T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/844 Esas
KARAR NO: 2025/652
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/11/2023
KARAR TARİHİ: 23/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, sigortalı adreste su hasarı meydana geldiğini, davalıya sigortalı işyerinin tuvaletindeki atık su tesisatı hattının tıkanması ile akan sular nedeniyle alt kattaki sigortalı daireye sızan suların alçıpan asma tavanın, elektrik tesisatının, duvar kağıtlarının, parkesi ile masa ve sandalyalerin, yatak odası duvar kağıtlarının, banyo kapı kasasının ve parke süpürgeliğinin ıslanarak ve kabararak hasarlanmasına neden olduğunu, sigorta eksperin raporuna göre, meydana gelen hasarın sigortalı dairenin üst katında yer alan işyerinin tuvaletinin tıkanması ile akan suların sigortalı daireye sızması kaynaklı olduğununun belirtildiğini, gerekli özen ve dikkat gösterilmediğinden komşusu sigortalıya zarar verdiğini, bütün bu nedenlerle, rücuen tazminat haklarının davalı sigorta şirketinden tahsilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının dava dilekçesi içeriğinde hiçbir belge ve bilgi sunmadığını, davacının hangi tazminattan ne kadar talep ettiğinin, poliçe teminatı kapsamında olup olmadığının belirtilmediğini, arabuluculuk başvurusunda bulunulmadığından davanın usulden reddini, müvekkili şirket yönünden zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının talebinin teminat dışı olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, bütün bu nedenlerle, arabuluculuk şartını yerine getirmediğinden davanın reddini, davacı taleplerinin reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretini karşı tarafa yükletilmesini talep ettiğini beyan etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı sigortacının sigortalısının dairesinin davalının sigortalısına ait işyerindeki su sızması olayı nedeniyle hasarlanması sonucu davacının sigortalısına yaptığı ödemenin rücuen tazmini amacıyla açılan alacak davasıdır. Taraf teşkili sağlanmış, taraf delilleri toplanılmış, hasar dosyası celp edilip incelenmiştir.Uyuşmazlığın çözümü uzmanlık gerektirdiğinden dosya zarar gören eşyaların niteliğine göre seçilen makine mühendisi, inşaat mühendisi bilirkişileri ile sigortacı bilirkişisinden oluşan heyete tevdi edilmiş, bilirkişi heyetinin ----tarihli rapor içeriğine göre; davacı tarafa sigortalı ------- adresindeki dairede meydana gelen su hasarının, davalı sigorta şirketine sigortalı işyerinden su sızmasından meydana geldiği, meydana gelen su sızması olayında davalı sigorta şirketinin sigortalısı işyeri işleteninin----olayda tam kusurlu olduğu, davacı tarafa sigortalı ------ adresindeki dairede su sızması nedeniyle meydana gelen toplam hasarlar bedelinin 15.540,00-TL olup, davalı trafa sigortalı işyeri işleteninin %100 kusurlu ve hasarın sigorta poliçesi kapsamında olduğundan davalı --- bu bedelin tamamından sorumlu olacağı bildirilmiştir. Bilirkişi heyetinin --------- tarihli rapor içeriğine göre; davacı tarafa sigortalı ----- adresindeki dairede meydana gelen su hasarının, davalı sigorta şirketine sigortalı işyerinden su sızmasından meydana geldiği, meydana gelen su sızması olayında davalı sigorta şirketinin sigortalısı işyeri işleteni ------ olayda tam kusurlu olduğu, davacı tarafa sigortalı------- adresindeki dairede su sızması nedeniyle meydana gelen toplam hasarlar bedelinin 15.540,00-TL olup, davalı trafa sigortalı işyeri işleteninin %100 kusurlu ve hasarın sigorta poliçesi kapsamında olduğundan davalı -----. bu bedelin tamamından sorumlu olacağı, davacı sigortacı ----tarafından, düzenlemiş olduğu, başlangıç tarihi- bitiş tarihi ----Poliçe numarası ------- kapsamında, davalı sigortacı --- rücu etme hakkının olduğu bildirilmiştir.Davanın TTK 1472. maddeden kaynaklanmış olması nedeniyle halefiyet ilkesi dikkate alındığında, davada görevli mahkemenin sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre değerlendirilmesi gerektiği gerek doktrinde gerekse de uygulamada çekişmesiz bir şekilde kabul edilmektedir. Bir başka deyişle, sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki dava, ticari dava niteliğinde ise davaya Ticaret Mahkemesinde bakılacak, böyle değilse yani esas uyuşmazlık ticari nitelikte değilse böyle bir dava da Ticaret Mahkemesi görevli olmayacaktır. Somut olayda, davalı sigortalısının tacir sıfatının bulunduğu-----, davacı sigortalısının gerçek kişi olduğu, davacı sigortalısı- zarar gören kişi eldeki davayı açacak olsa idi davalı sigortacıya uyuşmazlık sigorta hukukundan kaynaklandığından asliye ticaret mahkemesinde açacak olduğundan rücuya ilişkin davanın ticari dava olup mahkememiz bu davaya bakmakla görevlidir.---------esas sayılı dosyası celp edilmiş, incelenmesinde davacı tarafından dava dışı sigortalı------davalı sigortalı firmaya açıldığı, davanın açılmamış sayılmasına dair karar verildiği, kararın 07/11/2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.Davalı taraf savunmasında zamanaşımı defi ileri sürmüş olup, TTK 1420. Maddede genel zamanaşımı süresi düzenlenmiş, buna göre sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren 2 yıl ve 1482. Madde hükmü saklı kalmak üzere sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her halde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren 6 yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı, genel zamanaşımını düzenleyen bu düzenlemenin sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemleri kapsadığından sigorta sözleşmesinin taraflarını ilgilendirdiği, halefiyete dayalı rücu davalarında uygulanma durumunun olmadığı, halefiyette sigortacı tazminatı ödeme tarihinden itibaren sigorta ettirenin mevcut alacağını talep etme hakkını devralacağı, TTK 1482. Madde "Sigortacıya yöneltilecek tazminat istemleri, sigorta konusu olaydan itibaren on yılda zamanaşımına uğrar" şeklinde olup somut olayda 10 yıllık süre dava tarihi itibariyle dolmadığı anlaşılmakla definin reddi ile esas yargılamaya devam olunmuştur. Tüm dosya kapsamı ve denetime elverişli hükme esas alınan bilirkişi rapor içeriklerine göre; dava dışı sigortalı -------- davacı sigorta şirketi arasında ----- vadeli-------- düzenlendiği, poliçe ile sözleşmede belirtilen menfaatlerini belli rizikolara karşı teminat altına aldığını, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre, ---- tarihinde sigortalı adresi olan -------adresinde davalı sigortalısının dairesinden su sızıntısı olayının gerçekleştiği, bu olay sonucu dairede yapı hasarının oluştuğu, olayda davalı sigortalısının tam kusurlu olduğu, davacı sigortacı tarafından--------- de işi yapan taşeron firmaya ödediği, dosyada temlik beyanının bulunduğu, yapılan hesaplamada davacının yaptığı ödemenin kadri marufunda bulunduğu, bu hali ile davacının TTK 1472. maddesi uyarınca rücu hakkının bulunduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının kabulü ile; toplam ----------- tarihinden, 9.390,00 TLsi için 01/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikten davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli karar harcı 1.061,53 TL’den peşin olarak yatırılan 269,85 TL'nin mahsubu ile 791,68 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan 269,85 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 308,25 TL ilk dava masrafı, 16.500,00 TL bilirkişi, 102,50 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 16.910,75 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 15.540,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
8-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, ------------- Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/09/2025