T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/335 Esas
KARAR NO: 2025/560
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 21/08/2020
KARAR TARİHİ: 09/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili özetle; müvekkil ------ küçük ------annesi olup gebelik takibinin dava dışı -----tarafından yapılmış olduğu,------ tarihlerinde geçerli olmak üzere----- davalı ------- düzenlenmiş olduğu, sigortalı doktorun, gebelik takibinde davacı anneyi down sendromunu tespit eden testler, doğruluk oranları, alternatif tespit seçenekleri ve bunların reddedilmesi halinde ortaya çıkacak riskler konusunda usulünce aydınlatmayarak küçük ------ down sendromlu olarak doğmasına sebebiyet vermiş olduğu, oysa down sendromu gebelikte tespiti mümkün olan, tespiti halinde de 2827 SK'na göre gebeliğin sonlandırılmasına izin verilen bir özür olduğu, -------- ise down sendromunu teşhise yönelik imkanlar konusunda hastayı aydınlatmayan doktorun sorumlu olacağını kabul etmekte olduğu, sigortalı doktorun davacıları aydınlatmaması sebebiyle down sendromlu doğumdan sorumlu olduğu iddiasına dayanmakta olduğu, ------ bu konudaki ilke kararının davalı sigorta şirketinin davacıları aydınlattığı hususunda ispat yükü altında olduğu yönünde olduğu, --------- kararında ilk olarak çok kesin bir şekilde down sendromu teşhis yöntemleri konusunda hastayı aydınlatmayan doktorun (dolayısıyla sigortacının) sorumlu olacağının tartışmasız olduğunu vurgulamış olduğu, Yargıtayın kusur konusunda rapor almaktan veya bilirkişiye başvurmaktan bahsetmemekte olduğu, tam tersi aydınlatma yoksa sorumluluk vardır demekte olduğu, bu nedenle kusur konusunda rapor almak gereksiz olduğu kadar Yargıtay'ca da istenmediğinden mesnetsiz olduğu, kararın devamında bir yandan down sendromunun gebelikte tespit edilebildiği vurgulanmakta ve diğer yandan da aydınlatmanın kapsamının açıklanmakta olduğu, kararda önemli olan bir diğer husus ise ----- raporunun aksine karar vermiş olduğu , ----veva bir başka kurumdan kusur sorulmasının faydasız ve gereksiz olduğu,------- kararında aynı hususları tekrar etmiş olmasının artık bu kararların gebelikte tespit edilemeyen down sendromu davaları hakkında ilke kararı olduğunu da göstermekte olduğu, Yargıtay'ın bu kararının bir özelliği daha olduğu, konu dosyada ilk derece mahkemesi, bilgilendirme yapmayan doktorun kusurlu ve sorumlu olması sebebiyle davanın kabulüne karar verdiği, ancak istinaf aşamasında ------- Karar sayılı kararı ile diğer hususların yanında ihbar olunan doktorun kendisinin yapmayacağı bir işlemle ilgili davacıdan imzalı, yazılı onam almasının beklenemeyeceği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak davanın reddine karar vermiş ise de Yargıtayın aksi görüşte olduğunu kararı bozarak göstermiş olduğu, İstinaf kararının tarafından temyiz edilmesi üzerine -------- yukarıda sunulan kararında doktorun kendi yaptığı veya kendi göreceği bir işlemle ilgili sınırlandırma yapmayarak somut olayda, hekimin down sendromunu teşhise yönelik bir hatasının veya bu anomaliyi teşhise yönelik imkanlar konusunda hastayı aydınlatmamamın sorumluluğunu doğuracağı izahtan varestedir. Olduğu gerekçesiyle kararı bozmuş olduğu, doktorun hastayı bilgilendirme ödevinin, testi kendisinin veya birbaşka doktorun yapmasıyla bağlantılı olmadığı, Yargıtay kararında devamla hastayı bu şekilde aydınlatma yükümlülüğü bulunan hekimin, bu yükümlülüğünü mevzuata ve usule uygun şekilde yerine getirdiğini ispatlamak zorunda olduğu, ispat yükünün hekimde bulunduğu kabul edilerek, taraf delilleri toplanıp sonucuna göre