T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/560 Esas
KARAR NO: 2025/543
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/08/2023
KARAR TARİHİ: 08/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı firma tarafından davalı aleyhinde 08.06.2023 tarihinde, 149.918,36-TL takip çıkışlı,------- Esas sayılı ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından söz konusu takibe haksız biçimde itiraz edildiğinden müdürlükçe takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın iptali davasını açma zorunluluğu doğduğunu, davalı-borçlu tarafından icra dosyasına yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle iptaline, takibin devamına ve alacağın likit olması nedeniyle davalının inkâr tazminatına mahkum edilmesini, taraflar arasındaki ---- dönemine ait cari hesap tablosu uyarınca müvekkilin davalıdan ---- cari hesap alacağı bulunduğunu, müvekkilinin davalıya ----- iade faturası düzenlediğini, davalının da müvekkile karşı düzenlemiş olduğu ----- faturasının kapatıldığını, davanın kabulüne,-----Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptaline ve takibin devamını, asıl alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki hizmet ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.------sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 13/06/2023 tarihinde cari hesap alacağı olarak 149.918,36 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya 20/06/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 16/06/2023 tarihli borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davacı kayıtlarının incelenmesi sonucu düzenlenen, bilirkişi -------- rapor içeriğine göre; davacının ticari defterlerinin Türk Ticaret Kanununun defter tutma yükümlülüğü başlıklı 64 üncü maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca, “ticari defterlerin elektronik ortamda tutulması halinde bu defterlerin açılışlarında ve yevmiye defteri ile yönetim kurulu karar defterinin kapanışında noter onayı aranmayacaktır.” Amir hükmüyle borçlunun defterlerinin elektronik ortamda tutulduğu, davacının yasal defterlerinin 6102 Sayılı Ticaret Kanununun 64. ve 82. maddesi mucibince kanunun aradığı şartlara haiz olduğu ve takdiri delil niteliğinde olduğu, davacı ile davalı arasında 2022 yılı ve öncesine dayanan fatura düzenlenmesi ve ödemelerin bulunması nedeni ile ticari iş ve işlemlerin var olduğu, davacı firma kayıtlarında davalı firmadan ---- yılına devir yapılırken ----- alacak devir ettiği, 2023 yılı içerisinde davalı firmanının----- fatura düzenlediği davacı kayıtlarında var olduğu, davacı tarafından buna karşın ----- tutarlı fatura düzenleyip borçlu firmaya gönderdiği, davacının kayıtlarında bakiye 189.915,36 TL olduğu tespit edildiğini beyan etmiştir. Bilirkişi -------- rapor içeriğine göre; davacı defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda dosyaya sunulan bilirkişi raporda yapılan incelemede “... davacının kayıtlarında bakiye 189.915,36 TL olduğu tespit edilmiştir.” ancak bir üst paragrafta 149.918,36 TL alacak olmasına ve karşılıklı aynı tutarda fatura düzenlenmesi göre hesap bakiyesi 149.918,36 TL yazılması gerektiği halde maddi hata yapılarak 189.915,36 TL yazıldığını, davalının inceleme ibraz edilen 2022 ve 2023 yıllarına ait yasal süresi içinde noter açılış ve kapanış tasdiklerini yaptırdığı ticari defterleri HMK 222. Md. göre kendi lehine kesin delil teşkil ettiği kanaatini varılmakla takdirin Mahkemeye ait olduğunu, davalının ticari defter kayıtlarına göre ise: Davalının, davacıdan ---- icra takip tarihi itibariyle ------tarihi itibariyle de 85.000,10 TL alacağı bulunduğunu, davacının defter kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporu ve davalının yukarıda da detaylı olarak görüleceği ticari defter kayıtlarında 01.01.2022 tarihi itibariyle açılış bakiyelerinin birbirini tutmadığı, icra takip konusunun cari hesap alacağı olması ve uyuşmazlık konusunun tam olarak çözümlenebilmesi için