T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/226 Esas
KARAR NO: 2025/670
DAVA: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 26/03/2024
KARAR TARİHİ: 30/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil banka ile davalı borçlu ------ Arasında cari hesap kredi sözleşmesi, kurtaran hesap sözleşmesi ve ticari kart sözleşmesi akdedildiği, anılan sözleşmeyi davalı kefilin de müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, kullandırılan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine ------ esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlunun asıl borca ve takibin tüm ferilerine itirazı üzerine durduğu, dava dışı asıl borçlu şirketin banka hesapların 89/1 haciz ihbarı gönderildiği ve ----- bulunan hesabından 3.008,96 TL tahsilat sağlandığı, itirazın takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğu beyan edilerek, 40.946,96 TL alacak üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle; Ticari Kart Üyelik Sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.-------- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine ---- tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz + gider vergisi+ masraf toplamı 40.946,96 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya 21/09/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı-borçlu tarafından 27/09/2023 tarihli itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Taraf teşkili sağlanmış, taraf delilleri celp edilmiş, uyuşmazlığın çözümü için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi rapor içeriğine göre; davacı banka ile dava dışı kredi borçlusu kredi lehtarı (asıl borçlu) ---------- Sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmeyi davalı kefiline müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan kredili mevduat hesabı kredisinin öngörülen süre içinde ödenmemesi nedeniyle, davacı bankanın davalı/kefil aleyhinde takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği, Kefalet Limiti ve Davalı Kefilin Sorumluluğu: Davalı kefilin/lerin sözleşmede gösterilen kefalet limitleri toplamının 150.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan nakdi kredi asıl borç tutarı 39.056,45 TL'nın kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefilin kendi temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı borcun tamamından kefalet limitiyle sınırlı olarak -------- müteselsilen sorumlu sayılabileceklerinin söylenebileceği, -------- reddi durumunda, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 38.072,42TL tamamen ödeninceye kadar yıllık %18,60 oranında ve devamında ----- deklere edilen değişen oranlarda işleyecek sözleşmesel temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi ---- birlikte tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla istenilebileceği, davalı kefilin TBK'nun 584 m, uyarınca eş rızası beyan şartına tabi olup olmadığı sayın mahkemenin takdirleri dahilinde kaldığını beyan etmiştir. Bilirkişi ek rapor içeriğine göre; davacı banka ile dava dışı kredi borçlusu/kredi lehtarı (asıl borçlu) ---- arasında ----- akdedildiği, işbu sözleşmeyi davalı kefilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan kredili mevduat hesabı kredisinin öngörülen süre içinde ödenmemesi nedeniyle, davacı bankanın davalı/kefil aleyhinde takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği, Kefalet Limiti ve Davalı Kefilin Sorumluluğu: Davalı kefilin/lerin sözleşmede gösterilen kefalet limitleri toplamının 150.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan nakdi kredi asıl borç tutarı 39.056,45 TL'nın kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefilin kendi temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı borcun tamamından kefalet limitiyle sınırlı olarak------ müteselsilen sorumlu sayılabileceklerinin söylenebileceği, -----fazlaya ilişkin 210,67 TL'nın ----- reddi durumunda, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 39.056,45 TL tamamen ödeninceye kadar yıllık %18,60 oranında ve devamında --- deklere edilen değişen oranlarda işleyecek sözleşmesel temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi ----ile birlikte tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla istenilebileceği, davalı kefilin TBK'nun 584 m. uyarınca eş rızası beyan şartına tabi olup olmadığının mahkeme takdirinde olduğunu beyan etmiştir.TBK'nın kefalet sözleşmesinin şeklini düzenleyen 583. maddesinin ilk fıkrasında "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." hükmü getirilmiş ve kefalet sözleşmesinin geçerliliği bakımından şekli koşullar öngörülmüştür. Somut olayda; kefalete ilişkin şekil şartlarının yerine getirildiği anlaşılmaktadır. Kefalet kabul beyanı sözleşmenin zorunlu unsuru değildir. Bu itibarla, kefaletin şekil şartlarının yerine getirilip getirilmediği hususunda esas alınamaz.TBK'nın 586. maddesi uyarınca alacaklının müteselsil kefile başvurabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Bu şartlar somut olayda gerçekleşmiştir.6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz. Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir.". Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre; dava dışı -----------davacı banka arasında ----akdedildiği, davalının müteselsil kefil olarak sorumluluk altına girdiği, davacı banka tarafından kullandırılan kredilerin borçlular tarafından ödenmediği, davacı bankanın bakiye alacağının denetime elverişli bilirkişi raporu ile 39.056,45 TL asıl alacak, 1.679,84 TL işlemiş faiz olarak tespit edildiği, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşıldığından, açıklanan gerekçeler ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalının ------- Esas sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %18,60 oranında temerrüt faizi ve işleyecek işbu faize %5'i oranında BSMV işletilmek suretiyle, 39.056,45 TL asıl alacak, 1.679,84 TL işlemiş faiz üzerinden takibin devamına,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Hükmolunan asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 2.782,69 TL’den peşin olarak yatırılan 699,28 TL'nin mahsubu ile 2.083,41 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 699,28 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 488,40 TL ilk dava masrafı, 6.500,00 TL bilirkişi, 540,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 7.528,40 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre (%99,48 kabul) 7.489,25 TL' sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinden bırakılmasına,
6-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre (%99,48kabul) 3.581,28 TL'sinin davalı taraftan, (% 0,52 Ret) 18,72 TL'sinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
9-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, -----Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2025