karar vermek gerekir denilerek sayın mahkemeye de yol gösterilmekte olduğu, davalı eğer davacıların aydınlatılmış onamını aldığını ispat edemez ise davanın kabul edilmesini, öncelikle müvekkilin zararının belirlenmesini, küçük müvekkilin tedavi evrakları geldikten sonra Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre yerleşim yerine en yakın ------ şubesinden rapor alınmasını, dava konusu yine------alacağı olan bir dosyada davaya bakmaya ticaret mahkemelerinin görevli olduğu, dava açılmadan önce, uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olması nedeniyle, 14.07.2020 tarihinde davalı sigortacıdan 800.000 TL'lik sigorta bedeli talebinde bulunarak ------- yapılan müracaat neticesinde tarafların anlaşmaya varamamış olduklarını beyanla fazlaya dair talep ve dava hakkı mahfuz kalmak kaydıyla müvekkil küçük ----- 450.000 TL işgöremezlik (bakıcı ücreti dahil maddi) tazminatı, 40.000 TL manevi tazminat, müvekkil ------ için 20.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 510.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretiyle davalıdan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talen etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle ; Müvekkili küçük ------ 740.000,00 TL iş göremezlik-maddi tazminat, (bakıcı ücreti dahil), 40.000,00 TL manevi tazminat, Müvekkili anne ------ manevi tazminat, olmak üzere, toplam 800.000,00 TL tazminatın arabuluculuk başvuru tarihinden (14/07/2020) itibaren avans faizi, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretiyle davalı anadolu anonim türk sigorta şirketi'nden müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: delillerin tarafına tebliğ edilmemiş olduğu, dava dilekçesinde dayanılan delillerin, birinci trimester kombine tarama testi (ikili tarama testi), dörtlü tarama testi, doğum raporu ve diğer delillerin tebliğini talep ettiği, ek beyan ve karşı delil hakkını saklı tuttuğu , dava konusu olayın ne şekilde meydana geldiği; davacının hangi tarihlerde sigortalı hekimle görüştüğü; doğum öncesi gebelik takiplerinin hangi hastanelerde yapıldığına ilişkin hiçbir bilginin dava dilekçesinde verilmemiş olduğu, gebelik takibinin yaklaşık 40 haftaya yayılmış bir süreç olduğu, bu sürecin farklı aşamalarında farklı hekimler, uzmanlar ve hastaneler yer alabileceği gibi, hastanın sürecin farklı dönemlerinde tedavi ve takiplerini üst merkezler, dış merkezler ve Özel Hastanelerde yürütebileceğinin Sayın Mahkemenin malumu olduğu, davacı yan tarafından sigortalı ------------- tarafından takip edilen kısma yönelik itham ve iddialarda bulunulmuş olup; davanın sonuçlarının kendisini de etkileyebileceğinden, davanın, sigortalı hekime ihbarını talep ettiği, davacının gebelik takibinde sigortalı hekim tarafından takip edildiği döneme ilişkin tüm test ve tetkiklerin eksiksiz yaptırılmış olduğu, kaldı ki, mevcut tıbbi yöntemlerle down sendromu vb. anomalilerin %100tespitinin mümkün olmadığı gibi, eğer test ve tetkiklerde düşük risk çıktı ise bu durumda da hekime kusur atfedilmesinin mümkün olmadığı, zira testlerin tespit oranları değişkenlik gösterdiği gibi her doğum öncesi anomalinin doğumu sonlandırma endikasyonunun da bulunmamakta olduğu, üstelik, hastanın ikili tarama testi vb. yöntemlerle yüksek risk grubunda bulunmadığı durumlarda, amniyosentez, kordosentez ve CVS gibi invazif işlemlerin yapılmasının tıbbi açıdan mümkün olmadığı, zira bahsi geçen invazif tanı yöntemleri yüksek oranda risk içerdiğinden, bu tür invazif girişimlerin yapılabilmesi için hastanın endikasyonlarının bu testlerin yapılmasına uygun