T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/201 Esas
KARAR NO: 2025/683
DAVA: Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (Alacak)
DAVA TARİHİ: 18/03/2024
KARAR TARİHİ: 01/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle ; Müvekkilin, davaya konu olay tarihinde davalı banka olan----- nezdinde, açmış olduğu ----- hesap numaralı şahsi döviz hesabı bulunmakta olup bu hesapta yer alan paralar ile ailevi, sosyal yaşamını düzenlemiş, yatırımlar yapmış ve ihtiyacına göre ticari faaliyetlerini şekillendirildiğini, ---- tarihi öncesinde bu hesabında yatırım amaçlı olarak 88.972,00 Amerikan Doları bulundurduğu görüldüğünü, davalı banka müdürü ve yetkilileri tarafından 28/07/2016 tarihinde, müvekkilin bilgisi olmadan ve radesine aykırı bir şekilde hiç bir rıza, onay ya da talimatı olmaksızın söz konusu şahsi hesabında bulunan ----- meblağlı dövizi, müvekkilin----- birlikte ortağı olduğu ------ aynı banka nezdinde bulunan, ----- hesabına havale edildiği, akabinde söz konusu paranın yine müvekkilin ve şirket yetkililerinin yine bilgi, riza, onay ve talimatı dışında iradelerine aykırı olarak, 88.972,00 Amerikan Dolarının 268.134,91 TL cinsinden çevrildiğini, akabinde müvekkilin ortağı olduğu bahse konu şirkete ait şüpheli banka nezdindeki banka döküm içerikleri, müvekkile ait şüpheli banka nezdinde bulunan hesap dökümleri ve ----- tarafından tanzim edilen------- içeriğinden anlaşılacağı üzere; şirketin iştigal alanıyla ilgili ihtiyaç nedeniyle çekilen ----- tarihli kredi başlangıç ve ---- ödeme başlangıç tarihli, aylık ----- miktarlarda 24 eşit taksit sayısınca ödenecek toplam--------taksit numaralı vadesi gelmemiş 3 adet taksıtı müvekkil ve şirket yetkililerin rızası ve iradesine aykırı bir şekilde, söz konusu TL cinsine çevrilen paradan şüpheliler tarafından res'en tahsil edilerek müvekkilin mağduriyetine neden olunduğunu, -----nezdinde yapılan ----- (bundan sonra ------ olarak adlandırılacaktır.) de böyle bir yetkilendirme böyle bir ödeme şekli belirlenmemiştir. Müvekkillerin -------- aykırı bir iş ve işlemi de bulunmamakta ve kredi taksitlerini günü gününe ödemektedir. Banka söz konusu işlemi firmanın 3. taksidi ödemesinden 4 gün sonra yapmış olması da işlemin---- kaynaklı olmadığını tamamen keyfi bir işlem yaptığını ortaya koymaya yettiğini, banka ile ----- müvekkil arasında akdedilen ------Banka'nın, kredinin vadesinden önce ve ihtara gerek kalmaksızın muaccel hale getirilmesi konusunda da bir yetki verilmediğini, verilse dahi bu geçersiz bir yetki şartıdır, itibar edilemez, adeta müvekkilin iradesi sakatlandığını, yukarıda açıklanan ve mahkemenizce resen değerlendirilecek nedenlerle; fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarımız hakkımız saklı kalmak ve bilirkişi marifetiyle belirlendiğinde arttırılmak kaydıyla; ---- tarafından şartları oluşmadığı halde ------hesap numaralı özel/şahsi döviz hesabındaki -------- Banka yetkilileri tarafından müvekkilin hiçbir rıza, onay ya da talimatı olmaksızın ---------hesabına havale edilmiş, ayrı bir tüzel kişiliği olan ve vadesi gelmemiş şirket kredi ödemeleri için kullanılması açıkça hukuka aykırı olduğundan; müvekkilin döviz hesabından hiçbir rıza, onay ve talimatının olmamasına rağmen iş ve işlemler yapılmasından doğan 88.972,00 USD zararının 28/07/2016 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi ile ödenmesini, dosyada yapılacak incelemenin alanında uzman sayıştay denetçisi, banka konusunda uzman ve hukukçu ile bir bilirkişi raporu tanzim edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenilmesi” dava ve talep edilmiştir.Davalı banka vekilinin cevap dilekçesinde özetle ; Davacı ----, müvekkil Bankanın -------- darbe girişimi yaşandığını, dava konusu işlem, hain darbe girişiminin üzerinden henüz 13 gün geçmiş iken bankamızın edinmiş olduğu istihbarat ve bilgiler neticesinde (davacı hakkında başlatılan ------- soruşturması daha sonra mahkum da olmuştur, davacıya ait ipotekli taşınmazlarının alelacele mal kaçırma izlenimi oluşturacak şekilde devredilmeye başlanması, davacının ----- gösteren ve kurucularından olduğu bir dershanenin ----- kapsamında kayyuma devredilmesi daha sonra da 670 Sayılı KHK ile tamamen kapatılmıştır-, belediyenin --------- saikiyle şaat ruhsatlarını vs. iptal etmesi gibi vb.) davacının hesabında bulunan 88.972 USD, davacının kurucusu, ortağı ve bağımsız müteselsil kefili olduğu firmasının hesabına, davacı tacir ile imzalanan ------- Sözleşmesi kapsamında firmanın finansman borcuna mahsup edildiğini, özetle dava konusu edilen mahsup işlemi, davacının mahkumiyetiyle sabit olan -------- soruşturması ve mütemmim cüzü sayılacak olaylar neticesinde müvekkil Bankada hasıl olan haklı kanaat sebebiyle müvekkil Bankanın -------kapsamında yasal mahsup hakkını kullanmasından ibaret olduğu, müvekkil Banka, bu haklı sebep kapsamında; davacı ---- bankaya rehinli hesabında bulunan 88.972 USD sini, davacı --------- Müteselsil Kefalet ve Hesap Rehin Sözleşmesi kapsamında yasal mahsup hakkını kullanmak suretiyle ---------- finansman borçlarına mahsup ettiğini,son olarak davacı taraf; dava konusu işlemi, sanki ortada hiç bir sebep yokken hesabından mahsup işlemi yapılmış gibi ve mülkiyet hakkı vb. temel hakların ihlali gibi ifade etmişse de böyle bir durumun olmadığını, sebepsiz veya kasti bir işlem yapılmadığını belirtiriz. Yukarıda detaylı şekilde izah ettiğimiz üzere müvekkil banka, davacı hakkında -----soruşturması/tutuklaması ve mütemmim cüzü sayılacak olaylar neticesinde ve sözleşmeler kapsamında hareket ettiğini, Mülkiyet Hakkının ihlali veyahut benzeri mevzuata aykırı bir işlem yapılmadığını, Konunun söz konusu haklar ile ilgisi bulunmadığını, yapılan işlem hukuka uygun olduğu, yukarıda arz ve izah edilen nedenler muvacehesinde her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla; Davanın Reddine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin Karşı Tarafa Yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle, davacı ve davalı banka arasında müşteri ilişkisi bulunduğu davalı banka nezdinde davacının açmış olduğu döviz hesabında bulunan meblağın dava dışı ----- aynı banka nezdinde bulunan döviz hesabına havale edildiği iş bu havalenin davacının talimatlarına uygun olarak mı yapılıp yapılmadığı, davalı bankanın kusurunun olup olmadığı, davacının bir zararının oluşup oluşmadığına ilişkindir.Dosya konusunda uzan bankacı bilirkişiye verilerek, rapor alınmıştır. Bilirkişi ------ tarihli raporunda; Davacı ve Davalı tarafından dosyaya sunulan dilekçe eklerinde yer alan belgeler incelememizde; ----- tarihinde Müteselsil Kefalet ve Hesap Rehni Sözleşmesi imzalandığı, müşteri olarak ----- Davacı ----- oldum.” Şeklinde imzaladığı,------- tarihinde Dava dışı Asıl borçlu firma ------ Davalı banka arasında----- İmzalandığı, Sözleşme kapsamında firmalara ----- limiti tahsis edildiği, dava dışı ----- Nolu Müşterisi olduğu, firmaya TL, Usd vadesiz hesaplar açıldığı, ticari krediler kullandırıldığı, davacı ----- Nolu Müşterisi olduğu, ------- Bakiye olduğu, hesaptan ------Açıklaması ile ----- havale