T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/191 Esas
KARAR NO:2025/660
DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ:13/03/2024
KARAR TARİHİ:25/09/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ----Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.DAVA: Davacı vekili; Dava dışı----- istinaden asıl borçlu------ lehine kredi tesis edilerek kullandırıldığı, -------- müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla işbu borçtan sorumlu bulunduğu, Sözleşme uyarınca ödemelerin gerçekleşmemesi üzerine borçluya ---------yevmiye numaralı ihtarname gönderildiği, söz konusu ihtarnamenin, davalının sözleşme adresine gönderilmiş olup sözleşmede yer alan kanuni ikametgâha ilişkin hüküm gereği ihtarnamenin sözleşme adresine ulaştığı tarihin, tebliğ tarihi olarak kabulünün gerektiği, Sözleşme uyarınca ödemelerin gerçekleşmemesi üzerine borçluların temerrüde düştüğü, akabinde müvekkil şirketin alacağı temlik aldığı, kullandırılan kredi alacaklarının tahsili amacıyla----- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, haklı takibi sürüncemede bırakmak ve müvekkil şirketin alacağına kavuşmasını kötü niyetli engellemek maksadıyla borçlulardan ------------- tarafından takipteki borcun tamamına, ferilerine, faize ve faiz oranına itiraz edilmiş olup mahkemece iptalinin gerektiği, davalının itirazlarının mesnetsiz ve delilsiz olup, dolayısıyla davalının itirazının iptalinde hiçbir sakınca bulunmadığı, davalının itirazına ilişkin olarak; kendisine gönderilen ihtarnameye itiraz etmedikleri gibi borcun ödenmesi konusunda da herhangi bir girişimde bulunmadıkları, borçlu tarafından takip konusu alacağa ve fer 'ilerine ilişkin yapılan itirazın borçluların da altında imzası bulunan Ticari Kredi Sözleşmesi'nin ilgili maddeleri karşısında geçersiz olduğu, zira söz konusu sözleşmede müşteri ve kefil krediye işbu sözleşmede belirtilen oranlarda ve tutarda faiz ile bu faiz üzerinden tahakkuk eden -------- diğer vergiler, ek mali mükellefiyet, komisyon, masraf vs. uygulanacağını ve ödemeleri buna göre yapacaklarını kabul ve taahhüt ederler dendiği, bu şartlarda kabul edilen yıllık faiz oranlarının borçluya gönderilen ödeme emrinde de sözleşmelere ve kanuna uygun olarak talep edildiği, bu durumun zaten sözleşme ve kredi şartlarında da açık ve aleni bir şekilde kabul edilmiş olup davalının vaki itirazlarında bu durumu kabul etmemesinin hiçbir yasal ve hukuki geçerliliğinin bulunmadığı, borçluların sözleşme gereği ödeme yapmadığından ve maddi olarak ortada vaki borç bulunması sebebiyle temerrüde düştüğü ve tüm borcunun muaccel hale geldiği, bununla beraber davalıların, borçlu olmadığını herhangi bir belge ile de ispat edemediği, davalıların haksız ve mesnetsiz itirazlarının, tamamen takibi sürüncemede bırakmak amacını taşıyan kötü niyetli itirazlar olup yapılan böylesi itiraz nedeniyle %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatı da ödenmesinin gerektiğini, davalı tarafından ------ Esas Sayılı dosyası ile açılmış takibe ve ferilerine ilişkin itirazının iptaline, yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı %20 icra inkâr tazminatına, takibin devamına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP:Davalı; noter tasdikli -------pay devri sözleşmesinin incelenmesinden de görülebileceği üzere, adı geçen şirketteki 2040 payını şirketin doğmuş ve doğabilecek tüm borç ve alacakları ile bütün aktif ve pasifiyle, hukuki ve mali yükümlülükleriyle birlikte şirket sahibi ---- devrettiğinin ifade edildiği, bu nedenle ilgi yazıda belirtilen 37.020.00 TL'lik borcu ve 1.450,00 TL 'lik gider avansını kabul etmediği, ayrıca o şirkette maaşla çalışan bir eleman olduğu, ----- %51 hisse ile ortak olma şartının uygulanması neticesinde kendisi için uygun olmayan bu durumun oluştuğu, şu an herhangi bir gayrimenkulü ve birikimi bulunmadığı, emekli maaşıyla kiralık evde oturmaya çalışan ve çocuklarının yardımıyla yaşayan bir emekli memur olduğunu beyan etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. ------ sayılı dosyasının tetkikinde; Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 37.020,60 TL alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun ödenmediği iddiası ile davacı banka tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı yanın yasal süre içerisinde icra takibine konu borca itiraz ettiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacı yanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, alacak mevcut ise miktarı ve bu alacağın davalı yandan talep edilip edilemeyeceği, davalı yanın icra takibine itirazının haklı olup olmadığı, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekip gerekmediği hususlarındadır.Tüm Dosya Münderecatı Kapsamında;Temlik eden ----- tarafından dava dışı ---- arasında akdedilen ----- dayalı olarak dava dışı firmaya; -----tutarındaki eşit taksitler halinde geri ödemeli 92.847,08 TL tutarında, kredi açıldığı, davalı ------- söz konusu sözleşmede 110.366,99 TL limit dahilinde müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu, dava dışı şirket tarafından ilk taksitten itibaren ödeme yapılmaması nedeniyle dava dışı şirkete ve davalıya gönderilen 29.09.2014 tarihli ihtarname ile kredi hesabının kat edildiği, söz konusu ihtarnamenin davalıya 01.10.2014 tarihinde tebliğ edilmesi nedeniyle davalı için temerrüdün 09.10.2024 tarihinde oluştuğu anlaşılmıştır.Kefaletname, TBK 583 vd. maddelerdeki geçerlilik şartları yönünden mahkememizce incelenmiştir. Dava konusu kefaletnamede tarih, kefil olunan miktar ve kefaletin türü de el yazısı ile yazılmış olup kefalet şartlarının yerine getirilmiş olduğu görülmüştür.Kredi sözleşmesi ve kefalet sözleşmesi tip sözleşme niteliğinde olup, davalının imzaladığı genel kredi sözleşmesini okuyarak imzalaması gerekir, aksi taktirde bilgilendirilmenin belgeli olarak bankadan istenmesi mümkün olmayacağı, yine kredi sözleşmesinde, banka kayıtları yönünden delil sözleşmesi niteliğinde düzenleme mevcut olduğu, bu düzenleme kapsamında taraflar arasında bir ihtilaf çıktığında banka kayıtlarının esas alınacağı açıkça düzenlendiği, bu hususunda tarafları bağlayacağından, mahkememizce banka kayıtları üzerinde uzman bilirkişiden rapor aldırılmıştır. Bu kapsamda hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda, takip tarihi itibariyle davacının talep edebileceği alacak tutarı aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır.Davacı bankaca davalı yana kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankaca İİK madde 68/b kapsamında hesabın kat edilerek noter kanalıyla davalı yana tebliğ suretiyle davalı yanın temerrüde düşürüldüğü, davalı yana noter ihtarnamesi ile verilen süreye rağmen dava konusu borcun ödenmemesi üzerine dava konusu takibin yapıldığı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin HMK madde 193 doğrultusunda düzenlenen delil sözleşmesi hükümleri kapsamında davacı bankanın kayıtları üzerinde HMK madde 266 kapsamında bilirkişi vasıtasıyla yapılan inceleme nihayetinde davacı bankanın takip tarihi itibari ile 32.134,86 TL alacaklı olduğu tespit edilmekle, bu miktar yönünden davalının takibe itirazının haksız olduğu değerlendirilmekle, davanın kısmen kabulüne davalının takibe itirazının yukarıda belirtilen miktar yönünden iptaline karar verilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz. Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir." Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır. İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.-----Bu kapsamda, dava, kredi alacağının tahsili istemine yönelik itirazın iptali davası olup, dava konusu icra takibine esas alacak likit (bilinebilir) olmasına göre İİK'nın 67/2. maddesi gereği davalı yanın haksız itirazından dolayı davacı yararına, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE;
1-Davalının--------- sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 17,47 oranında temerrüt faizi ve işleyecek işbu faize %5'i oranında BSMV işletilmek suretiyle,
19.365,97 TL asıl alacak,
12.160,85 TL işlemiş faiz,
608,04 TL BSMV, olmak üzere toplamda 32.134,86 TL üzerinden takibin devamına,
2-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Hükmolunan asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 2.195,13 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 5.308,00 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 4.607,48 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
9-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın red (% 13,20 ) ve kabul (% 86,80 ) oranına göre hesaplanan 1.145,79 TL'sinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili, 174,21 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair; davacı vekilinin ve davalı asilin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde --------- Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/09/2025