olması diğer bir deyişle yüksek risk grubunda yer alması gerekmekte olduğu, halde dahi, hastanın, hekimin yönlendirmelerine uygun şekilde işlem yapması (söz gelimi, amniyosentez için sevk edildi ise gönderildiği hastanede tetkiklerini yaptırması) gerekmekte olduğu, Sayın Mahkemece malum olduğu üzere, gebelik takibinde hastalar çoğu kez birden fazla hastanede farklı hekimler tarafından muayene edilmekte; özellikle her test ve tetkikin her yerde yapılamadığı gözetildiğinde, farklı tıp merkezlerinde çeşitli test ve tetkiklerin yaptırabilmekte olduğu, davacı ------ doğum tarihinden 12 ay öncesini içerecek şekilde davacı -------gebelik tarihi ve 12 ay öncesini içerir ------- getirilmesini; kayıtlardan tespit edilecek hastanelerden ve tıbbi merkezlerden, tüm test ve tetkiklerin, hasta dosyalarının, raporların celbini talep ettiği, hasta dosya notlarında görüldüğü üzere test ve tetkiklerin çoğunlukla dış merkezlerde yapılmakta olduğu, tek başına--------evraklarının yeterli olmadığı, maddi vakıanın gerçekleştiği tarihi kapsayan, poliklinik defterleri ve epikrizler ile fiziki hasta dosyasının da hastaneden celbi gerekmekte olduğu, maddi vakıanın ancak hastanın gebelik sürecinde hangi merkezlerde hangi hekimler tarafından takip edildiği; ne gibi test ve tetkiklerin yapıldığının tespiti ve hasta dosyalarının celbi ile aydınlatılabilecek olduğu, gebelik takiplerinin yapıldığı tüm hastanelere----- müzekkere yazılarak; davacının tüm hasta dosyası; poliklinik epikriz ve kayıtları, test tetkik ve tahlil sonuçları, ---- poliklinik defterleri ve sair tüm tıbbi belgelerinin celbini talep ettiğ, özellikle ---------- davacıya ait hasta dosyası ile tüm belgelerin celbini talep ettiği, hastanın, gebelik takibinin hangi aşamalarında, hangi haftalarda sigortalı hekime Muayene için geldiğinin; gebeliğin hangi haftalarında sigortalı hekim takibinde olduğunun belirlenmesini talep ettiği, prenatal tanı testlerinin yapılabildiği haftaların sınırlı olduğu, davacının bahsi geçen dönemlerde muayeneye gelip gelmediğinin; farklı hastanelerde takiplerine devam edip etmediğinin tespiti gerekmekte olduğu, Sayın Mahkemece, bilirkişi incelemesiyle ve literatür taramasıyla da tespit edileceği üzere, amniyosentez-kordosentez gibi işlemlerin rutin olarak her hastaya yapılan bir prosedür olmadığı, invazif tanı yöntemi olduğundan; girişimsel yani cerrahi bir prosedür olup, yüksek oranda gebelik kaybı, bebek ve anne ölümü, enfeksiyon gibi riskler içerdiğinden, ancak down sendromlu bebek dünyaya gelmesi tarama tesleri vs. soft markerlarla yüksek risk tespit edilen hastalara yapılabilmekte olduğu, aksi halde endikasyon olmadığı halde, hastayı hatalı şekilde riske atan bir işlem yapılmış olur ki bu durumun tıbben ve hukuken sorumluluk doğuracağı,------ gerek gebe gerekse de bebek yönünden ciddi riskler taşımakta olduğu, bu işlemlerin, her hastaya standart yapılabilecek bir kan tahlili olmadığı, bir anlamda cerrahi prosedür olduğu, nitekim --------- ilamında doktor- hasta arasındaki ilişkiyi ve doktorun sorumluluğununda hastayı riske sokacak işlemlerden kaçınılması gerektiği ifade edilmiş olduğu, "...