat yapmaya çalışan bankanın kötü niyetli olduğu, davanın reddi ve davacının kötü niyet tazminatına mahkümiyetinin gerektiği,” beyanında bulunulduğunu, haksız ve yersiz davanın reddine, davacının kötü niyet nedeniyle yüzde 20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahküm edilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.-------- sayılı dosyasının tetkikinde; Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 13.122,58 TL alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun ödenmediği iddiası ile davacı banka tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı yanın yasal süre içerisinde icra takibine konu borca itiraz ettiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacı yanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, alacak mevcut ise miktarı ve bu alacağın davalı yandan talep edilip edilemeyeceği, davalı yanın icra takibine itirazının haklı olup olmadığı, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekip gerekmediği hususlarındadır.Tüm Dosya Münderecatı Kapsamında;Dava dışı ------ adlı şirket ile davacı banka ile 27.05.2016 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalanarak kredi kullandığı, davalı borçluların ise iş bu genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalayarak borçtan aynı derecede sorumlu hale geldiği, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine kredi hesaplarının kat edildiği, ----- yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesi keşide edilerek banka alacağının ödenmesi aksi halde hakkında yasal işlem başlatılacağının tebliğ edildiği ve davalıların böylelikle temerrüde düşürüldüğü, anlaşılmıştır.Kefaletname, TBK 583 vd. maddelerdeki geçerlilik şartları yönünden mahkememizce incelenmiştir. Dava konusu kefaletnamede tarih, kefil olunan miktar ve kefaletin türü de el yazısı ile yazılmış olup kefalet şartlarının yerine getirilmiş olduğu görülmüştür. Hesap yönünden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi raporunda, davacı banka tarafından dava dışı firmaya kullandırılan kredili mevduat hesabı ve ticari kredi kartı borçlarının ----- tutarlı, 18 ay vadeli taksitli bir kredi kullandırılmak suretiyle yapılandırıldığı, davalılardan ------ tarafından, tüm taksit tutarlarının vadelerinde veya vadelerinden daha önce eksiksiz olarak ve yapılandırma kredisine ilişkin olduğu dekontlara açık bir şekilde yazılmak suretiyle gönderilerek ödendiği, bu açıklamaların banka ekstresinde de yer aldığı, ancak davacı bankanın, söz konusu ödemeler, ödeme belgelerinde açık bir şekilde yapılandırma kredisine mahsuben gönderildiği açık bir şekilde yazmasına karşın, bu ödemelerin bir kısmını masraf vb. alacaklarına mahsup ederek kredi borcunun kapanmamasına sebebiyet verdiği, davacı bankanın bu uygulamasının, bankacılık ilkelerine ve taraflar arasındaki sözleşme koşullarına uygun olmadığı, davalı ----- tarafından yapılan ödemelerin gerektiği şekilde kredi taksitlerine mahsup edilmiş olması halinde takip ve dava konusu kredinin tamamen tahsil ve tasfiye edilmiş olacağı, böylece icra takip tarihi itibariyle takip ve dava konusu krediden kaynaklı davalıların davacı bankaya karşı herhangi bir borç yükümlülüğünün kalmayacağı, belirtilmiştir. Bilirkişi raporu denetime elverişli görülmekle hükme esas alınmıştır. Bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacı bankanın kredi taksit ödemelerini, ödeme belgelerinde açık bir şekilde yapılandırma kredisine mahsuben gönderildiği açık bir şekilde yazmasına karşın, bu ödemelerin bir kısmını masraf vb. alacaklarına mahsup ederek kredi borcunun kapanmamasına sebebiyet verdiği, davacı bankanın bu uygulamasının, bankacılık ilkelerine ve taraflar arasındaki sözleşme koşullarına uygun olmadığı, davalı ------tarafından yapılan ödemelerin gerektiği şekilde kredi taksitlerine mahsup edilmiş olması halinde takip ve dava konusu kredinin tamamen tahsil ve tasfiye edilmiş olacağından, davacı banka tarafından, dava dışı Tasfiye Halinde ---- dava dışı----- dava dışı ----- davalılar ---- aleyhinde, ---- Esas sayılı dosyasından ---- tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde davalılardan herhangi bir alacağının bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 427,60 TL harçtan mahsubu ile eksik alınan 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davalılar davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 13.122,58 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
7-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/09/2025