T.C. İstanbul Anadolu6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/912
KARAR NO : 2025/685
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/12/2023
KARAR TARİHİ : 02/10/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ------. Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.DAVA:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında ticari ilişkiye dayalı cari hesap borcu olduğunu bu sebeple davalı aleyhine ---- İcra Müdürlüğü'nün ------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek takibin devamını, davalının aleyhine alacağın %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP:
Davalı vekili; davanın reddinin gerektiğini, müvekkil ile davacı şirket arasında süt ve süt ürünleri satışından kaynaklı ticari ilişki olduğunu, davacı tarafın hiçbir iddiasının müvekkili borçlu olduğuna kabulü anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirketi temerrütte düşürecek bir ödemeye ilişkin herhangi bir bildirim, ihtar yapılmadığı, dava dilekçesinin deliller kısmına da alacağı somutlaştıran hiçbir delil bulunmadığını, müvekkilinin satıcı olduğunu ve ürün teslim edilmeden ödeme alınmadığı için davacı tarafa herhangi bir borçlarının olmadığını, davacı şirket takip talebinde cari hesap bedeli olarak göstermiş olsa da taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi olmadığını belirterek davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve avukat ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep alep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, ---- Müdürlüğünün -------- Esas sayılı takip dosyasında "cari hesap alacağı" sebebine dayalı olarak 68.747,11 TL asıl alacağın tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda borçlu yanın süresi içinde ibraz ettiği dilekçe ile borca itiraz ettiği, ancak dilekçe ekinde tebligat masrafı verilmediğinden dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmediği, bu nedenle itirazın iptali davası yönünden hak düşürücü sürenin henüz başlamadığı, dolayısıyla davanın yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.Uyuşmazlık, davacının davalıdan cari hesap alacağı bulunup bulunmadığı hususundadır.Mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen kök ve ek raporda, tarafların ticari defterlerinin incelemeye tabi tutulduğu, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, taraflar lehine delil vasfı bulunduğu, tarafların ticari defterlerinin uyuşmadığı, belirtilmiştir.4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü amirdir. 6100 sayılı HMK hükümlerine göre, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altındadır (HMK 190). Buna göre, davacının cari hesap alacağı bulunduğunu ispatlanması gerekmektedir.TTK 82.maddesi gereğince, kural olarak ticari defterler tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda delil olarak kabul olunur (Yargıtay -----.HD 26.04.2002 T., -------HMK madde 222/3'e göre de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtları sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilir.Bu cihette tarafların ticari defterleri bilirkişiye incelettirilmiş, her iki tarafında defterlerinin de örtüşmediği, davalı yanın ticari defterlerine göre borçlu olmadığı saptandığı, davacının ticari defterler dışında başkaca delil de sunmaması karşısında, davacı yan cari hesap alacağı bulunduğunu ispatlayamadığından, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. İİK’nın 67/2. maddesi hükmüne göre, itirazın iptali davasının davalı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötü niyetli olması hâlinde, istem varsa, davalı (borçlu) lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Burada takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olup, bu husustaki ispat yükü takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davalının (borçlunun) üzerindedir---- BAM -----HD ------ olayda, davacı tarafın maddi hukuk kurallarına göre alacaklı olduğuna inanarak takibe giriştiği anlaşılmış olup takipte kötü niyetli olduğuna dair bilgi ve belge bulunmadığından red olunan kısım ile ilgili olarak kötü niyet tazminatının şartları oluşmamış, bu nedenle davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir.
IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 830,29 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 214,89 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde yatırana iadesine,
3-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
7-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ------ Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.