Çeşitli tedavi yöntemleri arasında bir seçim yapılırken, hastanın ve hastalığın özellikleri göz önünde tutulmak, onu risk altına sokacak tutum ve davranışlardan kaçınılmalı ve en emin yol seçilmelidir. Gerçekten de müvekkil (hasta) mesleki bir iş gören doktor olan vekilden, tedavinin bütün aşamalarında titiz bir ihtimam ve dikkat göstermesini beklemek hakkına sahip olduğunu, gereken özeni göstermeyen vekil BK.nun 394/1. maddesi hükmü uyarınca vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır. Tıbbın gerek ve kurallarına uygun davranmakla birlikte sonu: değişmemiş ise doktor sorumlu tutulmamalıdır.", nitekim, ekte sunulan çok sayıda Öğretim Görevli prof. dr. bilirkişiler tarafından hazırlanan raporlarda ortak olarak ifade edildiği üzere, her down sendromlu gebeliğin belirti vermeyebildiği, tarama testleri risksiz ise, anomali taramalarında risk faktörü bulunmuyor ise, hastaya amniyosentez kordosentez önerilemediği, ne yazık ki amniyosentez ve kordosentez gibi işlemlerin gerek bebeğin hayatı gerekse de anne hayatı yönünden yüksek risk içerdiğinden her hastaya yapılan rutin testler olmadığı, amniyosentez, kordosentez ---------- işlemlerin ancak 3. Basamak sağlık kuruluşlarında ve bir. perinatolog tarafından yapılabilmekte olduğu, alt basamak hastanedeki hekimin kendi yapamayacağı-hastane şartları veya uzmanlık yönünden üst ihtisas gerektiren hususlarda, hastayı üst basamağa sevk etmekle görevli olduğu, aksatan bir hastanın, bu aksama sebebiyle zarar iddiasının, kimse kendi kusurundan fayda sağlayamaz genel hukuk ilkesine aykırı olduğu, hastanenin ve hekimin sorumluluğunun doğabilmesi için, gerçekleştirilen teşhis ve tedavi yöntemlerinde tıbbi standartın uygulanmamış olması gerekmekte olduğu, tıbbi standartın uygulandığı yerde, hekimin müdahalesi tıp biliminin gereklerine de uygun ise hekimin/hastanenin kusur veya sorumluluğundan söz edilemeyeceği, davacı yanın hangi hastanede doğum yaptığı tespit edilerek, doğum raporu ve İlgili hasta dosyasının celbini; ayrıca davacı küçüğün --------analizi yapılmasını, iddia edildiği şekilde davacının down sendromlu olup olmadığının da tespitini talep ettiği, gerçek zararın mahkemece resen tespit edileceğinden maluliyet ve kusur durumunun Sayın Mahkemece tespiti gerekmekte olduğu, olayda malpraktisin söz konusu olmadığı, iddia edilen zarar ve gerçekleştirilen tedavi arasında illiyet bağının da bulunmamakta olduğu, davacı küçükte mevcut olduğu iddia edilen "down sendormu" genetik bir bozukluk olup; bu hastalığa hekim/hastanenin neden olamayacağının Sayın Mahkemenin malumu olduğu, dolayısıyla, iddia edilen zararla hekimin yahut hastanenin işlem ve eylemleri arasında illiyet bulunmadığı izahtan vareste olup bu yönüyle de davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, talep edilen maddi tazminatın hangi zarara ilişkin olduğunun açık olmadığı, ilgili uzmanlık alanlarından bir heyet oluşturularak; üniversitelerden öğretim görevlisi ve tercihen profesör doktor bilirkişiler seçilerek; kadın hastalıkları ve doğum anabilim dalı perinatoloji uzmanı öğretim görevlisi prof. dr. hekim; (olayın gebelik takibine ilişkin olması nedeniyle) tıbbi genetik uzmanı öğretim görevlisi prof. dr. hekim (down sendromunun genetik analiz ve danışmanlık gerektiren bir hastalık olması nedeniyle)------- Uzmanı bir hekimden (Hekimin tıp kuralları, etik kuralları, ilgili yönetmelik ve mevzuat kapsamında işlemlerinin uygun olup olmadığının değerlendirilebilmesi nedeniyle) oluşacak bir heyete dosyanın tevdiini talep ettiği, davacı yanın ekonomik ve sosyal durumunun araştırılması gerekmekte olduğunu beyanla öncelikle zamanaşımı itirazı gereği davanın reddini talep ettiği, yan tarafından davaya dayanak edilen tetkik ve sair delillerin tebliğine, bu deliller tebliğ edilene kadar cevap hakkının saklı tutulmasına, davanın-------- ihbarına, dava dilekçesinde dayanılan olay ve maddi vakıalar ile talep sonucun açıklatılması için davacıya 1 haftalık kesin süre verilmesine; celp edilmesi gereken delil ve