yapıldığı, dava dışı ------- para girişi olduğu, para girişi sonrasında-----tarafından Hesaptan “Döviz Alış: ------ nolu hesaba” açıklaması ile ----- hesaptan çekildiği, tutarın firmanın ------olarak aktarıldığı, ----- para girişi sonrasında hesaptan ----- Nolu Projelerin --------- Taksitlerinin (Vadesi gelmeyen taksitler) tahsil edildiği somut olayda; yapılan incelemede davacının hesabından gönderilen havalenin alıcı olan dava dışı ASIL borçlu firmanın konusu --------- tarihi itibariyle ödenmemiş kredi borcu bulunmadığı, bunun yanı sıra Asıl borçlu ve Kefillere hesabın kat edildiğine ilişkin ihtarname gönderilmediği, Davacı ve dava dışı havalenin gönderildiği firmaya hesapların kat edildiğine ilişkin tebliğ edilen bir beyanın da yer almadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler, İşlem tutarları da dikkate alınarak, davacı hesabından para çıkış işlemi davacının kendi tasarrufu dahilinde yapılmadığından özen yükümlülüğüne aykırılık oluşturduğu, takdir ve hukuki yorumun Sayın Mahkemenize ait olduğu, Şeklinde raporunu sunmuştur.Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davalı----- dava dışı ---------Arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamında davacı ile davalı banka arasında müteselsil kefalet ve hesap rehni sözleşmesi imzalandığı, davalı ---- bankanın ---- müşterisi olduğu,---- tarafından -----havale yapıldığı, işlem sonrasında hesap bakiyesinin 0,00 USD olduğu ve hesapta bu tarihten sonra para giriş ya da çıkışının olmadığının, banka kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde 28/07/2016 tarihi itibariyle asıl borçlu şirketin ödenmemiş genel kredi sözleşmesi nedeniyle borcu olmadığı, davacı asile ve dava dışı asıl borçluya kat ihtarnamesinin tebliği edilmediği bu nedenle alacağın muacceliyetinden bahsedilemeyeceği, asıl borçlunun ödenmemiş bir borcunun olmadığından kefalet sözleşmesi hükümlerinde geçerli olmayacağı, Yargıtayın emsal kararların da bahsedildiği üzere, kredi sözleşmesine bağlı hesabın kat edilmesini,borcun tamamının muaccel kurulmasını sözleşmenin feshi olarak nitelendirilmiş olup, somut uyuşmazlıkta davalı bankanın davacı asil olan kefile ve dava dışı asıl borçluya kat ihtarnamesinin tebliği edilmediği bu nedenle hesabın kat edilmemesi nedeniyle borcun tamamının muaccel olmasından bahsedilemeyeceği, davacı asilen hesabında bulunan paranın banka tarafından genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan hesaba aktarılması nedeniyle vadesi gelmeyen taksitlerinde tahsil edildiği, bu nedenle davacının hesabından yapılan para çıkış işlemlerinin davacının kendi tasarrufu dışında olduğu ve bankanın özen ve güvenilirlik ilkesini zedelediği anlaşılmakla, davacı tarafın davasının kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda yazılacağı üzere;
1-Davanın kabulü ile :------ tarihinden itibaren işleyecek merkez bankasınca yabancı para cinsinden mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 195.087,36- TL karar ve ilam harcından 48.771,85 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 146.315,51 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 372.472,98 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 48.771,85 TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 49.199,45-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 10.132,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
8-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına
Dair, Davacı Vekilinin ve Davalı Vekilinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/10/2025