her iki tarafında taraflar arasındaki ticari ilişkinin başladığı tarih 2021 ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi gerektiğini beyan etmiştir. Bilirkişinin ------ ek rapor içeriğine göre; davacı defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda dosyaya sunulan bilirkişi raporda yapılan incelemede “... davacının kayıtlarında bakiye 189.915,36 TL olduğu tespit edildiğini, ancak bir üst paragrafta 149.918,36 TL alacak olmasına ve karşılıklı aynı tutarda fatura düzenlenmesi göre hesap bakiyesi 149.918,36 TL yazılması gerektiği halde maddi hata yapılarak 189.915,36 TL yazıldığını, davacının inceleme ibraz edilen 2021 yılınla ait yukarıdaki yasal süresi içinde e-beratları oluşturduğu ve noter açılış ve kapanış tasdiklerini yaptırdığı ticari defterleri HMK 222. Md. göre kendi lehine kesin delil teşkil ettiği kanaatini varılmakla nihai takdirin Mahkememize ait olduğunu, davalı tarafından davacı adına düzenlenen ------ tutarlı E-Arşiv faturaya karşılık davacı tarafından davalı adına düzenlenen ---- nolu iadesi” açıklamalı ------Arşiv faturanın davalı tarafından davacıya iade edildiğine dair dosya kapsamında herhangi bir belgenin bulunmadığı, TTK'nun 21/2 md. Kapsamında davalı tarafından faturaya yasal süresi için itiraz edilmediğine kanaat getirilmesi halinde davacının davalıdan 149.934,90 TL alacağı bulunacağı, ancak davacının icra takibinde 149.918,36 TL asıl alacak talebinde bulunduğu, aksi taktirde davacının davalıya 85.000,10 TL borcu bulunacağını beyan etmiştir. Davacı, davalıya düzenlediği, --------- nolu iadesi” açıklamalı 234.938,00 TL tutarlı E-Arşiv fatura içeriğinin haklılığını ve Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın takip dayanağı fatura içeriğinin haklı olup olmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle ---- alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının ticari defterlerinde davacıdan ------- tarihi itibariyle---- alacaklı göründüğü, davalı tarafından davacı adına düzenlenen ------ faturaya karşılık davacı tarafından davalı adına düzenlenen -------- faturanın davalı kayıtlarına alınmadığı, davacı vekilince iade faturası hakkında ----- tarihli dilekçe ile; müvekkili ile davalı arasından yıllardan beri süre gelen bir ticari ilişki bulunduğu,bu nedenle mevcutta taraflar arasında aynı zamanda cari hesap ilişkisi olduğu, müvekkilin alacağının kaynağı ise tam da cari hesap ilişkisinden kaynaklandığı, ayrıca bu ticari ilişkide önemli noktanın, sadece müvekkili mal ve hizmet sunmakta, buna ilişkin fatura kesmekte ve davalı da ödeme yaptığı, ancak davalının müvekkile bir fatura düzenlemesi ve ödeme alması durumu mevcut olmadığı, Müvekkilinin, davalının teslim etmediği ve eksik yaptığı işler için davalıya ------- iade faturası düzenlediği, fatura sistemine bakıldığında; davalı tarafın E-Arşiv üzerinde söz konusu faturaya itirazı da bulunmadığının açıklandığı, davacı tarafça davalının düzenlediği faturanın deftere kaydedildiği, sonrasında aynı miktarda iade faturası kesildiği, davalının bunu kayıtlarına almadığı, her ne kadar itiraz-iade etmemiş ise de; faturaya itiraz edilmemesinin içerik karinesi yaratacağı, ifa karinesi yaratmayacağı yani davacının iade gerekçesi olarak ileri sürdüğü teslim edilmeyen ve eksik işi ispatlamış sayılmayacağı, bu durumda davacının iade sebebini ispatlaması gerektiği, ancak sunulan ispat vasıtaları ile davacı alacağının ispatlanamadığı, yemin delili hatırlatılmasına rağmen yemin deliline dayanılmadığı anlaşılmakla davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1)Davacının davasının esastan reddine,
2)Alınması gerekli karar harcı 615,40 TL’den peşin olarak yatırılan 1.810,65 TL'nin mahsubu ile 1.195,25 TL bakiye fazla harcın yatırana iadesine,
3)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, ----- Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair tarafların yüzüne karşı yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/07/2025