kayıtların; --- kayıtları ile bu kayıtlardan tespit edilecek hasta dosyaları, test ve tetkik sonuçları ile belgelerin celbine; Medula kayıtları ve ilgili tüm hasta dosyaları geldiğinde, dosyanın ------ gönderilmesine; aksi halde üniversitelerden üç kişilik heyet oluşturularak ------ bölümlerinden tercihen öğretim görevlisi ---- dosyanın tevdii edilmesine; her halükarda haksız ve mesnetsiz davanın reddi yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME VE DELİLLER:Dava , hukuki niteliği itibariyle davacı -----gebeliği takibini yapan, davalı şirket sigortalısı dava dışı ---- davacı ----- down sendromunu tespit eden testler, doğruluk oranları, alternatif seçenekler, bunların reddedilmesi halinde ortaya çıkacak riskler konusunda usulünce aydınlatıp aydınlatmadığı, davacı --- down sendromlu olarak doğmasında dava dışı doktorun sorumlu olup olmadığı, dolayısıyla maddi manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı şeklinde; olduğu belirlendi. Dosya konusunda uzman bilirkişiye verilerek, 09/07/2025 tarihli rapor alınmıştır.Bilirkişi raporunda Davacı için 4,232,798.91 TL sürekli iş göremezlilk tazminat tutarı , 4,538,793.92 TL sürekli bakıcı giderleri tazminat tutarı olmak üzere toplam 8,771,592.83 TL tazminat tutarının hesaplandığı, davalı sigorta şirketi yönünden --------- teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazminat tutarının ödenip ödenemeyeceğinin takdir. ve değerlendirmesinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, Poliçe özel şartlarında değinilen -------- göre yaptırılmış ihtiyari sigorta poliçesi olup olmadığı görülmemiş olup, ihtiyari sigorta poliçesinin mevcudiyeti halinde ihtiyari sigortanın zorunlu sigortayla verilen teminatın üstü için yapılmamış olması durumunda, bu sigorta ile zorunlu sigorta arasında Türk Ticaret Kanununun birden çok sigorta hükümlerinin uygulanabileceğinin özel şartlarda sigorta şirketince yapılan bilgilendirmenin hukuki olgularının takdir ve değerlendirmesinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, ---- talep edilen 40.000 TL ve ---- talep edilen 20.000 TL manevi tazminat yönünden takdir ve değerlendirmenin elbette Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, şeklinde raporunu sunmuştur.Mahkememizce yapılan yargılama toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava dışı sigortalı doktorun davacı -----gebelik süresince kontrollerinin yapıldığı, ------- gelen yazı cevabına göre, -------- Down sendromlu olarak dünyaya geldiği ve meslekte kazanma gücü ve kayıp oranının %100 olduğu, dava dışı hekimin sorumluluğunun ve kusurunun olup olmadığı yönünde inceleme yapmak üzere davacı ------ ait tüm tıbbı belgeler, hastanelerden celp edilmiş buna göre ------- tarihli kadın doğum kliniği epikriz raporunda gebelik tanısı konulduğu, iki hafta sonra kontrol önerildiği, -------- hastanesinde normal gebelik gözlemi yapıldığı, yine aynı hastanede 27/07/2015 tarihli epiksiz raporunda kanama, gebe testi yapıldığı ve düşük tehdidinin bulunduğunun bildirildiği, -------epikriz raporunda ------ ilgili durumlar. ------- en iyi şartlarda %85'i saptanabilmektedir. Bu --------- Yapılan bu USG tetkiki ile bazı fetal yapısal bozukluklar saptanamayabilir. Fetal pozisyon uygunsuzluğu, gebelik yaşı ve anne cilt cilt altı yağlı doku kalınlığı gibi nedenlerle bazı anormallikler saptanamamış olabilir. Genetik geçiş gösteren kalıtsal hastalıkların çoğunu sadece ----------saptamak mümkün değildir. Mutlaka lab. testleri (ikili, üçlü tarama testleri gereklilik halinde amniosentez vb) ile birlikte değerlendirilmesi önerilir. Bugünkü normal ----- rağmen fetüse ait bazı…” şeklinde, --------Tanı Gebelik. Ultrason. Abd US: Kalp atımı var. BPD: 27,5 mm 14+6 g Önerilerde bulunuldu. Reçete: maltofer fol tablet 1x1, decavıt pronatal 60 film tablet 1x1, magnorm 365 mg efervesan tablet 1x1.” şeklinde,--------- raporunda ----------Tanı Gebelik. Ultrason. Abd US: Tek canlı FL: 23 mm 17+1 BPD: 36 mm 17+1g Önerilerde bulunuldu. 