T.C.
İstanbul Anadolu
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/471 Esas
KARAR NO : 2025/568
DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 28/05/2024
KARAR TARİHİ : 10/07/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız --------- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.DAVA: Davacı vekili; davalı borçlu -------- ve kefil ---------, ---------Ş ----------- şubesinden 21/05/2020 tarihinde 45.000,00 TL tutarında Esnaf Destek Kredisi kullandığını ve bu krediyi ödemediğini, asıl ödenecek bedel 41.185,62 TL olup ilamsız takip başlatıldığını, 14/11/2022 tarihi itibarıyla işlemiş faiz ve faizin %5 gider vergisi 8.826,76 TL olarak hesaplandığını, toplam 49.611,16 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun kredi çerçeve sözleşmesinde 60.000,00 TL tutarında Esnaf Destek Kredisini kullanmış olduğunu, kredi sözleşmesinde borcu ödemediği takdirde %42 Faiz uygulanacağı belirtildiğini, borçlunun sözleşmeyi kabul edip imzaladığını ileri sürerek davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine İcra İnkar tazminatın hükmedilmesine ve her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
ll. CEVAP: Davalı cevap dilekçesinde; asıl borçlu ---------- isimli kişinin bankadan kredi almak için kendisine geldiğini, kendisine acıdığım için kefil olduğunu, bu kişinin de vefat ettiğini, alınan para sigortalandığından bu borcun hayat sigorta tarafından ödenmesi gerektiğini, bankadaki kredi alınırken eşinin hiç haberinin olmadığını, buna dikkat edilerek açılmış olan itirazın iptali davasını kabul etmediğini, davanın reddini talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. --------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ---------- E sayılı dosyasının tetkikinde; Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 49.611,16 TL alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun ödenmediği iddiası ile davacı banka tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı yanın yasal süre içerisinde icra takibine konu borca itiraz ettiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacı yanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, alacak mevcut ise miktarı ve bu alacağın davalı yandan talep edilip edilemeyeceği, davalı yanın icra takibine itirazının haklı olup olmadığı, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekip gerekmediği hususlarındadır.
Tüm Dosya Münderecatı Kapsamında;Dava dışı asıl borçlu ---------- ve kefili ----------, ----------Ş. ----------- Şubesi'nden 21/05/2020 Tarihinde 45.000-TL tutarında Esnaf Destek Kredisi kullanmış olup, kredi borcunu sözleşmede ödemesi belirtilen şekilde gerektiği gibi ve zamanında ödememesi üzerine, dava konusu takibin yapıldığı görülmüştür.
Davacı yanca takip öncesi hesabın kat edilerek tebliğ edilmediği anlaşıldığından, temerrüdün takip tarihi itibari ile gerçekleştiği kabul edilmiştir.
Kefalet sözleşmeleri özel şekil şartına tabidir. Kefalet geçerlilik şartları TBK madde 583 ve 584 ‘de düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre kefalet sözleşmesinin geçerli olması için; yazılı şekilde yapılması, kefilin sorumlu olduğu azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefalet halinde bu ibarenin kefilin el yazısı ile yazılması, ayrıca aynı yasanın 584. maddesi gereğince kefilin evli olması halinde yazılı eş rızasının da alınması zorunludur. Eşin rızası şartının istisnaları ticari kredilerde, ticaret şirketi için çekilen krediye kefil olan şirket ortağı, yöneticisi veya yine kredi türü esnaf destek kredisi olup da bu krediye kefil olunmuşsa bu durumlarda kefalet için eşin rızası aranmaz. TBK madde 583 ve 584’deki şartlara uyulmadan yapılan kefalet sözleşmesi kesin hükümsüzdür. Kefaletin yazılı olmasının ispat değil geçerlilik şartı olması itibariyle, bu sözleşmenin varlığı konusunda tanık dinlenmez, yemin verilemez ve hatta ikrar ile dahi kefalet sözleşmesi geçerli hâle gelmez. Somut kefalet incelendiğinde, kefilin sorumlu olduğu azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefalet ibaresinin kefilin el yazısı ile yazıldığı, 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler için eş rızası aranmayacağından eş rızası bulunmamasının kefalete etki etmeyeceği değerlendirilmiştir.6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz. Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir." Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır. Bu kapsamda hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda, takip tarihi itibariyle davacının talep edebileceği alacak tutarı aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır.¸Davacı bankaca dava dışı borçluya kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankaca asıl borçlu ve davalı kefile takip yaparak temerrüde düşürüldüğü, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin HMK madde 193 doğrultusunda düzenlenen delil sözleşmesi hükümleri kapsamında davacı bankanın kayıtları üzerinde HMK madde 266 kapsamında bilirkişi vasıtasıyla yapılan inceleme nihayetinde davacı bankanın takip tarihi itibari ile 26.001,02 TL alacaklı olduğu tespit edilmekle, bu miktar yönünden davalının takibe itirazının haksız olduğu değerlendirilmekle, davanın kısmen kabulüne davalının takibe itirazının yukarıda belirtilen miktar yönünden iptaline karar verilmiştir.İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Bu kapsamda, dava, kredi alacağının tahsili istemine yönelik itirazın iptali davası olup, dava konusu icra takibine esas alacak likit (bilinebilir) olmasına göre İİK'nın 67/2. maddesi gereği davalı yanın haksız itirazından dolayı davacı yararına, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE;
1-Davalının ---------- E sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 42 oranında temerrüt faizi ve işleyecek işbu faize %5'i oranında BSMV işletilmek suretiyle,
21.701,32 TL asıl alacak,
4.144,31 TL işlemiş faiz
155,39 TL BSMV
olmak üzere toplamda 26.001,02 TL üzerinden takibin devamına,
2-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Hükmolunan asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 1.776,13 TL harçtan peşin alınan 1.472,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 303,88 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 26.001,02 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 1.899,85 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan 6.117,00 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 1.844,91 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
10-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın red (%69,84) ve kabul (%30,16) oranına göre hesaplanan 398,12 TL'sinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili, 921,88 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/07/2025