2 li tarama testi yaptırmış normal çıkmış. Reçete: maltofer fol tablet 1x1, decavıt pronatal 60 film tablet 1x1, magnorm 365 mg efervesan tablet 1x1.” şeklinde, --------- nolu Aile Hekimliği Biriminin 31/08/2015 tarihli epikriz raporunda ---------“Tanı: Gebelik. Reçete: ferrum hausmann fort 30 draje 1x1.” şeklinde, Özel Tekden Hastanesinin ----- dosya nolu Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniği epikriz raporunda -------Gebelik kontrol. 63.5 Muayene Gravida2 RA1 SAT 01/05/2015 19W4D gebelik FKA + Sistemik muayene normal. Tanı Gebelik durumu. USG, öneri.” şeklinde, ------- tarihli Kadın Doğum Polikliniği epikriz raporunda--------Tanı Gebelik. Ultrason. Abd US: Tek canlı BPD: 53 mm 22+2g AFİ normal plesenta fundal bebek hareketlerinin günde en az 10 kez olması gerektiği anlatıldı. Önerilerde bulunuldu. Reçete: maltofer fol tablet 1x1, decavıt pronatal 60 film tablet 1x1, magnorm 365 mg efervesan tablet 1x1.” şeklinde, ------ ---- tarihli ------dosya nolu Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniği epikriz raporunda ------- “Gebelik. Sat 27W4D FKA + BPD 26+5 HC 26+4 AC 27 FL 27+6 AFİ Normal pl Posterior kesin previa değil. TA 10/7 KG 67.5 Cx46 mm 2’li tarama + -----------2. düzey + OGTT normalmiş. Laboratuvar tam kan (hemogram) WBC 8.82 k/ul, RBC 3.97 m/ul, Hgb 11.6 g/dl, Hct 33 %, Plt 202 k/ul, idrar tetkiki (strip ile) lökosit 2 +, Keton Negatif, ürobilinojen 1 mg/dl, dansite 1020, eritrosit Negatif, protein Trace, neu# (nötrofil) 6.5 k/ul, Glukoz Negatif, Nitrit Negatif, pH 7, bilirubin Negatif. Tanı gebelik durumu, üriner sistem enfeksiyonu. Sonuç RV gyno-lomexın 600 mg 2 ovul intravajinal 1x1-3 gün ara ile, ınfex 200 mg 20 film tablet 2x1, monurol sase 1x1.” şeklinde, -------- tarihli Kadın Doğum Polikliniği epikriz raporunda ------- “Tanı Gebelik. Abd US: AFİ normal tek canlı BPD: 77 mm 30+6g FL: 57 mm 30+2g önerilerde bulunuldu. Bebek hareketinin günde en az 10 kere olmasına dikkat etmesi gerektiği söylendi. 15 Aralık Kontrol. Reçete: maltofer fol tablet 1x1, decavıt pronatal 60 film tablet 1x1, magnorm 365 mg efervesan tablet 1x1.” şeklinde, --------- dosya nolu Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniği epikriz raporunda ----------- “Gebelik. Sat 31W3D FKA + BPD 31+2 HC 31+1 AC 30+6 FL 31+6 AFİ Normal pl Normal TA 10/7 KG 67.8 Laboratuvar OGTT (100 gr) AKŞ 81 mg/dl, 1 saat 115 mg/dl, 2 saat 154 mg/dl, 3 saat 136 mg/dl Tanı gebelik durumu. Nonstres test, önerilerde bulunuldu.” şeklinde, ------- dosya nolu Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniği epikriz raporunda ---------- hafta gebeliği bulunan hastanın yapılan muayenesinde -------- kontraksiyon saptanması üzerine erken doğum tehdidi öntanısı ile interne edildi. Tanı gebelik durumu, yalancı doğum, hamileliğin 37. tamamlanmış haftasından önce. Laboratuvar AST: 27 U/L, ALT: 21 U/l, sodyum: 137 mmol/l, potasyum: 3.48 mmol/l, Klor: 109.7 mmol/l, kreatinin: 0.45 mg/dl, WBC: 12.58 k/ul, Hgb: 11.4 g/dl, Hct 32.9 %, Plt 174 k/ul, neu# (nötrofil) 11.05 k/ul, CRP 0.49 mg/dl, üre 7.6 mg/dl, idrar tetkiki (strip ile) lökosit trace, keton trace, ürobilinojen 0.2, dansite 1020, eritrosit negatif, protein negatif, glukoz 2 +, nitrit negatif, pH 6, bilirubin negatif. Erken doğum tehdidi tanısı ile interne edilen hastaya tokoliz + celeston yapıldı. Takiplerinde şikayetleri gerileyen hasta salahen taburcu edildi. Celestone, Adalat crono 30 mg kontrollü salınımlı tablet. Reçete: Tanı: gebelik; yalancı doğum hamileliğin 37. tamamlanmış haftasından. Alfasilin 1 gr tb. 2x1, decavıt pronatal 30 film tablet 1x1.’’ şeklinde, ------- tarihli epikriz raporunda ------ “Tanı: Gebelik. Reçete: ferrum hausmann fort 30 draje 1x1.” şeklinde, ------ Kadın Doğum Polikliniği epikriz raporunda -------“Tanı Gebelik. Ultrason. Abd US: Baş geliş BPD: 91 mm 36h+5g canlı AFİ normal plasenta fundal NST reaktif kontraksiyon yok, ta 11/8 önerilerde bulunuldu.” şeklinde,------- tarihli Kadın Doğum Polikliniği epikriz raporunda---------Tanı Gebelik. Abd US: Baş geliş canlı AFİ normal FL: 67 mm 34+4g BPD: 91 mm 36+6 bebek hareketinin günde en az 10 kere olmasına dikkat etmesi gerektiği söylendi. 1 hafta sonra kontrol. Önerilerde bulunuldu. NST: Raktif kont yok. TA: 110/70” şeklinde, ----- çıkış tarihli ----- dosya nolu Kadın Doğum Servisi epikriz raporunda-------Tanı Gebelik. Normal vajinal doğum. Kesi sütürasyonu. Sancılı gebe G2 P1 Y1 SAT01/05/2015 TDT 08/02/2016 1 yıllık evli, akrabalık yok. Saat 1000 VM 1. Baş parmak, efs kısmen, baş mobil, poche (+), amiosure (+) USG BPD 35 hafta canlı tek baş geliş FKA (+) amnios normalden az plasenta anterior, yatış önerildi. 37 hafta. Saat 1930 4-5 cm açıklık, baş geliş, poche (-), efasman %60, ÇKS 140. Saat 2140 Oksitosin indüksiyonu ile tam açık hale gelince lokal anestezi ile epizyo açılarak doğum yaptırıldı, plasenta alındıktan sonra epizyo tamiri yapıldı. 2730 gr, boy 49 cm, baş çevresi 34 cm erkek bebek.” şeklinde, Bebek/Çocuk ------------ ait tıbbi kayıtların incelenmesinde .---------tarihli 6676 nolu engelli sağlık kurulu raporunda; ‘’Fallot tetralojisi, patent foramen ovale klass 3A, down sendromu kaba motor.’’ şeklinde,------------- nolu engelli sağlık kurulu raporunda; “Tanı: Opere VSD, Pulmoner stenoz. Hafif düzey bilişisel gelişimde gecikme.’’ şeklinde,-------nolu raporunda; ----------- analiz raporu incelendiğinde; olgunun periferik kan örneğinden iki ayrı kültür kurularak, iki farklı bantlama yöntemi ile yapılan kromozom analizi sonucunda trizomi 21 (down sendromu) ile uyumlu karyotip saptandığı, down sendromunun vardır ya da yoktur şeklinde kesin bir sonucu gitmenin mümkün olmadığı, tarama testlerinde annenin yaşı, hormonel değerleri ve testin özelliğine göre, sonografik görüntüleme sonuçları göz önüne alınarak, risk alının belirlendiği, test sonucunda risk üstünde çıkması bebekte mutlaka down sendromu anlamına gelmeyeceği, down sendromu riskinin cutoff değerinin üzerinde olması durumda kişiye amniyosentez önerisinde bulunduğu, mevcut tıbbı kayıtlarda ikili ve üçlü testlere rastlanmadığı, bu nedenle aileye invaziv prenatal testlerin önerilip önerilmemesi gerektiğinin anlaşılmadığı, bu nedenle değerlendirme yapılamadığına dair rapor sunulmuştur. Dosyaya sunulan belgeler ve adli tıp kurumu tarafından tespit edilen epikriz raporlarında davacı ---- gebelik başlangıcından itibaren çok sayıda hastaneye başvurduğu ve doktor kontrolüne girdiği ve her bir doktor yönünden farklı bir değerlendirme yapıldığı, ------devlet hastanesinin ----------------epikriz raporunda öneriler yapıldığı ve labaratuar testlerinin yapılması gerektiğinin hastaya bildirildiği, hastanın bu önerileri yerine getirip getirilmediğinin dosya kapsamı ile anlaşılamadığı, -------- sayılı kararında açıklandığı üzere Türk hukukunda aydınlatma yükümlülüğünün yazılı olarak yapılması gerektiğine ilişkin bir düzenleme yer almadığı gözetildiğinde hastanın aydınlatılması sözlü ya da yazılı şekilde gerçekleştirilebilir. Aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiği hususu hekim ve zorunlu sorumluluk sigortacısı tarafından her türlü delille ispatlanabilir. Bu kapsamda aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği hususu somut olay özelinde hastanın eğitimi, yaşı (gebelik esnasında anne 36 yaşında ) kültürel seviyesi ve hekim veya hastane tarafından tutulan kayıtlar serbestçe değerlendirilerek tespit edilmelidir. Bu kapsamda davacılara down sendromu konusunda sözlü olarak bilgilendirme yapıldığına ilişkin kayıtların aksinin davacı tarafından ispatlanması gerekmekte olup bu yönde davacılar tarafından dosyaya delil sunulmamıştır. Kaldı ki her ne kadar ispatlanmamış olsa dahi bir an için doktorun aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediği kabul edilse dahi, sigorta poliçesi yalnızca hekimin kötü tıbbi uygulamaları sonucunda oluşan zararları teminat altına almaktadır, Down sendromun tıbbi uygulama hatasından değil, genetik anomaliden kaynaklandığı, erken teşhis halinde bile tedavisinin mümkün bulunmadığı, hekimin aydınlatma görevini zamanında yapması halinde bile çocuğun anne karnında iken tahliyesi (öldürülmesi) dışında bir seçenek bırakmaması nedeniyle hekimin eylemi (ihmali) ile poliçenin teminat altına aldığı zarar arasında illiyet bağı bulunmamaktadır.Bu nedenle davacı anne bakımından manevi tazminat şartları oluşmadığından reddine, davacı ----- açısından ise ---- son içtihatlarıda gözetilerek Anayasanın yaşam haklarına ilişkin hükümlerine göre hiç kimsenin kendi vücut bütünlüğü ve yaşam hakkının elinden alınmasına ilişkin olarak tazminat talep etmesi hukuken mümkün olmadığı ve çocuk açısından hukuki yararın bulunmadığı, dosyaya sunulan kök ve ek bilirkişi raporu ve yönetmelikler kapsamında maddi tazminat yönünden davanın reddine, karar vermek gerekmiştir, manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise dava dışı sigortalı doktora kusur izafe edilmediğinden manevi tazminat koşulları da oluşmadığından talebin reddine karar verilerek davanın her iki talep yönünden de reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı ------ tarafından davalı aleyhine açılan maddi tazminat davasının ve manevi tazminat davasının reddine,
Davacı -------- tarafından davalı aleyhine açılan manevi tazminat davasının reddine,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.732,91- TL(ıslah harcı dahil) harçtan mahsubu kalan 2.117,51 TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
3-Maddi tazminat talebi yönünden,(Davacı ------ tarafından açılan maddi tazminat davasında) Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı için takdir olunan 115.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ---- alınarak davalıya verilmesine,
4-Manevi tazminat talebi yönünden(Davacı ----- tarafından açılan manevi tazminat davasında) Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı için takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ----alınarak davalıya verilmesine,
5-Manevi tazminat talebi yönünden(Davacı ---- tarafından açılan manevi tazminat davasında) Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı için takdir olunan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ---------- alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, Davacı Vekilinin ve Davalı Vekilinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.09/07/2025